Geçkinlili Yusuf Pehlivan

Zaman, benzersiz renklerle bezeli o paha biçilmez halıya ipekten bir düğüm daha attı ve Edirne’de bir Kırkpınar daha sona erdi. 651 Yıldır olduğu gibi ( 2012 ) , sırtı yere gelmeyen bir pehlivan daha tarihe namını nakşetti.

Edirne’de, o renk cümbüşüne kesmiş değerli halıyı dokuyanlardan, kalem oynatarak vefa borcunu ödercesine Edirne’nin kent kimliğine zamanın ötesinden sözcükler fısıldayanlardan biri, Hakan AKINCI…

Neredeyse yedi asıra doğru giden Kırkpınar’a ev sahipliği yapan bir kentin kendi yetiştirdiği pehlivanları olmazsa olmazdı. Hakan AKINCI bu fikirden hareketle Edirne’den yetişen başpehlivanların izini sürdü ve Cumhuriyet tarihinin ikinci başpehlivanı olan Edirne’nin Geçkinli Köyü’nden YUSUF Pehlivan hakkındaki bilgileri, onun dönemine şahitlik yapmış kişilerin anlatımlarıyla kaleme aldı.

Arkeolog ve Sanat Tarihçisi  Hakan AKINCI‘ya bu değerli yazısı için teşekkür ediyor ve Trakya Gezi Rehberi okuyucularıyla paylaşıyoruz.

YUSUF BOZKURT
( Edirne Geçkinlili YUSUF Pehlivan )

Hakan AKINCI

Yusuf BOZKURT, günümüzde Bulgaristan sınırları içinde kalan Deliorman bölgesinde bulunan Şumnu’ya bağlı Uyvan köyünde 1304-Rumi ( 1888-miladi ) yılında altı erkek, bir kız olmak üzere yedi kardeşten biri olarak dünyaya geldi. Kalabalık ve orta halli çiftçi bir ailenin oğlu olarak dünyaya gelmesi ve diğer kardeşleriyle sürekli rekabet halinde olması onun hayatında önemli bir rol oynamıştır. Bu rekabet ortamı ve özellikle de babasının öğütleri onu sürekli daha fazla çalışmaya ve yaptığı işi daha iyi yapmaya sevk etmiştir.

Haşim oğlu Yusuf’un kardeşlerinin ismi Mehmet BOZKURT, Osman Çabuk, Ahmet Bilgin, Molla Hasan ( Şumnu Müftülüğü yapmış, Türkiye’ye geldiğinde Arnavutköy’e yerleşmiştir), Nasuf (Bulgaristan’da Uyvan köyünde kalmıştır, soy ismi bilinmiyor), Yusuf BOZKURT (Geçkinlili Yusuf Pehlivan), Ümmü (Bulgaristan’da Uyvan köyünde kalmıştır, soy ismi bilinmiyor) olmak üzere toplam yedi kardeştir ( Kardeşlerin isimleri büyükten küçüğe doğru yazılmıştır).

Kardeşlerin soy isimlerinin farklı olması Türkiye’ye farklı dönemlerde gelmelerinden kaynaklanmaktadır.

Balkan Savaşları sonucunda Şumnu kazasına Uyvan köyü Bulgaristan sınırları içinde kalmasından sonra farklı dönemlerde Yusuf Pehlivan ve erkek kardeşi Türkiye’ye Edirne İli Geçkinli Köyüne akrabalarının yanına göç etmişlerdir. Annesi, babası, kız kardeşi ve bir erkek kardeşi Şumnu’ya bağlı Uyvan Köyünde kalmıştır.

Yusuf Pehlivan’ın Bulgaristan’ı terk ediş hikâyesi de hayli ilgi çekicidir.

Yusuf Pehlivan gençlik yıllarında Şumnu ve çevresinde dürüstlüğü ve yiğitliğiyle nam salmıştı, dolayısıyla da bölgede dikkat çekici bir yapısı vardı ve bu özelliğini kullanarak Şumnu’nun yerel yöneticisinin dillere destan güzellikteki kızının gönlünü çalmayı başarmıştır. Gönlünü çaldığı kızı babasının bir Türk’e verme şansı olmadığından kız ile anlaşarak kızı kaçırmış ve yaklaşık olarak bir hafta kız ile birlikte saklanmak durumunda kalmışlardır. Hakkında çıkan ölüm fermanı üzerine kızı daha sonra tekrar alıp götürmek kaydıyla Türkiye topraklarına, Edirne iline bağlı Geçkinli Köyü’nde yaşayan akrabalarının ( kardeşi Osman Bozkurt) yanına kaçmıştır.

Aradan geçen üç yılın ardından çıkan ölüm fermanından çekinerek de olsa geride onu bekler halde bıraktığı yavuklusunu ve kendisine ait olan mallarını almaya Şumnu’ya gitmiştir. Her ne kadar uğraştıysa da kale gibi korunaklı bir konakta tutulan yavuklusunu kaçıramamış ve bunun üzüntüsüyle köyüne (Uyvan) dönerek kendisine ait yaklaşık olarak 300 baş hayvanı önüne katarak Edirne’ye doğru yola koyulmuştur.

İşte böyle maceralı bir göç yaşadıktan sonra Geçkinli’deki hayatına başlamış bulunuyordu.

