Hoşköy ( Hora )

Tekirdağ'dan kıyı boyunca Şarköy yönüne gitmek isterseniz, Kumbağ veya Yeniköy sırtlarında Marmara denizi dikilir karşınıza. Sağ tarafınızda yükselen bir tepe olan Nişantepe’ den, yamaç paraşütüyle solunuzdaki dik yamacın denize kavuştuğu yerde bulunan Ayvasıl mevkiine atlayan dizi dizi pervaneleri görürsünüz gökyüzünde. Ganos fayının şekillendirdiği ürkütücü kıvrım kıvrım yollar, Uçmakdere üzerinden Şarköy’ e doğru boyluboyunca uzanır.

Denize sokulmuş burunların birinde, çok ötelerde de olsa Hoşköy’ ü hemen fark edersiniz. Marmara’ nın ılık, çoğu zaman hırçın lodosu Hoşköy’ ün gerisindeki tepelere doğru uzanan dizi dizi üzüm bağlarını ve zeytin bahçelerini öpmektedir.

Hoşköy, Tekirdağ’ ın Şarköy ilçesine bağlı beldelerden biridir. Şarköy üzerinden Tekirdağ’ a yaklaşık 100 km, ilçesi Şarköy’ e ise 20 km mesafede bulunmaktadır. Tekirdağ’ a Gaziköy-Uçmakdere-Yeniköy-Naip üzerinden ulaşan sahil yolu Ganos fay hattının oluşturduğu engebeli ve zorlu coğrafyasıyla çok tercih edilmemektedir. Oysa ki manzarası açısından bu yol çok daha doyumsuz güzellikler sunar.

Hoşköy, 2007 yılı nüfus sayımı sonuçlarına göre yaklaşık 2150 kişiye ev sahipliği yapmaktadır. 1800’ lü yıllarda Hoşköy ( Hora ) ve Gaziköy ( Ganos ) civarında çoğunluğu Rumlar’dan oluşan büyük bir nüfus yaşamaktaydı. Öyle ki, bu dönemlerde yörede 40 kadar hekimin bulunduğu Osmanlı kayıtlarında yer almaktadır. 1923 yılındaki ilk mübadele ile yer değiştirmeler sonucu Rumlar yöreyi terk edince, Yunanistan’ ın Selanik ve Vardar nehri havzasındaki yerleşimlerinden olan Gevgeli, Kara Sinanlı, Vodina, Kılkış, Mayadağ, Poroy, Nutya, Alçaklar köylerinden göçmenler bu yöreye iskan edilirler. Bu yerleşenlerin Osmanlı’ nın Rumeli’ yi fethi sırasında Selanik ve civarına Anadolu’ dan iskan edilmiş Bektaşi ve Sarı Keçili Türkmenleri’nden olduğu yine Osmanlı kayıtlarının bize söyledikleri arasındadır. Osmanlı döneminde Gelibolu Sancağı’ na bağlı yöre, Cumhuriyet döneminde 1969 yılında belediyesi olan bir belde haline gelir.

Strabon’a göre yöredeki antik çağlardaki ilk yerleşimler, M.Ö.1 yy.da Yunan denizcilerin koloni yerleşimi olarak görülmeye başlandı. Hoşköy ( Hora ) ve 5 km uzaklıkta bulunan Gaziköy ( Ganos ) civarı eski isimlerine binaen Ganohora ismiyle anılmaktaydı. O dönemlerde yörede Yunan kolonileriyle iyi geçinen zayıf Trak toplulukları da yer alamaktaydı.

Ortaçağ’ da Bizans etkisinde yöre daha da önem kazanır. Hoşköy’ ün sırtını yasladığı Trakya’ nın en yüksek 2. zirvesine sahip Ganos ( Işıklar ) Dağı, Bizans’ ın önemli dini merkezlerinden biri haline gelmiş, yörede 6 adet manastır bulunmaktaydı.

Osmanlılar yöreye 14.yy.da gelirler. Burada bulunan Rum halkın yaşantısına dokunmazlar. Zira yörede deniz yoluyla Bizans’ tan bu yana gelen zengin bir deniz ticareti bulunmaktaydı. Rumlar bağcılığı iyi biliyorlardı. Ganos dağının fay kırıklarının zenginleştirdiği mineralli kırmızı killi topraklarından hazırladıkları amforalar ile Marmara adasındaki diğer kolonilere, İstanbul boğazı üzerinden Karadeniz’deki limanlara, Çanakkale boğazı üzerinden Ege’ deki Yunan yerleşimlerine ürünlerini ulaştırmaktaydılar. Trakya’ nın iç kesimlerindeki bağcılık ürünlerinin ulaştırıldığı Kıyıköy’ deki limanlardan da yeni ürünleri alan gemiler Bulgaristan kıyılarından nehirler boyunca Avrupa’ nın içlerine ulaşıyorlardı.

