Çayırın Sultanları; Dünden Bugüne Kırkpınar Başpehlivanları

Onlar; Tarihi Kırkpınar Yağlı Güreşlerinin yapıldığı Kırkpınar Er Meydanı çayırlarının unutulmaz başpehlivanları…

Onlar; Osmanlı’nın son yüzyılında bazılarının isimlerine rivayetlerden ve tarihi kayıtlardan ulaşabildiğimiz, bazılarının namını unutulmaz pehlivan tefrikalarından aklımıza nakşettiğimiz ve dahi Cumhuriyet döneminde göğsümüzü kabartan, Kırkpınar Çayırının Sultanları

Onlar; “Türk gibi kuvvetli” sözünün ete kemiğe bürünenleri…

Osmanlı Dönemi Başpehlivanları

Osmanlı döneminden adlarına ulaşabildiğimiz Kırkpınar başpehlivanları hakkında ne yazık ki yeterli bilgiye sahip değiliz. Bugüne rivayetler ve cılız kaynaklarla isimlerini taşımış başpehlivanlardan adına ulaşabildiklerimiz şunlardır.

  • KurtdereliMehmetAdaliHalilHraça İdris, Tazdaz Ali
  • Şeyh Cemaleddin
  • Er Sultan
  • Bursalı Şüca
  • Demir Hasan (Baba)
  • Turgut Reisİpçi
  • Hüseyin Zünnunoğlu
  • İbrahim Paşa
  • Seren Hüseyin Paşa
  • Avcı Pehlivan
  • Çoban Hacı Veli
  • Akçakocalı Ali
  • Arnavutoğlu Ali
  • Kurtdereli Mehmet
  • Katrancı Mehmet
  • Makarnacı Hüseyin
  • Kara İbrahim
  • Yozgatlı Kel Hasan
  • Yörük Ali, Filiz Nurullah
  • Filibeli Kara Osman
  • Kara Ahmet
  • Tekirdağlı Sarı Hafız
  • Bursalı Rüstem
  • Şumnulu Mestan
  • Kazıkçı Karabekir
  • Hamlacı Kaysıoğlu
  • Sarı Hüseyin
  • Ş. Başı Kara İbrahim
  • Katrancı Halil
  • Mustafa Büyük Danacı
  • Küçük Danacı Karagöz
  • KocaYusufPomak Ali
  • Deli Murat
  • Filibeli Kara Ahmet
  • Hasahırlı Abdurrahman
  • Çorumlu Zeynel
  • Pomak Osman
  • Soyulcu Mehmet
  • Mümin Hoca
  • Koç Ali
  • Koç Mehmet
  • Kara Murat
  • Çatalcalı Nakkaş Eyüp
  • Çömlekköylü Kara Emin
  • Kayıkçıoğlu Ahmet
  • Geredeli Hikmet
  • Cin pehlivan

MOLLA İZZET :

Silivrili Molla İzzet’in Kırkpınar başpehlivanı olduğu biliniyor. Fakat bu başarısının senesi ne yazık ki tesbit edilememiştir.

KIZILCIKLI MAHMUT :

Romanya’nın Dobruca kentinde 1878 yılında doğan Kızılcıklı Mahmut, bugün Romanya’da ve dünyada tanınan özel bir pehlivandır. Cumhuriyet öncesi dönemde Kırkpınar’da başpehlivan olmuş; 1908, 1909, 1919 ve 1922’de Amerika’da yaptığı bütün güreşleri, Paris’te yaptığı 27 müsabakayı birincilikle bitirerek ününü tüm dünyaya duyurmuştur. Cumhuriyet sonrası hayatını Eskişehir’de geçirmiş ve bu şehirde hayata gözlerini yummuştur.

KEL ALİÇO ( 27 Yıl ) :

Kel Aliço, ünlü bir yağlı güreşçidir. 1845 yılında doğan Kel Aliço, Bulgaristan’ın Plevne ili Cherven Bryag Municipality ( Kırmızı Kıyı Belediyesi) ilçesine bağlı İSKAR nehri kenarında bulunan KOYNARE köyünden göç etmiştir. Balkan Harbi sırasında KOYNARE köyü ve bu köye 16 Km mesafede bulunan Lovech (Lofça)ilinin Lukovit köyünden ayrılmak zorunda kalan Pomaklar bu gün halen Edirne ili İpsala ilçesi Aliçopehlivan köyünde yaşamaktadır.

Saçsız başından dolayı “kel” takma adıyla anılan Aliço, çok sert ve acımasız güreş tekniğinden dolayı “Gaddar Ali” olarak anılırdı. Güreşe küçük yaşta başladı. Yalnız döneminin değil, Türk güreşinin en büyük pehlivanlarından biri olarak tanındı. Abdülaziz’in ilgisini çekerek huzur güreşlerine katıldı. Yıldız Sarayı’nda “şamdancıbaşı”lığa kadar yükseldi. Kırkpınar’da aralıksız 27 yıl başpehlivanlığı kazandı. 70 yaşındayken kendisine meydan okuyan çırağı Adalı Halil’i yendiğinde Adalı, Aliço’dan 25 yaş küçüktü. 1922 yılında ölen Kel Aliço’nun mezarı İpsala’nın Aliçopehlivan köyündedir.

KOCA YUSUF PEHLİVAN ( 1885 ):

Koca Yusuf, bugün Bulgaristan sınırlarında yer alan Şumnu Kasabası’nın Karalar Köyü’nde dünyaya geldi. Doğum tarihi tam olarak bilinmese de İsveç güreş tarihçisi William Baster’a göre 1857 yılında doğmuştur. Babasının adı İsmail’dir. Babası ve dedesi Yusuf’un ilk güreş ustaları oldu. Çocukluğu, milliyetçilik hareketleri nedeniyle Bulgarların Türk köylerini bastığı bir ortamda geçti.

Koca Yusuf dönemin ünlü pehlivanlarından Şumnulu Dursun Pehlivan, Nasuhçulu Kel İsmail Pehlivan ve Pomak Osman tarafından yetiştirildi. Kırkpınar tarihinde 26 yıl boyunca üstüste başpehlivanlığı elinde bulunduran ve Sultan Abdülaziz’in başpehlivanı olan Kel Aliço ile 1885 yılında güreşti ve berabere kaldı. Bu karşılaşma sonucu ondan ülkenin başpehlivanlığı ünvanını aldı. Kel Aliço’nun çırağı olan ve 18 yıl Kırkpınar başpehlivanlığını elinde bulundurduğu söylenen Adalı Halil’i iki kez ardı ardına yendi. Sultan Abdülaziz, Sultan V. Murat ve Sultan II. Abdülhamit döneminde pek çok güreş yaptı. Koca Yusuf ile çarpışan Kara Ahmet, Katrancı Mehmet, Kazandereli Memiş, Filiz Nurullah, Kurtdereli Mehmet ve Hergeleci İbrahim gibi ünlü pehlivanlar, onun kendilerinden üstün bir pehlivan olduğunu kabul ettiler.

Koca Yusuf’u yenebilen tek pehlivanın Kavalalı Çolak Mümin Pehlivan olduğu iddia edilir. 1894 yılında Rami’de yapılan ve Kel Aliço’nun hakem olduğu bir karşılaşmada Çolak Mümin, Koca Yusuf’u açık düşürmüştür. Hakem Aliço bu durumu yenik sayınca Yusuf tek yenilgisini almıştır. Çolak Mümin’in bu maçta sakatlanmasından ötürü güreş hayatına devam edemediği rivayet edilir.

