Giriş Formu



Kimler Çevrimiçi

Şu anda 153 ziyaretçi çevrimiçi

İstatistik

Üye : 747
İçerik : 512
Sayfa Gösterimi : 2554682
Demirköy Yazdır E-posta

Zümrüt yeşili Istranca ormanlarının tam da bağrında yer alan Demirköy, sadece bağlı bulunduğu il olan Kırklareli’nin değil; doğanın en cömert davrandığı, bu kadarla da kalmayıp kültürel ve tarihi zenginliğiyle de tüm Trakya’yı düşünecek olsak bile yörenin en özel yerleşim yerlerinden biridir. Uzun yıllar ihmal edilmişliğin sıkıntılarını nasiplenmiş, kendisine bağlı kıyı beldesi olan İğneada’nın gölgesinde kalmış Demirköy şimdilerde sahip olduğu zengin turizm çeşitliliği ile kabuğunu çatlatmaya çalışıyor.

Son yıllarda doğal güzellikleriyle adından çokça söz ettiren Kırklareli’nin şirin ilçesi Demirköy, Trakya’nın kuzeyini kuzeybatı-güneydoğu doğrultusunda boydan boya geçerek Karadenize’e doğru alçalan Istranca dağ silsilesinin Yıldız Dağları kolu üzerinde ve tabiri caizse de tam da ortasında yer alır. İlçenin batısında Kırklareli, güneybatısında Pınarhisar, güneyinde ise Vize ilçeleriyle çevrili olan Demirköy’ün doğusunda Karadeniz yer alır. Kuzey sınırları ise aynı zamanda devlet sınırlarımızı da belirleyerek Bulgaristan ile çevrilidir. Sınırı ilçe topraklarındaki tepelerden doğan Mutlu ( Rezve ) deresi belirlemektedir.

Suyun hayat sunduğu zengin bir doğa içerisinde yer alan Demirköy, Bulanık Deresi ve Değirmendere’nin sularıyla derinleşen vadi yataklarının arasında yer alan yüksekliği 300 metreyi aşan bir tepe üzerinde kurulmuştur. Coğrafya göz önünde alındığında Demirköy adeta Yıldız dağların her yönde pek çok zirvesini seyreden, adeta avuç içinde kalmış bir konumdadır. Ve her ne yöne bakarsanız bakın manzara doyumsuzdur.

İklim özellikleri göz önüne alındığında Kardeniz ikliminin tipik özelliklerini taşır. Sadece yaz aylarında daha sıcak olduğu söylenebilir. Yıllık yağış ortalaması 1000 mm civarında olan Demirköy özellikle kış mevsiminde Trakya’nın diğer kesimlerinde raslanamayacak kış manzaralarıyla kendini diğer yerleşim yerleri arasında belirginleştirir. Balkanlardan sert poyraz rüzgarlarıyla taşınan hava kütleleri coğrafi yapının ve bitki örtüsünün de etkisiyle mevsimin en fazla kar yağışını bu bölgeye bırakır. Yine bitki örtüsünün harmonisiyle ilkbahar ve sonbahar ayları bir o kadar coşku dolu seyirlik manzaralar sunar.

Demirköy’e Trakya’nın çeşitli kesimlerinden en rahat ulaşım için, haritada en kısa mesafe olarak belirleyebileceğiniz bir güzergahtan Pınarhisar’ın Poyralı köyüne kadar ulaşmanız gereklidir. Zira bu köyle birlikte tek yol haline gelen devlet yolu İğneada’ya kadar uzanır. Demirköy ise bu yol üzerinde İğneada’ya varmazdan 25 km evvel karşınıza tüm güzelliğiyle dikilir. İlçeyi il merkezi olan Kırklareli’ne köyleri üzerinden bağlayan orman içi bir başka yol varsa da daha kullanışsız olduğu için pek tercih edilmemekte, il merkezine ulaşım sıklıkla Pınarhisar üzerinden yapılmaktadır. İstanbul ve Kırklareli’ den Demirköy’e oradan da kıyıdaki en uç nokta olan İğneada beldesine kadar her gün düzenli otobüs seferleriyle buraya ulaşmak mümkündür.

