Edirne Büyük Sinagogu

Sultanlar şehri, şehirlerin sultanı; Edirne, zengin bir tarih ve kültür varlığının sahibidir. Osmanlı’nın ikinci payitahtı olmasının verdiği kudret ve kucaklayıcılıkla, tarih boyunca  farklı dinlere mensup halkların, asırlarca hoşgörü ile yaşadığı bir kent olmayı başarmıştır. Müslümanlar gibi, Hıristiyanlar, Museviler ve Bahailer de kendi dini, sosyal ve iktisadi ihtiyaçlarına dair yapılar vücuda getirmişler, bu yapıların bir kısmı çeşitli yapı kayıpları ve restorasyonlarla günümüze ulaşmayı başarmıştır. Avrupa’nın en büyük, dünyanınsa üçüncü büyük sinagogu olan Edirne Büyük Sinagogu bu yapılardan şüphesiz en görkemlisidir.

Küllerinden Yükselen Edirne Büyük Sinagogu…

Tıpkı Balkan Savaşları için kullanılan “Koca bozgun” tabiri gibi; I. Cihan Harbi’nin yarattığı dehşeti, yıkımı anlatmak için kullanılan “Harîk-ı kebir” tabiri de böylesi özel tanımlamalardan bir diğeridir. “Büyük yangın” demektir. Oysa ki aynı tabir; çok değil, I. Cihan Harbi’nden yalnızca 9 yıl önce Edirne’de yaşanan, şehrin tarihi dokusunun önemli bir bölümüyle birlikte sosyal yaşamı ve ekonomisini altüst eden yangını ifade etmek için de kullanılmıştır. Politik, askeri ve iktisadi sorunlarla baş etmeye çalışan imparatorluğun ikinci payitahtı olan Edirne’de yaşanan bu “büyük yangın” tarihin hafızasına bu tabirle kazınmıştır. “Harîk-ı kebir”

500. Yıl Vakfı Türk Musevileri Müzesi kurucu proje koordinatörü ve küratörü, araştırmacı yazar Naim Avgidor GÜLERYÜZ ( D. 1933 ) Edirne’nin yaşadığı o büyük yangın gecesini ve sonrasını Tarihte Yolculuk – Edirne Yahudileri isimli çalışmasında tarihe şu şekilde not düşer :

2 Eylül 1905 gecesi saat 20.30 sularında, Kaleiçi Metropolit Mahallesinde, Topkapı Sokak 35 numaradaki boş evinin üçüncü katında başlayan yangın 18 saat sürdü. Tulumbacıların ve itfaiyenin tüm gayretlerine rağmen, su kıtlığı dolayısıyla çabalar sonuç vermeyince de 1.100 ev, 252 dükkân, 28 depo, 6 eczane, 8 fırın, 13 ahır, 1 cami, 4 kilise, 13 sinagog ve 5 okul, toplam 1.430 bina tamamen yandı. Yardıma muhtaç yangın zedelerin sayısı, 3.378’i Yahudi olmak üzere toplam 4.072 kişiydi. Sinagog ve Yeşivalar’daki çok değerli ve antika Sefer Toralar ile Behmoras ve Geronlar’ın tarihî kütüphaneleri eşi bulunmaz eserleriyle birlikte bu yangında kül oldu. Bu felâketten sonra bölge ‘yangınlık’ olarak anılmaya başlandı.

1905 Yangınının, inanç ve geleneklere vurduğu manevi darbenin zararı maddi zararından da daha büyük oldu. Edirne Yahudileri’nin yaşamında ‘artık hiçbir şey eskisi gibi olamadı’, köklü ‘aidiyet duygusu’ bir daha geri dönmedi.

