Gelibolu Gezi Rehberi

Gelibolu tarih sahnesinden devşirdiği tarihi ve kültürel varlıkları, Çanakkale savaşları ile adını duyuran tarihi yarımadaya ismini vermiş olması sebebiyle, sosyal yaşantısı, denizle özdeş aynı zamanda Rumeli ve Ege’ den izler bulabileceğiniz zengin mutfağı ile, yaz turizmi için özellikle Saros körfezi kıyılarındaki derin mavi koyları ile gezi ajandanızda muhakkak yer bulması gereken bir ilçe. Saçlarını Çanakkale boğazının ve Saroz'un rüzgarlarının taradığı Gelibolu'nun tadını doya doya çıkarabilmek için en az birkaç gün ayırmanız gerekli. Gelibolu’ya gelmişken neler yapabileceğinize, neleri asla es geçmemeniz gerektiğine ise gelin birlikte bir göz atalım.





GELİBOLU GEZİ REHBERİ

ULAŞIM :

Gelibolu Trakya ve Anadolu'yu deniz yoluyla birbirine bağlayan geçiş yollarının başında yer alması sebebiyle Edirne ve İstanbul yönünden Anadolu'ya geçen taşımacılık firmalarının güzergahları üzerinde yer alır. Son zamanlarda Edirne, Keşan ve Çorlu üzerinden buraya "doblo taşımacılığı" yapan yeni taşımacılık şirketleri de açılmış, ulaşım daha da kolaylaşmıştır.

Ayrıca Gelibolu'nun diğer ilçeleri ve köyleriyle ulaşımı sağlayan minibüsleri Gelibolu otogarında bulabilirsiniz.

Öte yandan hava şartları ( sis, rüzgar, yağış vb...) deniz ulaşımını bazen olumsuz etkilemektedir. Bu sebeple Liman Başkanlığı'nda deniz ulaşımı konusunda muhakkak bilgi alınması gerekmektedir.

  • GELİBOLU FERİBOT İSKELESİ : 0 286 566 16 17
  • GESTAŞ ÇANAKKALE FERİBOT İSKELESİ : 0 286 217 18 15
  • LAPSEKİ FERİBOT İSKELESİ : 0 286 444 07 52

 OTOBÜS FİRMASI & İLETİŞİM

OTOBÜS VARIŞ NOKTALARI

HAKİKİ KOÇ TURİZM

http://www.hakikikoc.com.tr/

Tel : 0 286 566 58 20 ( Gelibolu ) /

0 286 444 45 35 - 217 06 19 - 217 13 51 ( Çanakkale Merkez )

EDİRNE ( Keşan )

TEKİRDAĞ ( Malkara, Çorlu )

KIRKLARELİ ( Babaeski, Lüleburgaz )

ÇANAKKALE ( Lapseki, Ezine, Ayvacık )

BALIKESİR ( Akçay, Altınoluk, Edremit, Burhaniye, Gömeç )

İZMİR

KAMİL KOÇ TURİZM

http://www.kamilkoc.com.tr/

Tel : 0 286 566 84 47 - 566 84 48 ( Gelibolu ) / 0 288 444 0 562 ( Çağrı merkezi )

TEKİRDAĞ ( Malkara , Marmara Ereğlisi )

İSTANBUL

EDİRNE ( Keşan )

LÜKS YONCA SEYAHAT

http://www.luksyonca.com/

Tel : 0 286 566 90 92 ( Gelibolu ) / 0 286 213 12 60 ( Çanakkale ) 

EDİRNE ( keşan )

TEKİRDAĞ ( Malkara, Çorlu , Saray )

KIRKLARELİ ( Vize )

METRO TURİZM

http://www.metroturizm.com.tr/

Tel : 0 286 566 58 20 / 0 286 444 34 55 ( Çağrı Merkezi )

EDİRNE ( Keşan )

TEKİRDAĞ ( Malkara, Marmara Ereğlisi )

İSTANBUL 

TRUVA TURİZM

http://www.truvaturizm.com.tr/

Tel : 0 286 566 26 26 / 566 66 37 

EDİRNE ( Keşan )

TEKİRDAĞ ( Malkara, Çorlu )

İSTANBUL

ÇANAKKALE ( Lapseki, Ayvacık )

BALIKESİR ( Akçay, Altınoluk, Edremit, Burhaniye, Gömeç )

İZMİR

BODRUM


KONAKLAMA :



YEME-İÇME MEKANLARI

Gelibolu'ya gelenlerin en çok rağbet ettikleri muhakkak ki deniz ürünleri olmalıdır. Artık Gelibolu'ya has özellikler taşıyan balık mutfağı içinde sardalya baş sıralarda yer alır. İster lüks bir balık restaurantında isterseniz ayaküstü salaş bir mekan da tadın, Gelibolu'da balık yemenin tadına varacaksınız. Ama özellikle meydandaki salaş büfelerde midye tava sosuna ilave edilen "sır" olduğunu idda ettikleri baharatlarla çeşnilendirilip bulanmış sardalya tavayı denemelisiniz. Yöre mutfağından asma yaprağında sardalya, sardalya pilaki ve Çanakkale'nin meşhur kalamarlarını da denemelisiniz. 