Fransız güreşçi Joseph Doublier ile tanışması ve Fransa’da güreşme teklifi alması hayatını değiştirdi. Fransız yazar Edmond Desbonnet’in “Güreşin Kralları” (1910, Paris) adlı kitabında anlatıldığına göre Doublier, 1894’te rakibi Sabés’e yenildikten sonra onu yenecek bir güreşçi arayışına girmiş ve Türkiye’ye gelmiş; Filibeli Kara Osman, Filiz Nurullah ve Yusuf İsmail’i beraberinde Fransa’ya götürmüştü. Yusuf, başlangıçta yurtdışına çıkmayı kabul etmediyse de Müslümanların güçlü olduğunu ispat etmenin bir cihat olduğu şeklindeki ulema açıklamaları üzerine 1897’de Avrupa’ya gitti ve Paris’te minder güreşinin kurallarını öğrendi. İlk maçını Sabés ile yaptı ve onu yendi. Fransa’da 3 yıl kaldı (1894-1897). Bu dönemde güreştiği ve döneminin önemli sporcuları olan Olsen, Pons, Fournier’i yendi. Gambier, Raul, Rum güreşçi Antonio Pierri ve İngiliz güreşçi Tom Cannon’u da yendikten sonra Avrupa’da rakip bulamaz hale geldi. Paris’te bir sirkte, Türk güreşçi Hergeleci Mahmut Pehlivan (İbrahim Mahmut) ile yaptığı ancak polis müdahalesi ile durdurulabilen karşılaşma, gelmiş geçmiş en acımasız güreş karşılaşması olarak hatırlanır.

YağlıGüreş@TürkPehlivan

Avrupa’da büyük ün kazanınca Amerika Birleşik Devletleri’nden organizatörler onu New York’a davet ettiler. Antonio Pierri ve Doublier ile birlikte gittiği ABD’de menajeri William Brady oldu. Bu ülkede yaptığı 33 karşılaşmada yendiği sporcular arasında George Bothner, Ewan Lewis, Dan McLeod, Tom Jenkins vardır. Şikago’da bir karşılaşmada dünya şampiyonu Evan Lewis’i üst üste iki defa yendikten sonra yurda dönmeye karar verdi. Yaptığı güreşlerde yenilmemesi ve heybeti dolayısıyla ABD’de kendisine The Terrible Turk (Korkunç Türk) ünvanı verilmiştir. ABD’ye gelişinden önce hiç yenilgi almayan Yusuf İsmail, 26 Mart 1898’de Ernest Roeber ile yaptığı maçta diskalifiye oldu. Madison Square Garden’da yapılan bu maçta rakibini ringden dışarı atması, Roeber’in öldüğünü düşünen seyircilerin ayaklanmasına ve Yusuf’a karşı linç girişimine neden oldu. Söz konusu maç, spor yazarı Walter Camp tarafından kaleme alınan 1907 tarihli “The Substitue: A Football Story” adlı romanda anlatılmıştır.

İki rakip, Metropolitan Opera Evi’nde 30 Nisan günü tekrar karşı karşıya geldi. Aralarındaki itişmelerden sonra menejerlerinin ringe çıkıp müdahale etmesi sonucu olay büyüyüp yine seyirciler arasında bir ayaklanma dalgası olunca karşılaşma iptal edildi ve bu olaydan sonra Opera Evi güreş karşılaşmalarına kapatıldı.

Türkiye’ye dönmek üzere 21 Mayıs 1898’de Fransız bandıralı La Bourgogne transatlantiği ile yola çıkan Koca Yusuf, bindiği geminin 4 Temmuz sabahı New York’un kuzeydoğusundaki Sable Adası’nın 60 mil açıklarında İngiltere bandıralı Cromartyshire şilebiyle çarpışıp batması sonucu tüm yolcular ve mürettebatla birlikte boğularak ölmüştür.

Kaza sonrasında filikalara binen diğer yolcularla birlikte kurtulmaya çalışan Koca Yusuf’un ölümüne, tutunduğu filikadaki diğer yolcuların onun koca gövdesinin sandalı devireceği korkusuna kapılıp kürek ve baltalarla ellerine vurmalarının ellerini çekmeyeceğini anlasılınca filikadakiler baltayla bileklerini keser, kazanın ardından Amerikan dergilerindeki makalelerde yayımlandı.

Ölümünden sonra adı, şu anda Türkiye Denizcilik İşletmelerine bağlı, Haliç Tersanesinde bulunan 40 Tonluk bir yüzer vince verilmiştir. 2001 yılında basılan Bin Yılın Türkleri Hatıra Para Serisi’nde Koca Yusuf portreli hatıra para yer almıştır. Hayatı, gazeteci-yazar Halil Delice tarafından “Cihan’ı Titreten Türk Koca Yusuf Yalnızca Güle Yenildi” (2005) adıyla kitaplaştırılmıştır. Hayatının belgesel yapılması için 2008 yılında “Koca Yusuf Türkiye’de” adlı bir araştırma projesi başlatılmıştır.

Koca Yusuf’un cesedinin Atlas Okyanusu’nda kaybolduğu sanılmaktadır. Ancak şair Sunay Akın’ın Önce Çocuklar ve Kadınlar adlı kitabının “Okyanusa Yenilen Güreşçi” başlıklı bölümünde Azor Adaları’nda mezarının bulunduğu iddiasına yer verilmiştir. Kaza sonrasında civar adalara vuran gemi yolculara ait 20 cesetten pek heybetli değişik kılıklı olanının Koca Yusuf olabileceğini iddia eden yazar, cesedin adadaki kilisenin mezarlığına defnedildiğini belirtmiştir.

ADALI HALİL ( 1906 ) :

Adalı Halil 1871 yılında Edirne’nin Adaiçi bölgesindeki Kilise köyünde doğdu. Babası Kara Mehmed de meşhur bir pehlivandı. Adalı Halil, babasının teşvikiyle daha küçük yaşta güreşe başladı ve ilk güreş derslerini babasından aldı. Sonra Kırkpınar’da 26 sene başpehlivan olan meşhur Aliço’ya çırak oldu. Ondan güreşin bütün inceliklerini öğrendi. 1.98 boyunda, 130-135 kilo ağırlığında, devrinin iri pehlivanlarından idi. Koca Yusuf ve Kurtdereli gibi yağlı güreşin ustalarıyla karşılaştı.

Kurtdereli Mehmed Pehlivan’la beraber Avrupa’ya gidip, orada karşılaştığı bütün rakiplerini çok kısa zamanlarda yendi. Avrupa’da yenmedik rakip kalmayınca Amerika’ya geçti. Orada da bütün rakiplerini kısa zamanda yendi ve “Türk arslanı” diye anılmaya başladı. Hatta bir tanesinin kaburgalarını kırması üzerine halk galeyana gelmiş, ellerinden güç kurtulmuştur. Yurda döndükten sonra kazandığı Kırkpınar başpehlivanlığını 18 yıl korumuştur.

Oğlu Mustafa da bir süre pehlivanlık yapmasının ardından Atatürk’ün faytoncusu olmuş ve Mustafa Kemal’in ölümünden sonra hayatını Silivri’de sürdürerek “Sinop” soyadını almıştır.

