Atiye LAÇİN Mevlevi Tatlıları

Saçlarını Çanakkale boğazının hırçın lodosunda savuran Gelibolu, perçemini Saros körfezinin tatlı imbatlarına düşürür. Denizle nefes alıp veren, boğazın Marmara yönünden hemen girişinde kurulu bu “İki denizli ilçe”, aynı zamanda kendini çeşitli yönleriyle ele veren pek çok kültürün de kavşağında yer almaktadır.

Gelibolu’ya damıtılmış değerler katan kültürlere ait izleri en iyi gözlemleyebileceğimiz alan ise şüphesiz yöre mutfağıdır. Deniz ürünlerini işlemedeki maharetleriyle azınlık mutfağının mirasçısı Gelibolu; zeytini, zeytinyağı, ot yemekleriyle biraz Egeli; et ve süt ürünleri, hamur işleri, kışlık hazırlıkları ve çorbalarıyla daha çok Rumelili’dir.

Atiye LAÇİN’in eski reçetelerin peşine düşerek gün ışığına çıkarttığı “Mevlevi Tatlısı” ise, unutulmaya yüz tutmuş bu lezzetin isminin önüne Gelibolu adını bir mühür gibi basarak, ilçenin namını sadece Türkiye’ye değil, dünyanın değişik köşelerine duyurmaktadır.

Atiye LAÇİN; Gelibolu Mevlevi TatlısıTesadüf…

Atiye LAÇİN’i tanımam tam bir tesadüftü…

2008 Yılı Kasım ayının ortalarıydı. Bir hafta sonu keyfi için Gelibolu sokaklarını keşfederken, yüzünü Çanakkale Boğazı’na dönmüş, sonradan bir buçuk asırı devirdiğini öğreneceğim eski bir konağın önünde buldum kendimi. Gelincik Konağı…

Elimde fotoğraf makinemle dolaştığımı gören, yüzüne tebessüm oturmuş bir hanım (!), eşiyle birlikte konakta hummalı bir hazırlık (!) içinde olmalarına rağmen, konağın içinden fotoğraflar çekebilmem gayesiyle beni içeriye davet ettiler.

Döner dönmez geziye ve Gelincik Konağı’na ait izlenimlerimi pek çok gezi seyahat sitesinde yayınladım. Trakya Gezi Rehberi’ni yayınlamaya başladığımda da “Lezzet Durakları” köşesinde ilk yazdığım yazı Gelincik Konağı’na dair bu izlenimler olmuştu. Oysa Gelincik Konağı’na gelene kadar Atiye LAÇİN’İN anlatılası çok daha özel bir başarı hikayesi vardı ki; o hikayeyi de bu yazı ile tamamlamış oluyorum.

Tekrar o günlere geri dönersek… Öyle bir tesadüftür ki; eşinin görevi dolayısıyla artık Gelibolu’da yaşayan Atiye LAÇİN ben gibi bir Kırklareli’liydi. Kırklareli’nin Vize ilçesinde doğmuş olan Atiye LAÇİN, asker olan eşi ve iki evladıyla birlikte Türkiye’nin pek çok köşesini dolaşmış, dağarcığına her yöreden hazine değerinde gözlemler biriktirmişti. 15 Yıl süreyle halk eğitim merkezlerinde çeşitli branşlarda hizmet vermiş, zaman zaman vekil öğretmenlik yapmıştı.

Gelibolu’ya gelişiyle önceleri kendini bir boşlukta bulur Atiye LAÇİN. Aktif bir yaşamın içinden gelmiş biriyken Gelibolu’daki ilk zamanlarında yaşadığı durgunluk onu bu güzel ilçeyi keşfe yöneltir. Atiye LAÇİN’in hayatındaki tesadüfler de sanırım böyle başlar…

Türkiye’nin, hele ki mevlevihanelerin bir Osmanlı dönemi ve coğrafyası yapılanması olduğu göz önüne alındığındaysa doğal olarak dünyanın en büyük mevlevihanesinin Gelibolu’da olduğunu o vakit öğrenir. Hoş, bunu o zamanlar Atiye hanımın yeni öğreniyor olması bir yana, bugün bile eksik tanıtım sebebiyle pek çok kişi bilmemektedir ya…

Murab'ba MacunuYıllarca harap durumda kalmış Gelibolu Mevlevihanesi’nin restorasyonunun son dönemleridir. Mevleviliği ve Gelibolu Mevlevihanesi’ni araştırırken okuduğu kitaplarda rasladığı eski reçetelerin peşine düşen LAÇİN, mevlevihanenin son postnişinin torunlarından derlediği bilgiler ışığında mevlevi mutfağının unutulmuş bir lezzetine ulaşır. “Mevlevi tatlısı”…

Eşinin desteği, dönemin Gelibolu Belediye Başkanı ve bazı dostlarının cesaretlendirmesiyle bu unutulmuş lezzeti üretmeye karar verir. 2004 yılı Aralık ayında “A. LAÇİN Tatlıları” adını verdiği işletmesini eşinin katkılarıyla kurar.

