Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK’ün Kırklareli Ziyareti

Kırklareli özelinde, Trakya’nın tarih ve kültür varlıkları üzerine araştırmalarıyla tanıdığımız Barış TOPTAŞ, kalemini bu defa Kırklareli’nin derin hafızasının çok müstesna bir hatırası için oynattı. Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK‘ün Kırklareli ziyareti için…

Birçok çalışması ile sayfalarımıza konuk olan ve kıymetlendiren Barış TOPTAŞ, şimdi de “Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK’ün Yurt Gezilerine Genel Bir Bakış ve Kırklareli Ziyareti” isimli çalışmasını Trakya Gezi Rehberi okuyucularıyla paylaşıyor.

Zengin içerikli, itinalı bir araştırmanın ürünü olan çalışmasını okuyucularımızla buluşturan Barış TOPTAŞ‘a sayfalarımıza kattığı değer için teşekkür ediyor, sizleri bu kıymetli araştırma yazısı ile başbaşa bırakıyoruz.

_____________________________________

TEŞEKKÜR

Büyük bir mücadele ile kazanılan, bağımsızlık savaşı sonrası kurulan, Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin her alanda gelişmesi, kalkınması ve medeni devletler seviyesine ulaşması için yapılan çalışmalarda, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün Yurt Gezilerinin çok önemli bir yeri vardır.

Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün 20 Aralık 1930 tarihinde gerçekleştirdiği, Kırklareli Ziyaretinin de, bu anlamda ayrı bir yeri bulunmaktadır.Kırklareli’de sadece bir gece geçiren Gazi Mustafa Kemal Atatürk, bu ziyaretin kısa süreli olmasına karşın, İlin Şeker Fabrikasından, Valiliğine, Belediyesinden, Askeri Komutanlığına, Türk Ocağından,  Ziya Gökalp İlk Okuluna ve Halk Fırkasına kadar birçok kurum ve kuruluşunu ziyaret etmiş, şehrin cadde ve sokaklarında yürüyerek halk ile yakın temas kurmuş, halkın sorunlarını dinlemiş, tarımdan sanayiye, eğitimden kültüre, yurt sorunlarından, askeri ve siyasi konular hakkında konuşmuş, fikir ve bilgi alışverişinde bulunarak birlik ve beraberlik mesajı vermiştir.

Bu çalışmada, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün 19-25 Aralık 1930 tarihlerinde gerçekleştirdiği, Trakya Gezisi kapsamında yapmış olduğu Kırklareli Ziyareti ile ilgili, ciddi bir araştırma yapılmış, araştırma sonucu, yeni ortaya çıkan ve daha önce yayımlanmamış tüm bilgi ve belgeler incelenmiş, konu hakkında yayımlanan bilgi ve belgeler ile  derlenerek bu çalışma ortaya çıkarılmıştır.

Bu bağlamda, bu çalışmanın ortaya çıkmasında katkısı olan başta, bu ziyaretin canlı görgü tanığı, tanıklık ettiklerini “Kırklareli Vilayetini Tarih Coğrafya Kültür ve Eski Eserleri Yönünden Tetkik” adlı eserinde bizimle paylaşan merhum gazeteci Ali Riza Dursunkaya’yı rahmet ile anıyor, ziyaret ile ilgili bugüne kadar yayımlanmış tek kitap olan “20 Aralık 1930 Atatürk Kırklareli’nde” Eserin yazarı Sevgili Nazif Karaçam Hocama, konu hakkında yaptığı araştırmalar sonucunda, dönemin yayımlanan gazetelerini arşivinde bulunduran ve bizlerle paylaşan Sevgili Ali Arslan Hocama, yine bu konudaki çok önemli çalışmalarını benimle paylaşan, Kırklareli Üniversitesi, Tarih Bölümü Öğretim Üyesi Yrd.Doç.Dr. Türkan Doğruöz Hocama, Alpullu Şeker Fabrikası Yönetimine, Kırklareli Kültür Müdürlüğünden Zekeriya Kurtulmuş Bey ile Kütüphane Müdürümüz Hilal Sıcak Hanıma, bu konudaki çalışmalarından dolayı, Teoman Kardaşlar Bey ve Ruhan Çelebi Hanıma, fotoğrafları ile destek veren Tülay Toptaş ve Necla Baysan’a konu ile ilgili bugüne değin yapılan, yayımlanan tüm belge ve eserler sahiplerine,bu çalışmanın oluşmasına kaynak olan başta, Genel Kurmay Başkanlığımız olmak üzere, her anlamda yardımlarını esirgemeyen herkese sonsuz teşekkürler.

Barış TOPTAŞ

Kırklareli – 2016

_______________________________________

GAZİ MUSTAFA KEMAL ATATÜRK’ÜN
YURT GEZİLERİNE GENEL BİR BAKIŞ

Atatürk’ün Yurt Gezilerinin Önemi

Türk milletinin, çok büyük bir mücadele sonucunda kazanmış olduğu, bağımsızlık savaşı sonrası kurulan, Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin her alanda gelişmesi, kalkınması ve medeni devletler seviyesine ulaşması için yapılan çalışmalarda, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün Yurt Gezilerinin çok önemli bir yeri vardır.

