Edirne’nin Meşhur “Buz Bayırları”

Trakya 2017 yılını tüm yöreyi baştan başa beyaza boyayan, uzun yıllardır görülmemiş kar yağışları, yağışa eşlik eden dondurucu soğuklarla karşıladı. Balkanların her daim açık kapısından Trakya’nın her yerine süzülen fakat bu defa tüm heybetiyle gelen kar, şüphesiz Edirne’ye bir başka yakıştı. Hal böyle olunca; “Nerede o eski kışlar?” diye başlayan sohbetler, devr-i saltanatına yetişmiş Edirneliler’in usuna “Buz Bayırları”nı yeniden düşürdü.

Edirne’nin Kara Kışla İmtihanı

Türkiye’nin Balkanlar’a açılan kapısıdır Edirne. Hani yazı pehlivan çatlatan çetin bir  yazdır ama kış geldiğinde hele o kapı bir aralık kalmayagörsün; insanın iliklerine işleyen bir soğuk o kapıdan tüm Trakya’ya süzülür, beraberinde getirdiği bembeyaz yorganı çekiverir üzerine.

Görgü tanıkları eski kışların çok çetin geçtiğini aktarırlar. Bir saç örgüsünün kolları misali Edirne’nin merkezinde birbirine bağlanan Arda, Tunca ve Meriç nehirlerinin doğdukları Bulgaristan ve Yunanistan’dan itibaren buz kütlelerini şehre getirdiğinden, Edirneliler’in bu nehirlerin boynuna gerdanlık gibi dizilmiş ata yadigarı taş köprülerden bu koca koca buzları seyretmeye geldiğinden bahsederler. Bazen bu buz kütleleri köprünün açıklıklarını öyle doldururmuş ki, köprünün daha sığ yüzeylerinin üzerinden aşarak karşı tarafa geçermiş.

Köprüce Bayırı Kızak Yarışları

Mevsimlerin devinimini her daim önemsemiş yöre halkının kışın en çetin günlerini tıpkı hıdırellez, nevruz, kakava, kırkbirotu gibi bahar kutlamaları, yaz sonu harman şenlikleri, sonbahardaki bağbozumu gibi özel kutlamalarla öne çıkardığını biliyoruz. Örneğin; Müslüman ahali Bocuk Gecesi denen ve kışın en sert gecesi olduğuna inanılan bir geceyi çeşitli ritüellerle donatılmış bir gelenek gibi kutlarken, mübadele öncesi yörede yaşayan Hristiyan ahali ise bu geleneği kendi ritüellerini kuşanarak “tahta atımı” ismiyle kutlarlardı.

Eve kapanmanın kaçınılmaz olduğu kış gecelerini eş-dostla geçirmenin yolu olarak Edirne’nin ileri gelenleri “Helva sohbetleri” düzenlerler, böylelikle sosyal hayattan kopmamaya çalışırlardı.

Edirne’nin meşhur kara kışları bazense ekonominin çarklarını farklı bir şekilde işletmenin yolu oluverirdi…Elektiriğin olmadığı dönemlerde Edirne’nin meşhur buzhanelerinin gereksinimi olan kar-buz kalıpları Lalapaşa gibi yüksekçe yerleşimlerden temin edilirdi. Bu adeta bir iş kolu olmuştu. Eskiler buralardan manda arabalarına yüklenen kar-buz yığınlarının Kaleiçi’ndeki buzhanelere getirildiğini, bu manda arabalarının oluşturdukları kuyruğun Saraçhane’ye değin uzandığını aktarırlar.

Edirne’nin Meşhur Buz Bayırları ve Kızak Yarışları

Edirne’nin meşhur buz bayırlarında düzenlenen kızak yarışlarının sonuncusu 1985 yılında dönemin Edirne Belediye başkanı İbrahim AY tarafından hayata geçirilmek istenmişti. Bu sebepledir ki orta yaş ve üzeri kuşağın hafızalarında hala diriliğini korumaktadır. Buz bayırları kızak yarışlarının bir gelenek gibi yürütüldüğü, bilebildiğimiz en şaşaalı dönemi olan 60’yı yıllara kadarki en kapsamlı ve daha eski bilgileri ise Edirne’nin yaşayan en büyük kültür aktarımcısı, Edirne sevdalısı Dr. Ratip KAZANCIGİL‘in notlarından öğreniyoruz.

KAZANCIGİL, Edirne’nin meşhur buz bayırlarında kızak yarışlarına katılmanın bir nam göstergesi olduğundan bahseder. Kırkpınar çayırında başpehlivan olmak neyse, buz bayırında kızak yarışının kazanılması o denli gurur verici görülürdü.