Balıkçılık ile neredeyse bir asırdır uğraşan Gelibolu'luların balık konserveciliğinde de hak edilir bir yeri olduğunu söylemek gerekir. Alaeddin Kemerli tarafından 1926 yılında açılan fabrika Türkiye'nin ilk balık konservesi fabrikasıdır. Zaman için de sayıları artan işletmelerden bugün geriye 3 tane kalmıştır. Alaeddin Balık Konserve, Selahattin Balık Konserve ve Yakşi Balık Konserve... Bu üç işletmenin ürün gamında yer alan tuzlu balık, konserve balık, lakerda, ançüez, çiroz gibi ürünleri muhakkak denemelisiniz.

Öte yandan başta Tekirdağ olmak üzere bazı illerin kendisine mal etmeye çalıştığı bir lezzet var ki, en iyisini Gelibolu'da bulabilirsiniz. Peynir helvası... Bu kim ne derse desin Gelibolu'yla özdeş bir lezzettir. Bu işi en iyi yapan Atatürk Caddesi üzerinde iki işletme vardır ki, tereddütsüz ikisine de girebilirsiniz. Üstün Süt Ürünleri ve Zaferler Çifliği Süt Ürünleri. Peynir helvasının en iyisini, bu helvanın Çanakkale usulü yapılan fırınlanmış olanını bulabildiğiniz gibi, peynirden kaymağa, yoğurttan tereyağa kadar en halis süt ürünlerini bulabilirsiniz.

İlhamını Gelibolu Mevlevihanesi'den alan Gelibolu Mevlevi Tatlısı-Lokumu ise, bu unutulan tarifi yeniden Gelibolu'ya kazandıran birçok kuruluştan yılın kadın girişimcisi ödülü alan Atiye LAÇİN'in girişimleriyle Gelibolu'ya patentlenmiş durumda bir başka özgün lezzettir. Atiye Laçin Mevlevi Tatlısını sunduğu mekanından başka, 2008 yılında hizmete açtığı Gelincik Konağı isimli bambaşka bir konseptte bir mekanı daha Gelibolu'ya kazandırmıştır. Yaklaşık 170 yılık tarihi olan denize nazır bir konakta, Çanakkale savaşı yıllarında Atatürk ve askerlerinin yediği Gelibolu'ya özgü yiyecekleri bulabildikleri gibi, yöre mutfağından daha birçok yemeği, tatlıları ve reçelleri bulabilirsiniz.

  • KOCA USTA RESTAURANT : İskele Meydanı No: 7 / Gelibolu  ( 0 286 566 99 33 )   http://www.kocaustagelibolu.com/
  • KUMSAL RESTAURANT : Hamzakoy / Gelibolu  ( 0 286 566 36 26 )   http://www.kumsalrest.com/
  • MEVLEVİ TATLISI ( ATİYE LAÇİN TATLILARI : Alaeddin Mah. Sofuca Halil Sk. No : 11 / Gelibolu  ( 0 286 566 12 19 )
  • GELİNCİK KONAĞI : Alaeddin Mah. Kore Kahramanlar Cad. No: 25 / Gelibolu ( 0 286 566 54 80 )
  • POYRAZ RESTAURANT : ( 0 286 566 90 80 )
  • FANYA RESTAURANT : Feneraltı Mevkii  /Gelibolu  ( 0 286 566 28 16 )
  • SOFRA PİDE & KEBAP : Atatürk Cd / Gelibolu   ( 0 286 566 14 14 / 566 79 81 / 566 79 82 )
  • GÜRCAN RESTAURANT : Balıkhane Karşısı No : 12/A  / Gelibolu ( 0 286 566 09 14 )
  • YARIMADA OSMANLI MUTFAĞI : Atatürk Cd. No : 34 / Gelibolu   ( 0 286 566 12 25 pbx )   http://geliboluosmanlimutfagi.com
  • İLHAN RESTAURANT : ( 0 286 566 11 24 )
  • LİMAN RESTAURANT : ( 0 286 566 11 25 )
  • YELKENCİ RESTAURANT : Liman Cad. Balıkhane Sk / Gelibolu  ( 0 286 566 46 00 )
  • BOĞAZ BALIK RESTAURANT : Liman cad. No : 22 / Gelibolu   ( 0 286 566 16 06 )
  • İMREN RESTAURANT : Liman Meydanı / Gelibolu  ( 0 286 566 23 22 )
  • VALİDE SULTAN : Atatürk Cad. No:16/B / Gelibolu   ( 0 286 566 17 20 )
  • ÜSTÜN SÜT ÜRÜNLERİ VE PEYNİR HELVASI : Atatürk Cad. No : 37-A / Gelibolu  ( 0 286 566 58 43 )
  • ZAFERLER SÜT ÜRÜNLERİ VE PEYNİR HELVASI : Atatürk Cad. No:33 / Gelibolu  ( 0 286 566 11 15 )
  • ALAEDDİN BALIK KONSERVE : Liman Cad. No:4 / Gelibolu   ( 0 286 566 10 16 - 566 32 76 )
  • SELAHATTİN BALIK KONSERVE : Tersane Sok. No:2 / Gelibolu   ( 0 286 566 10 91 )   http://www.selahattinkonserve.com/
  • YAKŞİ BALIK KONSERVE : Alaeddin Mah. Kore Kahramanlar Cad. No:25 / Gelibolu  ( 0 286 566 32 33 )