Ülkenin dört bir yanını, doğusundan batısına, kuzeyinden güneyine, karış karış gezmiş, toplam elli iki ili ziyaret etmiştir. [1] Bu gezilerde, halk ile yakın olmaya büyük özen göstermiş, halk ile içi içe gelerek, onların sorunlarını dinlemiş, sorunlarının çözümleri için yardımcı olmuş, Ülke genelinde yapılanlar ve yapılacak hakkında bilgiler vermiş, görüşlerini alarak çeşitli tespitlerde bulunmuştur. Ziyaret edilen birçok kurum ve kuruluştan, yapılan çalışmalar hakkında bilgiler alınmış, eksiklikler tespit edilerek, geleceğe yön verilmeye çalışılmıştır. [2] Gazi Mustafa Kemal Atatürk, genelde yapılması planlanan yenilikleri,yaptığı yurt gezilerinde açıklamış,  halkı ikna ve motive edici bir yaklaşım içinde olmuştur. [3]

Atatürk’ün Yurt Gezilerinde Kullandığı Deniz Araçları

Gazi Mustafa Kemal Atatürk, gerçekleştirmiş olduğu yurt gezilerinde, dönemin teknolojik koşulları gereği,  deniz yolu ile ulaşılabilen şehirlere, kimi zaman, Hamidiye Fırkateyni,  Zafer Destroyeri ve Yavuz Zırhlısı gibi askeri gemileri kullanarak, kimi zaman ise Raşit Paşa Vapuru, Karadeniz Vapuru, Marmara Vapuru, Ege Vapuru, Gülcemal Vapuru, Kalamış Vapuru, Akay Vapuru ve Ertuğrul Yatı gibi deniz ulaşım araçlarını kullanarak gitmiş, hayatının son döneminde kendisine tahsis edilen Savarona Yatını ise, sadece İstanbul‘da ve yakın çevresine yapmış olduğu kısa süreli gezilerde kullanmış, Savarona Yatı ile  herhangi bir yurtiçi gezisine çıkmamıştır. [4]

“Türk; yurdun dağlarında, ormanlarında, ovalarında, denizlerinde, her bucağında, nasıl bir bilgi ve kendine güvenle yürüyor, dolaşıyor, yurdun göklerinde de aynı şekilde dolaşabilmelidir. Bu ise Türk’ü çocukluğundan vatan kuşlarıyla, vatan havası içinde yarışa alıştırmakla başlar.”

Atatürk’ün Yurt Gezilerinde Kullandığı Trenleri

Bu gezilerde, demiryolu hattı bulunana şehirlere de, genelde trenle, trenle ulaşılamayan şehirlere ise otomobil ile gidilmiştir. Gazi Mustafa Kemal Atatürk, trenle 1927 yılından 1935 yılına kadar yaptığı yurt gezilerinde kendisi için özel olarak düzenlenen “2 Numaralı Servis Vagonu”nu kullanmıştır. [5]

Alman Wegmann&Cassell firması tarafından, 1927 yılında üretilen beş yolcu kapasiteli bu vagon, 21,82 metre uzunluğunda, 41,2 ton ağırlığında olup, vagonda bir salon, bir toplantı odası, bir yatak odası, bir kompartman, bir banyo ve bir tuvalete bulunmakta idi.

Bugün, İzmir Alsancak Garı karşısında sergilenen, 2 Numaralı Servis Vagonu, 1989, 2000 ve 2007 yıllarında olmak üzere üç kez restorasyon görmüştür.[6]

Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün 19-25 Aralık 1930 tarihleri arasında gerçekleştirdiği, Trakya Gezisinde de, 2 Numaralı Servis Vagonunu kullanmış olup, Kırklareli ziyaretinde geceyi bu vagonda geçirmiştir.

Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün demiryolu ile yaptığı uzun yurt gezilerinde kullandığı 2 Numaralı Servis Vagonunun zamanla yetersiz kalması nedeniyle, 1935 yılında Almanya’da bulunan LHV.Linke Hofman-Werke fabrikasına yeni bir tren siparişi verilmiştir. [7]

Dokuz vagondan oluşan bu yeni tren, günler süren  uzun ve yorucu yurt gezilerinde ihtiyacı karşılayacak her türlü tertibata sahip idi. [8] Pencerelerinden itibaren, altı lacivert, üstü ise beyaz renkte olan tren, Halk arasında “Beyaz Tren” adıyla anıldı.

Beyaz Tren, Atatürk için yapılmış biri yemekli öteki yataklı iki vagon, Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreterliği ile Başyaverlik için bir salon vagon, yolculuğa katılmak üzere davet edilen hükümet ileri gelenleri için iki yataklı vagon, bir yemekli vagon, personel için iki adet ikinci mevki vagon ve bir furgondan oluşuyordu. İlk beş vagon 21 m, diğerleri 19 m uzunluğunda dört dingilli vagonlardı. [9]

Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün vefatı sonrasında, İstanbul’dan İzmit’e Yavuz Zırhlısı ile ulaştırılan Beyaz Tren, En Büyük Türk’e, İzmit’ten Ankara’ya uzanan son yolculuğunda ev sahipliği yapmıştır. [10]