Edirne’de 1927 yılında vefat eden Adalı Halil’in kabri, Kasımpaşa Camii önünde bulunmaktadır. Ananevi Kırkpınar güreşlerine katılan pehlivanların, güreş başlamadan önce Adalı Halil’in kabrini ziyaret etmeleri gelenek halini almıştır. Ustası Kel Aliço 70 yaşına geldiğinde yaptıkları karşılaşmayı ustasına kaybetmiştir.

OsmanAYNUR@Türkpehlivan

ÇOLAK MÜMİN ( MOLLA MÜMİN ) :

Kavalalı bir çiflik ağasının dokuz oğlundan biri olan Mümin lakabını bir kolunda olan özrü sebebiyle almıştır. Dini eğitimini yükseltmesi için babası tarafından İstanbul’a gönderilmiş, Medrese eğitimi ve hocalığı sebebiyle Molla Mümin ya da Çolak Molla lakaplarıyla da anılmıştır. 2. Abdülhamit’in ilk yıllarında pehlivanlığa başladığı bilinen Çolak Mümin’i üne kavuşturan Adalı Halil’i yenerek başpehlivan olmuştur. Senesi tesbit edilememiştir. Cami çıkışı yanlışlıkla vurulan Çolak Mümin 1915 yılında hayata gözlerini yummuştur.

HERGELECİ İBRAHİM ( 1914 ) :

Hergeleci İbrahim, 1848 yılında Bulgaristanın Deliorman bölgesinde yer alan Razgrad ilinin İslopol köyünde doğmuş güreş sanatını Torlaklı Deli Hafız’dan öğrenmişti. Döneminin nam salmış pehlivanları arasında daha ufak tefek kaldığı halde çok özel bir güreş ustasıdır.

Hergelecilik (at çobanlığı) yaptığı için “Hergeleci” lakabıyla anılmıştır.

Yaptığı müsabakalarda yurt dışında adından söz ettiren güreşçi Adalı Halili yenmiş ancak Koca Yusufu yenememiştir. 1914 yılında Kırk Pınar Baş Pehlivanı olmuştur. Hergeleci İbrahim, 1899 yılında Paris’te Dünya şampiyonluğu kazanan Ahmet Kara’nın ustasıdır. 1917 Yılında hayata gözlerini yummuştur.

Cumhuriyet Dönemi Başpehlivanları

Cumhuriyet dönemi başpehlivanları ile ilgili elimize çok daha fazla bilgi bulunmaktadır. 1934 Yılında Gostivarlı Mülayim Pehlivan ile Tekirdağlı Hüseyin Pehlivan yenişememişlerdir. 1947 Yılında Düzceli İbrahim ATAY ile Hayrabolulu Süleyman ERTAŞ başpehlivanlığa güreşirken diskalifiye edilmişlerdir. 1962 Yılına gelindiğinde ise başpehlivanlık güreşleri yapılamamıştır. Aynı durum 1970 yılında da tekrar etmiş, başpehlivan seçilememiştir. 1975 Yılında ise dönemin şartları gereği Kırkpınar Yağlı Güreşleri yarıda kesilmiştir.

ARNAVUT BENLİ ABDULLAH ( 1924 ) :

Arnavut Benli Abdullah, Cumhuriyet dönemi Kırkpınar’ın ilk başpehlivanlarındandır. Tekrar yurtdışına çıktığı için hakkında anı olarak fazla bir şey yoktur.

EDİRNE’nin GEÇKİNLİ KÖYÜ’nden YUSUF BOZKURT ( 1925 ) :

Bulgaristan`ın Şumnu Kasabası Uyvan köyünden  Edirne’nin Geçkinli köyüne göç etmişlerdir. Cumhuriyet tarihinin ikinci başpehlivanıdır.Hemşehrisi Mehmet Akıncı`nın ifadesi ile yiğit ve sert bir güreşçi idi. Çaprazı kuvvetli idi. Dürüst, çalışkan iyi yürekli bir insan idi. Çiftçilik yapar, yardımı severdi. Kırkpınar ağalığı da yapmıştır. Yunanistan`da kalan asıl Kırkpınarın son başpehlivanlarındandır. 1976 yılında ölmüştür.

ÇÖMEK KÖYLÜ KARA EMİN PEHLİVAN ( 1926 ) :

Edirne’nin ender yetiştirdiği tam Rumelili eski pehlivan geleneğini devam ettiren, pehlivan vücutlu Kara Emin, 1926 yılı Kırkpınar başpehlivanı olmuştur. Adalı Halil ile mezarları pehlivanlar tekkesinde yan yanadır. Kırkpınar Güreşleri başlamazdan önce bu mezarlar ziyaret edilir. Dualar okunur; başarı için umut beklenir. Mezar taşında şu yazı vardır: (Kırkpınar Başpehlivanlarından Çömlekköylü Kara Emin. Ölümü:9.8.1941)

İsmailBalaban@TürkPehlivan

MANİSALI RIFAT PEHLİVAN ( 1927 ) :

1927 Yılı Başpehlivanıdır. Oğlu Niyazi Güreşen Kırkpınar’a çok emeği geçmiş bir pehlivandır. Kule hakemliği yapmakta olup 1984 yılında Kırkpınar`a hizmet ödülü almıştır. Beş boyda birincilik almıştır.

Rıfat 1898 yılında Makedonya`nın Strumca Kasabası`nda dünyaya gelmiş. Sonra Türkiye`ye göç ederek Manisa`ya yerleşmişlerdir.

1991 yılında 95 yaşında ölen Manisalı Rıfat Pehlivan Sındırgılı Şerif Gacaroğlu, İbrahim Filiz Mehmet, Akif Taşçı, Rıza Taşçı gibi pehlivanları yetiştirmiştir.

Manisalı Rıfat Pehlivan ve oğlu Niyazi Güreşen`in yağlı güreş ve Kırkpınar`a çok emekleri geçmiştir. Unutulmaz kişiler arasında yer almışlardır. 1930 yılında Atatürk1 ün düzenlediği Ankara güreşlerinde birinci olmuştur.

Manisa`nın Zeytinliova kasabasında 17.01.1991 yılı Pazartesi günü ölmüştür.

KAYIKÇIOĞLU AHMET ( 1928 ) :

Kayıkççıoğlu Ahmet 1928 yılı başpehlivanı olmuştur.

Kırklareli`nin pehlivanları ile ünlü Mandıra Kasabası`ndandır. Mandıra`nın gelişmesinde ünlü başpehlivan Kara İbo ile birlikte emeği geçmiştir. Her yıl adlarına güreşler ve şenlikler yapılır. Pek çok çırak yetiştirmiştir.

Tekirdağlı Hüseyin ve Hayrabolu`lu Süleyman Pehlivanların da ustasıdır. Güreşi bıraktıktan sonra güreş ustalığı ve 1968 yılına kadar da Kırkpınar`da hakemlik yapmıştır. Yağlı güreşi en iyi bilenlerden biri idi.

GOSTİVARLI MÜLAYİM ( 1929 – 1934 ) :

Çok kuvvetli bir adamdı. Rakibini havaya kaldırır döndürerek sırtını yere getirirmiş. Tekirdağlı’yı bile yendiği ancak hakem heyetince kabul edilmediği rivayet edilir.