GÖRÜLECEK YERLER

PLAJLAR VE KOYLAR :

  • HAMZAKOY : Gelibolu merkezde yer alan Hamzakoy Gelibolu'luların halk plajı olarak da kullandıkları, askeri dinlenme tesislerinin ve otellerin plajlarının da bulunduğu sığ suyu ve  ince kumuyla güvenli bir plajdır.
  • SAROS KÖRFEZİ KOYLARI : Gelibolu boğaz girişinde olduğu için güçlü akıntılar sebebiyle Marmara ve boğaz yönünde güvenle denize girilebilecek yerler azdır. Bu sebeple Gelibolu'lular Saros kıyılarındaki denize girilebilecek koyları tercih ederler. Bu koylardan en meşhuru pek tabiki Fındıklı köyü yolu üzerinden gidilen Kömür Koyu' dur. Kömür Koyu son yıllarda özellikle dalış turizmi için yöreye gelenleri kendisine çekmektedir. Buraya yakın diğer dalış noktaları için "Dosya" bölümümüzde yer alan "Saros'un Gözleri...Mavi Vurgun!" içeriğimize başvurabilirsiniz. Denize gidenlerin tercih ettiği bir diğer yer ise Güneyli Köyü Koyu'dur. Güneyli Koyu son yıllarda hızla turizm faaliyetleri içerisinde yapılaşmakta, otel-motel ve pansiyonlar yaygınlaşmakta, sezonluk mekanlar açılmaktadır. Güneyli yakınlarında güvenle denize girilecek koylar bulmak mümkündür. Bunlardan bazıları, Güneyli Koyu, Fatma Kadın Koyu, Asker Çeşmesi Koyu, Emel Sayın Koyu...vb. Bu konuda "Yol Hikayeleri" bölümünde yer alan "Emel Sayın'ın Gözlerine Bakan Köy" içeriğimize başurabilirsiniz.

ANIT MEZAR VE ABİDELER

Çok bilindik bir Gelibolu türküsü “ Karşımızda Gelibolu / Gelibolu’ da yatır dolu.” der. Bu öylesine gerçekle örtüşen bir durumdur ki, ilçeyi gezerken halkın “derviş, baba, ermiş, yatır…vb” diye isimlendirdiği dönemin önemli kişiliklerinin mezarlarına raslarsınız. Hakkında bilgi tesbit edilenler birer anıt mezar veya başucunda bir küçük kitabeyle hatırlanırken, bazıları hakkında yeterli bilgiye raslanmasa da mütevazi bir mezar ile o kişiliğe atfedilen önem vurgulanmıştır.

Bir çoğu Osmanlı döneminde, özellikle Türkiye’nin ve dünyanın en büyük mevlevihanesi olan Gelibolu Mevlevihanesi’nin de yörede oluşunun etkisiyle ilçede bulunmuş, manevi aydınlanmanın önderi olmak için çaba sarfeden, ordunun savaşa gittiği dönemlerde orduya manevi heyecanı yaymayı ilke edinip onlarla savaşa katılan kişilikler oluşu sebebiyle değerli görülmüşlerdir.

Osmanlı gibi yörede yaşamış veya bir süre bulunmuş halklara ait de anıt mezar veya abidelere raslamak mümkündür. Şimdi bunlara bir göz atalım.