Büyük Yangın’la birlikte 20 bine yakın nüfusu ile ibadethanesiz kalan Yahudiler için yeni bir sinagog inşası zorunlu hale gelmişti. Rusya, Almanya, Avusturya-Macaristan ile diğer bazı ülkelerden toplanan yardımların paylaştırılmasının birtakım çözümsüz sorunlar yaratabileceği düşüncesiyle yeni bir tek büyük sinagog yapılması kararlaştırıldı. Sultan II. Abdülhamid’in 6 Ocak 1906 tarihli İradesi’ni takiben, daha önce Mayor ve Pulya Sinagoglarının bulunduğu yerde inşaata başlandı. Viyana Sefarad Sinagogu model alınarak Fransız Mimar France Depré tarafından inşa edilen sinagog Nisan 1909’da, Pesah Bayramı arifesinde ibadete açıldı ve Kal Kadoş ha Gadol (Büyük Sinagog) olarak adlandırıldı.

Edirne Büyük Sinagogu Hakkında…

Doğu-batı yönünde uzunlamasına yerleşim planına sahip sinagog binası, plan olarak ahşap beşik çatılı bir bazilika karakteri gösterir. Edirne Büyük Sinagogu taş temeller üzerine çıkılan yığma tuğla ile inşa edilmiştir. Giriş kuleleri ve orta nef üzerindeki kubbemsi tonoz yapıya farklı bir estetik katmaktadır.

Zaman içerisinde metruk hale gelen ve cemaatini kaybeden Edirne Büyük Sinagogu, 2007 yılında Edirne Vakıflar Bölge Müdürlüğü tarafından yatırım programına alındı. Edirne Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu’nca onaylanan restorasyon projeleri doğrultusunda, 3 Ağustos 2010 tarihinde, büyük sinagog ve müştemilatı ile idari binasına ait restorasyona başlandı. Orjinaline olabildiğince sadık kalınarak sürdürülen çalışmalar 28 Eylül 2014 tarihinde tamamlandı.

Restorasyon çalışması kapsamında;

Çöken çatı ve duvarlar temizlenerek kullanılabilecek malzemeler koruma altına alındı. Zemin güçlendirildi. Sütun ayakların içerisine demir profil taşıyıcılar konularak harman tuğlasıyla kaplandı. Ana çatı kiremit, kuleler ise çinkoyla örtüldü. Tüm tonozlar, mahfil kat taşıyıcı kirişleri ve çatı demir malzemeden imal edildi. Metal kubbe ve tonozlar, bağdadi çıta ve rabitzle örtülüp, horasan harç ile sıvandı. Kubbeler dıştan paslanmaz çelik lamalarla sarılarak güçlendirildi. Sütunların alçı başlıkları, karosiman zemin döşemesi, ahşap üniteler ve kalemişlerinin eksik kısımları tamamlandı. Dış cepheler ve gerekli kısımların sıvası yeniden yapıldı. Ayrıca, yapıya iklimlendirme ve yangın tesisatı eklendi. Çalışmalar kapsamında Edirne Büyük Sinagogu ile birlikte idari bina ve müştemilat binası da ihya edildi.

Açılışta ve açılışı takiben sinagogda yapılan ilk düğünde Sefarad Musevileri’nin gelenekleri uyarınca “Anoten” duası edildi. Anoten Duası, 15 yy’dan itibaren (1492) İspanya’dan kaçan Sefarad Yahudileri’ne kapılarını açan Osmanlı Devleti’ne bir şükran ve medyunluk duygusu içinde yazılmış bir duadır. Dua, Osmanlı devlet erkanının Tanrı tarafından güçlü olması, ülkeyi sıhhatli idare etmesi, Tanrı’nın onların yollarını açması ve güç vermesi, onları koruması için okunan bir duadır. 500 yıl boyunca padişahların ismi zikredilerek okunmuştur.

Edirne Büyük Sinagogu, şehirde yeterli cemaati bulunmadığı için İstanbul gibi büyük şehirlerden gelenlerce özel günlerde ibadet için kullanılmakta; halkın ziyaretine açık olan sinagog zaman zaman kültür-sanat aktivitelerine ev sahipliği yapmaktadır.

Fotoğraflar :

Cumhur UŞAR ( Açılış ve ilk içerik fotoğrafı )

Dinçer ALABAŞOĞLU / Sengül Özcan KUMATAR ( Son içerik fotoğrafı )

Facebooktwittergoogle_pluspinterestmail