Özellikle Marmara denizinin ortasındaki Prokenessos ( Marmara Adası ) ile zengin bir ticaret ağının olduğu ada civarında yakın zamanda tesbit edilen batıklardan çıkan Ganohora amforalarının amblemlerinden anlaşılmaktadır. Adanın Tekmezar Burnu yakınlarında raslanan batıkta 20 bin civarında amfora olabileceği varsayılmaktadır.

Öte yandan fay hattının mineralli yöreye özgü kırmızı toprağından fırınlanan kiremitlere, amfora ve toprak kaplarla taşınan şarap ve zeytinyağı ürünlerine Marsilya gümrük kayıtlarında raslanmıştır. Hatta bu yöreden getirilen kiremitler sonradan “Marsilya Kiremiti” diye Avrupa'da tanınmaya başlamıştır. Dolayısıyla bağcılık gibi onun oluşturduğu bir yan sanayi olarak yörede eski dönemlerden beri tuğla,kiremit,toprak kap imalatı yapılan fırınlarda da önemli sayıda insan çalışmaktaydı. Bu amforaların yöreye ifade eden bir formda işaretleniyor olması, bağcılık ve zeytinyağı şişelemesinin döneminin ilk markalaşma, yöre tescilleme çabalarından olması önemlidir. Şimdilerde tuğla-kiremit imalatı ile ilgili miras Tekirdağ’ ın tarih sahnesinden devşirdiği bilgi ve geleneğin sonucu yüzyıllar ötesinden günümüze ulaşmayı başarmıştır.

Bağcılık yöredeki en önemli tarımsal üretimin görüldüğü alandır. Bağcılık konusunda Hoşköy civarı yüzyıllar öncesinden gelen geleneğin devşirdiği üretim kalitesini korumaktadır. Yörenin mikroiklim özellikleri Fransa’ nın Bordeaux şaraplarının üretildiği üzüm bağlarının bulunduğu Bourgogne yöresi ile benzerlikler taşır.

Bağcılık beraberinde kendi sanayini de getirmiştir. Şarap üretimi konusunda butik üretimlerini, çıtalarını her defasında yükselttikleri bir kalite standardına oturtan işletmelerden en bilineni Melen markasıdır. Üç kuşaktır bu işi yürüten Çetintaş ailesi, Türkiye’ de ilk butik üretimi yapanlardandır. İşletme bağbozumu döneminde yöreye gezi-etkinlik gruplarını ve basının ilgisini çekerek, Hoşköy’ ün bu yönüyle de tanınması için önemli çabalar içindedir.

Zeytincilik de bağcılık gibi kendi sanayisini yörede oluşturmuş üretim dallarından biridir. Fakat özellikle ev yapımı zeytinyağlarından muhakkak almalısınız. Geleneksel üretim metodlarıyla damağa değen aroması, genize oturan rahiyası ile doyumsuzdur.

Yöredeki faylanma sebebiyle oluşan mineralli memba suları şişelenerek bir marka değeriyle pazara sunulmaktadır.

Yörenin en büyük balıkçı balıkçı barınaklarından birine sahip olan Hoşköy’ de balıkçılık da önemli bir geçim kaynağıdır. Özellikle kıyıları boyunca denize doğru uzanan dalyanlara birçok yerde raslarsınız. Bu haliyle balık mutfağı ile yöre ayrıca bir lezzet durağıdır.

Balık, şarap ve zeytinyağı yöreye bir lezzet durağı olarak açılımlar sunmaktadır. Bağlı olduğu il olan Tekirdağ köftesini ağız tadıyla bulabileceğiniz mekanlar bu civarda da bulunabilir.

Yaz dönemlerinde deniz turizmi için nisbeten sakin bir yer arayanların Trakya’ daki önemli kaçış yerlerinden biri olan Hoşköy, son yıllarda fotoğraf ve doğa yürüyüşü tutkunlarının da ajandalarına işaretledikleri güzergahların arasında yer edinmeye başlamıştır.

