Kaynarca’nın Su Perileri

Tarih boyunca pırıl pırıl pınarlarıyla övgüye mahzar olan Kırklareli’nin Pınarhisar ilçesine bağlı Kaynarca beldesi, Kırklarelili sanatçı Emel BENZET‘in elinden çıkan ve tüm bu övgüleri suretleştiren “Su perileri” temalı heykeline kavuştu. Beldede BENZET‘in bu konseptte hazırlanmış “Su tanrıçası” adlı bir heykeli daha bulunuyor. Sanatçı Emel BENZET, daha önce de “Tuna Boylarındaki Çoban ve Yene ( Kaynarca ) Suyu” temalı heykellerini Kaynarca’ya kazandırmıştı.

Değişen Kaynarca

Tarihi ve kültürel bir mirasın sahibi; mistik öykülere, tarihi kimliklerin haklı övgülerine  konu olmuş, doğanın hediyesi billur pınarların içerisinden sükunetle aktığı bir yerleşim Kaynarca. Tarihin babası Heredot‘un “Trakya kralı Teoros’un sayfiyesi…” olarak bahsettiği, sıcak ve soğuk su kaynaklarıyla bir çekim alanı oluşturan bu bölge, bu sebeple “Teoros Irmağı” ya da “Teoros Pınarları” olarak anılmıştır. Persler’in kudretli komutanı Darius M.Ö. 513’de İskitler üzerine yürürken bir süre bu bölgede konaklar ve çok etkilendiği bu suları; “Ben dünyaya Teoros’un suları ise dünyanın en güzel sularına sahiptir.” diyerek över. Bu övgüsünü bir nişan taşına yazdırıp diktirdiği rivayet edilir.

Başta Evliya Çelebi olmak üzere birçok yerli ve yabancı seyyahın zaman yolculuğuna durak olur Kaynarca. Cumhuriyetimizin kurucusu Mustafa Kemal ATATÜRK‘ün kızkardeşi Makbule ATADAN‘ın Selanik Langaza’dan hemşehrilerinin izini sürdüğü belde, çağdaş Yunan edebiyatının babası sayılan ve aslen Vize doğumlu olan Georginos VİZYENOS‘un “Moskof Selim” romanındaysa, bal hokkasına daldırmışçasına bir kalem ustalığıyla anlatılır :

“Gerçekten de Kaynarca, görenleri mest eden bir pırlantadır ve Türkçe adını gürültüyle fokurdayan bir kazana benzemesinden almıştır.

Buzlu suları öylesine berraktır ki, bembeyaz dağ gibi kayaların dibinden ışıl ışıl erimiş elmas kaynıyor gibidir.

Sular insanı büyüleyen esrarengiz bir şırıltıyla durmadan oluk oluk akar.

Sanki mübarek toprak ana, bitmez tükenmez şefkatiyle, geniş ovalardan, yaz güneşinin okları altında halsiz kalmış onca bitki ve çiçek kana kana içsin ve büyüsün diye, yeryüzüne dalga dalga pompalamaları için yer altı ruhyarına emir vermiştir.”

Tarihi kilisesi, mağara manastırı, su gücüyle dönen tarihi taş değirmeni, buz gibi pınarlarının üzerine kurulmuş havuzlarda yetişen alabalıkları ve kır lokantaları ile, çalışkan ve sıcakkanlı insanlarıyla son yıllarda büyük bir değişim gösteriyor Kaynarca. Bu değişimin en büyük mimarı kuşkusuz beldenin çalışkan belediye başkanı Serdar TÜRKER. Bir yerleşim yerinin sahip olduğu tarihi ve kültürel değerleri koruyarak modern bir yerleşim kurgulanabileceğini, nakış nakış işlediği projelerle ispatlıyor.

Yene Suyu’nun Su Perileri

İşte bu projelerden biri de, tarih boyunca övülmüş billur pınarlarını konu olduğu öyküleri anlatan tematik heykellerle bezemek. Bu maksatla Kırklarelili heykeltraş Emel BENZET‘in bir çalışması olan; “Su perileri” temalı heykel, Kaynarca pınarlarının ana kaynağına yakın bir mevkideki yerini aldı. Bu santçının beldeye kazandırdığı “Su perisi” temalı ikinci çalışması. Bu konseptte sanatçının “Su tanrıçası” heykeli bulunuyor.

tunaboylarindakicobanveyenesuyuheykeli

Sanatçı daha önce de “Tuna Boylarındaki Çoban ve Yene Suyu” temalı çalışmasını Kaynarca için hazırlamıştı. Yörede çok meşhur olan bu rivayetin farklı bir anlatımı, Evliya Çelebi‘nin meşhur Seyahatname‘sinde dahi kendine yer bulmuştur. Mistik anlatımı güçlü ana öyküye göre; Tuna boylarında koyunlarını otlatan bir çoban, çok sevdiği, kendisi için özel olan kavalını nehre düşürür. Kaval kayalıkların birinin kovuğunda gözden kaybolur. Seneler sonra çobanın yolu Yene‘ye ( Kaynarca’nın Rumlarca kullanılmış adı ) düşer. Köy kahvesinde, bir köşede asılı kavalını bulur. Bu kadar uzak bir yerde kavalına rastlaması onu çok şaşırtır. Bir köylü Yene pınarlarının başında kavalı bulmuş ve sahibi bulunur diye köy kahvesine asmıştır. Kimse bu kavalın çobana ait olduğuna ihtimal vermez. Tuna nere, Yene neredir nihayetinde. Çobana bunu ispat etmesini söylerler. Çoban kavalına bir demir para sakladığını ve onu göstereceğini söyler. Kavalın birbirine kaynaştığı yeri el çabukluğuyla çevirerek ikiye ayırır ve içerisinden demir bir para çıkartır. O an herkes inanır ki, çoban doğru söylemektedir.

Uluslararası Sultanlar Yolu rotası üzerinde de bulunan Kaynarca bu kazanımlarıyla yöreye daha çok ziyaretçi çekmeyi hedeflemektedir.

Daha fazla bilgi için; Kaynarca; Teoros’un Suları isimli içeriğimize göz atabilirsiniz.

Fotoğraflar : Serdar TÜRKER

Facebooktwittergoogle_pluspinterestmail