Küllü Mısır

Küllü mısır özellikle eski göçmenlerce uygulanan bir mısır pişirme yöntemidir. Özellikle Kırklareli’nin Balkan köylerinde kışlık hazırlıkları şeklindeki bu hazırlama yöntemine halen rastlıyoruz. Buna karşılık Rumeli göçmenlerinin yayılış gösterdiği Trakya’nın diğer illerinde, hatta Çanakkale, Balıkesir, Bursa, Manisa, Eskişehir vb…bazı illere de taşınan mutfak kültürün göstergesi olarak bu pişirme yöntemine yer yer rastlanmaktadır.

Bu pişirme yönteminde yerli mısır denilen mısır cinsinin kullanılması esastır. Çok iyi netice verir. Özellikle meşe odunu külü kullanılmalıdır. Bu sebepledir ki, Istrancalar coğrafyasının çoğuna hakim Kırklareli Balkan köylerinde hala diriliğini koruyabilmiş bir pişirme yöntemi olduğu söylenebilir. Çünkü köylerde ısınmada ve diğer işlerde yakacak olarak meşe odunu kullanımı yaygındır ve hammade olarak boldur. İyice yanmış, pudra haline dönmüş, içerisinde iri parçacıklar barındırmayan küller tercih edilir. Harlı odun ateşi üzerine oturtulan büyük kazanlar veya tencereler içerisinde bolca su kullanılarak mısır taneleri pişirilir. Kullanılacak kül müktarı bir çay bardağı ile en fazla bir su bardağı kadardır. Yakşalık 1 saat kadar küllü suda kaynayan mısırlar, daha sonra bol su altında küllerinden temizlenir. Kabukları soydurulup, yeniden kaynayan su içerisinde yumuşatılır. Kaynayan su içerisine atılan kül, mısır tanelerinin pişmesi esnasında kabuklarının hızla soyulmasına ve mısır tanelerinin domurcuklanarak kar beyazı, ak-pak açılmasına yardım eder. Elde edilen küllü mısırlar porsiyonluk miktarlarda ayrılıp, buzdolabınızda veya serin bir yerde muhafaza edilebilir.

Küllü mısır yörede “diş mısırı” da denilen bir geleneği bize hatırlatır. Dişi çıkan çocuklara adım çöreği yapılarak, küllü mısır pişirilir. Küllü mısır, adım çöreği törenine katılan çocuklara ve konu komşuya ikram edilir. İkram sırasında üzerine şeker, tuz veya arzuya göre kırıklı ceviz serpiştirilir. Bu eski geleneğe ne yazık ki artık pek rastlamıyoruz.

Küllü mısır ile ilgili bilgiler Kırklareli’nin Pınarhisar ilçesi, İslambeyli Köyü’nden, rahmetli Hatice ŞENGÖZ‘den derlenerek, kızları tarafından günümüze aktarılmıştır.

Malzemeler :

  • İstenen miktarda yerli mısır
  • 1 çay bardağı meşe odunu külü
  • Bolca su

Hazırlanışı :

  • Büyük tencere veya kazanlara doldurulan su, harlı odun ateşi üzerinde kaynamaya bırakılır.
  • Mısır koçanları tanelerine ayıklanır. Kullanılacak mısır yörede yerli mısır olarak bilinen mısırlardan olmalıdır.
  • İyice kaynayan suya bir çay bardağı meşe odunu külü eklenir.

Not : 10 lt su için bir çay bardağı odun külü yeterlidir. Su miktarı arttıkça külü de en fazla 1 su bardağı olacak şekilde artırabilirsiniz.

  • Tanelerine ayrılmış yerli mısırları kaynayan suya atın.
  • Bir saat kadar küllü s içinde ve ateşin harını azaltmadan kaynamaya bırakın.
  • Bir kevgir içerisine aldığınız mısırları bol su içerisinde elinizle ovuşturarak küllerinden ayrılıncaya kadar yıkayın.
  • Bu işlem sırasında mısırların kabukları kolayca ayrılacak ve içerisinden domurcuklanmış gibi beyaza çalan mısır taneleri çıkacaktır.
  • Ateşin üzerine temiz, külsüz su dolu bir başka tencere-kazan oturtup kaynamaya bırakın.
  • Mısırları kaynayan temiz suya atın.
  • Mısırlar yumuşayıncaya değin, ateşinizin harına göre 2-3 saat boyunca kaynatın.
  • Porsiyonluk miktarlara ayırdığınız mısırlarınızı serin bir yerde veya buzdolabınızda, derin dondurucunuzda istediğiniz kadar saklayın.
  • Kullanacağınız zaman üzerine şeker, tuz veya kırıklı ceviz serpiştirip tüketebilir veya diğer mutfak uygulamalarında değerlendirebilirsiniz.
Facebookmail