| Demirköy Gezi Rehberi |
|
" Karlı kayın ormanında / Yürüyorum geceleyin..." Ama siz Demirköy' ü sadece yemyeşil doğasından ibaret sanıyorsanız, işte orada çok yanılmış olursunuz.
DEMİRKÖY GEZİ REHBERİ ÖNEMLİ İLETİŞİM NUMARALARI :
ULAŞIM : Demirköy' e ulaşım için tercih edilebilecek iki yol vardır. Bunlardan birisi Kırklareli-Demirköy arasında bulunan orman içi yoldur. Bu yolun bazı bölümleri bozuk olduğu için doyumsuz manzaralar sunmasına rağmen pek tercih edilmemektedir. Trakya'nın herhangi bir köşesinden gelecekler ise en çok Pınarhisar-İğneada yolu olarak bilinen devlet yolunu kullanmalıdırlar. Bunun için Trakya'nın hangi kesiminden gelirseniz gelin Pınarhsar'a bağlı Poyralı köyüne ulaşmanız ve burayı yol haritanızda nirengi noktası almalısınız. Bu köyle birlikte Istrancalar'a doğru yükselmeye başlayan yol, İğneada'ya dolayısıyla İğneada'dan 25 km. önce karşınıza gelecek Demirköy'e ulaşmanız için tek yol haline gelecektir. Orman içi yollar ilk defa gelenler için zorlu ve alışılmadık olablir. Bu sebeple dikatli sürmenizde, ve Poyralı köyünden sonraki İslambeyli köyünde aracınızın yakıtını kontrol etmenizi önermemiz gerekli. Çünkü Demirköy'e kadar başka akaryakıt istasyonuna uğramayacaksınız. İstanbul'dan İğneada'ya giden Berk & Görkey Turizm şirkertine ait düzenli otobüs seferleri bulunmaktadır. Bu otobüsler İstanbul-Lüleburaz-Pınarhisar-İğneada güzergahını kullanarak Demirköy' e de uğramaktadırlar. Yaz dönemlerinde önceden yer aytırtmanızda ve otobüs saatlerini kontrol etmenizde yarar var. Yaz dönemlerinde ek seferler konulmaktadır. Aynı otobüs firmasının Kırklareli-İğneada arasında işleyen ayrıca bir başka servisi daha bulunmaktadır. Berk & Görkey Turizm Telefonları : Demirköy : 0 288 681 50 93 / Kırklareli : 0 288 214 18 86 / İğneada : 0 288 692 20 38 / İstanbul : 0 212 658 01 65 / Pınarhisar : 0 288 615 10 49 KONAKLAMA Demirköy ve civarındaki konaklama yerleri göz önüne alındığında İğneada'da yoğunlaştığını söylemek yerinde olur. İğneada'da her keseye uygun ve kaliteli konaklama yerleri bulabildiğiniz gibi, ev pansiyonculuğu da yörede gelişmiştir. Buna karşılık Demirköy' de konaklama imkanları daha kısıtlıdır. Demirköy şehir oteli, Orman İşletme misafirhanesi, öğretmenevi lokali misafirhanesi yararlanılabilecek tesislerdendir. Birkaç ev pansiyonu bulmak da mümkündür.