  • ALAEDDİN KALFA MEZARI : Alaeddin Kalfa, Gelibolu’ da adını bir mahalleye ve şehir mezarlığına vermiş önem atfedilen bir din büyüğüdür. Mezarı da kendi adını taşıyan şehir mezarlığı sınırları içerisinde yer almaktadır.
  • BAYRAKLI BABA : Asıl adı Karacabey’ dir. Osmanlı donanmasında sancaktardır ve Bizans’la bir deniz savaşı sırasında şehit düşünce vasiyeti üzerine Gelibolu’ya defnedilmiştir. Ölüm tarihi 1410 olarak tesbit edilmiştir. Halk arasında yayılan söylenceye göre ise Karacabey bir savaş sırasında bayrak düşmana geçmesin diye yutmuştur. Ağır yaralanır. Tedavisi sırasında bayrağın nerde olduğunu soran arkadaşlarına bayrağı yuttuğunu söyler. Karnını yarıp açanlar bayrağın gerçekten de orada olduğunu görürler. Ölmezden evvel Gelibolu’da gömüldükten sonra mezarından bayrak eksik edilmemesini vasiyet eder. Gelibolu’ya gelenlerin en çok ziyaret ettiği bu yer, fener tepesinin Hamzakoy’a bakan yamacında yer alan bir mevkidedir. Mermer mezarın etrafı ve üzeri onlarca bayrakla donatılmıştır.
  • ECE BEY MEZARI : Gelibolu yarımadasının fethi bir aşamada olmamıştır. Gazi Süleyman Paşa ve beraberindekiler Gelibolu’yu alırken, Ece Bey ve gazileri de o zamanki adı Maydos olan Eceabat’ ı alır. Bu aşamadan sonra yarımadanın tümden fethi hızlanır. İlçeye de adını veren dolayısıyla Ece Bey’dir. Ayrıca Saros körfezine bakan büyük bir koya ve bu civardaki ovaya da onun adı verilmiştir. ( Ece Koyu – Ece Ovası ) Mezarı Gelibolu’nun Karainbeyli köyünde bulunur. Rumeli’nin ve Gelibolu’nun fethi kutlamalarında burada tören düzenlenmesi ona atfedilen önemi bize işaret eder.
  • EMİR ALİ BABA TÜRBESİ : Emir Ali Baba’nın kimliği konusunda tam bir tesbit yoktur. Türbedeki buluntulardaki işaretlerden, denizci çapası ve hicri 758 tarihli kitabesindeki Kaptan-ı Derya Ali Baba tanımı onun bir denizci olduğunu söylese de, kitabenin işaret ettiği tarihte kaptan-ı derya ünvanı bulunmamaktadır. Buan karşılık önem atfedilen bir zat olduğu aşikardır. Evliya Çelebi seyahatnamesinde de ismine Alemdar Ali Baba diye raslarız. Hamzakoy da Sinan Paşa türbesi yakınlarında türbesi bulunmaktadır.
  • FİKİRLİ SİNAN TÜRBESİ : Gelibolu’da önem atfedilen önemli bir kişiliktir. Mezarı Cami Kebir mahallesinde, kendi ismiyle anılan cadde üzerinde bulunmaktadır. Kişiliği hakkında bilgi azsa da, halk arasında bir söylence şöyledir: Ağası olan Hacı Keçeci hacca gidip ailesini Fikrili Sinan’a emanet eder. Ağası hacdayken, bir gece rüyasında onun canının helva çektiğini görür. Durumu ağanın eşine anlatır. Helvayı ağanın eşine yaptırır. Helva tenceresini hacda olan ağasının sofrasına bırakır. Sofrada tencereyi gören ağa bunda bir keramet olduğunu sezer. Hac dönüşü Fikrili Sinan’ı sorduğunda, öldüğü haberini alır. Ağanın eşi de inanmak istemese de helva olayını anlatınca, hacı olayı doğrular. “ Bizim haccımız nedir ki, asıl hacı Sinan’dır.” Der.
  • GAZİ SÜLEYMAN PAŞA TÜRBESİ : Gelibolu’nun ve Rumeli’nin fethini gerçekleştiren Gazi Süleyman Paşa’nın attan düşerek ölümü üzerine defnedildiği Bolayır’da bulunan türbesi, Gelibolu’ya gelenlerin muhakkak ziyaret ettikleri bir mekandır. Çeşitli dönemlerde restorasyon geçiren yapı, osmanlı’nın Avrupa’daki en eski anıt-yapılarından kabul edilmektedir.

