Şehirler
Giriş Formu
İstatistik
Üye : 334İçerik : 398
Sayfa Gösterimi : 959865
Kimler Çevrimiçi
Şu anda 76 ziyaretçi çevrimiçi| Pınarhisar Gezi Rehberi |
|
|
|
Pınarhisar'ı sadece ismini almasına sebep olan; Heredot Tarihi'nde bile övülen "pınarları" ve Bizans dönemine tarihlenen, hala dimdik ayakta duran "hisarları" ile anlatıp bırakmak ilçenin sahip olduğu tarih ve kültür mirasına haksızlık olur. Bunun ötesinde Pınarhisar'ı bütün yönleri ile keşfetmek için hep birlikte Trakya Gezi rehberi sayfalarına bir göz atalım.
PINARHİSAR GEZİ REHBERİ ÖNEMLİ TELEFONLAR ( Alan Kodu 0 288 )
ULAŞIM : İstanbul,Kırklareli-Edirne-Tekirdağ gibi Trakya'nın diğer şehirlerine şehirlerarası hizmet veren taşımacılık firmaları ile ulaşım mümkündür. Bu firmalara ait telefonlara aşağıda yer veriyoruz. Buna karşılık civar ilçe ( Lüleburgaz-Vize ) ve köylere ulaşım için Pınarhisar ilçe otogarından günün çeşitli saatlerinde ulaşım olanakları bulunmaktadır.
KONAKLAMA :
YEME İÇME MEKANLARI : Pınarhisar yeme-içme mekanları ve lezzet durakları açısından önemsenecek bir zenginlik göstermektedir. Yörenin et ve süt ürünleri konusunda Kırklareli'ye değer kattığını söylemek yerinde olur. Kırklareli'nin çeşitli formlarda hazırlanan meşhur köftesine ilçede ve köylerindeki lezzet duraklarında raslarız. İlçe merkezinde yer alan köfte salonları içerisinde herbiri bir esnaf lokantası havasıyla lezzet damıtırken, içlerinde en bilineni şüphesiz "Zahit'in yeri"dir. Güveçte kaşarlı köfte içinse Yeniceköy'de bulunan "Avcı'nın Yeri" önerebileceklerimiz arasındadır. Et ürünleri konusunda ise şüphesiz Yeniceköy en önemli lezzet durağıdır. Yeniceköy beldesinde bulunan kasaplardan Trakya'nın doğal ortamında yayılış gösteren-beslenen sağlıklı hayvanlarından elde edilen ürünlerini güvenle alabilir, istediğiniz gibi hazırlatabilir veya hemen bitişiğindeki lokanta bölümlerinde ustasının el marifetiyle tadabilirsiniz. Bu köyün sucuklarının da bir o kadar lezzetli olduğunu iletmiş olalım. Trakya mutfağında başka bir yere sahip bir diğer et ürünü ise özellikle Hıdrellez dönemlerinde süt oğlağından, kalan zamanlarda ise istek üzerine kuzudan hazırlanan "çevirme"dir. Çevirme denilince gözden uzak kalmış, sadece bilenlere lezzetini sunan iki önemli yerden bahsedilebilir. Tozaklı köyünde bulunan"Salih Abi'nin Yeri" salaş, fakat taş fırınından damıttığı lezzetiyle Trakya'daki en iyi çevirmecilerden biridir. Sütlüce köyünde yer alan çevirme ustalarının da İstanbul ve civar illerden müdavimlerini ağırladığını hatırlatmış olalım. Süt ve süt ürünleri de Pınarhisar'ın önemli lezzetlerindendir. İlçe merkezinde ve köylerinde yer alan mandıralarda Kırklareli'nin lezzetli peynirlerini bulabilirsiniz. Köy mutfaklarına sıkışıp kalmış "keçi peyniri"ni ise mandıracılığın yaygın olduğu köylerde bizzat sorarak bulabileceğinizi ve bu lezzetin diğer peynir çeşitleri arasında da hakettiği