YEME-İÇME MEKANLARI :
İĞNEADA LONGOS ORMANLARI MİLLİ PARKI 3155 ha alanı kaplayan İğneada Longos Ormanları şimdiye değin çeşitli koruma statülerine sahipken, 3 Kasım 2007 tarihinde milli park statüsüne kavuşmuştur. Longos ( Subasar ) ormanları Avrupa ölçeğinde ender bir yayılış gösteren, etrafındaki farklı doğal sistemlerin de bir araya gelmesiyle eşsiz bir denge oluşturan bir ekosistemdir. Polonya’da bulunan longos ekosisteminden sonra Avrupa’nın 2. Türkiye’nin ise en büyük longos ormanları ekosistemi Demirköy’ün İğneada beldesinde yer alamaktadır. Sahip olduğu biyolojik çeşitlilik, yaban hayatı varlığı, eşsiz seyirlikler sunan manzarası ile İğneada longosu her yıl akademik saha çalışmalarına kaynaklık etmesi, kültür turları, fotoğrafçılık, doğa turizmi ve av turizmi gibi çeşitli sebeplerle birçok ziyaretçiyi yöreye çekmektedir. Turizmin çeşitli dallarına kaynaklık eden milli parkın doğru ve etkin tanıtımla ileriki yıllarda daha da önem kazanacağı aşikardır. DENİZ TURİZMİ Kırklareli’ye bağlı Demirköy Türkiye’nin Karadeniz’in batıdaki son kıyı şeridine sahip ilçesidir. İğneada İstanbul’ a yakınlığı, eşsiz doğası ile son yıllarda deniz turizmi için en rağbet edilen yerlerden birisidir. Beldenin bağlı bulunduğu ilçe olan Demirköy’e uzaklığı 25 km’dir. İğneada’nın merkezinden itibaren yakın çevresinde denize girilebilecek kumsal şeridinin toplam uzunluğu 20 km.’yi bulmaktadır. Sadece Mert Gölü longosundan başlayıp, Vize’nin Panayır İskelesi’ ne kadar uzanan genişliği yer yer 50 ile 150 mt. Arasında değişen kumsalının uzunluğu kesintisiz 14 km’yi bulmaktadır. Kıyı kumullarının hemen ardında yer alan Longos gölleri ve yemyeşil ormanları ile büyüleyicidir.
MTA İğneada kumsallarında yaptığı araştırmalar sonucu altın tozlarına rasladığını bildirmiştir. Bugünkü teknolojiyle bu altın tozlarını bir araya getirecek teknoloji bulunmadığı için, ekonomik değere kavuşturmak mümkün olmamaktadır. Hal böyle de olsa, Kleopatra’nın kumsallarından denize girebilmek için Mısır’dan kalıp Marmaris’te Sedir Adası’na gelmesi misali, altın tozları olan kumsallara uzanıp denizin tadını çıkartmak da bir o kadar keyifli olsa gerek. LEZZET DURAKLARI Demirköy ve civarı sahip olduğu doğal koşulların da yardımıyla şüphesiz ki seçkin bir lezzet durağıdır. Bu konuda çeşitli işletmeler ilçenin bu yönünü öne çıkartarak misafirlerini ağırlamaktadırlar. Özellikle mevsiminde Karadeniz’in lezzetli balıklarını bulabileceğiniz işletmelere daha çok İğneada ve çevresinde raslarsınız. Balık denilince Demirköy ve civarında alabalık üzerine damıtılmış tadlar sunan mekanları da anmak gerekir. Istrancaların bağrından kopup gelen buz gibi sularda, doğal ortamlarında yetişen veya doğala en yakın şartlarda üretilen alabalıkları tadabileceğiniz mekanlar çoğunlukla doyumsuz manzaralar da sunan kır lokantaları şeklindedir. Demirköy içerisinde ve Balaban köyü civarında böylesi lezzet duraklarını bulabilirsiniz. Bahsettiğimiz kır lokantalarının bir çoğu yörenin zengin doğasında doğal yayılışlarıyla yetişen sağlıklı hayvanlardan elde edilen et ürünleri ile de hizmet vermektedirler. Bu lezzetli et ürünlerini arzunuza göre hazırlatırken, yöredeki bir başka lezzet olan manda yoğurdunu da ısrarla tadın diye salık verebiliriz. Demirköy bir zamanlar adına bir festival de düzenlenen dağ çilekleriyle de ünlü bir ilçedir. Üretim