Edirne Sultan II. Bayezid Külliyesi, UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesinde

Kültür konularında dünyanın en önde gelen prestjili kuruluşlarından biri olan Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Örgütü, kısaltılmış adıyla UNESCO (United Nations Educational, Scientific and Cultural Organization) Dünya Mirası geçici listesine Edirne’nin en önemli kültür-turizm duraklarından Sultan II. Bayezid Külliyesi’ni de dahil etti.

Hatırlanacağı üzere; 28 Haziran 2011 Salı Günü, Paris’te yapılan UNESCO Dünya Mirası Komitesi toplantısında Edirne Selimiye Camii ve Külliyesi’nin Dünya Mirası Listesi adaylığı değerlendirilmiş, Selimiye Camii ve Külliyesi’nin komitenin oybirliğiyle aldığı kararla Dünya Mirası Listesine kabulü onaylanmıştı.

Son eklenen 10 aday ile sayının 70’e ulaştığı geçici listede, Edirne’nin Uzunköprü ilçesinde bulunan ve ilçeyle aynı isimle anılan taş köprü de yer alıyor. 1393 metre uzunluğuyla dünyanın en uzun taş köprülerinden birisi olan bu yapı 2015 yılında geçici listeye alınmıştı.

Öte yandan Türkiye’nin 27 Mart 2006 tarihinde resmen taraf olduğu, UNESCO’nun İnsanlığın Somut Olmayan Kültürel Mirası listesinde ise Edirne Kırkpınar Yağlı Güreşleri yer alıyor.

Türkiye, Unesco’daki Varlığını Büyütüyor

UNESCO Türkiye Milli Komisyonu Başkanı Prof. Dr. Öcal OĞUZ, UNESCO Dünya Mirası Listesi’ne kayıt için ön koşul olan Dünya Mirası Geçici Listesine Türkiye‘den önerilen 10 yeni alanın kaydının onaylanmasıyla Türkiye‘nin geçici listedeki alan sayısı 70’e yükseldiğini bildirdi.

UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi’ne Türkiye’den den giren 10 yeni miras alanları ise şöyle:

  • Sultan II. Bayezid Külliyesi (Edirne),
  • Bodrum Kalesi (Muğla),
  • Hacı Bayram Camii ve Çevresindeki Tarihi Alanlar (Ankara),
  • Nuru Osmaniye Külliyesi (İstanbul),
  • Malabadi Köprüsü (Diyarbakır),
  • Kibyra Antik Kenti (Burdur),
  • Yivli Minare Camii (Antalya),
  • Kızılırmak Deltası Kuş Cenneti (Samsun),
  • Sivrihisar Ulu Camii (Eskişehir)
  • Van Kalesi (Van),

UNESCO’nun 1972 yılındaki genel konferansında hazırlanan 38 maddelik Dünya Doğal ve Kültürel Mirası Koruma Antlaşması’nı imzalayan 175’ten fazla ülkenin korumayı garanti ettikleri anıt ve sit arasından Dünya Mirası kıstaslarına uygun bulunanlar listede yer alıyor.

Antlaşmayı imzalayan ülkeler tarafından seçilen 21 ülke temsilcisinin oluşturduğu Dünya Miras Komitesi, ICOMOS ve IUCN aday gösterilen değerler arasından seçim yapıyor ve listeyi oluşturuyor. Ayrıca komite, WHF’yi (Dünya Miras Fonu) yönlendirerek listedeki değerlerin korunmasını sağlıyor.

Uzunköprü@YılmazAYNALI

Türkiye’nin 1983’te sözleşmeye taraf olunduğunu hatırlatan UNESCO Türkiye Milli Komisyonu Başkanı Prof. Dr. Öcal OĞUZ, “Türkiye 1983-1987 yılları arasında da bu sözleşmeyi yürüten Dünya Miras Komitesi’ne üye oldu. Bu dönemden başlayarak günümüze kadar Türkiye‘nin çeşitli kültürel mirasları, dünya mirasları listesine sunuldu. Son olarak İstanbul‘da yapılan toplantıda Ani Kültürel Miras Alanımızın da dünya miras listesine girmesiyle 16 kültürel miras alanımız oldu.” diye konuştu.

UNESCO Dünya Miras Listesi’ndeki alanların dışında, geçici listede 60 miras daha bulunduğunu anlatan Oğuz, Afrodisias miras alanının da gelecek yıl dünya miras komitesinin gündeminde yer alacağını dile getirdi. UNESCO Dünya Miras Komitesi’nin 40. toplantısının İstanbul‘da yapıldığına işaret eden Oğuz, şunları söyledi:

“2013’te Türkiye Dünya Miras Komitesi’ne aday oldu ve şu ana kadar dünya miras komitesine yapılan seçimlerde en yüksek oyu alarak seçildi. Bu yıl da başkanlığını yürütüyor. 10-20 Temmuz 2016 tarihleri için planlanan toplantı 15 Temmuz’daki darbe girişimi nedeniyle ertelenmişti. Ertelenen üç günlük bölümü 24-26 Ekim’de Paris‘te yapılıp tamamlanacak. Böylece de Türkiye‘nin dönem başkanlığı sona erecek ve yeni dönem başkanı Polonya olacak.” Oğuz, Türkiye‘nin sözleşmeye son derece önem verdiğini, çok kısa sürede miras sayısını geçici listede 70’e asıl listede ise 16’ya çıkardığını vurguladı. Türkiye’nin güçlü bir ülke olmasına rağmen sayılarının yetersiz olduğunu vurgulayan Oğuz, “Bu sayılarla orta sıralarda yer alıyoruz.” diye konuştu.

“Amaç kültürel mirası gelecek kuşaklara aktarmak”

Prof. Dr. Oğuz, çalışmalardaki temel amacın ülkedeki kültürel mirasların korunması ve gelecek kuşaklara aktarılması olduğunu ifade etti. Dünya miras listesine giren yerlerin meraklıları ve kültür turizmi yapanları bulunduğuna değinen Oğuz, şunları dile getirdi:

“Mesela dünyada ‘Kültürel miras alanlarını gezenler’ diye grup oluşuyor. Bunlara yönelik de turizm potansiyeli harekete geçiriliyor. Bu tarz miras alanlarının görülmesi, görüldüğü vakit korunması açısından yöre halkının korumaya sağladığı desteğin kendilerine olumlu dönüşlerini görmeleri, bu hareketlerde son derece önemli. Unutmayalım ki temel esas, bu miraslar bize atalarımızdan, binlerce yıl öncesinden gelmiştir. Biz de aynı hassasiyet ve ciddiyetle bunları torunlarımıza, gelecek kuşaklara devretmeliyiz.”

Fotoğraf : Uğur KAYGUSUZ ( Edirne II. Bayezid Külliyesi Sağlık Müzesi ) / Yılmaz AYNALI ( Uzunköprü )

Facebooktwittergoogle_pluspinterestmail