yere gelmesi gerektiğini buradan paylaşmış olalım. Yöre mutfağındaki bir diğer zenginlik ise, özellikle Kaynarca beldesinde yaklaşık çeyrek asır öncesinden günümüze gelene değin lezzet dağıtmaya devam eden alabalık mutfağıdır. Kaynarca'nın meşhur kaynak sularında yetişen alabalıklar, kendilerine has hazırlanışları, bir kır bahçesi düzenlemesine sahip ambiansı ile lezzet düşkünlerini yöreye çekmektedir. Alabalığı hakkıyla tadabileceğiniz bir diğer mekan ise Yeniceköy'de Manyetik alan mevkiinde bulunan "Avcı'nın Yeri"dir. Her iki beldede de güveçte tereyağlı alabalık ile birlikte güveç mantar denenmesi gereken lezzetlerdendir. Kırklareli mutfağının kaybolan lezzetlerinden "Bıldırcın Kebabı"nı ise yine Kaynarca beldesinde bulunan "Çiflik Alabalık Restaurant"ta, ancak belli zamanlarda bulabilmektesiniz. Poyralı köyü "pancar pekmezi"ni çoktan dile düşürmüştür. Bu köyde Ekim ayından kış ortasına kadar ev imalathanelerinde doğal geleneksel lezzetiyle damıtılan pekmezler Trakya'nın birçok yerinde "Poyralı Köyü Pancar Pekmezi" diye aranan lezzetlerin başında yer alır. Öte yandan Kurudere, Erenler gibi köyler de pancar pekmezi hazırlayan diğer lezzet duraklarındandır. Bu konuda köy muhtarlıkları aracılığı ile üreticiye ulaşmak mümkündür. Pınarhisar, Istrancalar'ın eteklerindeki zengin flora ve fauna içerisinde yer alan kovanlardan elde edilen balları ile de özel bir yer edinme çabasındadır. Bunun için "Pınarhisar bal Üreticileri Birliği"ne ulaşmanız yeterli olacaktır.
TARİHİ VE KÜLTÜR VARLIKLARI Trakya’nın neredeyse orta yeri denilecek bir mevkide kurulu Pınarhisar tarih içinde özel bir yere sahip Vize’nin de ilçenin yakınlarında bulunmasının etkisi ile daima önemli olagelmiştir. Tarihin izlerini sürdüğümüz zamanın katmanları arasından günümüze ulaşan eserlerin büyük bölümü ne yazık ki özgün halleri ile günümüze değin ulaşmayı başaramamıştır. Buna karşılık tesbit edilebilenler üzerinde de kapsamlı araştırmalar mevcut değildir. Şimdi bunlardan en önemli olanlarına göz atalım. PINARHİSAR KALESİ VE SUR KALINTILARI :
Bizans’ın ileri karakollarından biri vazifesi görmesi için yaptırılan bu kale-kent ve savunma surları ilk ciddi yerleşmenin de bulunduğu yüksekçe bir tepeden aşağıdaki ovaya doğru geniş bir alanı kaplamaktaydı. Şimdi iki tanesi hasar görerek günümüze ulaşabilmiş 3 kale-burç kalıntısını ayakta görürken, aşağıya ovaya doğru uzanan sur kalıntılarını ancak şimdiki yerleşimler arasında çok dikkatle takip ederek görebilmekteyiz. Bunların en gözle görüleni Belediye Ali Özer Parkı’nın hemen güneybatısında yer alan, yakın zamana kadar askeri alan içinde yer alan ve Kırklareli yolunun alt kısmındadır. Düzgün ve kaba taşların tuğla hatıllarla desteklendiği kale-burçların bulunduğu alan Vakıflar Genel Müdürlüğü mülkiyetinde olmasına rağmen, ne yazık ki günümüzde gerekli ilgi ve koruma önlemlerinden ne yazık ki yoksundur.
