Lüleburgaz Zindanbaba Türbesi

İlçenin tarihi dokusunun ev vurgulayıcı simgesi olan Sokollu Mehmet Paşa Külliyesi, hemen karşısında salınan zarif Zafer Çeşmesi ve eski Lüleburgaz Hükümet Konağı gibi merkezi bir konuma olan komşuluğu ile Zindanbaba Türbesi halk arasında hep sırlı bir mekan olagelmiştir. Sayfalarımıza Lüleburgaz’ın tarihi ve kültürel dokusu ile ilgili araştırma yazıları ile destek veren Mustafa GÜLTEKİN, bu defa kalemini Zindanbaba Türbesi’nin bu sırlı hikayesinden yana kullandı.

LÜLEBURGAZ ZİNDANBABA TÜRBESİ

Mustafa GÜLTEKİN
Türkiye Kültür Portalı sitesinde Zindanbaba Türbesi’nden şu şekilde bahsedilmektedir :
“Zindanbaba Türbesi : Eski Hükümet binası yanında yeralmaktadır. Sağlam durumda bulunan Zindanbaba Türbesi, Bursa tipi türbeleri anımsatmakta ise de esas mahiyeti tam olarak bilinmemektedir. Tuğla ve köfeki taşından yapılmıştır. Daha önceden binanın üzerinde tahtadan bir saat kulesi bulunmakla birlikte, sonradan yıkılmıştır. İçindeki mezar, Bulgar ve Yunan askerleri tarafından tahrip edilmiştir. Üç katlı olan binaya kuzeydoğu cephesindeki küçük bir kapıdan girilmektedir. Dikdörtgen prizma şeklinde yükselen kulenin üstünde silindir şeklinde bir kasnak yer alır. Her katta, kare tabanlı tek bir hacim bulunur. Yapının bodrum katında, beşik tonoz örtülü 3.70×3.90 m. boyutlarındaki türbe kısmı yer almaktadır. “

Kırklareli Kültür Varlıkları Envanterinde ise ;

“İlçe merkezinde bulunan türbe kare planlı olup, yaklaşık 8x8mt ebatlarındadır. Tuğla hatıllı kesme taş ile örülü yapı, dairesel bir kasnağa oturan tek kubbe ile örtülüdür. Kubbe üst örtüsü kurşun ile kaplıdır. Üst kademede güneydoğu ve kuzeydoğu duvarları üzerinde dikdörtgen pencereler yer alır. Güneydoğu duvarı üzerinde yer alan tek alt kademe penceresi dikdörtgen, lokmalı demir parmaklıklıdır. Yapının girişi kuzeydoğu tarafındandır ve giriş bölümününde üzeri kurşun kaplı ahşap bir saçak yer alır.” 

şeklinde tanımlanmıştır.

Zindanbaba Türbesi ile ilgili bilinen en eski belge hicri 1310 tarihli Edirne Salnamesi’dir. Salnamede Osmanlı dönemi Lüleburgaz türbelerinden şu şeklide bahsedilmiştir :


“Lüleburgaz merkezde ise, Hükûmet Dâiresi yakınında Kâgir Saat Kulesi altında Zindan Baba, Köprübaşı’nda Fere Baba Dergâhı’nda Sancakdar Baba, Gâzi Câmii’nde Gâzi Karaca Ali Bey, İstanbul Yolu Tekkesi’nde İdris Baba, Alaca Mescid Mahallesi’nde Murad Baba, Cedid Müslim Mahallesi’nde Derman Baba, Hüseyin Bey Mahallesi’nde Kabristanlık’ta Âsitâneli Deli Ahmed Ağa medfûn olup, kabirleri ziyâret edilmektedir.
61-1310 Tarihli Edirne Salnâmesi, s. 520. ”

Zindan Baba hakkında halk arasında dolaşan iki rivayet vardır.