KARA ALİ ACAR  ( 1930-31-32-33 ) :

Bandırma`nın Erikli Köyü`nde 1900 yılında doğmuştur. 1930, 1931, 1932, 1933 yıllarında üst üste 4 yıl başpehlivan olmuştur. Ailede pehlivanlığı sürdüren ender başpehlivanlardandır. Oğlu Hasan Acar Kırkpınar başpehlivanı olmuş, torunu Sabri Acar da bu yılların ünlü başpehlivanlarındandır. Çok haysiyetli, oğulları için bile tarafsız dürüst bir pehlivandı. 10.08.1981 yılında yine aynı köyünde ölmüştür.

TEKİRDAĞLI HÜSEYİN ALKAYA  ( 1935 – 1936 – 1937 – 1938 – 1939 – 1940 – 1941 – 1942 ) :

Ünlü güreş ustası. 1908 yılında Bulgaristan`ın Kırcaali Kasabası Alkaya Köyü`nde doğmuştur.

1935 yılında İstanbul Halkevi`nin düzenlediği güreşlerde tüm rakiplerini yenmiştir. Aynı yıllarda Fransa`da Fransızların rakip tanımadıkları 4 güreşçilerini 30 bin Fransız karşısında 15`er dakikada yenerek ününü dünyaya duyurmuştur.

“Beden Terbiyesi Genel Müdürlüğü`nden gönderilen kırmızı renkli güzel bir deriden yapılmış üzerinde altı ok işaretli flama ve yazılı bir altın toka ile sağ ve solundan altın zincir ve kısımları ihtiva eden Kurdereli adını anmak üzere hazırlanmış kemer Fahrettin Altay tarafından Tekirdağlıya takılmıştır. (13.05.1939)

1935 ile 1942 yılları arasında 8 yıl Kırkpınar başpehlivanı olmuştur. 12.11.1982 yılında ölen ünlü Başpehlivan Hüseyin Alkaya, Tekirdağ şehir mezarlığında özel bir yerde toprağa verilmiştir.

BABAESKİLİ İBRAHİM ERDİ ( 1943 – 1945 ) :

1910 yılında Babaeski`nin Ertuğrul Köyü`nde doğmuştur.

1936 yılında güreşe başlamış, 1943 yılında Tekirdağlı Hüseyin`i yenerek, 1945 yılında da Manisalı Halil`in güreşi bırakmasıyla iki kez başpehlivan olmuştur.

T. YILMAZ bir anısında onun hakkında şu anısına yer verir :

“Kırkpınar’ı her yıl ziyaret eder, hatıralarını anlatır gönlünü hoş ederdi. 1989 yılında Kırkpınar`a yine Manisalı Halil ile gelmiş eski günlerini anmışlardır. Onlara çay ısmarladım, davul zurna nameleri arasında eski günleri anmışlardır. Fotoğraflarını çektim bana Kırkpınar ve diğer yerlerdeki güreşlerinden söz etmişlerdi. Son hatıraları imiş. 18.09.1987 günü öldüğünü radyo söyledi. Ne hazin an! Tam bu anda vitrindeki pehlivan levhasından onun adını arıyorlardı. Gayret ve emeğinin karşılığı ölümsüzlük bu demek belki de.”

YağlıGüreş@TürkPehlivan

HAYRABOLULU SÜLEYMAN ERTAŞ ( 1944 – 1950 ) :

1944 ve 1950 yıllarında olmak üzere iki defa Kırkpınar başpehlivanı olmuştur. Canlı ve sempatik, güreşe uygun hareketlerinden dolayı güreşi sevenler tarafından çok tutulurdu. Güreş hayatı süresince Atan Kardeşler`in en büyük rakibi olmuştur.

SINDIRGILI ŞERİF ÜNALl ( 1946 – 1949 ) :

1915 yılında Sındırgı`da doğmuştur. 15 yaşında güreşe başlamış, boy boy güreşerek 1946, 1949 yılları başpehlivanı olmuştur. Mehmet Ali Yağcı gibi ünlü çıraklar yetiştirmiştir. Ağır cüssesi ile tanınmış, uzun yıllar Kırkpınar da kule hakemliği yapmıştır.

DÜZCELİ ÇOLAK İSMAİL ATAY ( 1947 ) :

1918 yılında Düzce`nin Çakırlar Çiftlik Köyü`nde doğmuştur. 1936 yılında güreşe başlamıştır. 1938 yılında minder güreşlerinde milli takıma seçilmiştir. 1946 yılında Kırkpınar başpehlivan güreşlerine başlamıştır. Bu yılların ünlü pehlivanları ile güreşmiş, 1947 yılında Hayrabolulu Süleyman ile berabere kalmıştır.

KIRKLARELİ’nin KULELİ KÖYÜ’nden MUSTAFA YENİCİ ( 1948 ) :

Bulgaristan`ın Razgrat Kazası, Karaağaç Köyü`nde doğdu. Dört oğlu bir kızı vardır. Güreşi sürdüren ender ailelerindendir. Oğlu Ahmet başa güreşmektedir. Torunu Habil Yenicİ Kırkpınar` da dereceler almaktadır.

Mustafa Yenici 1948 yılı Kırkpınar Başpehlivanı olmuştur. Bundan hayatı boyunca mutluluk duyduğunu ifade edermiş. Vasiyeti üzerine bir fotoğrafı Edirne Müzesi `ne hediye edilmiştir. 25.12.1983 tarihinde 74 yaşında iken Kuleli`de ölmüştür. Mezarı oradadır.

İRFAN ALTAN ( 1951 – 1953 – 1955 ) :

1928 yılında İzmit`in Büyükderbent Hikmetiye Köyü`nde doğmuştur. 1944 yılında güreşe başlamış boy boy güreşerek atak gücü ile ünlü pehlivanları yenerek 1951, 1953, 1955 yılları Kırkpınar Başpehlivanı olmuştur. Ağır sıklette Helsinki Olimpiyatları`nda minder güreşi de yapmış dördüncü olmuştur. Türkiye`nin tanınmış otobüs işletmecilerindendir.

TARZAN MEHMET ( 1952 ) :

1952 yılında Kırkpınar Başpehlivanı olmuştur. Ayrıca karakucak güreşlerinde de şampiyonlukları vardır. Güçlü adaleli bir pehlivandır. Halen Balıkesir Kepsüt Kazası Durak Köyü`nde çiftçilik yapmakta, çalışmaları ve spora olan ilgisi yörede konuşulmaktadır. Çalışıp soğuk su banyosu ile dinçliğini, tarzanlığını koruduğu söylenmektedir.

SAMSUNLU İBRAHİM KARACAK ( 1954 – 1956 – 1959 – 1960 ) :

1954, 1956, 1959, 1960 yıllarında Başpehlivan olmuştur.

1958 yılında minderde dünya üçüncüsü olmuştur. Centilmenliği ve efendiliği ile Kırkpınar’ların en sevilen ve sayılan pehlivanları arasına girmiştir. Kırkpınar`larda kule hakemliği, Samsun bölge müdürlüğünde güreş antrenörlüğü yapmıştır.

BANDIRMALI KARA HASAN ACAR ( 1957 ) :

1957 yılında Kırkpınar başpehlivanlığını kazanmıştır.