Tüm bunlara rağmen kalelerin bulduğu mevkinin yeni bir koruma vizyonu ile ilçenin sosyal hayatı içerisindeki yerine kavuşması gerekmektedir. Aksi halde süregelen tahribattan ve bakımsızlıktan kurtarmak, eski günlerindeki gibi Pınarhisarlılar'ın huzur ve güvenlik içerisinde bu bölgeyi dolaşabilmesi mümkün olmayacaktır. Bu durumun ilçenin turizm potansiyelini de tümden görmezden gelmek olduğunu ortaya koymak gerekir. PINARHİSAR'IN KÖYLERİNDE BULUNAN KALE-SUR KALINTILARI : Pınarhisar merkezden günümüze ulaşmayı başarabilmiş bu kale-sur kalıntılarından hariç, günümüze büyük tahripler sonucu ulaşamayan, ancak kalıntılarıyla kendini ele veren ilçenin Çayırdere köyünde Çayırköy kalesi, Erenler köyünde Hisarcık tepe kalesi, Evciler köyünde Mahya tepe ve Manastır tepe kaleleri, Yeniceköy beldesinde Yeniceköy kalesi olmak üzere benzer kale-sur kalıntılarından bahsedilebilir. KÜLT ALANLARI : Pınarhisar ve çevresi antik dönemlere tarihlenen bulgulara ev sahipliği yapmaktadır. Bu bölge Vize ve çevresinde de raslanan kalkerli kayaçların insan eliyle oyularak oluşturulduğu türde oluşumlar bakımından zengindir. Bunlar arasında merkez ilçe yakınlarında yer alan Pekmezdere mağrası, Ambarkaya sunak taşı, Erenler köyünde yer alan oyma taşlar ve kale kalıntıları ( Tavşanhisar tepesi mevkii ve Kokarpınar mevkii ), Kaynarca beldesinde yer alan mağra manastır ( İndere mağrası ) ve kült alanı, Hacıfaklı köyü yakınlarındaki Deliktaş oluşumları ve kült alanı vb… Kaynarca beldesinde bulunan kilise kalıntıları da günümüze ancak kalıntılarıyla ulaşabilen tarihi izlerdir. TÜMÜLÜSLER : Yukarıda da değindiğimiz gibi Pınarhisar ve çevresi Trak dönemine işaret eden tümülüsler bakımından da oldukça zengindir. Vize-Lüleburgaz-kırklareli arasında öenmli bir yayılış gösteren bütünün içinde yer alır. Pınarhisar merkeze bağlı tümülüsler daha çok Pınarhisar ovasındaki düzlükler boyunca yer alır. Buna karşılık Istrancalar’ın eteklerinde bulunan İslambeyli köyünde bulunan İslambeyli A tümülüsü yörenin tarihi süreci ile ilgili çok önemli bulgular sağlamıştır. Bu tümülüsten başka bir Tümülüs daha yine bu köyde yer alırken, Akören köyü tümülüsü de araştırılmaya muhtaçtır. Pınarhisar’ın güneydoğu, güney ve güneybatı yönünde gözle de görülebilecek bir ıuzaklıkta diziliş gösteren tümülüsler konusunda yapılacak yeni araştırmalar şüphesiz önemli bulgulara gebe olabilecek değerdedir. CAMİLER : HUNDİ HATUN CAMİİ : Orjinali kare planlı olan Hundi Hatun Camii’nin yapım tarihine dair kesin bir bulgu yoktur. Buna karşılık 15.yy’a ait bir eser olduğu kuvvetle muhtemeldir. Vakıflar Genel Müdürlüğü mülkiyetindeki yapı tescilli anıt eserler arasındadır. Orijinal formundan uzaklaşmasına rağmen sağlam olarak ayakta kalmış camiinin haziresi batı kısmında yer almakta ve süslemeli formlarıyla kitabeli mezar taşları ile özel bir yere sahiptir. Pınarhisar’ın son dönem tarihinde önemli bir yere sahip Kırım kökenli Giray’lara ait mezar taşları kadar, ilçenin geçmiş dönemlerindeki önemli olduğu düşünülen kişiliklere ait mezar taşları da sanatsal bir üslup taşımaktadır. Bu mezartaşlarından