Yöreye gelenlerin konaklayabileceği yer sayısı kısıtlıdır. Buna karşılık yakın civardaki diğer yerleşimlerde de ( Mürefte, Gaziköy, Şarköy ) konaklama imkanları bulunabilir. Hoşköy’ de birkaç pansiyon ve motele karşılık, yazlıklarını dönem dönem pansiyon olarak kısa süreli veya sezonluk kiralayanlara raslanmaktadır.

Hoşköy’ ün en bilindik simgesi herkes kabul eder ki Hora Feneri’ dir. Fener en çok da Hora adıyla yakıştırılmaktadır. Bu fener 1861 yılında Sultan Abdülmecit döneminde Trakya’ nın Marmara ve Karadeniz kıyıları boyunca Fransızlar’a yaptırılmış deniz fenerlerinden birisidir. Birçok filme ve diziye ev sahipliği yapmış fener, denizin hemen kıyısından yükselen bir tepe üzerinde kurulmuştur. 20 metre yüksekliğinde tamamen metalden ve kaynak kullanılmaksızın civataların tutturulmasıyla yapılmış fenerin, deniz seviyesine kadar ( yaklaşık 20 mt…) temeli olduğu rivayet edilmektedir. Döneminde gaz lambasıyla aydınlatan fener, şimdi elektirik enerjisiyle çalıştırılmaktadır. Kendi etrafında 20 saniyede dönen ve her dönüşte 4 defa çakan fener, ışığını 96 kristalli bir aynadan çoğaltılarak almaktadır.

Hora Feneri’ nin bir diğer özelliği aynı İğneada’ daki Limanköy Feneri’ nde ( Fransız Feneri ) olduğu gibi, aynı dönemde, Fransızlarca yapılmış olması ve tuhaf bir raslantıdır ki 4 kuşaktır ikisinin de 4 kuşak aynı ailelerin fertlerince çalıştırılmış olmasıdır. Daha önce fenerde yaşayan aileler, elektiriğin fenerlere gelmesiyle şimdi sadece kontrol için buraya gelmekte, belde merkezlerinde yaşamaktadırlar.

Yörede eski dönemlerde 6 adet manastırın bulunduğu bilinmektedir. Ganos fayı Marmara denizinden bu bölge civarında karaya girdiği için, yörede çeşitli dönemlerde önemli depremler yaşanmış, bu tarihi kalıntılar kaybolmaya yüz tutmuştur.

Buna karşılık, şimdi Melen Şarapçılık sahibi Çetintaş ailesinin arazisi içinde kalan St. İoannis Theologos Manastırı kalıntıları en belirgin olanıdır. Patrikhane kayıtlarında önem atfedilen bu manastırın olduğu bölgede 5 veya 6. yy’ a tarihli eski Bizans mezarlığı bulunmaktaydı. Manastırın İstanbul’ un fethinden önceki yıllarda yapılmış olması kuvvetle muhtemeldir. Aile geçmişten iz bırakan bir hatıra sebebiyle buradaki manastır kalıntılarını restorasyonla ayağa kaldırıp, Hoşköy’ ün turizm hanesine kazandırmak için ileriye dönük planlar içindedir.

Hikaye çok özeldir…

Çetintaş ailesinin kökleri, Rumeli’ nin fethi döneminde Konya civarından yöreye yerleştirilen Türkmenler’e dayanmaktadır. İşgal yılları sürerken, 1920’ lerde Rum çeteleri yörede taşkınlıklar yapmakta, halkın malına ve canına zarar vermektedir. Çetintaş ailesi yörenin ileri gelenlerindendir ve bir gece evlerine saldırılacağı haberi üzerine şimdiki kuşaktan Cem Çetintaş’ ın dedesi olan Ahmet Çetintaş ailesini alıp, yörede sığınılacak en doğru yere ailesini götürür. Manastırın rahibi zorda olan aileyi kabul edip saklar. Canlarını kurtaran ailenin evi ise tamamen yağmalanıp zarar görecektir. Seneler sonra arazi satışa çıkarılınca, ikinci kuşaktan olan baba Hüseyin Çetintaş araziyi satın alır. Bu o unutulması güç hatıraya dair güçlü bir vefa duygusunun yansımasıdır. Ve, şimdilerde 3. kuşaktan Çetintaş’ lar bu yapıyı restorasyonla layıkıyla ayağa kaldırmak için projeler içindeler.