Köprüce Bayırı ( Buz Bayırı ) Kızak Yarışları

Onun notlarında buz bayırlarının nasıl hazırlandığını ve geleneğin nasıl işlediğinin ipuçlarına rastlıyoruz. Buna göre; kışın çetin geçtiği, kar yağışının çok sıcaklığınsa eksilerde seyrettiği dönemlerde buz bayırlarının hazırlanması kaçınılmazdı. Böylesi kışlar çattığında buz bayırlarının hangi mevkide hazırlanacağı duyurulur, halktan bu işi bilenler parkurun hazırlanması için çağırılırdı. Buz bayırlarındaki parkurların hazırlanmasında yaşı daha ileri olanlar ve kızak kaymış olanlar görev alırken, daha gençler ise bu bayırlara fazladan kar taşınması gibi kuvvet gerektiren işlerde çalışırlardı. Öyle ki, Edirneli delikanlılar manda arabalarıyla olduğu kadar sırtlarında küfelerle bu bayırlara kar taşırdı.

1935 yılına kadar tatil günü Cuma olduğu için, parkurlar bir gün öncesinden hazırlanmaya başlanırdı. Daha sonra şimdiki hafta sonu tatillerine göre ayarlanır olmuştur. Bu durum 60’lı yılların sonuna kadar sürmüştür. Zaman zaman canlandırılmak istenen buz bayırı kızak yarışlarının en sonuncusu ise 1985 yılında dönemin belediye başkanının gayretleriyle düzenlenmiştir. Bu tarihten sonra malesef bu gelenek sürdürülememiştir.

Buz bayırı parkurunun hazırlanmasına bayırın en üst noktasından başlanırdı. Buzun oluşturulacağı parkura getirilen karlar yığılır, parkurun çevresi yükseltilerek hatları belirginleştirildirdi. Parkur buz bayırı ustalarınca ıslatılarak küreklerle vurularak sıkılaştırılır, yeniden bir kat kat atılarak yeniden ıslatılır ve kazılacak pistin sıkıca tutunması sağlanırdı. Gece boyunca ayazı yiyen ıslatılmış ve sıkılaştırılmış parkur cam gibi bir buz pistine dönerdi.

Buz Bayırı ( Köprüce Bayırı ) Kızak Yarışları

Parkur boyunca 100-150 metrede bir 40-50 santimlik sıkılaştırılmış kar engeli konulurdu. Bu engele “atlanbaç” denilirdi. Böylece meşhur kızak kayıcıların zaman zaman parkurdan birkaç metre yükselerek maharetlerini sergilemesi, seyirciyi heyecanlandırması arzulanırdı.

Seyirciyi coşturmanın bir diğer yolu ise bu yarışlarda davul zurna ekiplerinin bulunmasıydı. Zaten kodlarına işlenmiş bir musikişinaslıkla hemhal Edirneliler, böylelikle yarışmaların coşkusuna çok daha fazla kapılırlardı.

Bu engellerin bir başka görevi daha vardı : Buna göre parkurun sonuna doğru iki yana dikilmiş direğe gerilmiş belli yükseklikte bir ip bulunurdu. Bu ipe bazen üzerine altın iliştirilmiş Türk bayrağı, bazense esnafın vereceği hediyelerin isimlerinin yazıldığı pusulalar iliştirilirdi. Her kim kızakla o yükseltiye ererek hangi pusulayı almışsa, orada yazan hediyelerin sahibi olurdu.

Bu yükseltiye eren kızak kayıcıları “askıcı” diye dillendirilirdi. Ratip KAZANCIGİL, son dönem askıcıların meşhurları (  Notlarında tarih vermediği için bu dönemi tam bilemesek de muhtemelen 60’lı yıllarda düzenlenen son yarışlardan bahsetmektedir. ) hakkında bizi bilgilendirmektedir. Bu aktarımlarında dönemin isimleri ve lakap zenginliğinden de haberdar oluyoruz. Kimler yoktur ki ? KAZANCIGİL’in notlarından aktarıyoruz…

“Yakın tarihin en ünlü askı alan kişisi Kıyık semtinden Haşlamacılar’ın Hüseyin’di…Ya ikinciler ? İkinci derece askı alanlar; Güzelcebaba’dan Ekmekçi Şakir ve Kardeşi Ahmet idi…

Köprüce ve Arnavut bayırından Hacı Galip Efendi ve kardeşi Ahmet Ağa ile bunların çocuklarından Hafız Mahmut Efendi ünlüler arasındaydı. Köprüce semtinden sıvacı Kuru Mustafa ( atlanbacı da Mustafa Ağa yapardı ), faytoncu Ahmet, kurşuncu Rıca Ağa, çubukçu Rasim Çavuş, suyolcu İdris, tütüncü Arif, bekçi Arap mehmet, kaçakçı Dimetokalı Büyük İhsan ve Tırtık İbrahim…

