Ganohora Restaurant

“İsmiyle müsemma” derler ya; Şarköy’e 6 km uzaklıktaki İğdebağları köyüne, bağlar bahçeler arasından kıvrıla kıvrıla yükselen keyifli bir yol ile ulaşırsınız. İğdebağları köyü aynı zamanda yörenin tüm panaromasına hakim konumda oluşuyla eşsiz bir manzara sunar gelenlere.

Kendini sadece buram buram kokusuyla ele veren iğde ağaçları nereye saklanmıştır; bu manzarayı görünce anlarsınız ancak. Köyden aşağılara doğru, iğde ağaçlarını da sarıp saklayan üzüm bağları ve zeytin ağaçları bir deniz gibi kuşatmıştır dört yanı. Ve; zeytin denizi biter, başlar leb-i derya…

Eğer bu eşsiz manzarayı sıcak bir dost sohbeti ve keyifli bir yemek ile taçlandırmak isterseniz, gitmeniz gereken yer mutlaka Ganohora olmalıdır.

Ganohora ve İğdebağları adlarının kaynağı

1924 Büyük mübadelesi öncesinde yörede Rumlar’ın yoğun yaşadığı, izlerini bugüne değin takip edebildiğimiz zengin ve renkli bir kültüre sahne olan geniş bir bölgeyi tanımlamakta kullanılan bir isimdi, Ganohora.

Gaziköy, mübadele öncesi dönemlerde gerisinde uzanan Ganos Dağları’na bir atıf olarak Ganos ismiyle anılıyordu. Hoşköy ise yakın zamana kadar Rumlar’ın verdiği Hora adıyla seslendirildiğinde kimseler şaşırmıyordu. Döneminde azımsanmayacak sosyo-ekonomik bir güce erişmiş bu yöre, bağcılık kültürün de merkeziydi. Her iki yerleşimin Rumca adlarından türetilmiş Ganohora geniş bir coğrafi bölgeyi anlatabilmek için kullanılan bir isim olduğu kadar, o derin köklerden beslenen kültürü ve sosyo-ekonomik gücü de çağrıştırmaktaydı.

Yukarıda sözünü ettiğimiz Ganohora panaromasını kuşbakışı seyreden İğdebağları köyü ise Şarköy’ün karakteristik bir diğer yerleşimi… Rumeli’nin fethiyle Suriye Arapları’ndan yörüklerin iskan edildiği köy, bu sebeple Araplı ismini almıştır. Mübadeleye yakın zamanlara değin yörede Rum nüfusun artmasıyla köyün demografik yapısı Rum nüfus lehine değişmiştir. Büyük mübadele sonrası yöreye Rumelili göçmenler yerleştirilir. Bu yörede çokça yetişen iğde ağaçları ve alabildiğine uzanan bağlarından sebep bu köy İğdebağları ismini alır.

Şehirsiz bir hafta sonu

Yıllarca İstanbul’da turizm işiyle uğraşmış olan Mesut MAHMUTOĞULLARI, herhangi bir gelir-geçer tatilci olarak uğradığı Şarköy ve civarını keşfederken yolunu İğdebağları köyüne de düşürür.

Kendi sözlerinden aktarıyorum; “Bu manzarayı gördüğüm andan itibaren burada kalmak istediğime karar vermiştim.” diyor Mesut bey. “Şehrin hepimizi kuşatan yoğun koşturmacasından ve keşmekeşinden kaçabilmek için buradan güzel bir yer bulunamazdı…”

Turizmden devşirdiği tüm deneyimlerini, yörenin kendi değerleri üzerinden yeni bir vizyonla kalkınabilmesi için İğdebağları köyünün hizmetine sunmaya karar verir. Henüz bir seneyi devirmişken yörenin en çok ziyaretçi ağırlayan mekanı olmayı başaran Ganahora; bir lezzet durağı olmasının çok ötesinde, Mesut beyin hayallerinin ve İğdebağları için çabaladığı vizyonun da merkezi oluverir bir anda.

Mesut bey, Trakya’nın pek çok kesiminden, İstanbul gibi emek yoğun yaşanan diğer şehirlerden gelecek misafirleri “Şehirsiz bir hafta sonu…” sloganıyla ağırlamaya talip olduklarını söylüyor. Bu maksatla İstanbul’dan hafta sonu turları düzenleyerek pek çok kişinin değişik maksatlarla yöreye gelmesine önayak oluyor.

Hal böyle olunca; Ganohora ve İğdebağları köyü; bir lezzet durağı olmasının yanında, fotoğraf tutkunlarının, doğa gezginlerinin, deniz turzmi yahut Uçmakdere’de yamaç paraşütü yapan ekstrem spor tutkunlarının, özellikle bağbozumu dönemlerinde yoğunlaşan kültür turlarının gözde mekanı oluveriyor.

