Kırklareli'nin Tarihi Dokusu Canlanıyor !

Ne zaman yüzü eskimiş zamana tanıklık etmiş bir evceğiz görsem, hep bir parça burularak seyrederim. İçlerinde bir dolu yaşanmışlık, sevinç, hüzün, ayrılık veya kavuşma barındırdığı için olsa gerek, kayıtsız kalmak bir türlü mümkün olmaz. Barındırdığı insan öyküleri suretinden daha hüzünlü bu evleri izlerken, o hicranlı hicaz şarkının nağmeleri sanki pencerelerinden taşıverir de, sokak başı karşımıza dikiliveren Kırklareli' nin bu eski evleri boyunca bizi kovalar durur!

"Neyleyim köşkü, neyleyim sarayı / İçinde salınan, yar olmayınca..."

Kırklareli Yayla Mahallesi'ne doğru, Alman Çeşmesi'nin yanıbaşındaki sokak boyunca yokuşu çıkarken, sol tarafta yıpranmaya terkedilmiş bir virane karşılar sizi. Mimari izler size Kırklareli'nin geçmiş yıllardaki çehresine dair ipuçları verir. Bu viraneye dönmüş evle birlikte, Yayla Mahallesi'nde daha birçoğunu zamanın tahribine terkedilmiş halde göreceksiniz. Yayla Mahallesi, Kırklareli Evleri'ne dair doğal bir plato gibidir . Özellikle, 1970'li yıllara kadar Kırklareli'de yaşayan Musevi ailelerin ve mübadele öncesi Rum-Bulgar azınlığın evleri, mimari çizgileri ile hemen kendini eleverir.

Bir kapı tokmağı, evin kapısının üzerindeki incelikli solgun renkli freskler, betimlemeler, merdivenlerin zerafetli kıvrımları bile, devr-i saltanatında Yayla mahallesinin ne görkemli olabileceğini haykırır size.

Sanırsınız ki, eski Türk Ocağı binasının merdivenlerinde büyük önder Atatürk görünüverecek, ve Kırklareli'ye gelişindeki "Medeniyet" konulu o meşhur konuşmasını tekrarlayıverecektir.. Oysa Türk Ocağı binasında duvarındaki tanıtım levhasından başka parlayan bir şey kalmamış durumda şimdilerde. Bina viraneye dönmüş halde, öylece zamanın bekçiliğini yapıyor. Oysa "medeniyet" geleceğe geçmişten (!) kurulan bir köprüdür. En çok da bu yüzden bu tarihi yapılara sahip çıkmamız gerekir ya zaten.

Bizde tarihi korumak, doğanın tahribine bırakmak ve tek çivi bile çakmamak olarak algılandığı için, şimdi durum içler acısı. Bir zamanlar zerafetin timsali şehrin hafızası demek olan bu evler yosun bağlamaya yüz tutmuş durumdalar.

Kırklareli’nin tarihi dokusunu en hakkıyla duyabileceğiniz Yayla mahallesindeki Kırklareli evlerinin yeniden kazanılabilmesi için sevindirici haberler gelmeye başladı.

Hatırlanacağı üzere geçtiğimiz yıllarda Namazgah Caddesi üzerinde yer alan ve halk arasında Vali Konağı olarak bilinen iki katlı yapı restore edilerek şehre geri kazandırılmıştı. Yayla mahallesine çıkan yokuşun hemen başında yer alan ve Papaz’ın Evi olarak bilinen yapı ise işadamı Kalınoğlu tarafından şu restore ettiriliyor.