Demirköy’e ait tek belde yerleşimi İğneada’ dır. Demirköy’ün köyleri ise Armutveren, Avcılar, Balaban, Beğendik, Boztaş, Gökyaka, Hamdibey, İncesırt, Karacadağ, Limanköy, Sarpdere, Sislioba, Sivriler, Yeşilce ve Yiğitbaşı köyleridir.

Tarihi süreç içerisinde Demirköy’e bakıldığında M.Ö. 4200-4000 yılları arasında Trak kabilelerinin bu civarı yerleşim için tercih ettiğini söyleyebiliriz. Özellikle ilçe yakınlarında bulunan ve Karadeniz’deki güvenli liman bölgeleri olarak düşünebileceğimiz İğneada, Beğendik ( Ayastefonos ), Panayır İskelesi Limanı, Kıyıköy ( Kasto ) kıyı ticareti açısından önemli olmuştur. Hal böyle olunca bu ticaretin sağlıklı ve güven içinde yürüyebilmesi için kıyı ardı bölge de önemli olmuştur. Bu önemi kıyıdan itibaren iç kesimlere doğru çeşitli dönemlerde yapılan ve çoğu Cenevizliler’e ait olan kale-sur kalıntılarından anlıyoruz. Bu izler bize Demirköy ve civarının terihi süreç içinde yerleşim için önemli olduğunu dile getirmektedir.

Yörede yoğun olarak görülen tümülüsler M.Ö.14. yy’a değin uzanan bir tarihi işaret ederken, domenler ( kapaklı kayalar ) M.Ö. 1300-800 tarihleri arasına dair her ikisi de Traklar’ın etkisinde gelişen mimari tarzları ortaya koymaktadır. Bu yapılara Demirköy ve civarında sıklıkla raslarsınız.

Traklar, İyonlar, İskitler ve Balkanlarda kurulu devletlerin akınlarıyla çeşitli defalar el değiştiren yöre, M.Ö.6 yy’ da ( M.Ö. 513 ) İskitlerin peşinden Trakya’nın iç kesimlerine kadar gelen Perslerin eline geçer. Bu dönem aynı zamanda kudretli Pers İmparatoru Darius’ un hüküm sürdüğü ve Trakya’nın neredeyse tamamına hakim olduğu dönemdir.

Perslerin zayıflamasından sonra M.Ö. 1. yy’ da ( M.Ö.73 )Traklar’ ın ikinci yükselişine tanık olur Demirköy ve civarı. Trakya Trakları olarak bilinen Astai ve Odrisler ile Asya Trakları’ndan Bitinyeler yörede hüküm sürer. Bu durum zayıflayarak Romalılar’a ve Roma’nın ikiye bölünmesiyle Bizanslılar’a kadar sürer. Bizans döneminde yörenin bilinen ve tarihi kayıtlarda da yer eden bir yerleşim olduğu biliniyor. Bizans dönemine tarihlenen ilçe sınırları içerisinde yer alan demir dökümhaneleri bu döneme dair ipuçlarını bize sunmaktadır. Burada şunu da söylemek gereklidir ki, bu dökümhane gibi Osmanlı dönemine ait Fatih Sultan Mehmet’in İstanbul’u alırken kullandığı topların döküldüğü bir başka dökümhane daha vardır.

Osmanlı’nın yörede görülmesi Trakya’nın birçok yerinin alınması kendisi dönemine raslayan Murat Hüdavendigar zamanına raslar. Zaman zaman Osmanlı ve Bizans arasında kısa süreli el değiştirmeler raslansa da Demirköy’ün Osmanlı’ya geçmesinin tarihi 1369 olarak kabul edilmektedir.

Fatih Sultan Mehmet döneminde ise Demirköy’ün adına tarih içinde vurgu yapılan atıflarla raslarız. İstanbul’un fethinde kullanılan toplar Demirköy Dökümhanesi’ nde dökülmüş ve orman içi yollardan İstanbul’un surlarının kıyısına kadar taşınmıştır. Yörenin o dönemdeki ismi Samakofçuk olarak tarihi kaynaklarda yer almaktadır.