Bu maksatla İğdebağları’nda pansiyon olarak bir de köy evi açan Mesut bey, ihtiyaç halinde köylülerin evlerini de pansiyon olarak değerlendiriyor. Gelen ziyaretçilerin ihtiyacı olan pek çok ürünü köylünün üretiminde temin ettiği gibi, Ganohora’nın mutfağında lezzet devşirenlerin başında İğdebağları’nın hamarat kadınları yer alıyor.

Düğün nişan gibi kutlamalar, toplantılar, seminerler, yaz dönemleri için eğitim ve spor kampları gibi pek çok organizasyonda Ganohora’nın ve İğdebağları’nın adını ileriye taşımak üzere, köylüye kendi değerleri üzerinden bir vizyon sunuyor Mesut bey.

Bir lezzet durağı olarak Ganohora

Köyün hemen girişinde, Tekirdağ yönünden Şarköy ve ötesinde Gelibolu yönüne doğru alabildiğine uzanan panaromasına hakim bir mevkide kuruludur Ganohora. Çam ağaçları arasında teraslanmış yemyeşil bir kır bahçesine de sahip olan mekan, kapalı yeme içme üniteleriyle yörenin meşhur şaraplarını da tadabileceğiniz bir şarap evini de bünyesinde barındırıyor. Ganohora bu haliyle bir restaurant-cafe-bar konseptiyle karşımıza çıkıyor.

Oldukça zengin bir menüye sahip Ganahora…

Yöresel lezzetleri tadabileceğiniz seçenekler arasında çiğ börek başı çekiyor. Sırf bu lezzetli çiğ böreklerden tadabilmek için yolunu buraya çevirenlerin bir hayli fazla olduğunu söylemeliyim. Aslında bir Kırım-Kafkas lezzeti olan çiğ börek dilimize yanlış yerleşmiş bir lezzet. Kırım-Kafkas lehçesiyle “Çi” kelimesi “Güzel” anlamına geliyor. Bu böreğin orjinali de aslında “Çi börek”. Gelgelelim, iç harcında kullanılan kıymanın çiğden katılıyor olmasından sebep olmalı, dilimize “çiğ börek” olarak yanlış yerleşmiş.

Balkanlarda “şu’börek”, “şu’berek”, “şır börek” gibi birbirinden etkileşimle türetildiği aşikar bu lezzet, Trakya’da ise “yarımca” adıyla biliniyor. Bir tabak büyüklüğünde açılan çok ince olmayan bir hamurun bir kenarına kıymalı iç harç yerleştiriliyor. Diğer yarısı harcın üzerine yarım ay şeklinde kapatılıyor. Kızgın yağda iki yüzü kızartılan böreği irice bir puf böreği gibi de düşünebiliriz aslında. Fakat Ganohora bu yöresel lezzetin hakkını fazlasıyla veriyor. Bir eleştiri olarak, iç harcın biraz daha fazla tutulması gerektiğini eklemiş olalım…

GanohoraÇiBörek

Ustasının döktürdüğü Osmanlı tandırı ise tam bir damak çatlatan lezzet. Etler iri doğranmış soğan dilimleri, diş diş sarımsak, defne yaprağı gibi lezzet ve aroma bağlayıcılar ile derince bir pişirme kabına alınıyor. Etleri de kaplayacak şekilde üzerine yoğurt gezdirilip marinasyona alınıyor. Et en az birkaç saat bu şekilde dinlenmeye alınıyor. Yoğurtla kaplanmış etler taş fırına verilip pişmeye alınıyor. Yaklaşık 3-4 saat boyunca taş fırında pişen etler çatala gelir iri parçalar halinde didikleniyor. Bir tavada tereyağı toz kırmızı biber ve arzuya göre baharatlarla hazırlanan sosa etler ilave edilip bir süre bu sosta soteleniyor. Sofraya iri dilimler halind ekızartılmış patates dilimleri ve etin yakışığı bulgur pilavı ile servis edilen Osmanlı tandırı Ganohora’da denenmesi gereken bir lezzet.

Kafkas tandırı ise bu aşamaya gelmiş Osmanlı tandırı yemeğinin yufkaya sarılarak bir börek gibi yeniden fırınlanmasıyla hazırlanıyor. Bir fırın tepsisine alınan yufkanın fazla kısımları tepsiden aşırılarak ortasına Osmanlı tandırı yemeği dökülüyor. Bir kenarına patates kızartmaları, bir kenarına bulgur pilavı eklenip yufkanın taşan kısımları yemeğin üzerine kapatılıyor. Yumurta sarısı bir parça yağ ve yoğurt ile inceltilip yufkanın üzerine sürülüyor. Üzerine çeri domates, biber dilimleri ilave edilip taş fırında üzeri nar gibi kızarıncaya değin fırınlanıyor.