sahaları şimdi azalsa da yılın birçok ayında yörenin küçüklü, hoş kokulu yediveren Demirköy dağ çileklerini bulabilirsiniz. Eski adı Paspala olan Armutveren köyü Trakya' nın en güzel fasulyesini ürettiğini senelerdir dillendirmektedir. Yolunuz Dupnisa mağrası dönüşü bu köye düşerse muhakkak Paspala fasulyesi alın. Hele ki toprak çömleklerde, odun ateşi üzerinde pişen fasulyeyi yerinde tatma imkanı bulursanız sizden şanslısı olamaz. Zengin bir orman ve ormanaltı bitki örtüsünde çiçekten çiçeğe konan arılardan elde edilen yöre balları çok meşhurdur. Düzenlenen kurslarda sertifikalandırılan arıcılar ilçede ve Yeşilce, Sislioba gibi köylerde organik bal üretimine yönlendirilmişlerdir. Yapılan tahliller sonucunda Doğu Karadeniz’ in meşhur ballarından olan Anzer balına eşdeğer kalitede bal alınmaya başlandığını söylersek durumu daha iyi anlatabiliriz. Demirköy'ün Istrancalar'ın zengin bitki örtüsünden elde edilen yörenin meşhur ballarını satan üreticilerimizden bazıları şunlardır :
Göçler ve mübadeleler değişik köklerden gelen Balkan Türkleri’ni Demirköy ve civarında bir araya getirmiştir. Ayrıca Demirköy ve civarında orta ve doğu Karadeniz’den bu yöreye önceki dönemlerde yerleşmiş aileler bulunmaktadır. Bu da yöre mutfağına büyük bir zenginlik katmaktadır. Özellikle Rumeli böreklerinden Boşnak mantısı, Boşnak böreği ( pita ) tadılması gereken lezzetlerdendir. DOĞA TURİZMİ İğneada Longos’undan bahsederken doğa turizminin turizmde çeşitliliğe olanak sağladığından bahsetmiştik. Gelgelelim Demirköy öylesine zengin bir doğaya sahiptir ki sadece milli park ile sınırlandırmak büyük haksızlık olur. Doğa turizmi için yöreye gelenler Istrancalar’ın tertemiz derelerinden beslenen yemyeşil coğrafyasındaki yürüyüş parkurlarını, kamp alanları, mesire yerlerini tercih etmektedirler. Istrancalar’ın eteklerinden itbaren meşelerle başlayan orman kuşağının en güzel ağaçları şüphesiz kayınlardır. Bu iki yoğun ağaç topluluklarına diğer orman ağaçları ve ormanaltı örtüsü katılır. Hele ki Istrancalar’ın ormanlatı örtüsünü kaplayan yemyeşil eğreltiler ve yöre halkının zelenika dediği ormangülleri gözün alabildiğine uzanır. Yörenin yayla turizmi ekseninde önermelere açık olduğu aşikardır.
MAĞRA TURİZMİ Istrancalar’ın karstik yapısı suyun aşındırmasıyla doğal mağra oluşumlarına olanak sağlamıştır. Kırklareli’nin özellikle Demirköy ve Vize ilçeleri sınırında yoğun olmak üzere 50’nin üzerinde mağra bulunmaktadır. Bunlardan Demirköy sınırları içerisinde bulunan Dupnisa Mağrası turizme kazandırılmış en bilinen mağrasıdır. Belli tarihlerde ziyaretçi girişine de açık olan mağrayı senede yaklaşık 40 bin kişi ziyaret etmektedir. Dupnisa Mağrası ile ilgili içeriğimizi daha evvel Suyun Sabrı, Dupnisa Mağrası isimli dosyamızda yayınlamıştık. Bunun haricinde Demirköy’de Karlık Mağrası ve isimlendirilmemiş 3 mağra daha bulunmaktadır. TAŞINMAZ KÜLTÜR VARLIKLARI
Fatih Sultan Mehmet’in İstanbul’u alırken kullandığı topların dökümü Demirköy Dökümhanesi’ nde yapılmıştır. Bir proje kapsamında ören yeri olarak düzenlenmeye başlanan dökümhane Demirköy’e yaklaşık 5 km mesafede ve Sivriler köyü yakınlarında yer alır.
Demirköy’de Fatih Dökümhanesi olarak da bilinen Demirköy dökümhaneden başka bir dökümhane daha olduğu bilinmektedir. Burası diğeriyle karıştırılmasın diye Bizans dökümhanesi olarak anılmaktadır.