bazıları şu kişiliklere aittir : -Başar Giray ( Ölümü : H 1183 / M 1769 ) -Selamet Giray Han ( Ölümü : H 1181 / M 1767 ) -Rifat Hanım’a ait mezar taşı ( Ölümü : H 1319 / M 1901 ) - Hacı Numan Efendi zade İbrahim Ağa’nın mezar taşı -Mermer Sanduka SADIK AĞA CAMİİ : Bugün Atatürk İlköğretim Okulu karşısında, Vize yolu üzerinde yer alan caminin yapım tarihi kesin olmamakla birlikte 14.yy sonu olarak kabul görmektedir. Mülkiyeti Vakıflar Genel Müdürlüğüne ait yapı kare planlı, tek minareli ve tek kubbeli olup tescilli anıt eserler arasında yer almaktadır. TÜRBELER & MEZARLIKLAR & ŞEHİTLİKLER : BİNBİR OKLU AHMET BABA TÜRBESİ : Binbir Oklu Ahmet Baba Türbesi ilçenin 4 km doğusunda yer alan Erenler köyünde yer almaktadır. Köyün eski adı Tekke ve yeni adı Erenler ismini bu zat ve onun manevi kişiliği etrafında yörede filizlenen tekkeden aldığı düşünülmektedir. Bu tarihi kişiliğin kim olduğu çok net değilse de 14.yy’ın ikinci yarısında yaşadığı, bölgenin fethi ve Türkleşmesinde önemli yararlılıkları olan önemli bir askeri kişilik olduğu kabul edilmektedir. Efsanesine göre düşmanla giriştiği savaşta üstünlükler gösteren bu zat 1001 okla ancak şehit edilebilmiş, onun şehit düştüğü yerde -alışık olmadığımız bir şekilde- dönemin Osmanlı sultanınca bu zata yakışır üzeri kapalı bir türbe inşa ettirilmiştir. Bir diğer görüşe göre Pınarhisar’da bulunan Haydar Baba ve Kofçaz Topçular köyünde bulunan Topçu Baba ile kardeştir. HAYDAR BABA TÜRBESİ VE OSMANLI MEZARLIĞI : Haydar Baba’nın kardeşi olduğu düşünülen Binbir Oklu Ahmet Baba gibi askeri ve manevi bir kişiliktir. İlçe merkezinde Balıklı mevkii yakınlarında yer alan bir tepenin zirvesinde yer alan kabri, Osmanlı dönemine ait olduğu düşünülen eski bir mezarlık içinde yer alamaktadır. Burası eski Ramazan geleneklerinde Ramazan topunun atılarak o manevi duygunun ve kahramanlık hislerinin diri tutulmaya çalışıldığı alan olarak da hafızalarda yer almıştır. Bu gelenek artık terk edilmiştir. POYRALI VE CEVİZKÖY BALKAN ŞEHİTLİKLERİ : Pınarhisar’ın Poyralı köyü ve Cevizköy yerleşimlerinde bulunan Balkan Savaşı Şehitlikleri, o yıllara ait acı hatıraların ve kahramanlıkların hatırlanması adına hazırlatılmıştır. Poyralı köyü şehitliği Balkan savaşının acı hatıralarını yad etmek üzere 1981 yılında köyün Yenibağlık denilen mevkiinde açılmıştır. Bu şehitlik manevi hatırasının yanısıra bu köyden şehit edilen 3 köylünün de ebedi istirahatgahıdır. Cevizköy şehitliği ise aynı isimli köyün Cevizlik mevkiinde yer almaktadır. Burada Balkan savaşı yıllarında pusuya düşürülen 85 askerimizin hatırası yaşatılmaktadır. Balkan savaşlarında Pınarhisar-Lüleburgaz hattının savunmasında önemli mevkilerden olan Cevizköy'de bulunan şehitlik 1985 yılında açılmıştır. SON DÖNEM OSMANLI MİMARİSİ ESERLERİ : KOLOĞLU İLKÖĞRETİM OKULU : Arap Kaymakam, Türk Başbakan olarak tarih sahnesinde nam salmış 1913-1917 yılları arasında Pınarhisar Kaymakamlığı ile yörede çok sevilen bir kişilik haline gelmiş Sadullah Koloğlu tarafından yaptırılan okul hala eğitime hizmet vermektedir. İki katlı, döneminin üslubundan fazlasıyla beslenen