|
Dostlarla dışarıda yenen lezzetli bir yemeğin demi hiç şüphesiz sohbettir. Dost meclisindeki bir sofrada sohbetin demi ise, olsa olsa -tabi tercih edenler için söylüyorum bunu- sizi inceden bir çakırkeyf yapacak miktarda “demlenmek”tir.
Trakya’da lezzet düşkünlerinin bu tercihlerine cevap veren, tabiri caizse “akşamcı” mekanlarına çokça raslarsınız. Eğer Uzunköprü ve civarındaysanız, daha pek çoğunu önerebileceğimiz böylesi mekanlar arasında, müdavimleri birkaç tanesinin adını fısıldar kulağınıza. Bunlardan birisi hiç küphe yok ki, “İsmail’in Yeri” olarak da bilinen “Yeniköy Et Lokantası”dır.
Mekandan evvel Yeniköy’den bahsetmek onun adını dile düşüren bir lezzet durağı olmasını anlamamız için yerinde olacaktır. Yeniköy, Uzunköprü-Havsa yolunun Uzunköprü yönünden 6. km.sinde kurulmuş, ilçeye bağlı bir belde merkezidir. Gerçi,doğusunda akan Ergene nehrinin geniş vadi tabanından yumuşak bir meyille yükselen bir tepenin üzerinde uzanan beldenin idari durumu itilaflı bir konuya dönüşmüş, geçtiğimiz senelerde belde statüsünden düşürülüp Uzunköprü’ye bağlı bir mahalleye dönüştürülmüştür. Buna karşılık Yeniköylüler hak arama mücadelelerini mahkemeye taşımışlar, oradan gelecek kararı beklemektedirler.
Rumeli’nin Osmanlı tarafından fethinden hemen sonra, hatta Uzunköprü’den önce kurulduğu bilinmektedir. Fetih sonrası yöreye yerleştirilenlerin konar göçer Türkmen topluluklarından Naldöken Yörükleri olduğunu tarihi kayıtlardan anlıyoruz. Katıksız bir Türk köyü olmasına karşılık 17 yy sonrası karışıklıklar Balkanlar’ın demografik yapısını değiştirmeye başlayınca, köye ilk Bulgar azınlıklar da adım atmaya başlar. Azınlıkların askere yazılmaması, buna karşılık Türklerin askere gidiyor olması Bulgar azınlığın köydeki etkinliğini artırmıştır. Bunun üzerine 18 yy’da bölgedeki Türkmen nüfus şimdilerde Yunanistan sınırları içerisinde kalan Dimetoka ve Sofulu’ya göç ederler. Bir daha geri dönecekleri 1900’lü yıllara kadar o zamanki adı Yenicekarlı olan Yeniköy bir Bulgar köyü olarak var olmaya devam edecektir. En son mübadelerle yöreden göç eden azınlıklar ve zaman zaman Balkanlar’dan onlara karşılık göç ettirilen başka Türk toplulukların gelmesiyle köyün şimdiki demografik yapısı şekillenmiş olur.
Azınlıklar, ki içlerinde özellikle Bulgar azınlık bu yörenin kültür dokusuna bağcılıktaki deneyimlerini taşırlar. Onların yöreden gidişinden sonra Türk nüfus tarafından da sahipsiz bırakılmayan bağcılık kültürünün yansımaları günümüze kadar etkisini gösterir.
Uzunköprü’nün bu kesimi, Yeniköy-Kırcasalih arasındaki bu bereketli toprakların, “Üzüm sahili-Üzüm kumsalı” diye anılıyor olması, yörenin namını dile düşürdüğü bağcılık kültüründen sebeptir. Köyün ev yapımı şarapları bu sebepledir ki, çok ama çok meşhurdur. Ayrıca bu köyden hasat edilen ürünü değerlendiren, marka haline gelmiş bir de şarap fabrikası vardır. Ürünün bol olduğu senelerde ihtiyaç fazlası ürünler Şarköy’deki şaraphanelere gönderilmektedir. Zira bu yöre bağlarından elde edilen üzümlerin şaraba kattığı renk ve lezzet değerli bulunmaktadır.
İşte bu sebepler yörede akşamcı mekanların çoğalmasını anlaşılır kılmaktadır.