Trakya Gezi Rehberi sayfalarında öyküsüne yer verdiğimiz İğneada beldesi yakınlarındaki Limanköy’ de bulunan fener 1861 yılına tarihlidir. Sultan Abdülmecit döneminde Fransızlar’ a yaptırılan benzer birçok fenerden biri olan İğneada Feneri halk arasında Fransız Feneri olarak da bilinmektedir. Aynı aileden 4 kuşak tarafından işletilmiş fenerin öyküsü bir hayli güzeldir. Bu öyküye Selvet Nine' nin Fransız Feneri isimli dosyamızda yer vermiştik. Karadeniz kıyılarındaki Beğendik ( Ayestafenos ), Limanköy, İğneada, Kıyıköy ( Kastro ) gibi limanlar deniz ticareti için sürekli önemli olagelmiştir. Tarih içerisinde ticari önem atfetmiş olan antik şarap yolunu kullanılarak bu limanlara getirilen Trakya’nın bağcılık ürünleri, zengin ormanlarının keresteleri ve diğer ticari önemi olan malları gemilerle bu limanlardan taşınmışlardır. Hal böyle olunca kıyının ardından itibaren ticaret yollarını koruyabilmek için, ayrıca tarih boyunca sürekli istilalarla el değiştiren Trakya topraklarında güvenliği temin edebilmek için çeşitli kaleler, gözetleme kuleleri yapılmıştır. Demirköy ve civarında daha çok Cenevizliler tarafından deniz ticaretin de korumak amaçlı bu kalelerden 20 kadar bulunmaktadır. Bazıları iyi durumda, bazılarıysa zamanın tahribine direnememiştir. Bunlardan bazıları şunlardır : Adriya kalesi ( Demirköy Sefaköy Mevkii ), Arap kalesi ( Ceneviz ), İkiz Tepeler kalesi (Ceneviz ), Şeytan kalesi ( Ceneviz ), Çingene Kalesi ( Sivriler Köyü – Türk mimari tarzında ), Kılıçtepe Kalesi ( Gökyaka Köyü ), Sislioba Kalesi…
Mübadele öncesi Demirköy ve civarında önemli sayıda Rum nüfus yaşamaktaydı. Bu döneme ait Rum evlerine Demirköy içinde ve özellikle de Hamdibey Köyü’nde çokça raslarız. Kültür turları ve fotoğraf gezileri için olduğu kadar, son yıllarda Yunanistan ve Bulgaristan’dan yabancı turistler de aile köklerini araştırmak için bu mimari yapıları ziyaret etmektedirler.
Armutveren Köyü’ nde rüzgar değirmeni ve Yiğitbaşı köyünde 19. yy’ a tarihlenen bir değirmen bulunmaktadır.
Rumlardan kalma manastır Balaban ( Velika ) köyünde yer almaktadır.
Eski bir köprü olan Volcan Köprüsü Bulgaristan ile sınırımızı çizen Rezve deresi üzerinde bulunmaktadır. Köprünün diğer tarafı Bulgaristan sınırları içerisindedir. Şimdilerde kullanılmayan bu köprü sınırda oluşuyla yasak, gidilmesi izin gerektiren bir bölge içerisindedir.
İğneada ile Sislioba arasında yer alan Trak Yerleşim Alanı ise Trak mezarlarıyla araştırılmaya muhtaç bir başka bölgedir. İğneada liman bölgesinde bulunan ve denizcilerce hikayesi dillendirilen Liman Baba Türbesi ile Avcılar köyünde bulunan Ali Baba Türbesi Demirköy’deki yatır yerleri olarak bilinmektedir. Halk tarafından ulu addedilen bu iki zatın, İstanbul’un en bilinen yatırlarından Telli Baba’ nın 7 kardeşinden ikisi olduğu rivayet edilir.
Demirköy ve civarında özellikle Traklar'ın tarihine ışık tutacak M.Ö.14-13 yy'a değin tarihlenen tümülüslere ve M.Ö.1300-800' lere tarihlenen dolmenlere ( kapaklı kayalar ) çokça raslanmaktadır. ======================== Fotoğraflar : Ahmet GÜDÜCÜOĞLU, Erhan BAYCAN, Erkan YAVAŞ, Mutlu EDİN, Nedret BENZET, Orhan UYANIK, Oykun H. ÖZALP, Tamer ARDA ======================== Bilgilerin derlenmesindeki katkıları sebebiyle DEKAT' a... ...teşekkürlerimizle ! |