Atatürk’ün 1935 yılından vefatına kadar yurt gezilerinde kullandığı dokuz vagondan oluşan Beyaz Trenden günümüze maalesef iki vagon kalmıştır. Orijinal hali korunarak müze haline getirilen Beyaz Tren’den günümüze kalan en özgün parça olan Atatürk Vagonu, 1964 yılından beri Ankara Gar Kompleksinde sergilenmektedir. Kültür Bakanlığı Anıtlar ve Müzeler Genel Müdürlüğünce 1991 yılında “Atatürk’e ait korunması gerekli kültür varlığı” olarak tescil edilmiştir. Atatürk Vagonu ne kadar yol kat etmiştir bilinmez ama ziyaretçilerine Ata’nın ruhunu hissettirecek kadar güçlü bir hatırayı içinde barındırdığı aşikârdır. [11]

Beyaz Tren’den günümüze ulaşan diğer vagon ise, İzmir’in Selçuk İlçesi, Çamlık Köyünde bulunan, Çamlık Buharlı Lokomotif Müzesinde sergilenmektedir.

KAYNAKÇA :

[1]Atatürkün Yurt Gezileri, Mehmet Önder,İş Bankası Yayını, Ankara 1975, s.8

[2]Mehmet Önder, Gös.Yer, s.7,8,9,10.

[3]Atatürk‘ünYurt Gezileri‘ninKamuoyu Oluşturmadaki Rolü, Muhittin Gül, Afyon Kocatepe Üniversitesi Sosyal Bilimler Dergisi, c.8, s.3, 2006, s.55

[4]Atatürk’ün Su ve Deniz Sevgisi, Eren Akçiçek,Ege Üniversitesi Su Ürünleri Dergisi 2005, s.2,3,4,5,6,7

[5]Atatürk’ün Trenleri,Ruhan Çelebi,  kentvedemiryolu.com 2009.

[6]Atatürk’ün Trenleri,Ruhan Çelebi,  kentvedemiryolu.com 2009.

[7]Atatürk’ün Trenleri,Ruhan Çelebi,  kentvedemiryolu.com 2009.

[8]Atatürk’ün Trenleri,Ruhan Çelebi,  kentvedemiryolu.com 2009.

[9]Atatürk’ün Trenleri,Ruhan Çelebi,  kentvedemiryolu.com 2009.

[10]http://www.tcdd.gov.tr/ankara-ataturk-vagonu+m153

[11]http://www.tcdd.gov.tr/ankara-ataturk-vagonu+m153

FOTOĞRLAR :

  • 1 : ( ataturk.net )
  • 2 : ( omurokur.com / Ömür Okur )
  • 3 : ( ata.tsk.tr / Atatürk Albümü II, S.380. )
  • 4 : ( sendeyim.net )
  • 5 : ( ata.tsk.tr / Atatürk Albümü I, S.150. )
  • 6 : ( ata.tsk.tr / Atatürk Albümü II, S.488. )
  • 7-8 : ( modeltrenciler.com / Atatürk Treni /Teoman Kardaşlar )

________________________________________

GAZİ MUSTAFA KEMAL ATATÜRK’ÜN TRAKYA GEZİSİ
( 20-25 ARALIK 1930 )
“KIRKLARELİ ZİYARETİ”

Atatürk’ün Kırklareliler İle İlk Buluşması

Gazi Mustafa Kemal Atatürk ile Kırklareli’lerin ilk buluşması, 15 Temmuz 1926 tarihinde gerçekleşmiştir. Kırklareli Valisi  Kavalalı Sait Bey ve beraberindeki heyet, Ankara’da Çankaya Köşkünde Gazi Mustafa Kemal Atatürk ile bir araya gelmiştir. [12]

İkinci buluşma ise, 2 Temmuz 1927 tarihinde İstanbul’da gerçekleşmiştir. Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün 1 Temmuz 1927 tarihinde, İstanbul’u gelmesi ile, Kırlareli’den İstanbul’a gelen Kırklareli Valisi Ahmet Durmuş Bey ve beraberindeki heyetin Atatürk ile görüşmesi sonrasında, [13] Trakya Gezisi ilk kez gündeme gelmiş, basının yoğun olarak üzerinde durmasına ve sürekli gündeme getirmesine rağmen, Atatürk’ün Trakya Gezisi maalesef o tarihlerde gerçekleşmemiştir. [14]

Gazi Mustafa Kemal Atatürk17 Kasım 1930 tarihinde başlayan, Kayseri, Sivas, Tokat, Amasya, Samsun ve Trabzon İllerini kapsayan yurt gezisi sonrasında [15] 2 Aralık 1930 tarihinde İstanbul’a gelmiş ve 19 Aralık tarihine kadar İstanbul’da çeşitli incelemelerde bulunmuştur. Atatürk’ün İstanbul’da geçirdiği bu süre içerisinde, Trakya’yı da Ziyaret edeceği açıklanmıştır. [16]

Atatürk’ün Kırklareli Ziyareti

Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün Trakya Gezisi kapsamında, 20 Aralık 1930 tarihinde Kırklareli’yi ziyaret edeceğinin öğrenilmesi, halk arasından büyük bir sevinç ve coşkuya neden olmuştur. Her ne kadar İçişleri Bakanı Şükrü Kaya tarafından Mustafa Kemal Atatürk’ün gittiği yurt gezilerinde karşılama törenleri düzenlenmesini istemediği; halkı kendi ve doğal hayatı içinde görmek istediği bildirmiş ise de Kırklareli halkı günlerce bu konuyu konuştu ve hazırlıklar yaptı. Bugün Kırklareli Müzesi olarak kullanılan, o dönem Belediye olarak hizmet veren binanın üst katında Mustafa Kemal Paşanın kalması için bir oda ve banyo hazırlandı. [17] Şehri büyük bir heyecan sarmış ve beklenen gün gelmiş idi.