  • HALLAC-I MANSUR TÜRBESİ : Hallac-ı Mansur, bir Enel-Hakk şehidi olarak bilinmektedir. Gelibolu'da onun adına atfedilen türbe, fenere giden yolun kavşağında Hamzakoy'a ve Marmara'ya hakim bir yerde olup, mimari bakımından İskender Çelebi Türbesine benzetilmek istenmiştir. Önceleri bakımsız olan türbe 1971 yılında onarılarak buğünkü durumuna getirilmiştir. Türbenin içinde iki mezar bulunmaktadır. Birinin bir kadına ait olması olasıdır. Baş ucu taşları yoktur. Kimlere ait olduğuda bilinmemektedir.Bu türbenin bir denizciye ait olabilecegide düşünülmektedir. Ancak türbe Osmanlı Dönemi'nden beri Hallacı Mahsur Türbesi olarak anılmaktadır. Öldüğünde cesedi yakılarak külleri Bağdat’ta nehire atılmıştır. Esas türbesi Bağdat’tadır. Ancak söylendiğine göre Hallacı Mahsur'un muhtelif yerlerde yedi adet türbesi bulunmaktadır. Bu türbeler birer makamdır. O’nun adına yapılmıştır. Gelibolu’daki bu türbe büyük bir olasılıkla, Osmanlı döneminde birçok önemli din bilgini yetiştirmiş ve bunları bağrında barındırmış bir din merkezi olan Gelibolu’da özellikle idamından sonra İslam aleminde önem kazanan ve düşünceleri hızla yayılan bu değerli insanın adına “Makam” olarak yapıldığı akla yatkındır. ..... Hallac'ı Mansur, "Enel Hakk" ifadeleri sebebiyle, ne maksatla söylediğine bakılmaksınız halkın önünde türlü işkenceler ile idam edilmek istendiğinde, kendisine taş atan onu anlamak istemeyenlere gülümsemekte, onların affını dilemektedir. Taşlandığı meydanda onun için üzülüp bir gül atmak isteyen arkadaşını görünce, acıların en büyüğünü derinden hissedecektir. Atılan taşlardan, gördüğü işkenceden gıkı çıkmayan Hallac-ı Mansur ; " Dostun bir gülü yaralar beni..." diyecektir.
  • HOCA HAMZA MEZARI : Fenere giden yol üzerinde, tarihi Yazıcızade çeşmesinin karşısında bulunan mezarı ne yazık ki orjinaliyle günümüze ulaşamamıştır. Gelibolu’da önem atfedilen bu kişilik mezarının da bulunduğu mahalleye adını vermiştir.
  • KALAFAT MEHMET PAŞA : Ölüm tarihi 1793 olarak belirlenen KalafaT Mehmet Paşa, yeniçeri ağalığından sonra sadrazamlık görevine getirilmiş, kısa bir görev süresinden sonra sürgüne gönderilmiştir. Sürgün sonrası Gelibolu’ya gelerek hayatının son demlerine kadar burada yaşamıştır.
  • KALENDER BABA TÜRBESİ : Gazi Süleyman Paşa’nın gazilerinden, Gelibolu’nun fethinde bulunmuş büyük yararlılıkları görülmüştür. Mezarı Yazıcızade mahallesinde, Santral yokuşunda bulunan Kalendar Baba’ nın ölüm tarihi 1384 olarak tesbit edilmiştir.
  • KELAMİ PAŞA MEZARI : Mezarı Bolayırda bulunan Gazi Süleyman paşa türbesinin bahçesinde yer almaktadır. Döneminde Saros körfezinin korunması görevlerini başarıyla yürütmüş askeri bir kişiliktir.
  • NAMIK KEMAL MEZARI : Ünlü vatan şairimiz Namık Kemal’in Tekirdağ’da başlayan hayatı, vasiyeti üzerine ölümünden sonra Bolayır’daki Gazi Süleyman Paşa türbesi bahçesinde nihayetlenmiştir.
  • SARUCA PAŞA TÜRBESİ : Saruca Paşa Gelibolu için önemli bir kişiliktir. Gelibolu tersanesi onun zamanında yapılmıştır. Limanı derleyip toparlamış, liamn girişini karşılıklı yapılan iki kale arasına gerilmiş demir halatlarla güvenceye almıştır. Kendi adına cami ve imaret ile bir de hamam bırakan Saruca Paşa Yıldırım Bayezid döneminde kaptan-ı deryalık yapmıştır. Ölüm tarihi 1454 olarak tesbit edilmiştir.
  • SİNAN PAŞA TÜRBESİ : Yıldırım Bayezid döneminde kaptan-ı derya olmuş, aynı zamanda padişahın da damadırır. Damat Sinan Paşa olarak da bilinir. 10 metre tyüksekliğindeki türbe günümüze ulaşmıştır. Eşi ile beraber yattığı türbe Hamzakoy’un gerisinde askeri gazinonun ardında yer almaktadır.
  • ŞALVARLIOĞLU İBRAHİM AĞA MEZARI : Yazıcıoğlu mezarlığından, Alaeddin kalfa mezarlığına taşınmış mezarı lale devri motifleriyle diğer mezar süslemelerine göre farklılık taşır. Gelibolu’ya ilk defa içme suyunu getirmiştir.
  • ŞERBETÇİ PAŞA : Gelibolu’nun fethi sırasında yararlılıkları bulunmuş, orduyu manevi olarak motive eden döneminin önem atfedilen dervişlerinden birisidir.
  • YAZICIZADE AHMED-İ BİCAN EFENDİ : Gelibolu’lu önemli alim ve velilerden olan bu zat Yazıcızade lakabıyla bilinir. Çeşitli devlet görevlerinde bulunmuş , çeşitli Anadolu kasabalarında katiplik yapmış babası Yazıcı lakaplı Salih Efendi 1408’ de Anadolu’nun bilinen ilk astroloji içerikli eseri olan Şemsiyye’yi yazmıştır. Ağabeyi de önemli alim ve velilerden Yazıcızade Muhammed Efendi’dir. Hacı Bayram-ı Veli Edirne’ye misafirliğinden sonra, Ankara’ya yolunu çevirmiş, “Belki bizi orada bekleyen vardır.” demiştir. Gelibolu’ya geldiğinde Yazıcızade kardeşlerle tanışınca çok hoşnut olur ve “Yağ ile kandil hazır, bize çakmağı çakmak düşer.” diyerek onların önemine değinmiştir. “Bican” lakabını almaları ise nefsi terbiye yolunda çile çıkartırken zayıf ve bitap düşmeleri sebebiyledir. Ölüm tarihi itilaflı olsa da, 1453 veya 1455 gibi olduğu kabul edilmektedir. Babası ve ağabeyinin eserlerini Arapçadan Türkçe’ye tercüme etmiş, kendisi de özgün eserler kazandırmıştır.
  • YAZICIZADE MEHMED-İ BİCAN : Babası ve kardeşinden yukarıda bahsettiğimiz Yazıcızade Muhammed Efendi Gelibolu’da önemli bir alim ve velidir. Asıl adı Muhammed olup, Malkara’ ya bağlı Kadıköy’ de doğmuş, Gelibolu’da yaşayıp vefat etmiştir. ( 1453 ) Gelibolu’da Hacı Bayram Veli ile tanışan Muhammed Efendi İran ve Maveraünnehr’ de ünlü alimlerden ilim irfan ettikten sonra Gelibolu’ya döndü. Fener tepesinin karşısında kayaya oyulmuş bir hücrede ( Çilehane ) 7 yıl süreyle çile çıkartıp, ilim ve tefekkürle meşgul oldu. Bu sürede yazdığı Muhammediye adlı eseri onun en bilinen eseridir. Muhammediye Anadolu’dan Kırım’a kadar elden ele gezmiş ezber edilmiş bir eser oluşuyla meşhurdur. Eser Sultan Abdülhamid tarafından yapılan sedef kakmalı abanoz kağıdından bir sandık içerisinde muhafaza edilmektedir.
  • ZEYNEL ARAB MEZARI :  Yazıcızade mahallesinde mezarı bulunan Zeynel Arab, iyi derece de Arapça ve Farsça’ya hakim alim ve velilerdendir. Ölüm tarihi mezar taşına göre 1734’tür.
  • DİĞER ÖNEMLİ KİŞİLİKLERE AİT MEZARLAR : Haklarında yeterli bilgiye ulaşılmamış, Gelibolu’da mezarları bulunan diğer önemli kişilikler şunlardır : Hacı Keçeci ( Fikirli Sinan Efendi’nin ağası…), Has Ahmet Bey, İbn-i Hasancık, Kadı Mustafa, Piri baba, Sancaktar Baba vb… )