okul binası dikdörtgen formda inşa edilmiş olup, süslemeleriyle ön plandadır. PRATİK KIZ SANAT OKULU : Yapım tarihi kesin bilinmese de Koloğlu İlköğretim Okulu ile aynı dönemlerde yapıldığı kuvvetle muhtemel bir diğer yapı Pratik Kız sanat Okulu binasıdır. Zaman içinde farklı kullanımlara ev sahipliği yapan tek katlı binanın planı dikdörtgen olup, üslup bakımından Koloğlu ilköğretim Okulu ile büyük benzerlikler gösterir. Bahçesinde yer alan mezar kalıntıları hakkında ise bilgi mevcut değildir. Bina yakın zaman önce meslek yüksekokulu olarak kısa bir süre hizmet verdikten sonra atıl duruma geçmiştir. Bu binanın doğru restorasyonlar ile Pınarhisar’ın tarihindeki hatırasının canlandırılması şarttır. GÜNÜMÜZE ULAŞAMAYAN YAPILAR : Pınarhisar belediye arşivlerinden ilçede Kırmızı Mektep diye anılan son dönem Osmanlı Mimarisi üslubunda bir yapıdan bahsedilmektedir. Bir dönem halkevi olarak da kullanıldığı muhtemel bu yapı günümüze maalesef ulaşamamıştır. Eski Hamam, Hükümet çeşmesi ( Abdurahman Ağa – Ahmed Han Ağa Çeşmesi ), İzzet Ağa Çeşmesi diye bilinen yapılar da maalesef belediyenin sararmış arşiv fotoğraflarından varlığını tesbit edebildiklerimizdendir. Buna karşılık özgün yapılarını kaybetmiş ama hatıralarda hala canlı Balıklı çeşme, Çukur çeşme, Yılanlı çeşme, Saçık’ın çeşmesi, Kavak çeşme, Havuzlar çeşmesi, Recep Ağa’nın çeşmesi ilçeye adını veren kaynak sularının başlarına kurna vurulup halka hizmet diye sunulmuş tarihi örneklerindendir. MESİRE YERLERİ : Geçtiğimiz çeyrek asıra değin pırlıtılı suları, berrak dereleri ile doğanın tüm diriliğini doyasıya hissedebileceğiniz; özellikle binlerce kişinin akın ettiği akarsu boylarındaki hıdrellez alanları olarak göz dolduran pek çok mesire yerinden söz edilebilirdi. Bunlar arasında Poyralı köyü deresi, Tozaklı köyü deresi, Cevizköy dereleri en öne çıkanlardandı. Günümüze gelindiğinde ise ancak Cevizköy deresi kısmen de olsa toplu hıdrellez şenlikleri için hala eski tazeliğinde bir mesire yeri olarak kalabilmiştir. Poyralı ve Tozaklı dereleri ise ne yazık ki niteliksiz maden ocaklarının bu vadi üzerindeki yoğun baskısı ve köylerde yaşanan kirlilik yüzünden eski ihtişamlı günlerinin uzağına düşmüştür. Pınarhisarlıların mesire için gittikleri en güzel yer şüphesiz ki Evciler köyü göleti civarıdır. Mahya tepenin manzarasına hakim ve Trakya'nın zirvesinin hemen kuytusundaki bu gölet Pınarhisarlıların en bilindik mesire alanıdır. Baraj gölünün çevresi meşe ağaçları ile bezelidir. Köyün izcilik programları ve kamp faaliyetleri için değerlendirilebilecek bir de izci evi mevcuttur. Evciler köyü göleti olta balıkçılığı için de en çok tercih edilen yerlerden birisidir. Gölet alanı aynı zamanda doğa şenliği kapsamında ve Ab fonlarıyla yürütülen "Türkiye-Bulgaristan Kano Eğitimi Projesi" için değerlendirilmektedir. Akören göleti, ilçenin Akören köyü yakınlarında yer almaktadır. Meşe ormanı ile çevrili bu gölet ancak burayı bilen ziyaretçilere ev sahipliği yaptığı için, ziyaretçilerin yoğun baskısından uzak kalmayı becerebilmiştir. İslambeyli köyü koruluğu ise her yıl Ağustos ayında yapılan hıdrellez etkinliğinde köyden ve civar köylerden gelenleri bir araya toplamayı becerebilmektedir. Etkinliğin yapıldığı köy koruluğunun olduğu tepe İslambeyli ve Balkan dereleri ile çevrili olup, Evciler köyü göletine bir yürüyüş mesafesi uzaklığındadır. 