Atatürk’ün İstanbul’dan Hareketi

19 Aralık 1930 Cuma akşamı saat dokuzu on geçe Dolmabahçe Sarayından ayrılan Atatürk ve beraberindekiler on dakika sonra Sirkeci Garına teşrif ettiler. Beraberinde, kız kardeşi Makbule (Atadan) Hanım, Afet İnan, İçişleri Bakanı Şükrü Kaya, Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreteri Tevfik (Bıyıkoğlu) Bey, Milletvekillerinden Recep (Peker), Hasan Cavit, Recep Zühtü, Salih (Bozok), Kılıç Ali, Ruşen Eşref (Ünaydın), Reşit Galip Beylerle, Birinci Ordu Müfettişi Ali Sait Paşa, Baş Yaver Rüsuhi Bey ve vekaletlerin müşavir ve müfettişleri bulunuyordu. Tren saat dokuzu kırk geçe halkın büyük tezahüratı arasında hareket etti. [18]-[19]

Çatalca Garında kısa bir süre durarak halka seslenen Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü Muratlı’da Tekirdağ Valisi ve Belediye Başkanı, Kırklareli Millet Vekili Fuat Umay, Şevket Bey, Edirne Millet Vekilleri Faik Bey ile diğer Resmi erkan karşıladı. [20]

Atatürk’ün Alpullu’ya Gelişi

Tren 20 Aralık 1930 Cumartesi sabahı saat beşi beş geçeBabaeski İlçemize bağlı Alpullu Beldesine geldi. [21] Kendilerini eski İktisat Bakanlarından Şakir Kesebir, Kırklareli Millet Vekilleri Fuat Umay ve Şevket Ödül, Kırklareli Valisi Mustafa Arif Bey ve Belediye Başkanı Şevket Dingiloğlu karşıladı. [22]

Trende bir kısa süre dinlenen Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve beraberindekiler,26 Kasım 1926 yılında ülkemizin ilk işletmeye açılan şeker fabrikası olan,Alpullu Şeker Fabrikasını ziyaret ettiler. [23]

Şeker ithalatının bitirilmesi amacıyla, ülkenin dört bir yanında şeker fabrikaları kurulması için, gerekli çalışmaların yapılmasını ısrarla isteyen Gazi Mustafa Kemal Atatürk, tam kapasite çalışmakta olan fabrikayı ziyaret etmeyi ve faaliyetini bizzat yerinde görmeyi çok istemiş ve bu yüzden Trakya Gezisinin ilk durağı Alpullu Şeker Fabrikası olmuştur. [24]

Alpullu Şeker Fabrikasında, fabrika müdüründen şeker fabrikası hakkında bilgiler alan Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve beraberindekiler, fabrika girişinde bekleyen çalışanları selamladıktan sonra, şeker fabrikasını gezerek incelenmelerde bulundu. [25]

Gazi Mustafa Kemal Atatürk, fabrika gezisinden çok memnun kalmış ve ziyaretin ardından Alpullu Şeker Fabrikası anı defterine şunları yazmıştır :

“Alpullu Şeker Fabrikası’nı gezdim. Gördüğüm vaziyetten çok memnun  kaldım. Müessesenin daha tevsii etmesini ve şimdiye kadar olduğundan  fazla muvaffak olmasını dilerim. Memleketimizin her müsait mıntıkasında şeker fabrikalarının çoğalması ve bu suretle memleketin şeker  ihtiyacının temini mühim hedeflerimiz arasında tanınmalıdır.”

  Gazi Mustafa Kemal

Alpullu Şeker Fabrikasındaki incelemelerini tamamlayan Atatürk ve beraberindekiler, fabrika bahçesi içerisinde bulunan, Ergene Köşküne geçtiler. Burada bir süre dinlendikten sonra öğle yemeğini yiyerek ayrılan Atatürk ve beraberindekiler öğlen saatlerinde Alpullu’dan ayrılmak üzere gar binasına geçtiler. Saat 12.30’da da trenle Kırklareli’ye hareket ettiler. [26]

Alpullu Şeker Fabrikası bahçesinde bulunan Ergene Köşkü bugün, Atatürk Müzesi olarak kullanılmaktadır. Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün el yazısının da yer aldığı anı defteri başta olmak üzere, ziyaret sırasında kullanılan birçok eşya ile fabrika geçmişinde kullanılan birçok araç ve gerecin yer aldığı müze, yakın tarihimize ışık tutmakta, ziyaretçilerini beklemektedir.