Yüzde yüz doğal ürünler kullanılarak, geleneksel reçeteler ve yöntemlerle hazırlanan Mevlevi tatlısı; un, yağ, şeker ve guluten içermeyen, vücudu zinde tutan orijinal bir tatlıdır. İçeriğinde hurma, ceviz, badem, üzüm, baharat çeşitleri bulunmaktadır.

Dolayısıyla böylesi bir lezzeti yeniden hatırlatıp sevdirmek çok zorlu bir sürecin başlangıcı olur. İlk zamanalr işler bir türlü dönmez. Oldukça sıkıntılı dönemler geçirir. Ürünlerini ancak ilçedeki birkaç kuruyemişçiye ve gelir geçer yolcular vasıtasıyla bu lezzetin duyulacağı inancıyla birkaç akaryakıt istasyonunun vitrinine koyabilir.

Fakat Atiye LAÇİN kendisine ve onu destekleyenlerin inancına asla sırt dönmez. Çanakkale Güzelyalı’da düzenlendiğini duyduğu bir etkinlik onun hayatındaki gidişi değiştiren tesadüflerden en önemlisidir belki de. Mevlevi tatlısı dolu kolileri –deyim yerindeyse- neredeyse koltuğunun altına sıkıştır, birkaç araç değiştirerek Güzelyalı’ya ulaşır. İlk defa lezzetine değer veren, onun inandığı anlamları yükleyen bir kalabalığa tatlılarının tümünü satar. Aynı zorlu yolu takip ederek Gelibolu’ya döndüğünde inancını da tazelemiş, keyif dolu bir rahatlık yüzünden okunmaktadır.

Etkinliği düzenleyenlerden Erol bey, birkaç hafta sonra bu lezzetin tanıtılmasına duyduğu güvenle Atiye hanımın telefonunu çaldırır. Tanıtımın en güçlü ayaklarından medyayı kullanabilmesi için CnnTürk televizyonunda Güven İSLAMOĞLU’nun “Her Yerde Bir Haber Var” programına konuk olması yönünde bağlantıları yine Erol bey kurar. Programın yayın tarihi ise işletmesini kurmasının bir yıl sonrasında, yine bir Aralık ayında ( 17.12.2005 ) olacaktır.

Yılın Kadın Girişimcisi…

Bir anda her şey tersine döner. Yurdun birçok köşesinden destekler almaya başlar Atiye LAÇİN…

18 Mart Üniversitesi Gıda Mühendisliği Bölümü hazırladığı bu gelenekel tatlının “gluten” içermediği tespitini yaparak ilk desteği verir. Markalaşma yolunda ilerleyen LAÇİN, İbrahim BODUR Girişimcilik Merkezi tarafından girişimcilik ve pazarlama desteği alır. 2005 yılı aynı zamanda Dünya Şirketler Grubu tarafında Çanakkale’de ili yılın başarılı iş kadını olarak seçildiği yıldır.

Ama onun başarı öyküleri arasında en nadide yeri 2006 yılında Anadolu Hayat’ın açtığı, Türkiye’nin pek çok köşesinden başarı hikayelerinin seçkin bir jürinin önüne çıktığı “Başarı Öyküleri” yarışmasında aldığı Türkiye birinciliği olur. Girişimci ruhlu, hak ettiği yere tırnaklarıyla kazıya kazıya gelen bu kadın o vakitten sonra diğer kadınlar için de bir “emsal” teşkil edecektir.

Atiye Laçin Bu başarıları diğerleri ve öteki destek haberleri takip eder…2006 yılında Garanti Bankası A.Ş. ve Kagider işbirliği ile düzenlenen temel girişimcilik ve eğitim desteği; 2007-2008 yıllarında Altıneller Festivallerinde Kültür ve Turizm Bakanlığı desteği; 2008 yılında Çanakkale Türk Kadınlar Birliği tarafından “örnek kadın girişimciliği” ünvanını referans hanesine yazdırmayı başarır.

2009-2010 yıllarında Konya Şeb-i Arus törenlerinde Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından desteklendiğinde, Gelibolu Mevlevihanesi’nin adını da duyuracaktır. Halen KOSGEB ( Küçük ve Orta Ölçekli İşletmeleri Geliştirme ve Destekleme İdaresi Başkanlığı ) tarafından desteklenen LAÇİN, 2011 yılı Uluslararası İstanbul Gastronomi Festivalinde (TAF) Türkiye Aşçılar Federasyonu tarafından da aynı ilgiye mazhar olacaktır.

Hazırlıklarına bizim tanışmamıza tesadüf eden 2008 Kasım’ında başladığı Gelincik Konağı’nı ise girişimlerinin bir diğer yüzü olarak 2009 Mart’ında açılışını yaparak Gelibolu’luların hizmetine sunar. Konakta Atatürk’ün ve silah arkadaşlarının Çanakkale savaşları sırasında yörede tattıkları lezzetleri ve yöresel tatları sunarken, Mevlevi Tatlısı’nı tanıtabileceği bir butik satış noktası olarak planlar. Zira Trakya’yı Anadolu’ya başlayan deniz yolunun hemen başındaki Gelibolu limanına sadece 150 metre mesafede ve ana cadde üzerindeki konak gelip geçenlerin de dikkatini çekecek bir konumdadır.