Dededen toruna kadar Kırkpınar`da başpehlivanlık alan tek ailedir. Hasan Acar`ın bilhassa Sezai Kanmaz ile yaptığı güreşlerde yağlı güreşin bütün inceliklerini görmek mümkün idi.

Oğlu Sabri Acar da geleneği devam ettirmiş, Kırkpınar`da başpehlivan olmuştur.

ADAPAZARLI ADİL ATAN  ( 1958 ) :

Yağlı güreşe Adapazarı`nda başladı. Sonra minder güreşine geçti. Her iki stilde de büyük başarı gösterdi. 1952`de olimpiyat üçüncülüğünü, 1954` de dünya ikinciliğini, 1956`da da kendi sıkletinde dünya şampiyonluğunu kazandı.

1958 yılında Kırkpınar başpehlivanı olan Adil Atan hareketli ve sert güreşleriyle sonuca giden bir pehlivan olarak tanınmıştır. 18.4.1989`da öldü.

SINDIRGILI MEHMET ALİ YAĞCI( 1961 – 1962 – 1964 ) :

Sındırgılı olan Mehmet Ali Yağcı, Sındırgılı Şerif pehlivanın çırağı olarak güreşe başlamış, 1961,1962 ve 1964 yıllarında Kırkpınar başpehlivanı olmuştur. Boyu ve gücü ile tam bir yağlı güreş pehlivanıydı. Efendiliği ve dürüstlüğü ile de tanınan Yağcı, güreşi bıraktıktan sonra uzun yıllar Kırkpınar’da kule hakemliği yapmıştır.

Mehmet Ali Yağcı güreş federasyonunca hakem olarak görevlendirildiği Elmalı güreşlerinde kalp yetmezliğinden öldüğünde 48 yaşındaydı. Oğlu Başol Yağcı baba mesleğini sürdürmektedir.

ADAPAZARLI SEZAİ KANMAZ  ( 1963 ) :

Adapazarı`na bağlı Çerkez Çaybaşı Köyü`nde 1935 yılında doğmuştur. Bütün boy güreşlerinde güreşmiştir. 1963 yılında çetin ve güç güreşlerden sonra Kırkpınar Başpehlivanı olmuştur. Güreş ailesinde gelenek olmuştur. Hareketli ve centilmen bir güreşçidir. 1984 yılında Kırkpınar’a hizmet verenlerle birlikte hatıra plaketi verilmiştir.

SporDostluktur@Türkpehlivan

İZMİRLİ KARA ALİ ÇELİK ( 1965 – 1974 ) :

İzmirli Kara Ali diye anılır. 1965 ve 1974`te Kırkpınar Başpehlivanı olmuştur. Güreştiği yıllarda sert ve haşin güreşiyle baş güreşlerinde daima ön planda, iddialı olmuştur. Gençliğinde çetin ve hareketli bir pehlivan olan Kara Ali yaşı ilerledikçe ağırlaşmış ve daima iddialı başpehlivanlar arasında olmuştur. 9 yıl aradan sonra yine başpehlivan olmuştur.

Güreşi bıraktıktan sonra kule hakemi olmak ideali idi. 53 yaşında, 1987 Şubat ayında trafik kazasında öldü.

ORDULU MUSTAFA BÜK  ( 1966-1967-1968 ) :

1933 yılında Ordu`da doğmuştur. Yağlı güreşin inceliklerini Düzceli Rahmi Pehlivan`dan öğrenmiştir. Çok güçlü ve sağlam vücuda sahipti, 1.87 cm. boyunda, 100 kilo ağırlığında idi. 1966, 1967, 1968 yılları Kırkpınar başpehlivanı olup altın kemeri almış ender pehlivanlardandır. Ne yazık ki güreş dışı yaşantısında aldığı yaralar bu güçlü vücudu kısa sürede çökertmiş, 1982 yılında ölmüştür. 4 erkek 4 kız çocuğu vardı. Oğlu Mustafa halen güreşmektedir.

BABAESKİLİ NAZMİ UZUN ( 1969 ) :

1959 yılında güreşe başlamış, yurdun her yanında güreşmiştir. Bir süre Alpullu Şeker Fabrikası Güreş takımında çalışan Nazmi Uzun 1963`ten sonra yağlı güreşe ağırlık vermiş ve 1969 yılında Kırkpınar başpehlivanı olmuştur.

HASAN ŞAHİN (1971 ) :

1971 yılı Kırkpınar başpehlivanı olmuştur. Hüseyin Çokal ve birçok pehlivana ustalık yapmıştır. 1984 yılı Kırkpınar hizmet ödülü almıştır. Halen hakemlik ve yağlı güreş antrenörlüğü yapmaktadır.

AKHİSARLI MUSTAFA YILDIZ ( 1972 – 1981 ) :

Manisa`nın Akhisar Kazası`nın Sazana Köyü`nde doğmuştur. Güreşe Manisa yöresinde başlayan Mustafa Yıldız, 1967 yılından itibaren başpehlivanlık güreşlerine çıkmaya başlamış, 1972 ve 1981 yıllarında başpehlivan olmuştur. 2001 yılında ölmüştür.

ORDULU DAVUT YILMAZ ( 1973 ) :

Ordu`nun Kumru Kazası Karağaç Köyü`nde doğmuştur. Mahalli ve bölgesel güreşlerden sonra 1969 yılında büyük orta, 1970 yılında da başaltı güreşleri birincisi olmuştur. Cumhuriyetimizin 50. yılı şenliklerinde 1973 yılı Kırkpınar başpehlivanlığını dört pehlivanı çetin güreşlerden sonra pes ettirerek almıştır. Çok ilgi ve sevgi görmüş. Fakat güreş hayatının da sonu olmuş bir daha Kırkpınar`da güreştiği görülmemiştir.

KARAMÜRSELLİ AYDIN DEMİR ( 1976- 1977 – 1978 ) :

Karamürsellidir. 1976, 1977, 1978 yıllarında üç defa üst üste başpehlivanlığı almış ve altın kemere sahip olmuştur. Kara Ali, Sabri Acar, Davut Yılmaz, Nazmi Uzun, Mustafa Yıldız gibi güçlü pehlivanlar arasından sıyrılarak başpehlivan olmuştur. Halen Kadir Birlik gibi birçok pehlivana hocalık yapmaktadır. Kırkpınar başhakemliği de yapmaktadır.

BANDIRMALI SABRİ ACAR ( 1979 – 1985 ) :

1945 yılında Bandırma`nın Erikli Köyü`nde doğdu. Babası Hasan Acar, dedesi Kara Ali Acar pehlivanlardır. Geleneği sürdürmüş dede ve babası gibi başpehlivan olmuştur. Güreşe 1961 yılında başlamıştır. Sakin görünüşlü efendi hali ile tam bir pehlivandır. 1.82 cm boyu 100 kilo ağırlığı ile yapısı tamdır.

İlk defa 1979 yılında başpehlivan olmuştur. 1985 yılında çok zevkli ve çetin güreşlerden sonra güçlü rakiplerini yenerek başpehlivanlığı yine almıştır. Altın kemeri almakta kararlı olduğunu söylemiş fakat son yıllarda güreşi bırakmıştır.