YABANCI MEZARLIK VE ANITLAR :

  • FRANSIZ MEZARLIĞI : Hallac-ı Mansur türbesi ve Saruca paşa türbesi yakınlarındaki bu mezarlık, 1854-1856 yıllarında Osmanlı ve Ruslar arasında yaşanan savaşlarda, Türkler’le beraber savaşıp hayatını kaybeden 5000 Fransız askerinin hatırasına dikilmiştir. Yapım tarihi 1934’tür.
  • RUS ANITI : Bolşevik isyanından kaçan Rus aileler ve askerlerin bir kısmının 3 yıl süreyle yerleştirildiği Gelibolu'da ölenler anısına yapılmıştır.

CAMİLER VE MİMARİ YAPILAR

  • GAZİ SÜLEYMAN PAŞA CAMİİ ( BOLAYIR ) : Osmanlı’nın Avrupa yakasında yaptığı ilk cami, yörenin fatihi de olan Gazi Süleyman Paşa tarafından yaptırılmıştır. Gelibolu’da da aynı isimde bir cami oluşu sebebiyle karıştırılsa da, Avrupa’daki ilk Osmanlı camii Bolayırda bulunan bu camidir. Bolayır’daki Gazi Süleyman Paşa Camii’nin bazı bölümleri onarımlarla orjinalliğini koruyamasa da önem atfedilen bir yapıdır.
  • GAZİ SÜLEYMAN PAŞA CAMİİ ( GELİBOLU ) : Büyük Cami olarak da bilinen bu cami, Sultan Murat Han tarafından Gazi Süleyman Paşa’nın hatırasına yapılmıştır. Mimarı Çandarlı Kara Hayrüddin Paşa’dır.
  • CERRAH HÜSEYİN PAŞA CAMİİ : Gelibolu’da Cami Kebir mahallesinde yer almaktadır. Mescitken sonradan camiye çevrilmiş cami Cerrah Hüseyin adına yapılmıştır.
  • HALLAÇ HÜSEYİN CAMİİ : Bu cami mevlevihaneye yakın bir mevkide bulunmaktadır. Mescit olarak yapılmış, zamanla yıkılmıştır. Yerine sonradan cami yapılmış ve buraya atfedilmiştir.
  • KADI İSKELE CAMİİ : Bu cami 1546 tarihinde Kadı Zade Mehmet Efendi adına yapılmıştır ve Alaeddin mahallesinde bulunmaktadır.
  • SOFUCU HALİL CAMİİ : Eski bir mescit yeri iken, yıkılıp yerine cami yapılmıştır. Alaeddin mahallesindedir.
  • YAZICIZADE CAMİİ : Yazıcızade mahallesinde, Fatih dönemine tarihli eser Yazıcızade Ahmed-i Bican ve Mehmed-i Bican kardeşlere atfen yapılmıştır.
  • ÇİMPE KALESİ VE NAMAZTEPE : Namaztepe Gazi Süleyman paşa 1354 yılında Rumeli’ye çıktığında şükür namazı kıldığı tepenin adıdır. Çimpe Kalesine yaklaşık 2 km mesafededir ve bir yazıt yer almaktadır. Çimpe Kalesi ise günümüze ulaşamamıştır. Buna karşılık sonradan temsili bir kale buranın önemine atfen fetyih kutlamaları yapılabilmesi için inşa edilmiştir. Çimpe Kalesi Osmanlı’nın Rumeli’de aldığı ilk kaledir. Bazı kaynaklar Dimetoka Savaşı’nda Osmanlı’dan yardım isteyen Bizans’ın Gazi Süleyman Paşa’nın askerlerini barındırması için hediye edildiği yönündedir. Çeşitli tarihi kaynaklarda Tzympe ( Bizanslı tarihçi İonnes Kanta Kuzenos, Von Hammer V. Jorga ), Çimbi ( Friedtich Giese ), Çint Hisarı ( Aşık Paşazade ).
  • KALE : Eliya Çelebi Seyahatnamesi’nde bahsedilen kale kalıntılarından ve surlardan günümüze liman bölgesindeki kule ve onun devamı niteliğindeki izleri erişebilmiştir.
  • NAMAZGAH : Namazgah, Gelibolu’nun en bilindik yerlerindendir. Çanakkale boğazına hakim fener tepesinde bulunan bir açık hava camiidir. Bu yönüyle de bir ilktir. Tepenin ön kısmı Çanakkale boğazına bakarken, bir tarafı Çilehane’nin bulunduğu tepeye, diğer tarafı ise Hamzakoy’a bakmaktadır. 1407 yılında, İskerder Bey tarafından, sefere çıkan deniz erleri ( Azepler ) için yaptırılmıştır. Bu açıkhava camiinin girişinde bir mermer kapı yer alır. Üzerinde ise kitabesi işlenmiştir. Özellikle yaz mevsimine rasgelen zamanlarda, Gelibolu'da teravih namazlarının burada kılınması gelenek olmuştur.
  • GELİBOLU MEVLEVİHANESİ : Gelibolu Mevlevihanesi 400 yıla varan bir geçmişi olan, 15 Mevlevi asitanesi içinde en büyüğü olan bir mekandır. Bu haliyle Türkiye’nin ve dolayısıyla dünyanın en büyük mevlevihanesidir. Mevlevihane hakkında bilgiyi, “dosya” bölümümüzde yer alan “Gelibolu Mevlevihanesi…Işığa Uçan Pervaneler! ” isimli içerikte bulabilirsiniz.  