Yeni memleketinde Zeynep BOZKURT ile evlendi. İlerleyen yıllarda eşini genç yaşta kaybetmesiyle birlikte Hediye ve Refiye isminde diğer eşleriyle evlendi. Bu evliliklerinden Süleyman, Tenzile ve Fatma isminde 3 çocuk sahibi oldu.Beraberinde getirmiş olduğu hayvanlar ile kardeşi Osman Bozkurt’un yanında çiftçiliğe başlamıştır.

Cumhuriyet Tarihinin İkinci Başpehlivanı; Geçkinlili Yusuf Pehlivan

Hiçbir zaman spor meslek olmamıştır. Zira her sporcunun bir mesleği vardır. Her sporcunun gerileme devri vardır. İşte bu sporcunun elindeki bu meslek onu ekonomik açıdan ayakta tutar. Pehlivanların da kimisi, çiftçi kimisi demirci, kimisi de marangozdur. Buna en güzel örneklerden biriyse Geçkinlili Yusuf BOZKURT’tur. Güreşi bıraktıktan 50 yıl sonra bile asıl mesleği olan çiftçilikte ilerleyen yaşına rağmen daha da başarılı işler yapmıştır.

Mert, yiğit ve cüsseli bir vücuda sahip oluşu onu daha önce Şumnu’da da uğraştığı güreş sporuna yöneltmiştir. Çevre ilçelerde yapılan panayırlarda güreş tutmaya başlamıştır. Kimbilir, belki hemşerisi olan cihan pehlivanı Koca Yusuf’u kendine rehber edinerek bu spora başlamıştır. Güreş sporundaki başarısını 1925 yılında asıl Kırkpınar’ın son, Cumhuriyet’in ikinci başpehlivanı olarak kanıtlamıştır. Başpehlivan olduğunda ayakkabısını ters, baş aşağı koyarmış.

Pehlivanlık pazu kuvveti ve erlik demekti. Geçkinlili Yusuf Pehlivan’ın güreş esnasında üstünlüğünü sağlayanda göğüs çaprazının kuvvetli olması ve mert güreş tutmasıydı.

Güreşteki bu başarılarının devam ettirirken de çok sevdiği çiftçiliği bırakmıyordu. Başpehlivanlığının yanında 1946 yada 1953 yılında Kırkpınar Ağalığı yapmıştır. Tüm köylü Yusuf Pehlivan’ın ağalığı esnasında köyde hazırlıklar yapmış ve tüm köy halkı biten hazırlıkların ardından süsledikleri fayton ve öküz arabalarıyla birlikte Er meydanına gitmişlerdir. ( Geçkinlili Yusuf Pehlivan’ın ağalık yaptığını tüm çevre köylülerinde hali hazırda sanki dünmüş gibi hatırlamalarına karşın resmi kayıtlarda onun ismine rastlamamamız biz akrabalarını ve köylülerini üzmektedir. )

Güreşi bırakmasına karşın güreşteki tecrübe bilgisinden ötürü uzun yıllar Kırkpınarda hakemlik görevini yürütmüştür. Bu başarılarının yanı sıra 1943 yılında köy muhtarlığını kazanmıştır.

Yaşının ilerlemeye başlamasıyla birlikte çiftçilikteki atılımları sürdürmüştür. Köy merkezinde Geçkinli deresinin deltasına büyük ve derin bir havuz açarak çevresinde sebze yetiştirmeye başlamış, bahçecilikte önemli çalışmalarda bulunmuştur. Günümüzde Gazhane’nin bulunduğu mevkide evi ve büyük ahırları vardı. Yaklaşık olarak 3-4 yıl Köy mandırasını da işletmiştir. Bunların akabinde Köy kahvesini ve bakkaliyesini de çalıştırmıştır. Ömrü boyunca çok çalışan Yusuf Pehlivan çevrede çalışkanlığı dürüstlüğü ve efendi kişiliği ile nam salmış ve ekonomik açıdan da hayli iyi bir seviyeyi ulaşmıştır. Sadece dürüst ve çalışkanlığıyla değil çevresine yaptığı hayırlar ile de ismini duyurmuştur. Bu bağlamda köy camine ilk suyu o getirmiştir. İki kez yalnız, bir kez de hanımı Refiye ile toplam üç kez Hac’ca gitmiştir.

10 şubat 1973’de Torunu Ahmet in nişanında çekilmiş olduğu bu fotoğraf Geçkinlili Yusuf Pehlivan’ın nadir fotoğraflarında biridir, bu fotoğraf çekildiği yıllarda 85 yaşındaydı. ( Yusuf Bozkurt’un Torunu Ahmet’in nişanında Ahmet Çabuk takı takıyor). Yusuf Pehlivan’ın güreştiği yıllarda kıspetiyle çekilmiş bir fotoğrafına rastlanamadı. 85 yaşında bile halen dinç ve dimdik duruşa sahip oluşu pehlivanlığı dönemindeki diriliğinin habercisidir adeta. Bu fotoğrafından sadece üç yıl sonra 21.05.1976 yılında 88 yaşında hayata gözlerini yummuştur.

Mekanın Cennet olsun Geçkinlili Yusuf Pehlivan !

KAYNAKÇA :

Fatma YILMAZ ( kızı ), Nail YILMAZ, Havva ÇABUK, Nazım ÇABUK, Selim oğlu Recep AKINCI, Mehmet AKINCI ve Geçkinli Köyü’nün o dönemini görmüş olan tüm yaşlıları.

Facebooktwittergoogle_pluspinterestmail