Trakya’nın makus tarihinin sayfaları arasında yer alan Rus Bozgunu, Balkan Savaşları ve Yunan işgallerinin acı günlerini yaşayan Demirköy 11 kasım 1922’ de Yunan işgalinden kurtularak vatan topraklarındaki yerini almıştır.

Demirköy’ün coğrafi yapısı itibariyle başlıca geçim kaynakları ormancılık ve onun getirdiği yan iş kolları, hayvancılık ve tarımdır.

Arazinin engebeli oluşu sebebiyle tarım olanakları kısıtlıdır. Trakya’ ya özgü tarla bitkileri arazinin imkanları ölçüsünde ekilip-biçilirken, ev bahçelerinde sebze yetiştiriciliği yapılmaktadır. Bir dönem ilçede bir festivalle de taçlandırılan ve Demirköy ismiyle özdeş çilek yetiştiriciliği ise daha kısıtlı bir sahada da olsa halen yapılmakta ve bu üretimin geliştirilmesi için çabalar sürdürülmektedir. Armutveren köyünde yetiştirilen ve köyün eski imiyle anılan Paspala fasulyesi ise Trakya pazarlarında büyük rağbet görmektedir. Ayrıca yöredeki köylerde organik tarımsal üretim ile ilgili cılız da olsa girişimler bulunmaktadır.

Hayvancılık tarım alanlarının kısıtlı oluşu sebebiyle özellikle köy ekonomisinde yer etmektedir. Yörede yapılan mandıracılık faaliyetleri gelişmeye müsaittir. Öte yandan doğal ortamlarda yetişen hayvanlardan elde edilen et ürünleri de Trakya’nın birçok yerinde rağbet görmektedir. Bu haliyle yöre son yıllarda açılan doğa içerisindeki kır restaurantlarıyla kendini bir lezzet durağı olarak da konumlandırmaktadır. Yörenin temiz su kaynaklarından elde edilen ve yetiştirilen alabalıkları da bu lezzet duraklarında en çok aranan tadlar arasında yer alamaktadır.

Son yıllarda düzenlenen kurslarla bilinçli tarımsal üreticiler oluşturmak hedefiyle açılan kurslar sonucunda arıcılık faaliyetleri öne çıkmaktadır. Bu zengin doğa içerisinde organik bal üretimi yapan veya bu aşamaya yaklaşan üretimiyle çeşitli köylerde arıcılık önemli bir geçim kaynağı olmaya adaydır. İğneada, Limanköy, Beğendik gibi kıyı yerleşimlerinde ise balıkçılık bir diğer geçim kaynağı olarak öne çıkmaktadır. Karadeniz'in en en lezzetli mevsim balıklarına bu sularda raslamak mümkündür.

Ormancılık faaliyetleri değişen koşullar göz önüne alındığında eski günlerindeki gibi olmasa da önemli bir geçim kaynağıdır. Fidan üretimi, mobilya üretimi vb…yan üretim yollarıyla da Demirköy’lülere iş imkanları sunmaktadır.

Demirköy şimdilerde bir yelpaze gibi çeşitliği bünyesinde barındıran olanaklarıyla kendine turizm alanında bir vizyon kurgulamaktadır. Doğa, deniz ve kültür turizmi açısından büyük bir zenginliğe sahip Demirköy, doğru ve etkin bir yol izlenerek ilçeyi bambaşka bir yere taşıyabilecek bir potansiyele sahiptir.

İlçenin en büyük varlığı olan doğası son yıllarda yöreyi sıklıkla ziyaret eden doğa yürüyüşçüleri ve fotoğrafçıları cezbetmektedir. Suyun ve onun hayat verdiği ıstranca ormanlarının şekillendirdiği zengin bir coğrafyada yer alan doğa yürüyüşü parkurları Trakya’dan ve İstanbul’dan gelen doğa sporları klüplerini yöreye çekmekte, fotoğraf klüpleri ise ışığın peşinde koşarak en güzel manzaraları kadrajlarına almak için bölgeye daha sık gelmektedirler.