Özellikle bağbozumu zamanı ve zeytin hasadı dönemlerinde yöredeki hareketlilik Hoşköy’ ün kültürel kimliğini en fazla duyabileceğiniz anlardandır. Bu civarda o kendine has sesleriyle sükuneti bozan pırpır(!)lar bile ( taşımacılıkta kullanılan bir çeşit küçük motorlu taşıt ) yörenin kimliğine has özellikler taşır. Çeşitli sebeplerle yöreden ayrılıp gurbete düşmüş kişiler, Hoşköy’ le ilgili hatıralarını yad ederlerken özledikleri arasında pırpır seslerini özellikle saymaktadırlar.

Hoşköy’ ün ardındaki sırtlarda yer alan Güzelköy taş evleri, ulu ağaçların gölgelediği bahçeleri, köy meydanları ile görülmesi gereken yerlerden. Kıyı boyunca Tekirdağ yönüne giden yol üzerindeki Gaziköy ( Ganos ) eski dönemlerden beri Hoşköy’ le bir arada anılan bir başka sahil köyüdür. Gaziköy’den daha ötede, denize doğru uzanan bir vadinin 1 km uzağında ve en üst kısmında bulunan Uçmakdere köyü son yıllarda gezi-gotoğraf-etkinlik gruplarının en çok ziyaret ettiği yerlerden bir diğeridir. Hoşköy’ e gelenlerin muhakkak gezip görmesi gereken yerlerden birsi olduğu şüphe götürmez. Hatta Nişantepe’ den Ayvasıl sahiline atlayan yamaç paraşütçülerini gökyüzünde kuşlar gibi süzülürken izlemek doyumsuzdur.

Hoşköy barındırdığı tüm bu zenginlikleri, denizi, kimliğine vurgu yapan tarımsal faaliyetleri, tarihten miras aldığı kültürel değerleriyle Trakya’ da muhakkak görülmesi gereken yerlerden.

=============================

HOŞKÖY GEZİ REHBERİ

ULAŞIM

Trakya' nın İstanbul yönünden gelecekler Tekirdağ' dan sonra Malkara yolunun 48. kilometresinden Şarköy yoluna girmelidirler. Edirne ve Gelibolu yönünden gelecekler de Malkara üzerinden bu yol ayrımına kadar gelip, Şarköy yoluna girmelidirler. Şarköy bu yol ayrımından sonra 38 km.mesafede yer alır.

Öte yandan Tekirdağ üzerinden sahil yoluyla gelmek isteyenler, Kumbağ ya da Naip-Yeniköy yolu üzerinden Uçmakdere-Gaziköy yolunu tercih edebilirler. Fakat bu yol çok bozuk, özellikle kış aylarından sonraki yağışlarla sürekli bozulmakta, derin uçurumların kenarında yer almakta olduğu için tercih edilmez.

Gelibolu üzerinden gelecekler ise, Keşan-Malkara üzerinden yukarıda bahsettiğimiz sapağı tercih edebilecekleri gibi, Evreşe üzerinden de Şarköy' e ulaşabilmektedirler.

ŞARKÖY SEYAHAT

www.sarkoyseyahat.com.tr

Şarköy Merkez : 0 282 518 14 40 / Şarköy Sahil : 0 282 519 02 81 / Şarköy Marmara3 : 0 282 519 07 41 / Eriklice : 0 282 522 49 02 / Mürefte : 0 282 528 73 76 / Hoşköy : 0 282 538 60 24 / Tekirdağ Otogar : 0 282 261 15 77 / Tekidağ Çarşı : 0 282 261 49 43 / İstanbul Otogar : 0 212 658 17 66 / İstanbul Kadıköy : 0 216 337 37 36 / İstanbul Taksim : 0 212 244 52 37 / İstanbul Beşiktaş : 0 212 258 90 15 / İstanbul Avcılar : 0 212 590 84 42 Edirne : 0 284 226 10 21 

İSTANBUL SEYAHAT

www.istanbulseyahat.com

Şarköy Otogar : 0 282 519 05 19 / Şarköy Çarşı : 0 282 519 13 73 / Mürefte Otogar : 0 282 528 97 34 / Mürefte Çarşı : 0 282 528 76 75 / Hoşköy : 0 282 538 71 80 / Tekirdağ Otogar : 0 282 444 59 59 / 264 05 00 / Tekirdağ Çarşı : 0 282 261 12 65 / İstanbul Otogar : 0 212 658 26 26 / İstanbul Beşiktaş : 0 212 227 25 68 / 259 15 50 / İstanbul Taksim : 0 212 245 76 53 / İstanbul Avcılar : 0 212 591 75 64 / 590 00 90 / Ankara : 0 312 224 13 81