MEHMET GÜÇLÜ ( 1980 ) :

1952 yılında Muğla`nın Milas Kazası, Kızılcayıkık Köyü`nde doğmuştur. 1980 yılında Kırkpınar`da başpehlivan olmuştur. Güçlü yapısı, acı kuvveti ile tanınır. Tanınmış güreş otoriteleri Mehmet Güçlü`nün vücut yapısına hayranlıklarını belirtmişlerdir. Minder güreşlerinde de memleketimizi başarı ile temsil etmiştir. Halen Kırkpınar kule hakemliği yapmaktadır.

HÜSEYİN ÇOKAL ( 1982 – 1983 – 1984 ) :

Denizlinin Kale Kazası Kızılağaç Köyü`nde 1950 yılında doğmuştur. Askerlikten sonra ciddi olarak güreşe başlamıştır, Maden Tetkik güreş kulübünde güreşçi olarak çalışmıştır. 1982, 1983, 1984 yıllan Kırkpınar başpehlivanı olmuştur. Altın kemerin sahibi olan ender güreşçiler arasına girmiştir. Efendiliği, güvenli tavrı ile güreş tutmaktadır. Kırkpınar baş güreşlerine yeni bir hava ve canlılık getirmiştir. 1985 yılında Kırkpınar`a kolu kırıldığı için çıkamamıştır, yine mide ameliyatı geçirdiği için 1986 Nisan ayı içinde bir jübile ile güreşi bıraktığını söylemiştir. Halen Kırkpınar kule hakemliği yapmaktadır.

BALIKESİRLİ İBRAHİM GÜMÜŞ ( 1986 ) :

Hataylı Recep Kılıç ( 1987 ) 1957 yılında Hatay`ın Erzin İlçesi`nde doğmuştur. Güreşe Hatay`da başlamış Ankara`da mindere devam etmiştir. İlk kez milli mayoyu giymiş Avrupa şampiyonluklarına katılmış dereceye girememiştir.

Yüksek tahsilini yapmış ve güreş tekniği ve taktiği adlı 150 sayfalık bir kitap yazmıştır. Mali olanaksızlıklar nedeni ile yağlı güreşlere katılmış Anadolu`yu dolaşmıştır. Çok efendi ve temiz güreşen bir güreşçidir. 1987 yılında Kırkpınar başpehlivanı olmuştur.

KırkpınarYağlıGüreşleri@TürkPehlivan

RECEP GÜRBÜZ ( 1988 ) :

Antalyalı Recep GÜRBÜZ, küçük yapısına rağmen çok güçlü rakiplerini yenmeyi başarmış, 1988 yılı Kırkpınar başpehlivanı olmuştur. Kayınpederi Pehlivan Mehmet tarafından teşvik edilmiş ve çalıştırılmıştır. Kırkpınar`da boylan aşarak başpehlivan olmuştur. Maalesef beyin uru teşhisi ile hasta olduğundan 1989 Kırkpınar güreşlerine katılamamıştır. 18.05.1989 tarihinde ölmüştür. Güreşte acı kayıptır.

ÇOBAN SAFFET KAYALI ( 1989 ) :

Kurtdereli Mehmet Pehlivan`ın köylüsü. 1961 yılında Balıkesir`in İbirler Köyü`nde doğmuş. Ters paçada usta. 1.97 boyunda 105 kilo ağırlığında tam bir pehlivan. Çanakkale Seramik fabrikaları güreşçisi. Babasının kendisini teşvik edip çalıştırdığını söylemektedir. Kırkpınar`da çok dikkat çekmiş ve gelecek vadeden bir güreşçi olmuştur. Halen başa güreşmektedir.

KARAMÜRSELLİ AHMET TAŞÇI  ( 1990 – 1991 – 1992 – 1993 – 1995 – 1996 – 1997 – 1999 – 2000 ) :

Karamürsel’e 2. altın kemeri getiren ve bu dalda hem kendisine hem de ilçeye bir rekor kazandıran Türkiye Başpehlivanı Ahmet Taşçı, 1960 yılında Karamürsel’de doğdu.

Taşçı, 25 yaşına kadar sporla pek ilgilenmedi. Önceleri serbest olarak çalıştı. 1982’de İzmit’te bir lastik fabrikasına işçi olarak girdi. 1985 yılında güreşmeye karar verip ustası Kadir Birlik’in antremanlarına katılınca fabrikadan ayrıldı. Taşçı, geç başlamasına rağmen bu spora çok çabuk ısındı ve sevdi; gücü ve kuvveti sayesinde de yağlı güreşe intibakı zor olmadı. Kısa süre sonra çayırlara çıkmaya başladı. Türk yağlı güreş severleri, Taşçı’yı böyle tanıdı.

Ahmet Taşçı, 1986 yılında Kırkpınar’da büyükorta birinciliğini, 1987 yılında başaltı birinciliğini, 1988’de başpehlivanlık beşinçiliğini, 1989’da da başpehlivanlık üçüncülüğü elde etti. Ahmet Taşçı, gücü ve kuvvetiyle yeşil sahaların bir devi olma yoluna girmişti artık. Rakipleri, etkili fiziği ve acı kuvveti karşısında pek tutunamıyorlardı. Taşçı, 1990 yılında, Kırkpınar Türkiye Başpehlivanlık Yağlı Güreşlerinde ; ilk turda Recep Kılıç’ı, 2. turda Saffet Kayalı’yı, 3. turda Bülent Gürbüz’ü, 4. turda Reşit Karabacak’ı, finalde ise ustası Kadir Birlik’i yenerek Türkiye başpehlivanı oldu ve altın kemeri boynuna astı. Ahmet Taşçı, artık o altın kemeri, tıpkı Aydın Demir gibi boynundan hiç indirmeyecekti.

Ünlü güreşçi, 1991 yılındaki Kırkpınar güreşlerinde; Bekir Şahin’i ilk turda, Reşit Karabacak’ı ikinci turda (üçüncü turu boş çekerek atladı), Cengiz Elbeyi’yi dördüncü turda, Bülent Gürbüz’ü de finalde mağlup ederek ikinci başpehlivalık kürsüsüne çıktı.

Yeşil sahalarda bir yıldız olan Taşçı, Türkiye’nin yağlı güreş yapılan bütün bölgelerine davet edilmeye başlandı. Bu güreşlerde de birincilikler ve ödüller birbirini kovaladı.

1992 yılı Kırkpınar güreşleri çok önemliydi Ahmet Taşçı için. Bu güreşler için aylarca süren antremanlara girdi. Yine iyi bir formla Kırkpınar’da rakiplerinin karşısına dikildi. Tur sayısına göre Reşit Karabacak’ı, Bülent Gürbüz’ü, Cengiz Elbiya’yı, Saffet Kayalı’yı ve finalde de Abdullah Ersoy’u devirerek, altın kemerin temelli sahibi olduğunu teşcil ve ilan etti.

Kırkpınar yağlı güreşlerinde Karamürsel’e üçüncü kendisine ikinci altın kemeri kazandırmak için kararlı ve gayretli olan Ahmet Taşçı, 1993 yılında üst üste dördüncü kez Kırkpınar Başpehlivanlığı unvanını kazanarak yeni bir rekorunda sahibi oldu. Taşçı 1993 yılında, İbrahim Gümüş, Mehmet Gökçen, Necmi Koç ve Sezgin Yüksel’i yenerek ikinci altın kemerle buluştu.