Atiye LAÇİN Tatlıları ismiyle ürünlerini İzmir Fuarı ,Antalya Yörex Fuarı,CNR Gıda Fuarı ,Tüyap EMITT Turizm Fuarı ,Harbiye Organik Ürünler Fuarına ve bölgedeki festivallerde tanıtır. 2011 yılında Almanya’nın Köln kentindeki ANUGA Gıda fuarı ise yurt dışı deneyimleri arasında yerini tazesi tazesine alır.

Atiye LAÇİN Tatlıları’nın yurt içinde Çanakkale , Bursa , Ankara ,Konya, İstanbul ,İzmir, Bodrum, Antalya, Tekirdağ gibi illerde organik ve doğal ürünler satan noktalardaki zincir mağazaları ile çalışmaya da devam etmektedir. Yurtdışı pazarına ise hediyelik olarak siparişlerini ulaştırarak göz kırpmaktadır.

Kale Seramik, İçdaş, Pınar Holding, Anadolu Hayat Emeklilik gibi Türkiye’nin değerli firmalarına bayram paketi, yılbaşı paketi, bayi toplantıları için ürün veren LAÇİN; üretimi geliştirip rekabet gücünü arttırmak için Ar-Ge çalışmalarına devam etmektedir.

Mevlevi Tatlısı…

Atiye LAÇİN Tatlıları / GeliboluMevlevi Tatlısı, ona ilham olan gücüyle Atiye LAÇİN Tatlıları’nın merkezinde yer almaktadır. Mevlevi lokumu adıyla da dillendirildiği olmaktadır. Hurma, ceviz, badem,üzüm, susam ve baharatlar ile Mevlevi mutfağından devşirilmiş bir şifa kaynağıdır. Mevlevi tatlısının en büyük özelliği un, yağ, şeker ve guluten içermemesidir.

Sağlıklı beslenmenin gücüne inanılan bir beslenme anlayışının yeniden yükseldiği günümüzde, guluten çok özel bir yerde durmaktadır. Guluten özellikle buğday gibi tahıllarda bulunan bir protein gurubudur ve çölyak hastalığı ile doğrudan ilişkili oluşuyla önem taşır. Çölyak hastalığına sahip kişiler gluten içeren gıda yediklerinde, bağışıklık sistemleri ince bağırsağa zarar vererek karşılık verir. Bu sebeple çölyak hastalarının beslenmesi çok büyük önem taşımaktadır.

Buradan hareket eden Atiye LAÇİN şu tesbitte bulunuyor :

“Çölyak hastalığı ile ilgili pek çok besin ne yazık ki yurtdışından gelmektedir. Bu durum da ülkemiz açısından bir manada döviz kaybına sebep olurken, hepsinin ötesinde maddi gücü zayıf pek çok hasta bu ürünlere her zaman ulaşamamaktadır. Bu anlayıştan hareketle yeni ürünler geliştirmeye çalışıyoruz. Ülkemizdeki termal tedavi merkezlerinin gücüne de inanarak çeşitli SPA merkezleriyle ortak çalışmalar geliştirmek, bu merkezlerde sunulan dıştan yenilenmeye içten yenilenmeyle katkı vermek istiyoruz.”

Mevlevi tatlısı tadımlık boy ambalajlardan tutun da hediyelik boylara uzanan konsept ambalajlara sunuluyor.

Ürün gamına eklediği Mevlevi macunu Murab’ba ise daha çok çocuklara ve kahvaltılara yönelik üretilmiş bir ürün olarak A.LAÇİN Tatlıları arasında yerini alıyor. Yeni ürünler için Ar-Ge çalışmalarını sürdüren işletmede, Gelibolu’nun nefasetli meyvelerinden üretilmiş yöre reçellerini de bulabiliyorsunuz.

Hedeflerini özetleyen sözlerini kendi web sitelerine de taşıyan Atiye LAÇİN son olarak şöyle diyor :

“Mevlevihanelerin iki mutfağı bulunurmuş; “Birinde aş pişer mide doyar,beyin güçlenir;diğerinde insan pişer,beyin doyar,yürek güçlenir.” Bu tatlı o dönemde şifa amaçlı güç macunu olarak yapılmaktaydı. Özelliği her yaş gurubundaki insanların ihtiyacı olan vitamin ve mineralleri barındırmasıdır. Yüzde yüz doğal meyvelerden yapılmaktadır.Hedefimiz mistik özelliği olan bu tatlıyı ülkemiz ve dünya insanına tanıtmak,bu lezzeti onlarla paylaşmak ve sevdirmek.”


Atiye LAÇİN Tatlıları

Adres : Alaaddin Mahallesi.Sofucu Halil Sokak No:15/A GELİBOLU – ÇANAKKALE
Telefon : +90 286 566 1219
Faks : +90 286 566 1219
GSM : 0 544 422 28 06
Facebooktwittergoogle_pluspinterestmail