==================================

KONAKLAMA

BAŞKIR PANSİYON ( Mustafa Başkır )

Adres : Marmara Sahil Caddesi / HOŞKÖY

Tel : 0 282 638 62 19 / 538 64 55

8 Oda, 16 Yatak Kapasiteli

 DURAK MOTEL ( Nihat Durak )

Adres : Kurtuluş Caddesi / HOŞKÖY

Tel : 0 282 638 60 20

20 Oda, 40 Yatak Kapasiteli, Park Yeri Mevcut

HOŞKÖY OTEL ( Naci Bayraktar )

Adres : Gaziköy Caddesi / HOŞKÖY

Tel : 0 282 638 63 64

14 Oda, 28 Yatak Kapasiteli, Restaurant & Park Yeri Mevcut

 ÖZGÜN MOTEL ( Hasan Dingil )

Adres : Su Seddi Caddesi / HOŞKÖY

Tel : 0 282 638 62 19

20 Oda, 40 Yatak Kapasiteli, Park Yeri Mevcut

PINAR PANSİYON ( Güldiken Pınar )

Adres : Marmara Sahil Caddesi / HOŞKÖY

Tel : 0 282 638 62 23

8 Oda, 16 Yatak Kapasiteli

DENİZ MOTEL & RESTAURANT

Tel : 0 282 538 66 71 

Yukarıda telefonunu ilettiklerimiz Hoşköy' de bulunan konaklama yerleridir. Yaz döneminde yazlık evlerini kısa süreli veya sezonluk kiralayanlar, ve evini pansiyona açan başka yerlere raslanmaktadır. Civarda konaklamak için Şarköy içeriğimizde yer alan konaklama seçeneklerine göz atabilirsiniz.

Yakın civardaki Mürefte, Gaziköy ve Uçmakdere' deki konaklma yerleri aşağıda verilmiştir.

AYVAZ PANSİYON ( Mürefte ) :

0 282 528 75 25

HUZUR PANSİYON ( Mürefte ) :

0 282 528 93 68

MİNKA OTEL & RESTAURANT ( Mürefte ) :

0 282 528 83 84

BAYRAMIN YERİ PANSİYON & RESTAURANT ( Gaziköy ) :

0 282 538 63 00

MOKAMP ÇINAR ( Uçmakdere ) :

0 282 525 10 18 / 525 11 03

 

=========================================

YEME - İÇME

Yörede irili ufaklı yeme içme mekanları bulabilirsiniz. Özellikle deniz ürünlerini tadabileceğiniz mekanları Hoşköy ve civarında ( Mürefte, Şarköy vb...) araştırıp keşfedebilirsiniz. Kendine has hazırlama yöntemi ve formuyla Tekirdağ köftesi yörede tadabileceğiniz bir diğer lezzet.

Yörenin ev yapımı zeytinyağlarından, imal edildikleri yerleri de görebileceğiniz şaraphanelerinden damak zevkinize yatan şaraplarından almayı ihmal etmeyin.

Özellikle sonbahar döneminde yöredeki evlerde yapılan kışıklardan, reçellerden ve yöre ballardan bulabilirsiniz. Bitki çayı veya baharat olarak kullanabileceğiniz, yöredeki teplerden toplanan otlar ( dağ kekiği, kuşburnu, kantoron otu, ıhlamur vb...) Hoşköy ve civar köylerinde çokça toplanmaktadır.