Atatürk’ün Kırklareli’ye Gelişi

Alpullu’dan saat 12.30’da trenle ayrılan Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve beraberindekiler,güzargah boyunca çeşitli istasyonlarda bekleyenleri selamlayarak saat 15.30’da Kırklareli Garına teşrif ettiler. Havanın çok soğuk olmasına rağmen, sabahtan itibaren istasyon ve çevresinde toplanan binlerce Kırklarelili önderlerini coşkuyla karşıladı. [27]

Gazi Mustafa Kemal Atatürk, trenden inerek kendisini karşılamaya gelenMillet Vekilleri Fuat Umay, Şevket Ödül, Vali Mustafa Arif Bey, Belediye Başkanı Şevket Dingiloğlu, Gazeteci Ali Rıza Dursunkaya, Türk Ocağı Başkanı Kara Hafızın Mehmet, Kırklareli Süvari Tümeni Komutanı Mürsel Paşa ve beraberindekilerin ellerini sıkarak, halkın tezahüratları arasında otomobiline bindi ve Yayla Mahallesinde bulunan, Valilik Makamını ziyaret etmek üzere hareket ettiler. [28]

Valilik Makamına gelen Gazi Mustafa Kemal Atatürk, burada bir toplantı gerçekleştirdi ve sonraki tarihlerde kendisi için “Avrupai bir validir” dediği, Nisan 1930’da Kırklareli’de göreve başlayan Vali Mustafa Arif Bey’den Kırklareli hakkında bilgiler aldı. [29]

Valilik Makamından ayrılan ve yakınındaki Süvari Tümeni Karargahını ziyaret eden Gazi Mustafa Kemal Atatürk, burada Tümen Komutanı Mürsel (Bakü) Paşa ve diğer askeri erkan ile askeri konular hakkında görüştü.

Süvari Tümeni Karargahı çıkışında büyük sevgi gösterileri arasında, otomobiline binen Gazi Mustafa Kemal Atatürk buradan Kırklareli Belediyesini ziyaret etti. Belediye Başkanı S.Şevket Dingiloğlu ve Eşi Fevricihan Dingiloğlu ile Meclis üyeleri; Ali Rıza Dursunkaya, Süreyya Harmankaya ve eşi Makbule Harmankaya, Rahmi Öner ve eşi Şükriye Öner;  Hayriye Umay, Şükrü Perese, Kavaf Emin, Ahmet Tezel, Ahmet Ziya Çetintaş, Dr. Mehmet Can Yeniley, Bilal Güçlü, Helvacızade Hüseyin, Tüccar Süleyman Gözlüklü,  Haşim Peksöz, Hasan Fehmi Sakarya, Tuzcu Salih, Abdullah Altınelli, Üzeyir Koçtürk, Tüfekçi Kazım, Avukat Şükrü’nün kızı Nimet Hanım, Avukat Nuri Engin, Aziz Alagüneli tarafından karşılandılar. Bu kişiler İstasyonda da Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü karşılayanlar arasında idiler. Belediye gönderine Cumhurbaşkanlığı forsunu Haşim Peksöz çekti. Belediye önünden çarşı içine ve Jandarma Komutanlığına kadar dışarısı çok kalabalıktı. Mustafa Kemal Paşa Belediye Başkanlığının bulunduğu iç oda da Belediye Meclis üyelerini kabul etti. [30]

Burada belediye başkanına ve diğer meclis üyelerine sorular yöneltti ve tartışıldı. Görüşmeler iki buçuk saat kadar sürdü. Belediyeden ayrılırken Hayriye Ali Rıza Hanım isimli bir bayan tarafından Gazi Mustafa Kemal Atatürk’e bir dilekçe verildi.

Belediye binası kapısında Düyünu Umumiye Tahsildarlığından emekli, Mahmut Efendinin Gazi Mustafa Kemal Atatürk’e 5-10 dakika açıklama yapması üzerine,durumdan istifade eden çevredeki halk Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü de yakından görme fırsatına sahip oldu. [31]

Belediye’den sonraki durak ise Cumhuriyet Halk Fırkası idi.

Burada ilçelerden, bucaklardan ve köylerden gelen Fırka kurulları ve halk temsilcileri tarafından karşılandı. Dört buçuk saat süren bir toplantı yapıldı. Toplantı süresince köy ve kasaba temsilcilerine ihtiyaçları hakkında sorular yöneltti. Onların dert ve şikayetlerini kendi ağızlarından dinledi. Bu uzun süren toplantıda birçok konu konuşuldu. Son olarak Mustafa Kemal yapılan yenilikler ve Serbest Fırka hakkında açıklamalar yaptı. Yapılan konuşmalarda memnun olarak toplantıdan ayrıldı. [32]

Pınarhisar’da görevli olan, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü görmek için Kırklareli’ye gelen İlkokul Öğretmeni Vefik (Sözen) Beyin gençliğin çok samimi ve heyecanlı hislerini ifade eden nutkuna cevaben Gazi Mustafa Kemal Atatürk, memnuniyetini de şu sözleri ile ifade etti: [33]

“Kırklareli Halkı ve özellikle de gençlik adına söylenen sözlerden çok memnun oldum. Bundan dolayı teşekkür ederim. İzhar edilen heyecanın derecesini layıkıyla ifade edebilmek şu an benim için zordur. Allaha ısmarladık arkadaşlar.”

Cumhuriyet Halk Fırkası Hatıra defterine de şunları yazdı: [34]

              “Kırklareli Vilayet Fırka Merkezimizde her sınıf halktan olan mümesillerle karşı karşıya geçirdiğimiz zaman benim için çok kıymetli olmuştur. Samimi ve açık konuşmamız bende unutamayacağım intibalar bıraktı. Cumhuriyet Halk Fırkası Mensuplarının Halkçılık, Devletçilik mefhumunun çok güzel, en iyi izah eden sözler köylü ve çiftçinin ağzından işitiliyor. Gördüklerimden, işittiklerimden pek ziyade memnunum.”