2009’un son ayında düzenlenen İspanya gezisi izlenimleriyle Kırklareli’ne dönen şehrin belediye başkanı Cavit Çağlayan gezi sonrası düenlediği basın toplantısında, oradaki eski evlerin onarılarak turizmin hizmetine kazandırılması girişimlerinin Kırklareli için de ilham verici olduğundan bahsetti. Özellikle Yayla mahallesinde yer alan evler şehrin tarihi evleri ile yaşanabilir bir rekreasyon alanına dönüştürülmesiyle Kırklareli’ne çok değer katabileceği fikrinden hareketle, öncelikle emlak vergilerinden %10 oranında ayrılan payın kültür varlıklarının onarılması ve kazanılması için bir fona aktarıldığını, bu fonda biriken kaynaklarla şehrin tarihi dokusunun canlandırılmasına başlanabileceğini sözlerine ekledi. Bu girişimlerin ilk ayağı olarak geçtiğimiz senelerde bir yangında harap olan, Yayla meydanında yer alan Vali Faik Üstün İlköğretim Okulu’nun onarılması öngörülüyor. Onarılacak yapının Halk Eğitim Merkezi’nin faaliyetleri için değerlendirilmesi planlanıyor. Ardından Atatürk’ün şehre gelişinde ziyaret ettiği Türk Ocağı binasının Kırklareli’ye yeniden kazandırılması gündemde.

Tarihi ve kültür varlıklarının farklı kurumların yetki alanlarında oluşu beraberinde zorlu bir bürokratik süreci de getiriyor. Bu engellerin giderilmesi için bir sadeleştirmeye gerek duyulduğu ortada. Öte yandan restorasyon sırasında dokunun özgün halinin korunması da ayrı bir dikkat gerektiriyor. Bu işte ehil restorasyon ustalarının çalışması gerekirken, bazen astronomik denilesi restorasyon ücretlerinin aşağı çekilmesi, bu alanda faaliyet gösteren firmaların çoğalarak rekabetin güçlendirilmesi sağlanmalıdır.

Bir şehrin yerel yönetimine talip olanlara, o kentin çehresi olan tarihi yapıların şehre kazandırılması ile ilgili ne gibi projeleri olduğunu sormak gerekiyor. Bu iyi niyetli girişimler için Kırklareli Belediye Başkanı Cavit Çağlayan’a bu vesileyle teşekkürlerimizi iletiyoruz.

===========================

Fotoğraflarıyla katkıları için Mutlu EDİN ve Tamer ARDA' ya teşekkürlerimizle...



Bu Yazıyı Ekle

Facebook    Deli.cio.us    Digg   
 
İğneada Gezi Rehberi

Kırklareli'nin Demirköy ilçesine bağlı İğneada beldesi; sahip olduğu doğal güzellikleri, Karadeniz'in en batı ucunda yer alan uzunluğu... Devamını oku...
Vize Gezi Rehberi

Tarih, doğa ve denizin eşsiz bütünlüğüne sahip varlıklarıyla Vize, şüphesiz Trakya'nın en özel yerleşimlerinden birisidir. Yeşilin en... Devamını oku...
Edirne Gezi Rehberi

Edirne, tarih sahnesinden devşirdiği kültür varlıklarıyla Trakya'nın olduğu kadar Türkiye'nin de en önemli kentlerindendir. Medeniyetlerin... Devamını oku...
Lüleburgaz

Lüleburgaz…Hayatı Trakya’nın kendine özgüleştirdiği derin bir hissedişle ve ritimle yaşayan, Trakya’nın ikinci, bağlı olduğu il... Devamını oku...
Lüleburgaz Gezi Rehberi

Kırklareli'nin kendisinden büyük ilçesi Lüleburgaz Trakya haritasının neredeyse tam orta yerinde bulunur. Bu haliyle Trakya'ya yolu düşen... Devamını oku...
Çamdan Sakız Akıyor; GÖKÇETEPE.

Koru dağlarının Saros’a bakan yamaçları alabildiğine çam ormanlarıyla kaplıdır. Mevsim yazsa, hele bir de orman yoluna girmişseniz,... Devamını oku...
Erguvanlar ve Şakayıklar...

Çisil bir yağmura durmuş gökyüzünde oynaşan bulutlara inat hıdrellez haftasına rasgelen bu Pazar günü yine Istrancalar’dayız. Balkan... Devamını oku...
Öteki Istranca; Stranja...Aynı aynaya bakar gibi...

Her şey fotoğraf ve doğa tutkunu arkadaşım Erhan BAYCAN'la Istrancaları gezme ve fotoğraflama sevdasıyla başladı. İki yılı aşkın bir... Devamını oku...
"Cehennem"e Kadar Yolumuz Var...