Yeniköy Et Lokantası, Trakya’nın nefasetli hayvanlarından elde edilen et ürünlerinin ve Yeniköy’ün bağcılık kültüründen devşirdiği ürünlerinden sebep edindiği demlenme(!) alışkanlıklarının hepsini bir arada bulabileceğiniz bir konsept sunar.
Yeniköy Et Lokantası beldenin orta yerinde 3 katlı bir binadır. Sair zamanlarda 200 kişi mekanda hazırlanan lezzetlerin tadına bakabilmektedir. Özellikle bahar ve yaz aylarına rasgelen haftasonları, Trakya’nın çeşitli yerleşimlerinden, Çanakkale ve İstanbul gibi yakın yerlerden gelen yoğun talep üzerine sandalye sayısı arttırılabiliyor. Özel toplantılar ve organizasyonlar için de tercih edilen Yeniköy Et Lokantası, esnaf lokantalarına has naif,salaş fakat sıcak havasıyla, özenli ve lezzetli bir servis sunuyor.
İsminden de anlaşılacağı üzere menüde et başrolde bu mekanda. Trakya’da olabildiğince doğal ortamında yayılışıyla yetişen hayvanlardan elde edilen etler karkas halinde mekanın mutfağında işlenmeye başlanıyor. Yeniköy'de özellikle kurban bayramlarında bu beldeye has bir ritüele dönüşen imece yoluyla et kesim ve hazırlanışı, yöre insanının bu konuda da ne kadar mahir olduğunu gözler önüne sermesi açısından önemlidir. Bu örnek yörede et mutfağının gelişimini de izah etmektedir.
Bu arada sorunlarına rağmen Trakya’da hayvancılığın ileri düzeyde olduğunu, başta Havsa, Malkara gibi bu işi büyük titizlikle yapan yerleşimler başta olmak üzere Trakya’da üretim yapılan yerlerden, İstanbul gibi büyük metropollere, bu metropollerin önemli restaurantlarının, otellerinin mutfaklarına bu et ürünlerinin gönderildiğini ve rağbet gördüğünü dile getirmenin yeridir.
Hijyen kurallarına riayet edilerek menüde değerlendirilecek şekillerde ustalarının hassas bıçak darbeleriyle ayrılan etler soslarla lezzetlendirilerek ateş görecekleri zamana değin mekanın soğutucu raflarında yerini alıyor. Bifteklerin, antrikotların, pirzolaların, şişlerin, Uzunköprü’nün kendine has hazırlanış ve pişirme yöntemiyle servise alınan köftelerin, lezzetli yöre sucuklarının ve daha pekçok ürünün yeşilliklerle süslenmiş soğutuculardaki görüntüsü bile iştahınızı kabartmaya yeter. Siz önünde durup ne istediğinize karar verin, gerisine karışmayın.
Menüde seçiminizi gönül rahatlığıyla yapın. Fakat biz size buraya kadar gelmişken kuzu çevirme yemenizi tavsiye edelim. Bahar aylarında buraya gelebiliyorsanız yörede yaygın bir lezzet olan oğlak çevirmeyi de bulabilmeniz mümkün. İkisi de dilinizi damağınıza yapıştıracak lezzetler. Mutlaka deneyin.
Eti bu haliyle tercih etmeyenler için Uzunköprü’den nam alan Uzunköprü köftesi de menüde kendini hissetiren bir başka seçenek. Bu köfte yörede kime sorarsanız sorun, geçtiğimiz yıllarda hayata gözlerini yuman Uzunköprü köftecisi Niyazi Usta'nın ustalığı referans gösterilerek methedilir. Şimdi Uzunköprü köftecisi olarak iş kurmuş tüm ustalar, onun çıraklığından bu yerlere gelmişler ve bu durumu gurur dolu sözcüklerle her yerde dile getirmektedirler.