2008 ve 2009 yıllarında "Mahya Tepe Doğa Şenliği"ne ev sahipliği yapmış olan, Mahya Tepe zirvesi yakınlarındaki Kel tepe mevkii Trakya ovalarının büyük bölümünün izlenebildiği bir seyir terası olma özelliği gösterir. Hemen tepenin kuytusunda yer alan Evciler köyü göletinin manzarasını, Istrancaların eteklerinden ovaya doğru uzanan dizi dizi köylerin manzarası bütünler. Pınarhisar'ın vizyonuna çok şey katması amacıyla yola çıkılan doğa şenliği 2010 yılında ne yazık ki yapılamamıştır. Ümidimiz şenlikleri-festivalleri, adının önüne ardına "kültür,sanat,gençlik vb..." ibareleri koyarak ama halk konserleri düzenlemekten öteye içini doldurmadığımız kent festivalleri olmaktan çıkartıp, ruhu olan ve vizyon sunan festivallere dönüştürmektir. Pınarhisar doğa turizmi ve eko-turizmin diğer olanakları için değerler barındırmaktadır. Bu değerlerin bir vizyon oluşturacak şekilde sunulması için gerekli çalışmaların biran evvel yapılması gerekmektedir. POYRALI KÖYÜ KÜLTÜR EVİ : İlçenin 6 km doğusunda yer alan Poyralı köyü, tarihi süreci içerisinde beslendiği köklere en sıkı tutunmuş ve bu değerleri günümüze aktarmayı başarabilmiş özel bir yerleşimdir. Osmanlı Rus savaşı sonrası ( 1877-78 ) Plevne'nin Lofça kazasından öküz arabalarıyla göç eden 60 aile buraya gelip yerleşmiştir. Önemli sayıda yazar,çizer,bilim ve iktisadi hayat içerisinde Türkiye çapında isim yapmış kişilikler bu köyden yetişmiş, aydın ve ileri görüşlü bir köydür. Öte yandan kültür köklerine sıkı sıkı tutunup geleceğe aktarabilmek için 2008 yılı sonunda açılan "Poyralı Köyü Kültür Evi", Pınarhisar'a gelenlerin ve İğneada'ya giden tatilcilerin özellikle uğradıkları bir etnoğrafya galerisi niteliği taşımaktadır. POYRALI KÖYÜ VE KURUDERE KÖYÜ EL DOKUMALARI : Poyralı köyü ve Kurudere köyleri geleneksel usullerle ve tezgahlarda elde ettikleri el dokumalarıyla kültürel bir kimlik taşırlar. Canlı renklerde el dokumaları ile kaybolmaya yüz tutun bir kültürü diri tuttukları gibi, bu dokumaların yayılması için Trakya'nın çok yerinde açılan kurslarda köylü kadınların eğitmenlik yaptıklarını da burada dile getirmeliyiz. Poyralı köyü kültür evinin alt kısmındaki bölümde köyün el dokumalarının hazırlanışına şahit olabilir, sipariş verebilirsiniz. Kurudere köyünde bu konuda çabaları olanlara ulaşmak için ise köy muhtarlığından bilgi almanız yeterlidir. Fotoğraflar : Dinçer ALABAŞOĞLU, Mukadder BAĞIRAN, Tamer ARDA Kelimeler: Pınarhisar Pınarhisar kaymakamlığı Pınarhisar belediyesi Yeniceköy belediyesi Kaynarca belediyesi Berk Görkey turizm Çanakkale Truva Seyahat Lale eyahat Pınarhisar Önder otel Pınarhisar yeme içme mekanları Istranca çifliği Kaynarca alabalık lokantası Poyralı pancar pekmezi Pınarhisar kalesi Pınarhisar'ın tarihi mekanları Koloğlu ilköğretim okulu Köfteci zahit Birbir Oklu Ahmet Bey Türbesi Poyralı dokumaları
|