Yazının başlığı korkutucu oldu değil mi? Aynı fikirdeyim ! Ne yalan söyleyim, ben de bir parça ürktüm. Ama ne yapayım ki yazmak... Devamını oku...
Cehennem Şelaleleri...

Bir şelalenin görselimize ve ruhumuza hitap etmesi için ona hangi gözle bakmak gerekir, doğrusu bilmiyorum. Yaklaşık 10 Bin Kilometrekarelik... Devamını oku...
ANTIQUE Restaurant & Garden

Çorlu gibi emek yoğun yaşanan, gündelik koşturmacanın ritmini yakalamakta zorlandığınız ve şehrin üstünüze üstünüze geldiğini... Devamını oku...
Kaynarca Çiftlik Alabalık Restaurant

Trakya’yı üç tarafından çeviren denizlerinde sofraları bir şenliğe dönüştüren envai çeşit balığı bulabilirsiniz. Karadeniz'de... Devamını oku...
Paspala Fasulyesi ; "Bu Fasulya 7,5 Lira."

İnanın o filmin (!) ve dillere slogan gibi yerleşen o eski şarkının fırsatçılığında değilim. Yemin etsem başım ağrımaz... Devamını oku...
Keçecizade

Lezzet düşkünlerinin neyin izini süreceğini bilemezsiniz. Ama çocukluğunun izini sürenleri bekleyen lezzetler üç aşağı beş yukarı... Devamını oku...
Kırklareli BİRTAT Köftecisi

Köftenin bir Rumeli mutfağı ürünü olduğunu söylemek sanırız ki yerinde bir tesbit olur. Balkan mutfağında kendine has nüanslarıyla... Devamını oku...
Şeftali Köftesi ( Gelibolu )

Şeftali köftesi diye yaygın isimle dillendirilen köftenin ismini "Şef Ali köftesi"nden kısaltılıp dile oturtulduğu sadece bir görüştür.... Devamını oku...
Balkabağı Böreği ( Kırklareli )

Balkabağı böreği Selanik civarından gelen Batı Trakya göçmenleri ve Pomak göçmenler tarafından Trakya mutfağına taşınmış bir... Devamını oku...
Dızmana

Dızmana özellikle Selanik ve Rodop göçmenlerince Trakya mutfağına taşınmış bir çeşit göçmen pidesidir. Yumuşak pamuk gibi ve çokça... Devamını oku...
Kayısı & Erik & Zerdali Marmelatı

Kayısı marmelatı erik, şeftali, zerdali gibi meyvelerin marmelatları gibi Trakya mutfağında çokça yer alır. Genel olarak hazırlanışları... Devamını oku...
Soğan Pidesi ( Kırklareli )

Soğan pidesi Kırklareli mutfağının bilindik hamur işlerindendir. Daha çok Bulgaristan'dan gelen eski  göçmenlerinin ve Pomak... Devamını oku...
Bi' Devir Muhteşemdik !

Lüleburgaz ovasının orta yerinde kurulmuş Türkiye’nin en köklü en saygın eğitim kurumlarından biri olan Kepirtepe, 70 yılı deviren bir... Devamını oku...
Mutfakta Biri mi Var ?

Henüz beş buçuk yaşındaki kızım onu ekralarda gördüğünde onun Ratatouille ( Ratatüy ) isimli animasyon filminde başarılı bir Fransız... Devamını oku...
İğneada'yı Sevmek Demek...

Orhan UYANIK "Cennetim..."dediği İğneada'yı kendisine has derin bir hissedişle tutkuyla seven bir doğasever olduğu kadar, sadece İğneada... Devamını oku...
Hayata Tüm Sözlerini Söylemiş Bir Adam...

“Doğa her şeyin üstesinden gelebilir, birtek insanların ihtiraslarını karşılayamaz.” Hayatının yörüngesini bu sözün güçlü... Devamını oku...
...Vasiyet !

Osmanlı’ya payıtaht olmuş Edirne’nin en zor günleri yaşanıyordu kuşkusuz. 1912 yılının Ekim ayında başlayan Bulgar kuşatması... Devamını oku...