Kırklareli’nin turizme açılmış tek mağrası olan Dupnisa Mağrası ilçenin Sarpdere köyüne 5 km mesafede, coşku dolu bir doğa parçasının içerisinde yer alamaktadır. Istrancalar’ın karstik yapısı içerisinde yer alan başka mağra sistemleri de araştırılmakta ve Dupnisa gibi turizme bir değer olarak kazandırılmaya çalışılmaktadır.

Deniz turizmi denilince ise ilk akla gelen yer Demirköy’ e bağlı bir kıyı beldesi olan İğneada’ dır. Kendisini çevreleyen özel ve zengin bir ekosistem olan Longos Ormanları Ekosistemi içerisinde yer alan İğneada yeni turizm yatırımları ile son yıllarda gittikçe öne çıkan bir kıyı beldesidir. Ayrıca Limanköy, Beğendik köyü gibi kıyı yerleşimleri de Demirköy’ün deniz turizminde açılımlara olanak sunmaktadır. Karadeniz’in lezzetli balıklarını tadabileceğiniz bir lezzet durağı olarak da aynı kapsamda bu yöreyi düşünmek mümkündür.

Sahip olduğu özellikler ile çok özel bir ekosistemi ifade eden Longos ( Subasar )Ormanları Ekosistemi Demirköy’ün beldesi İğneada’nın en büyük kazanç hanesinde yer almaktadır. Çeşitli koruma statülerine sahip bölge nihayet milli park statüsüne kavuşmuştur. Buna rağmen çeşitli sorunlarla mücadele eden ekosistem yaban hayatı ve biyolojik çeşitliliği ile akademik çalışma gruplarını, kuş gözlemcilerini, fotoğraf ve doğa yürüyüşü klüplerini, av turizmi için yöreye gelenleri yılın değişik mevsimlerinde ağırlamaktadır. Beldede 2009 yılının son aylarında hizmete giren bir otel beldede konaklama imkanlarını tüm yıla yayarken, Spa otel konseptiyle de bambaşka bir turizm imkanıyla beldeye turizm açılımı sunmaktadır. Özellikle yaz aylarında ev pansiyonculuğu yöre halkınına ek gelir kazandıran turizm faaliyetleri içerisinde yer almaktadır.

Kültür turizminin bir parçası olarak ilçe merkezinde ve özellikle Hamdibey köyünde yer alan Rum mimari izleri çeşitli kesimlerden ilgi görmektedir. Bunların başında fotoğraf grupları yer alırken, mübadelelerle buradan göçen ve eskiye dair soyağacı izlerini arayan Yunan ve Bulgar turist gruplarına yörede daha sık raslanmaktadır.

Sonuç olarak tarihi, kültürel ve doğal varlıklarıyla Demirköy günden güne yıldızını parlatarak, gelen konuklarını ağırlamaktadır. Bunun için doğru ve etkin tanıtımı amaçları arasında sayan DEKAT ( Demirköy Doğayı ve Kültürel Değerleri Koruma Tanıtma Derneği )yöredeki etkinlikler için rehberlik hizmetleri sunmaktadır.

====================================== 

Fotoğraflarıyla katkı sağlayan Demirköy'lü fotoğraf sanatçısı Erkan YAVAŞ 'a teşekkür ederiz. Trakya Kadraj bölümümüzde Erkan YAVAŞ ve diğer fotoğraf sanatçılarının yörede çektiği diğer fotoğrafları da izleyebilirsiniz.



Bu Yazıyı Ekle

Facebook    Deli.cio.us    Digg   
 








 

Bu site Berilweb tarafından hazırlanmıştır, ROTA tarafından barındırılmaktadır. © 2013 Sitede yer alan içeriklerin tüm hakları Trakyagezi, fotoğraf hakları sanatçısına aittir.

JoomlaWatch Stats 1.2.8b_09-dev by Matej Koval