                    Gazi M. Kemal

Cumhuriyet Halk Fırkasından ayrılan, Gazi Mustafa Kemal Atatürk, kendisi için Belediye binasının üst katında bir oda ve banyo hazırlanmasına karşın geceyi istasyonda bekleyen trende geçirmiştir. [35]

Ertesi gün (21 Aralık Pazar) saat 14.30’da otomobil ile Yayla Mahallesinde bulunan, Türk Ocağı binasına gelen Gazi Mustafa Kemal Atatürk burada coşkuyla karşılandı. [36]

Kırklareli Türk Ocağında, halk ile sohbet eden Gazi Mustafa Kemal Atatürk, Türk Ocaklarının fikriyatı ve milli siyaset üzerine konuşmuş milli siyasetin neden ve nasıl doğduğuna ilişkin olarak; [37]

              “Osmanlı  siyaseti  asırlarca pek  yüksek ve parlak yaşamakla beraber yine de parçalanmaktan kendini  kurtaramadı.İmparatorluğun bu sükutu karşısında pek yalnız ve mustarip kalan Türk Ulusu, kendisini kurtarabilmek için Osmanlı siyasetine tamamen zıt bir siyaset takip etti. Bu  siyaset bir milli  siyaset  idi. Bu  itibarla Türk Ocakları  siyasal birer kuruluş  olarak meydana  gelmişlerdir.  Türk Millî  siyasetini  takip  eden teşekküllerdir.

Buna (Hars) teşekkülü denilmiş takip ettiği Hars tamamen siyasi ve millidir.      

Ankara’da Büyük Kurultayda bu mevzubahis oldu. Bir kısım zevat siyasi teşekkül olmadığını ifade ettiler.Bazı münakaşada bulundum ve siyasi teşekkül olduğunda ittifak ettik.

Memleketi idare eden “Cumhuriyet Halk Fırkası da bir teşekkül siyasidir. Esas programında birleşmiş ve fakat ayrı ayrı yollarda çalışacak bu iki teşekkülden ocakların hangi esaslar dahilinde yürüyeceği yasanın üçüncü maddesinde izah edilmiştir.

              Gazi Mustafa Kemal Atatürk, ilgili kanun maddesini  okuduktan sonra konuşmasına devam etmiş;

Türk Ocağı bu mefkureleri tahakkuk ettirmek için ilim, hars ve içtimaiyat sahasında mücadele ve mücahede ile mükelleftir.”

              konuşmasının ardından “hars” kelimesinin farklı şekillerde anlaşıldığını belirterek, Kırklareli Türk Ocağındakiler tarafından nasıl anlaşıldığı sormuş, aldığı cevaplar üzerine; [38]

              “Harstan benim anladığım, bir devleti teşkil eden içtimai heyet, yani bir millet düşününüz.Bu millette kaç türlü hayat tasavvur olunabilir.

              Devlet hayatı, fikri  hayat, iktisadi yani ziraive  ticari hayat  değil  mi? 

              Malum olduğu üzere, Osmanlı siyaseti gayr-i mütecanis maddelerden  mürekkepti. Bunlardan  bir  halita çıkarmak mümkün olmadığı için, Osmanlı siyaseti yerine yeni bir siyaset çıktı. Bu siyaset; Milli Siyaset, Türkçülük Siyaseti idi.

              Bu siyaseti tamim ile beraber fikri, içtimai, iktisadi hayatı ilerletmek elzemdir ki bu üç tarzı hayatta tekemmül dereceleri birleştiği zaman o milletin harsı çıkar.

              Bazıları harsla medeniyeti ayıramazlar. Bununla maksut olan devlet, fikir ve iktisadi hayattır ki bu milletin harsıdır.

              Malum olduğu üzere bu milletin kendine mahsus bir hususiyeti vardır.Hars bu hususiyet, bu karakterle de ifade edilir.

              Bence de ilmi olan şey,harsla medeniyeti birleştirmektir.

              O vakit Ocakların hars itibari ile ifa edecekleri  vazife kendiliğinden tezahür eder.

              Harsla medeniyeti birbirinden tefrik için şöyle bir misal;

              Bizans’ı zapteden Türklerin Bizanslılara  nazaran medeniyetin icap ettirdiği, karakter fazlalığıdır ki Türkler bu galebeyi bahşetmiştir.

Türk Ocaklarının esas programları ve mefkuresi Cumhuriyet Halk Fırkasının esas ile  mefkuresi ile birdir.

              Cumhuriyet Devrinde, Halk Fırkası tamamen aynı esasları kabul ettiğinden bu Fırkanın hars ocağı da siyasidir.

              Binaheleyn ocağın programı bu şekilde malum olduktan sonra ocakların mesai programını düşünmek elzemdir.Ocaklar için temel programına istinat ederek müteferri talimatnameler yapmak muvafık olur.” [39]

Söylemlerinden sonra “Turan” kelimesi ile ilgili açıklama ve söylemlerine devam etmiş;

              “Türk Ocakları millete tarihinin kutsiyetini,  kendisinin asaletini, dünyaya ilk tarihi kuran kendi cedleri olduğunu anlatmaya muvaffak olduğu gün vazifesini yapmış olacaktır.