Muradiye semtinin buz kayıcıları ise şu isimlerden oluşmaktaydı : Buğdaycılar’ın Hüseyin, Tatar İsmail Ağa, bakkal ve balıkçı İbrahim Kasım Efendi, berber Reşit, cimpiri Kazım, kaçakçı Domrucalı Kamil Ağa damadı Hakkı Efendi…

Diğer semtlerde buz kayan Edirneliler’e gelince…

Karanfiloğlu’ndaki Tahtalı hamam sahiplerinden İbrahim Efendi, eski mal müdürü Rasim Efendi ve kardeşleri, Eski Cami imamı Hafız Rakım Efendi, polis Nazmi Efendi, başkomiser İbrahim bey…

Bunlar arasında kaldırımcı Kadir Ağa adında biri vardı ki ( Hafız Rakım Efendi’nin yetişkinliği tarihlerde yetmiş yaşında imiş…) o, göğsünü kaplayan beyaz sakalı ile buz bayırlarında gençlerle yarışırdı.”

Buz bayırlarının zorluk derecelerine göre ün yapmış olanları vardı. Hazırlanan o parkurlarda kızak yarışlarına katılmak ve izlemek paha biçilmezdi. Peki bu buz bayırları hangileriydi ?

KAZANCIGİL, buz bayırlarında kızak yarışlarına 8-10 yaşından 60-70 yaşına kadar herkesin katılabildiğini bahseder. Katılacaklar önceleri mahalle aralarında basitçe hazırlanmış buz parkurlarında kayarak seneler içinde tecrübe edinirler, sonra ikinci derece zorlukta görülen buz bayırlarına gidip yarışırlar, namlarını duyurmaya çalışırlardı.

İkinci derece zorluktaki buz bayırları şunlardı : Kurşunlu Hanı civarındaki Tekke Bayırı, Taşlık’taki Musalla Bayırı, Güzelcebaba’daki Cinci Bayırı ile Beylerbeyi Bayırı, Tekkekapı’da Taya Hatun Bayırı ile Kıyık’taki Mahmut Ağa Bayırı…

Köprüce Bayırı Kızak Yarışları-Edirne

Ya birinci derece zorluktaki buz bayırları ?

Şüphesiz içlerinde en meşhuru ve herkesin kaymak için can attığı Köprüce Bayırı’ydı. Köprüce Bayırı Şükrüpaşa sırtlarındaki su deposundan aynı adlı cadde ( Köprüce Bayırı Caddesi ) boyunca Güzelcebaba’ya doğru inerek Ayşekadın Camii karşısında Talatpaşa Bulvarı’na bağlanan yokuştu.

Arnavut Bayırı ve Muradiye Bayırı ise Muradiye Camii yakınlarında yer almaktadır.  Kırlangıç Bayırı ise İsmail Ağa Camii’nden Selimiye’ye doğru yükselmektedir. Bademlik Bayırı ise Yenimaret semtindedir ve Bademlik mezarlığına doğru uzanmaktadır. Yıldırım’da bulunan Sarıbayır da birinci derece diyebileceğimiz buz bayırlarından sayılırdı.

Yukarıda da bahsettiğimiz gibi bu gelenek 1985 yılında dönemin belediye başkanı İbrahim AY zamanında son kez canlandırılmak istendi. Hatta kendisi de Arnavut Bayırı’nda düzenlenen yarışta kızak kayarak katkı sundu. AY, o günlere dair hatıralarından bahsederken, bu son yarışlarda çekilen bir fotoğraf karesinin Çin’de düzenlenen bir fotoğraf yarışmasında mansiyon ile ödüllendirildiğinden bahseder.

Edirne -Köprüce Bayırı Kızak Yarışları

İki yıl sonra 1987 kışı Trakya’nın, hele ki Edirne’nin gördüğü en çetin kışlardandır. Yer yer bir buçuk iki metreye varan kar yağmasına rağmen, bu gelenek malesef birdaha sürdürülememiştir. Ancak bu özel kış eğlencesinin hatırasını diri tutmak için, 2007 yılında dönemin belediye başkanı Hamdi SEDEFÇİ tarafından Köprüce Bayırı’na, o dönemin meşhur kızak yarışlarına ait bir fotoğraftan esinlenerek tasarlanan “kızak kayan adam” heykeli konulmuştur. O heykel de günümüzde bakımsızlık içinde, ilgi beklemektedir.

Kaynak : Ratip KAZANCIGİL, T.C. Edirne Valiliği Dergisi, Sayı 35     Fotoğraflar : İbrahim AY Arşivi

( Edirne’nin bir başka kültür taşıyıcısı, Sayın Cengiz BULUT‘a teşekkürlerimizle…)

 

Facebooktwittergoogle_pluspinterestmail