HAMAMLAR

  • DERVİŞ BAYEZİD HAMAMI : Günümüze ulaşamayan hamam hakkında vakfiye kayıtlarından haberdar oluyoruz.
  • ECE YAKUP HAMAMI : Rumeli'nin fethinde büyük yararlılık gösteren, Eceabat'ın alınmasını sağlayan Ece Yakup tarafından yapılan hamam Fransız mezarlığı yolu üzerindedir.
  • GAZİ SÜLEYMAN PAŞA HAMAMI : Hamam Bolayır'dadır ve Rumeli'nin fethiyle aynı dönemlerde yapıldığı sanılmaktadır.
  • KASAP HAMAMI : Hala ayakta olan hamamın 400 yıla varan bir geçmişi olduğu varsayılmaktadır. İsmini kasap mesleğinden kişilerin işlerini bitirince bu hamam gitmelerinden aldığına dair rivayetler vardır. Cami Kebir mahallesinde, Büyük Cami ( Gazi Süleyman Paşa Camii ) yönünden altıyol denilem mevkiye çıkan yokuşun sonunda yer almaktadır.
  • PAŞA HAMAMI : Yapım tarihi bilinmeyen caminin cephe duvarları ve bir kısım kubbe kalıntıları günümüze ulaşmıştır. Alaeddin mahallesinde bulunan hamam, Çulhalar Camii yakınlarında görülebilir.
  • PAZAR YERİ HAMAMI : 17 yy. ortalarına tarihli bu hamam da günümüze ulaşan ve hala çalışan bir hamamdır. Tarih içinde pazar kurulan mevkide olması sebebiyle bu ismi aldığı düşünülen hamam, Büyük Cami'den limana inen sokaklardan biri üzerinde, Cerrah Hüseyin Camii yakınlarında yer alamaktadır.
  • ŞENGÜL HAMAMI : Fenere giden sahil yolu üzerinde yer alan hamam kalıntısı, Çilehane ve Fener tepesine yakın bir mevkide, deniz kıyısında görülebilir.

MÜZELER

  • PİRİ REİS DENİZ MÜZESİ : Piri Reis Deniz Müzesi, liman mevkiinde bulunan kale burcunda yer almaktadır. Müze Türk denizcilik tarihinin en büyük isimlerinden Piri Reis’ e atfen düzenlenmiş objelerden oluşmaktadır. Giriş ücretsiz olup, bağış kabul edilmektedir.
  • GELİBOLU SAVAŞ MÜZESİ : Alaeddin Mahallesi, Kore Kahramanlar Caddesi üzerinde limana çok yakın bir mevkide yer alamaktadır. Özel bir koleksiyondan derlenen Çanakkale Savaşlarına ait objeler in sergilendiği müzenin bahçesi de savaş siperlerini andıran bir düzenlemeye sahiptir. Ayrıca 2. Dünya Savaşı, Kore, Güneydoğu, Kıbrıs’la ilgili tarihi kesitlerin izlenebildiği müze 2007 yılında açılmıştır.
  • DENİZ ŞEHİTLERİ AÇIK HAVA PARKI VE GALERİSİ : Fener tepesinin en ucunda, deniz kıyısında düzenlenmiş bu park Dumlupınar Denizaltısı faciasında hayatlarını kaybeden 81 denizcimize ve onların nezdinde tüm deniz şehitlerine ithaftır. Facianın temsil edildiği anıt parkta, denizcilikle ilgili dönemsel objelere yer veriliyor.




Bu Yazıyı Ekle

Facebook    Deli.cio.us    Digg   
 
İğneada Gezi Rehberi

Kırklareli'nin Demirköy ilçesine bağlı İğneada beldesi; sahip olduğu doğal güzellikleri, Karadeniz'in en batı ucunda yer alan uzunluğu... Devamını oku...
Vize Gezi Rehberi

Tarih, doğa ve denizin eşsiz bütünlüğüne sahip varlıklarıyla Vize, şüphesiz Trakya'nın en özel yerleşimlerinden birisidir. Yeşilin en... Devamını oku...
Edirne Gezi Rehberi

Edirne, tarih sahnesinden devşirdiği kültür varlıklarıyla Trakya'nın olduğu kadar Türkiye'nin de en önemli kentlerindendir. Medeniyetlerin... Devamını oku...
Lüleburgaz

Lüleburgaz…Hayatı Trakya’nın kendine özgüleştirdiği derin bir hissedişle ve ritimle yaşayan, Trakya’nın ikinci, bağlı olduğu il... Devamını oku...
Lüleburgaz Gezi Rehberi

Kırklareli'nin kendisinden büyük ilçesi Lüleburgaz Trakya haritasının neredeyse tam orta yerinde bulunur. Bu haliyle Trakya'ya yolu düşen... Devamını oku...
Çamdan Sakız Akıyor; GÖKÇETEPE.