Avcı böreği, paçanga böreği gibi bildik lezzetlere, değişik iç harçlarla hazırlanan gözlemeler, ev börekleri ve nefis mantı eşlik ediyor. Bu yöresel lezzetleri tamamlayan köy kahvaltısı ise tam bir yöresel zenginliği barındırıyor. Tamamen organik ve köyün bahçelerinde yetişen mevsim sebzelerine, yörenin zeytinyağı, zeytini, nefasetli balları, reçelleri, sütü, tereyağı, köy yumurtaları eşlik ediyor.

Denizle soluyan Şarköy kıyılarından ve yine çok uzakta olmayan Saros kıyılarından balık haline gelen lezzetli balıklar düşünüldüğünde, Ganohora’nın mutfağında bu lezzetleri bulamamak düşünemezdi. Eğer ki deniz mutfağı varsa, mezeler ve zeytinyağlılar da mutlaka menüde yerini almalıdır. Öyle de oluyor…

Ganahora’nın et menüsü ise Trakya’nın bu konudaki damak tadına atıflar yapan lezzetleri bir arada barıdırıyor. O bildik ızgaraların yanısıra, Keşan’ın adınını dile düşüren satır etini, ustalarının elinden Trakya’nın pek çok köşesinde damağınız çatlayarak tadabileceğiniz kuzu ve oğlak çevirmesini mutlaka denemelisiniz.

Kimlikli bir mutfağı tek tipleştirdiğini düşündüğüm ortalama kebap çeşitleri Ganahora’nın menüsünde de yer alıyor. İşletmecilik açısından “Müşteri her an her şeyi isteyebilir, yok demek olmaz…” diye bahaneler üretilebilir. Fakat Ganahora kimlikli bir menüde ısrarcı olup, kolaycılıktan olabildiğince kaçınmalı fikrinden yine de vazgeçemiyorum bir türlü.

Tatlı menüsü yine yöreye özgü lezzetleri daha öne çıkartan az ama öz bir içeriğe sahip. Peynir helvası ve höşmerimin Trakya mutfağında özel bir yeri olduğunu söylemeye gerek yok sanırız. Köy kadınlarının hazırladığı ev baklavaları ve tatlılar menüde yer alıyor. Kemalpaşa tatlısı yerine yöre kimliğinden beslenen Hayrabol tatlısını görmeyi daha arzu edebilirim aslında. Peynir helvasının servisini dondurmasız düşünmek olmaz. Fakat Şarköy’de 1980 yılından beri hizmet veren, adını dile düşürmüş Veis’de dondurma tadanlardansanız, Ganohora’da da dondurma menüde yer aldığı için şaşırmamanız gerekir.

Türkiye’de marka haline gelmiş, yörede fabrikaları bulunan firmaların şaraplarını bulabileceğiniz Ganohora şarapevi ise kendi müdavimlerini bu mekana çoktan çekmeyi başarmış görünüyor.

Köylülerin hazırladıkları yöresel ürünler için Ganohora’da bir de satış standı oluşturulmuş. Salçadan tarhanaya, turşudan reçele, baldan zeytinine ve zeytinyağına kadar pek çok ürünü satın alabiliyorsunuz.

Manzara muhteşem

Ganohora tüm bu gerekçelerin ötesinde eşsiz manzarası için dahi gelinebilecek bir mekan. İki teras halinde Marmara denizinin pırıltılı sularına bakan yemyeşil bahçesinde manzarayı seyretmeye doyamayacaksınız. Tekirdağ yönünden Şarköy’e, onun daha da ötesinde Çanakkale boğazının girişine değin Trakya kıyılarını; Karabiga önlerinden Erdek körfezine doğru uzanan Anadolu kıyılarını; Marmara denizinin orta yerinde bulunan Marmara, Avşa, Ekinlik ve Hayırsız Ada’nın eşsiz manzarasını seyredebilirsiniz.

Çanakkale boğazını geçen ya da boğaza girmeye hazırlanan gemiler önünüz sıra yol alırken, gökyüzünün maviliğine düşen karbeyaz bulutlar değil, çığlık çığlığa martılardır çok zaman. Bu manzarayı gün batımı renkleriyle seyretmek ise tarifsiz güzelliktedir.


GANAHORA

RESTAURANT & CAFE & BAR

Adres : İğdebağları Köyü Girişi / Şarköy – TEKİRDAĞ

Tel : 0 282 518 49 74 – 0 532 302 09 33 – 0 505 808 07 57

 

Facebooktwittergoogle_pluspinterestmail