1-Türbe içinde yatan zat’ın Gazi Evranos Bey’in bayraktarı olduğu ve türbenin Çelebi Sultan Mehmet devrinde yapıldığı…

2-İdama mahkûm olan biri türbeye hapsediliyor. Tam asılacağı dakikada hüviyeti meçhul bir şahıs kan ter içinde halkı yararak ortaya çıkıyor ve mahkûmun serbest bırakılmasını, zira suçlunun kendisi olduğunu söyleyip, “Onun yerine beni asın!” der. O an mahkûm, suçsuz olduğuna kanaat getirilerek serbest bırakılır. Meçhul şahıs mahkûmun yerine hapsedilir ve idam edilir. Suçluyu asacakları gün türbenin kapısını açınca onu içerde ölü olarak bulurlar. Yapılan araştırmalar neticesinde ölen şahsın suçsuz ve âlim bir kişi olduğu öğrenilir ve oraya gömülür.

Kısacası elimizde Zindanbaba Türbesi ile ilgili hiçbir gerçek kaynak yoktur. Bu güne kadar yazılanlar ise halk arasındaki söylentilerden öteye gidememiştir.

Tarihsel açıdan gerçekçi yaklaşmak gerekirse; bana göre, burada yatan kişi kuvvetle muhtemel Sokullu Mehmet Paşanın oğlu olan Kasım Paşa’dır. Kasım Paşa Lüleburgaz’da idam edilmiştir. (Kaynak Kasım Paşa’nın mezar taşı… )

Evliya Çelebi’nin Seyahatnamesi’nde yazdığı gibi; ne kadar acı ki, idam fermanını babası, yani Sokullu Mehmed Paşa bizzat vermiştir.(Vakıflar Dergisi 41-Haziran 2014 Havasa’daki Şehit Mehmed Paşazade Kasım Paşa Vakfı Murat Yıldız)

Kasım Paşa, Sokullu Mehmed Paşa’nın oğlu olup câriye kökenli ilk eşinden olan iki erkek çocuğundan biridir. Diğeri Hasan Paşa’dır. (Gerlach 2007:1,383-II, 584: Dakić 2012.48,49)

Sokullu Mehmet Paşa’nın oğlu olup, Lüleburgaz’da siyaseten şehid edildi. Kesik başı babasının türbesine gömüldü. Baştaşı dolma sikkeli olup ince şahidesinde kelime-i tevhid yazılıdır. Ayak taşındaki kitabesi şahidenin dış yüzüne yazılarak türbe dışından okunması sağlanmıştır. Kitabesi şöyledir :

-Gitti Kasım Paşa Fenend-i Mehemmed Paşa
-Menzili cennet ola rahmeti ide bari hiida
-Kabrini ravza-i rıdvan ile nur ide Hakk
-Fevtine didi Nihadi iki tarih-i dua
-Diyelim ruhi-çün fatiha daim el açub
Adn-i alayı makameyle Kasım Paşa 979 (1571)
(Kaynak “Türbeler” kitabı sayfa 213)
Ayrıca 971 tarihli Sokullu Vakfiyesinde günümüzde Zindanbaba Türbesi’nin bulunduğu bina için şu yazmaktadır: “Menzil-ı mezbur bir kule-i azameyi bina muhtedir.” ( Mimar Sinan Dönemi İstanbul-Belgrad Arası Menzil Yapıları Hakkında Bir Deneme – Yrd. Doç.Dr. Gülçin Küçükkaya)

Buradanda anlaşılacağı üzere bina kervansaraya giriş kulesi olarak inşa edilmiştir. Daha sonra türbeye dönüşmüştür. Zindanbaba Türbesi’nin tapusu günümüzde hala Sokullu ailesinde bulunmaktadır.
Buradan yola çıkarak, kesin olmamakla birlikte Sokullu Mehmet Paşa tarafından Lüleburgaz’da idam ettirilen kendi öz oğlu olan Kasım Paşa kesik başı İstanbul’a gömülmüş; vücudu ise halk arasındaki efsaneleşen söylenti ile de uyuşan suçsuz olan birinin burada defnedildiği söylentisine tamamen uymakta ve türbenin tapusunun Sokullu ailesinde bulunmasıda Kasım Paşa’nın vücudunun bu türbede gömülü olduğu daha da kanıtlar niteliktedir…

Fotoğraflar : Özcan ÇELTİKLİ ( Açılış Fotoğrafı ), Özgür ASAN ( Kasım Paşa’nın Mezarı )

Facebooktwittergoogle_pluspinterestmail