              Türklerden alim,dahi, mütefennin yetişmez iddiaları, hakikat ile taban tabana zıttır. Garba ilk medeniyeti  götürenTürklerdir.” [40]

Kırklareli Osmanlı Bankası Müdürü Asım Bey’in Ocakta (Tük Ocakları) çalışılmadığı sözlerine işaret ederek;

              İnsanlarda kusur ve tekasül olur. Kusurlarımızı ihtar faydalıdır. Mazide yapılmış noksanlar çoktur. Öyle olmasa idi müşkül vaziyete düşmezdik.

              Biz mümkün olduğu kadar az kusurlu olmaya ve çok gayretli ve fedakar olmaya çalışmalıyız.   

              Türk Ocaklarının bulundukları yerlerde millete milliyet,ilim fikirlerini zerk ettiklerini büyük bir memnuniyetle gördüm.

              Kırklareli’nde halkın çok hassas millet ve memleket işlerinde çok alakalı ve heyecanlı olduğunu gördüm.

              Faaliyetinizi de işittim. Burada geçirdiğim iki gün zarfında edindiğim hislerle, unutulmaz hatırlarlar sizden ayrılıyorum.” [41]

              diyerek veda etmiş ve Kırklareli Türk Ocağından  ayrılırken, Türk  Ocağı  Hatıra  Defterine  şunları yazmıştır. [42]

              “21-12-1930

              Kırklareli Türk Ocağında çok kıymetli  arkadaşlarla geçirdiğim zamanın hatırasını ölmez hislerle saklayacağım.”

 Gazi M. Kemal

Türk Ocağından ayrılan Gazi Mustafa Kemal Atatürk, dışarıda bekleyen binlerce Kırklarelili’yi selamlayarak hemen yakınında bulunan Ziya Gökalp İlkokulunu (Eski Vali Faik İlköğretim Okulu) ziyaret etti. Burada sınıfları dolaştı. Öğrencilere ve öğretmenlere sorular yöneltti. Ziya Gökalp İlkokulunda bir süre kaldıktan sonra, saat 15.30’da Edirne’ye gitmek üzere otomobille  Kırklareli’den ayrıldı.[43]

Yolda başta İnece olmak üzere, birçok köyde sevgi gösterileri ile karşılanan ve onlar ile kısa süreli de olsa sohbet eden Gazi Mustafa Kemal Atatürk, [44] 25 Aralık 1930 tarihine kadar Edirne’de kaldı.

Atatürk’ün Babaeski’ye Gelişi

25 Aralık Perşembe günü otomobil ile Edirne’den ayrılarak önce Havsa İlçesini, daha sonra Babaeski İlçemizi ziyaret etti.Havsa’da15 dakika kadar Cumhuriyet Halk Partisi binasını ziyaret etmiş, daha sonra Babaeski’ye gelerek, burada da Belediye’yi ziyaretini takiben İstanbul’a dönmek üzere trenle ayrılmıştır. [45]

Gazi Mustafa Kemal Atatürk ilk gelişinden yedi yıl sonra,2 nci Dünya Savaşından önceki çalkantılı dönemde, silahlı kuvvetlerimizin hazırlık seviyesinin gözden geçirilmesi, düşman tehditlerine yönelik güç gösterisi olarak gerçekleştirilen askeri tatbikatı (Trakya Manevraları)  yerinde görmek üzere, trenle Lüleburgaz istasyonuna, oradan da Büyükkarıştıran Bucağına ve Babaeski İlçemize tekrar gelmiştir. [46]


KAYNAKÇA :

[12]Kaynakçalı Atatürk Günlüğü, Utkan Kocatürk, S.408

[13]Kaynakçalı Atatürk Günlüğü, Utkan Kocatürk, S.412

[14]İngilizlerin Raporlarında Atatürk’ün İlk İstanbul Ziyareti,Funda Selçuk Şirin, Türk Araştırmaları Dergisi, 1927, Sayı 35, S.5

[15]Yurtiçi Gezilerinin Önemi ve Bilinmeyen Bir Gezi Çeşme-Ilıca Ziyareti, Latif Daşdemir, Ege Üniversitesi, Sosyal Bilimler Dergisi, S.20

[16]Kaynakçalı Atatürk Günlüğü, Utkan Kocatürk, S.449

[17]Atatürk’ün Kırklareli’ne Gelişi Kon.,V.Türkan Doğruöz, Kırklareli, 2011

[18]Hakimiyeti Milliye Gazetesi / İstanbul, 20/12/1930 /V.Türkan Doğruöz Arşivi

[19]Atatürkün Yurt Gezileri, Mehmet Önder,İşBankası Yayını,Ankara 1975, s.231

[20]Hakimiyeti Milliye Gazetesi / İstanbul, 21/12/1930

[21]Akşam Gazetesi / İstanbul, 21/12/1930

[22]20 Aralık 1930 Atatürk Kırklareli’nde,Nazif Karaçam, İstanbul, 1969, S.16

[23]Turkseker.gov.tr/tarihce

[24]Atatürkün Yurt Gezileri, Mehmet Önder,İşBankası Yayını,Ankara 1975, s.231

[25]Atatürkün Yurt Gezileri, Mehmet Önder,İşBankası Yayını,Ankara 1975, s.231

[26]Atatürkün Yurt Gezileri, Mehmet Önder,İşBankası Yayını,Ankara 1975, s.232

[27]Kırklareli Vilayetini Tarih Coğrafya Kültür ve Eski Eserleri Yönünden Tetkik, AlirizaDursunkaya,  Kırklareli 1947, C.2, S.51