Genç güreşçi, aynı yıl, 3 yıl üst üste kazandığı Tarihi Elmalı Yağlı Pehlivan Güreşleri altın kemerini de kazandı. 1992 yılında evlenen sahaların devi ve aynı zamanda sempatik tavırları güreş severlerin sevgisini kazanan Ahmet Taşçı, sade ve düzenli hayat sürmeketedir.

Rahmetli Cengiz ELBEYE ile saha içinde çok çetin güreşler yaparak defalarca rakip olan Ahmet Taşçının Cengiz Elbeyeyle dostluğu herkes tarafından bilinmekte olup güreş tarihindeki kardeşlik ve centilmenlik kültürünü göstermişlerdir.

CengizELBEYEANTALYALI CENGİZ ELBEYE ( 1994 – 1998 ) :

Toros Aslanı” lakaplı 1967 doğumlu Cengiz ELBEYE, 1994 yılı Kırkpınar güreşlerinde Ahmet Taşçı`nın güreşi bırakması üzerine başpehlivan olmuştur.

Cengiz ELBEYE, 1982 yılında İstanbul Güreş İhtisas Kulübü`nde güreşe başlamıştır. 4 yıl minder güreşi yapmıştır. 1986 yılında Antalya`da yağlı güreşe başlamış güçlü fiziği ile yeteneğini geliştirmiştir. 1998 yılı Kırkpınar`da Ahmet TAŞÇI`yı yenerek yine başpehlivan olmuştur.

Cengiz ELBEYE 2010 yılında, beynindeki tümör sebebiyel hayatını kaybederek güreş camiasının unutulmazları arasına adını yazdıran acı kaybı olmuştur.

VEDAT ERGİN ( 2001 ) :

Ankara Belediye güreşçisi Vedat Ergin, 2001 yılı güreşlerine iyi hazırlanarak, Ahmet Taşçı’yı pes ettirmiş ve başpehlivan olmuştur.

HASAN TUNA ( 2002 ) :

2002 yılı başpehlivanı. Kırkpınar`ın en efendi ve disiplinli güreşçilerindendir. Birçok dereceleri vardır. 2001 yılında yapılan güreşlerinde birinci olan ve dopingli çıkan Savaş Yıldırım`ın yerine Hasan Tuna başpehlivan olmuştur.

KENAN ŞİMŞEK ( 2003 ) :

Büyük bir başarı ile ünlü rakiplerini yenerek 2003 yılı başpehlivanı olmuştur. Ankaralıdır.

RECEP KARA ( 2004 – 2007 – 2008 – 2016) :

Güçlü yapısı ile 2004 yılı başpehlivanı olmuştur. Sakatlığı nedeni ile 2005 yılı Kırkpınar güreşlerine katılamamıştır. 2007 Yılında rakibi Antalya Kumluca belediyesinin pehlivanı Hasan Tuna’yı uzatmalarda altın puanla yenerek 2007 yılı Türkiye başpehlivanı olmuştur. Kara 2008 yılında yeniden başpehlivan olmasına rağmen üç defa üst üste kazanamadığı kemerin ebedi sahibi olma şansını edinememiştir. Recep KARA hala Kırkpınar çayırının önemli, saygı duyulan ve başpehlivanlık kovalayan isimlerindendir.

RecepKara@Türkpehlivan

ŞABAN YILMAZ ( 2005 ) :

Bütün rakiplerini yenerek Ekrem Yavuz ile finale kalmış; finalde müthiş mücadele verip Ekrem Yavuz`u yenerek 2005 yılı başpehlivanı olmuştur. Samsunludur.

OSMAN AYNUR ( 2006 ) :

Antalyalı Osman Aynur, Amasyalı Recep Kara`yı finalde 8 dakikada yenerek 2006 yılı başpehlivanı ve altın kemerin geçici sahibi olmuştur.

MEHMET YEŞİL YEŞİL ( 2009-2010 ) :

1986 Antalya doğumlu Mehmet Yeşil Yeşil, minderde Avrupa Gençler Şampiyonu olduğu için direkt Baş Güreşlerine alınmıştır ve üçüncü yılında Altın Kemeri takmasını bilmiştir.

Finalde Recep Kara’ya büyük üstünlük kurarak 648. Kırkpınar Başpehlivanı oldu. 649. Kırkpınar’da finalde Ali Gürbüz’ü yenerek ikinci kez Başpehlivan olmuştur. 650. Kırkpınar’da Fatih Atlı’ya yenik düştürğünden Altın Kemer’e veda etmiştir.

ALİ GÜRBÜZ  ( 2011-2012 ) :

Ali GÜRBÜZ 1987 yılında Antalya’da dünyaya geldi. Recep Kara ile final güreşini yapan Ali Gürbüz, 1988 yılında başpehlivan olan Recep GÜRBÜZ’ün oğludur. Babası başpehlivan olduğunda henüz yaşını karşılamamış bir bebek olan Ali GÜRBÜZ, ne yazık ki babasını bu tarihten bir yıl sonra kaybedecektir.

Kendisi bir pehlivan olan ve babasının da antrenörlüğünü yapmış olan dedesi Mehmet ÖZTÜRK’ün himayesinde büyümüş ve Antalyalı büyük güreş ustası Cengiz ELBEYE’yi örnek almıştır. 2011 yılı Kırkpınar Yağlı Güreşleri’nde altın puanla maçı kazanarak 650. Kırkpınar Başpehlivanı olduğunda  babasının olduğu gibi 23 yaşındaydı.

AliGürbüz@Türkpehlivan

Ali GÜRBÜZ 2012 yılında, Edirne Sarayiçi’nde düzenlenen 651.Kırkpınar Yağlı Güreşleri’nde Recep KARA’yı altın puanla yenerek ikinci defa başpehlivan olmuştur.

Ali GÜRBÜZ 2013 yılında düzenlenen 652. Kırkpınar Yağlı Güreşleri’nde yapılan başpehlivanlık müsabakasını kazanmış ve 3 defa üst üste kemeri kazandığı için “Altın kemer”in daimi sahibi ilan edilmiştir. Ne var ki; bir kaç ay sonra doping muayne sonuçlarında doping tesbit edildiği için ünvanı ve kemeri alınarak 2 yıl güreşlerden men edilmiştir. Onun yerine kemer 2013 yılında ikinci olan İsmail BALABAN’a verilmiştir.

İSMAİL BALABAN ( 2013 – 2017 ) :

Antalyalı güreşçi İsmail BALABAN, kendisi gibi güreş sporuna gönül vermiş ikizi Turan BALABAN’la güreş çayırlarının hızla yükselen pehlivanlarındandır.

Elmalı ilçesindeki Akçay köyünde çiftçilik yapan Hasan-Ümmü Gülsüm Balaban çiftinin ikizleri İsmail ve Turan Balaban (24), babalarının desteğiyle küçük yaşlardan itibaren birbirleriyle güreşmeye başladı. Babalarının ”Maddi durumumuz iyi değil, sizi güreşlere gönderemem” demesine rağmen içlerindeki güreş sevgisi bitmeyen ikizler, 17 yaşındayken ilçede yaşayan eski yağlı güreş pehlivanlarından Ziya Talan’ın kendilerini keşfetmesiyle profesyonel olarak güreşmeye başladı.