Koru dağlarının Saros’a bakan yamaçları alabildiğine çam ormanlarıyla kaplıdır. Mevsim yazsa, hele bir de orman yoluna girmişseniz,... Devamını oku...
Erguvanlar ve Şakayıklar...

Çisil bir yağmura durmuş gökyüzünde oynaşan bulutlara inat hıdrellez haftasına rasgelen bu Pazar günü yine Istrancalar’dayız. Balkan... Devamını oku...
Öteki Istranca; Stranja...Aynı aynaya bakar gibi...

Her şey fotoğraf ve doğa tutkunu arkadaşım Erhan BAYCAN'la Istrancaları gezme ve fotoğraflama sevdasıyla başladı. İki yılı aşkın bir... Devamını oku...
"Cehennem"e Kadar Yolumuz Var...

Yazının başlığı korkutucu oldu değil mi? Aynı fikirdeyim ! Ne yalan söyleyim, ben de bir parça ürktüm. Ama ne yapayım ki yazmak... Devamını oku...
Cehennem Şelaleleri...

Bir şelalenin görselimize ve ruhumuza hitap etmesi için ona hangi gözle bakmak gerekir, doğrusu bilmiyorum. Yaklaşık 10 Bin Kilometrekarelik... Devamını oku...
ANTIQUE Restaurant & Garden

Çorlu gibi emek yoğun yaşanan, gündelik koşturmacanın ritmini yakalamakta zorlandığınız ve şehrin üstünüze üstünüze geldiğini... Devamını oku...
Kaynarca Çiftlik Alabalık Restaurant

Trakya’yı üç tarafından çeviren denizlerinde sofraları bir şenliğe dönüştüren envai çeşit balığı bulabilirsiniz. Karadeniz'de... Devamını oku...
Paspala Fasulyesi ; "Bu Fasulya 7,5 Lira."

İnanın o filmin (!) ve dillere slogan gibi yerleşen o eski şarkının fırsatçılığında değilim. Yemin etsem başım ağrımaz... Devamını oku...
Keçecizade

Lezzet düşkünlerinin neyin izini süreceğini bilemezsiniz. Ama çocukluğunun izini sürenleri bekleyen lezzetler üç aşağı beş yukarı... Devamını oku...
Kırklareli BİRTAT Köftecisi

Köftenin bir Rumeli mutfağı ürünü olduğunu söylemek sanırız ki yerinde bir tesbit olur. Balkan mutfağında kendine has nüanslarıyla... Devamını oku...
Şeftali Köftesi ( Gelibolu )

Şeftali köftesi diye yaygın isimle dillendirilen köftenin ismini "Şef Ali köftesi"nden kısaltılıp dile oturtulduğu sadece bir görüştür.... Devamını oku...
Balkabağı Böreği ( Kırklareli )

Balkabağı böreği Selanik civarından gelen Batı Trakya göçmenleri ve Pomak göçmenler tarafından Trakya mutfağına taşınmış bir... Devamını oku...
Dızmana

Dızmana özellikle Selanik ve Rodop göçmenlerince Trakya mutfağına taşınmış bir çeşit göçmen pidesidir. Yumuşak pamuk gibi ve çokça... Devamını oku...
Kayısı & Erik & Zerdali Marmelatı

Kayısı marmelatı erik, şeftali, zerdali gibi meyvelerin marmelatları gibi Trakya mutfağında çokça yer alır. Genel olarak hazırlanışları... Devamını oku...
Soğan Pidesi ( Kırklareli )

Soğan pidesi Kırklareli mutfağının bilindik hamur işlerindendir. Daha çok Bulgaristan'dan gelen eski  göçmenlerinin ve Pomak... Devamını oku...
Bi' Devir Muhteşemdik !

Lüleburgaz ovasının orta yerinde kurulmuş Türkiye’nin en köklü en saygın eğitim kurumlarından biri olan Kepirtepe, 70 yılı deviren bir... Devamını oku...
Mutfakta Biri mi Var ?

Henüz beş buçuk yaşındaki kızım onu ekralarda gördüğünde onun Ratatouille ( Ratatüy ) isimli animasyon filminde başarılı bir Fransız... Devamını oku...
İğneada'yı Sevmek Demek...

Orhan UYANIK "Cennetim..."dediği İğneada'yı kendisine has derin bir hissedişle tutkuyla seven bir doğasever olduğu kadar, sadece İğneada... Devamını oku...
Hayata Tüm Sözlerini Söylemiş Bir Adam...

“Doğa her şeyin üstesinden gelebilir, birtek insanların ihtiraslarını karşılayamaz.” Hayatının yörüngesini bu sözün güçlü... Devamını oku...
...Vasiyet !

Osmanlı’ya payıtaht olmuş Edirne’nin en zor günleri yaşanıyordu kuşkusuz. 1912 yılının Ekim ayında başlayan Bulgar kuşatması... Devamını oku...