Uzunköprü köftesinin hazırlanışında özenle seçilen etlerden çekilen kıymanın tatlandırılarak ateşle buluşmasına değin ustalığın gerektirdiği el maharetiyle de işin ancak yarısını halletmiş olursunuz. Şimdi Niyazi Usta’yı Uzunköprü köftesiyle yad etmemize sebep olan ustalığındaki o mahirliğin diğer yarısı ızgarasının başında köfteleri pişirmesinde gizlidir. Uzunköprü köftesi ateş üzerinde demlene demelene, sık sık çevrilerek pişmelidir. İnanın Trakya’nın birbirine çok yakın yerleşimlerinde yörenin ismiyle anılan bu denli çok köfte çeşidinin sunuluyor olması ( Uzunköprü köftesi, Tekirdağ köftesi, Kırklareli köftesi, Ahmetbey köftesi, satır köfte, papuç köftesi…vb ) sizi şaşırtsa da, aralarındaki lezzet farkını tattığınızda duyabilir ve hak verirsiniz.
Sözüm ona; Uzunköprü köftesi Yeniköy Et Lokantası’nda da hak ettiği karşılığı bulan bir lezzet olarak menüde dikkatleri çekiyor.
Üç katlı mekanın alt katı daha çok sohbeti koyultan erkeklerin, diğer iki katı ise ailelerin rağbet ettiği bölümler. Her katta müşteriye çabuk hizmet sunabilmek için ayrı servis bölümleri var. Alt kat asma tavanlı ayrı bir bölmeye daha sahip yüksek tavanlı hacimli bir salon olarak karşımıza çıkıyor. Üst katlara salon içerisinden çıkan merdivenler olmasına karşılık, ailelerin rahatlıkla üst kata ulaşabilmeleri için bu kata girmeden kullanabilecekleri ayrı bir giriş daha mevcut. Özellikle geniş cam açıklıkların ve ahşabın sıcak dokusunun bir araya geldiği ferah çatı katı, yemeğinizi alırken köyün ve aşağılarda Ergene ovasının engin manzarasını izlemek isteyenlerin de tercihi. Her katta televizyon üniteleri ve ses sistemi mevcut. Yeniköy Et Lokantası'nın değişik köşelerinde beldenin bağcılık kültürüne atıf yapan objelere yer verilmiş.
 
Bir akşamcı sofrasının olmazı içkiler arasında, Yeniköy’deki şarap fabrikasının markasını yaygınlaştırmak üzere onun baskın olduğu ve diğer markaların yer aldığı şarap menüsü öne çıkıyor. Buna rağmen ev yapımı Yeniköy şaraplarından müdavimleri muhakkak tatmak isterler. O bambaşka bir şeydir. Mezeler ise ortalamanın ötesine geçemiyor.
Müzik ise böylesi mekanların vazgeçilmezidir. "Geçiyordum, bir içeri bakalım dedik" edasıyla aniden mekanın kapısından giriveren "ince çalgıcılar" masaların arasında en demlenmişleri (!) hemen buluverir. En basitinden bir gırnata, bir cümbüş, bir keman ve bir darbukanın oluşturduğu ince çalgıların tınılarıyla öpüşen, müziğin ilmini anne karnında yapmış Roman müzisyenlerin kimi zaman efkar kimi zaman coşkuyla seslendirdikleri nağmeleri Trakyalı bir hissedişle hemen mekanda karşılık buluverir.
Ve o şarkı mutlaka söylenir: "Bu akşam bütün meyhanelerini......."
Bu mekan işletmecisinden sebep “İsmail’in Yeri” olarak da biliniyor. Fakat burada bir kafa karışıklığına açıklık getirmek yerinde olacaktır. Hemen 7-8 km uzağındaki Kırcasalih’te de “İsmail’in Yeri” diye bir başka mekan daha var. Üstelik de Yeniköy Et Lokantası gibi çok meşhur bir yer. Her ikisinin de farklı iki işletmecisin adlarının İsmail oluşundan sebep bu isimle biliniyorlar. Birbirlerinden müşteri çalmamak için diğer isimleriyle aradaki farka dikkat çekiyorlar. Kırcasalih’te bulunan “İsmail’in Yeri”nin diğer ismi “Volkan Et Lokantası”, size sayfalarımızda anlattığımız “İsmail’in Yeri”nin diğer ismi ise “Yeniköy Et Lokantası”. Gelmek isteyenler buna mutlaka dikkat etmelidirler.
Yeniköy Et Lokantası
( İsmail’in Yeri )
Yeniköy Beldesi / Uzunköprü
|