İsmailBalaban

Hafta sonları ilçedeki elma bahçelerinde hamallık yapan ikizler, hafta içi de hamallıktan kazandıkları para ile hem eğitimlerini hem de güreş hayatlarını sürdürdü. Güreş müsabakalarına gitmek için geceleri kamyonlara saman balyaları yükleyen ikiz pehlivanlar, gittikleri müsabakalarda rakiplerine çayırları dar etti. Konyaaltı Belediye Spor Kulübü adına güreşen ikiz pehlivanlar, gittikleri bir çok güreş organizasyonunda birlikte finale çıkarak çok sayıda madalya kazandı.

Zor koşullara rağmen güreş sporunda önemli dereceler kazanan İsmail BALABAN, 2013 yılında son iki yılın final güreşlerine katılıp kazanamayan Recep KARA’yı yenerek sürpriz yaptı. Başpehlivanlık güreşlerinde önce altın kemeri almaya hak kazanan, sonra dopingli çıkması sebebiyle kemeri ve ünvanı elinden alınan Ali GÜRBÜZ’ün yerine 2013 yılı Kırkpınar Başpehlivanı ilan edilmiştir. Pehlivan arkadaşları arasında “Sarı fırtına” lakabıyla anılmaktadır.

Sarı Fırtına İsmail BALABAN 2017 yılında gerçekleştirilen 656. Kırkpınar Yağlı Güreşleri’nde Antalyalı rakibi Orhan OKULU’yu yenerek adını birkez daha Kırkpınar başpehlivanlığına yazdırmayı başardı. Yarı finalde Erzurumlu Hamza KÖSEOĞLU  ile yaptığı güreşte rakibini şark kündesi ile yenmesi, yağlı güreş çayırlarında uzun senelerdir görülmemiş güzellikteydi.

FATİH ATLI ( 2014 ) :

Ladik 09/05/1984 doğumlu ve Ladik Çok Programlı Lisesi mezunu olan Fatih ATLI güreş hayatına ustası Bayram ERTAN’ın teşvik ve himayesinde 1999 yılında Ladik Belediye Spor Kulübünde başlamıştır.

Fatih ATLI güreş hayatına, güreş hayatı kısa süreli olmasına rağmen ustası Bayram ERTAN’dan öğrendiği yağlı güreşin tüm inceliklerini er meydanlarında uygulayarak, her güreşçinin 10 yılda geleceği dereceye 6 yıl gibi kısa bir süre içerisinde gelerek büyük bir başarı elde etmiştir.

2000 yılında Edirne/Sarayiçi’nde geleneksel olarak her yıl yapılan Tarihi Kırkpınar Yağlı Güreşleri’nde deste Küçük Boyda çeyrek finale kadar gelmiş ve ilerisi için büyük umutlar vaat etmiştir. Er meydanlarında cazgır Kasım’ın dediği gibi “Bu çocuğa dikkat edin” lafı ile Fatih ATLI ile adeta sembolleşmiş ve de bunu hakkıyla da yerine getirmiştir.

FatihAtlı@Türkpehlivan

2001-2002-2003 yıllarında ise Kırkpınar Yağlı Güreşleri’nde çeşitli boylarda çeyrek finaller yapmıştır. 2004 yılında İlk kez katıldığı Samsun’da yapılan Türkiye Serbest Güreş Şampiyonasında 97 kg.da yarı finale kadar çıkmıştır. 2005 yılına gelindiğinde ise yağlı güreşlerin adeta olimpiyatı olan Tarihi Kırkpınar Yağlı Güreşlerine iyi bir şekilde hazırlanarak çıktığı er meydanında Büyük Orta Boyda en güçlü 7 rakibini yenerek 1. kürsüsüne çıkmış ve piyasada baş altı boyda güreşler tutmuştur. 2006 yılında yine Kırkpınar Yağlı Güreşlerinde Başaltı Boyunda üstün bir performans göstererek bütün rakiplerini yenmiş ve 1. kürsüsüne çıkmıştır. Bu aldığı dereceyle baş pehlivanlık derecesine yükselmiştir.

Baş altı birincisi olduktan, dolayısıyla baş pehlivan olduktan sonra Mersin / Tarsus Belediyesi’nden gelen transfer teklifini kabul ederek bu kulüpte güreş hayatına devam etmiştir.

Fatih ATLI’nın en büyük özelliklerinden biride ustası Bayram ERTAN’dan öğrendiği güreş tekniğini rakipleri karşısında en iyi şekilde tatbik etmiştir. Azmi, tekniği, kuvveti ve aklı sayesinde rakiplerine meydanları dar etmiş olup, güreş anında rakiplerini çok iyi okuyarak rakiplerinin tahmin etmediği güreş oyunlarını yaparak kısa sürede neticeye gitmiştir.

Ayrıca 2007 yılında yapılan Plaj Güreş Dünya Şampiyonasında 120 kiloda şampiyon olarak Ülkemizi en iyi şekilde temsil etmiştir.

2008 de Kırkpınarda çeyrek final yapmıştır. 2011 de ise üçüncü olarak kürsüye çıkmıştır.Aynı zamanda 2011 yılının en teknik güreşçisi seçilmiştir. 2012 yılında çeyrek final yapmıştır. 2014 yılında ise tüm rakiplerini yenerek Türkiye Cumhuriyeti Başpehlivanı olmuş ve Altın Kemere ulaşmıştır.

Şuanda Samsun Büyükşehir Belediyesi adına güreşmektedir. Ondokuz Mayıs Üniversitesi BESYO’dan mezun olmuştur.

ORHAN OKULU ( 2015 ) :

Antalya Kumlucalı olan OKULU 1989 yılında doğmuştur. Güreşe 1997 yılında başladı. Türkiye’nin pek çok köşesindeki çayırlarda müsabaka koşturan OKULU’nun Kırkpınar çayırındaki dereceleri şöyledir :

OrhanOkulu@TürkPehlivan

  • 2000 Yılında Minik 1 Boyunda ikincilik,
  • 2001 Yılında Minik 2 Boyunda ikincilik,
  • 2003 Yılında Teşvik Boyunda birincilik,
  • 2005 Yılında Tozkoparan Boyunda ikincilik,
  • 2006 Yılında Deste Küçük Boyunda birincilik,
  • 2007 Yılında Deste Orta Boyunda birincilik,
  • 2008 Yılında Küçük Orta Küçük Boyunda birincilik,
  • 2009 Yılında Küçük Orta Büyük Boyunda ikincilik,
  • 2011 Boyunda Büyük Orta Boyunda birincilik,
  • 2012 Yılında Başaltı Boyunda birincilik. ( Bu dereceyle Başpehlivanlığa yükseldi. )
  • 2013 Yılında Başpehlivanlıkta ikincilik,
  • 2015 Yılında Kırkpınar çayırında Başpehlivan olarak adını yazdırdı.

Güreş severlerin dikkatle takip ettiği başpehlivanlardan Orhan OKULU, Antalya yöresi pehlivanlarından olup Muratpaşa Belediyesi adına güreşmektedir.

RECEP KARA ( 2016 ) : Recep KARA ile ilgili bilgiyi sayfanın üst sıralarında bulabilirsiniz.

İsmail BALABAN ( 2017 ) : 2017 yılı başpehlivanı İsmail BALABAN ile ilgili bilgiyi sayfanın üst sıralarında bulabilirsiniz.


Fotoğraflara katkısı için Turkpehlivan.coma sonsuz teşekkürlerimizle…

Facebooktwittergoogle_pluspinterestmail