[28]20 Aralık 1930 Atatürk Kırklareli’nde,Nazif Karaçam, İstanbul, 1969, S.18-19

[29]Atatürk’ün Kırklareli’ne Gelişi Kon.,V.Türkan Doğruöz, Kırklareli, 2011

[30]Atatürk’ün Kırklareli’ne Gelişi Kon.,V.Türkan Doğruöz, Kırklareli, 2011

[31]Kırklareli Vilayetini Tarih Coğrafya Kültür ve Eski Eserleri Yönünden Tetkik, AlirizaDursunkaya,  Kırklareli 1947, C.2, S.52 / Atatürk’ün Kırklareli’ne Gelişi Kon.,V.Türkan Doğruöz, Kırklareli, 2011

[32]Atatürk’ün Kırklareli’ne Gelişi Kon.,V.Türkan Doğruöz, Kırklareli, 2011

[33]Atatürk’ün Kırklareli’ne Gelişi Kon.,V.Türkan Doğruöz, Kırklareli, 2011

[34]Kırklareli Vilayetini Tarih Coğrafya Kültür ve Eski Eserleri Yönünden Tetkik, AlirizaDursunkaya,  Kırklareli 1947, C.2, S.53-54

[35]Atatürk’ün Kırklareli’ne Gelişi Kon.,V.Türkan Doğruöz, Kırklareli, 2011

[36]Kırklareli Vilayetini Tarih Coğrafya Kültür ve Eski Eserleri Yönünden Tetkik, AlirizaDursunkaya,  Kırklareli 1947, C.2, S.54

[37]Kırklareli Vilayetini Tarih Coğrafya Kültür ve Eski Eserleri Yönünden Tetkik, AlirizaDursunkaya,  Kırklareli 1947, C.2, S.55

[38]Kırklareli Vilayetini Tarih Coğrafya Kültür ve Eski Eserleri Yönünden Tetkik, AlirizaDursunkaya,  Kırklareli 1947, C.2, S.55, 56.

[39]Kırklareli Vilayetini Tarih Coğrafya Kültür ve Eski Eserleri Yönünden Tetkik, AlirizaDursunkaya,  Kırklareli 1947, C.2, S.56, 57.

[40]Kırklareli Vilayetini Tarih Coğrafya Kültür ve Eski Eserleri Yönünden Tetkik, AlirizaDursunkaya,  Kırklareli 1947, C.2, S.58.

[41]Kırklareli Vilayetini Tarih Coğrafya Kültür ve Eski Eserleri Yönünden Tetkik, AlirizaDursunkaya,  Kırklareli 1947, C.2, S.58

[42]Kırklareli İl Yıllığı, 1967, S.195;Kırklareli Vilayetini Tarih Coğrafya Kültür ve Eski Eserleri Yönünden Tetkik, AlirizaDursunkaya,  Kırklareli,1947,C.2,S.58

[43]20 Aralık 1930 Atatürk Kırklareli’nde,Nazif Karaçam, İstanbul, 1969, S.50

[44]20 Aralık 1930 Atatürk Kırklareli’nde,Nazif Karaçam, İstanbul, 1969, S.16

[45]Kaynakçalı Atatürk Günlüğü, Utkan Kocatürk, S.450

[46]20 Aralık 1930 Atatürk Kırklareli’nde,Nazif Karaçam, İstanbul, 1969, S.50

FOTOĞRAFLAR :

  • 9-10 : ( kirklareli gov.tr )
  • 11 : ( V.Türkan Doğruöz / Hakimiyeti Milliye Gazetesi )
  • 12 : ( wikipedia.org )
  • 13 : ( Tarihteburgaz.blogspot.com )
  • 14-15 : ( kirklareli gov.tr )
  • 16 : ( V.Türkan Doğruöz / Vakit Gazetesi/20.12.1930 )
  • 17 : ( isteataturk.com )
  • 18-23-24 : ( Tülay Toptaş )
  • 19-20 : ( isteataturk.com )
  • 21-22-26-31-34-35-36 : ( TSK Fotofilm Merkezi Komutanlığı / A.A. )
  • 25 : ( Barış Toptaş Arşivi )
  • 27 : ( Kırklareli Belediyesi/Atatürk’ün Kırklareli’ne Gelişi )
  • 28 : ( Mehmet Önder/Atatürk’ün Yurt Gezileri/Ankara 1975. )
  • 29 : ( Türkan Doğruöz Arşivi )
  • 30 : ( ataturk.net )
  • 32 : ( Türkan Doğruöz/Hakimiyeti Milliye Gazetesi 25.12.1930 )
  • 33 : ( Kırklareli Valiliği / Kırklareli 2000 )
  • 37 : ( Türkan Doğruöz Arşivi )
Facebooktwittergoogle_pluspinterestmail