ÖNEMLİ TELEFONLAR

HOŞKÖY BELEDİYESİ :

0 282 538 60 44 / 538 61 00 ( Faks )

HOŞKÖY SAĞLIK OCAĞI :

0 282 538 61 51

JANDARMA KOMUTANLIĞI ( ŞARKÖY ) :

0 282 518 10 13 / 156 ( Acil )

SAHİL GÜVENLİK ( ŞARKÖY ) :

0 282 518 96 96 ( Tel / Fax )

========================

Fotoğraflar :

Ahmet KIVAN, Dinçer ALABAŞOĞLU, Ercan ULURAK, Erdem KÜTÜKOĞLU, Nedim MERT

Bu Yazıyı Ekle

Facebook    Deli.cio.us    Digg   
 
Demirköy Gezi Rehberi

Bir yerleşim yerine yaklaşırken en bazen şöyle yol tabelalarına raslarız: "Yeşil ilimize/ilçemize hoşgeldiniz !" Trakya'da bu ünvan tek... Devamını oku...
Gelibolu Gezi Rehberi

Gelibolu tarih sahnesinden devşirdiği tarihi ve kültürel varlıkları, Çanakkale savaşları ile adını duyuran tarihi yarımadaya ismini... Devamını oku...
Kırklareli Gezi Rehberi

Kırklareli başta doğası olmak üzere, turizm yelpazesinde değerlendirilebilinesi kültür varlıkları çeşitliliği, deniz turizmi ve diğer... Devamını oku...
Hoşköy ( Hora )

Tekirdağ'dan kıyı boyunca Şarköy yönüne gitmek isterseniz, Kumbağ veya Yeniköy sırtlarında Marmara denizi dikilir karşınıza. Sağ... Devamını oku...
Eceabat Gezi Rehberi

Eceabat, Tarihi Milli Park' ın bu ilçede bulunuyor oluşu sebebiyle her sene yaklaşık 2 milyon civarında yerli ve yabancı ziyaretçiyi... Devamını oku...
Cehennem Şelaleleri...

Bir şelalenin görselimize ve ruhumuza hitap etmesi için ona hangi gözle bakmak gerekir, doğrusu bilmiyorum. Yaklaşık 10 Bin Kilometrekarelik... Devamını oku...
Istrancalar'da Sonbahar Rapsodisi...

Çok değil bir önceki haftasonu kışı anımsatan soğuk ve rüzgarlı havaya rağmen, bu Pazar gününe şaşırtıcı biçimde güneşli ve... Devamını oku...
Monopetra' nın Eşkiyaları...

Bütün hikayeyi aslında o başlattı... Bundan iki buçuk üç yıl kadar önce Erkan YAVAŞ o fotoğrafları yayınlamasaydı, burası hala ancak... Devamını oku...
Trakya' nın Kutup Yıldızı, MAYADAĞ.

Rahmetli anneannemin evi, İslambeyli Köyü’ nün Yeniceköy tarafından çıkışta, soldaki son evlerden biridir. Eski YSE çeşmesinin... Devamını oku...
Doğa Şenliğinin Ardından...

İlki geçtiğimiz yıl yapılan Mahya Tepe Doğa Şenliği' nin ikincisi, 6-7 Haziran 2009 tarihinde yapıldı. Bahar aylarıyla birlikte Trakya' da... Devamını oku...
Keçecizade

Lezzet düşkünlerinin neyin izini süreceğini bilemezsiniz. Ama çocukluğunun izini sürenleri bekleyen lezzetler üç aşağı beş yukarı... Devamını oku...
Kırklareli BİRTAT Köftecisi

Köftenin bir Rumeli mutfağı ürünü olduğunu söylemek sanırız ki yerinde bir tesbit olur. Balkan mutfağında kendine has nüanslarıyla... Devamını oku...
Gelibolu' dan Bir Lezzet : Peynir Helvası...

Gelibolu’ya gelenlerin damakları şenlendirecek çok seçenek bulacağı şüphe götürmez bir gerçektir. “Denizden babam çıksa yerim!”... Devamını oku...
Sofram Restaurant ( İpsala )

Ben tamamen öyle düşünmesem de, bu ilçede yaşayan birinin tabiriyle “Ancak geçmek zorunda olanların ya da işi olanların uğradığı bir... Devamını oku...
Çamlıbel Restaurant

Tekirdağ' ı, bu ile bağlı Malkara ilçesini henüz yeni geçmişinizdir. "Edirne İl Sınırı" tabelası ile birlikte herşey bir anda... Devamını oku...
Manca ( Kırklareli )

Manca Rumeli göçmenlerinin mutfak uygulamalarında küçük nüans farklarıyla rasladığımız iştah açıcı bir salatadır. Daha çok genel... Devamını oku...
Mamzana ( Edirne )

Mamzana Edirne mutfağından çok sevilen iştah açıcı bir salata uygulamasıdır. Közlenmiş sebzelerin çiğ doğranmış sebzeler ve yoğurtla... Devamını oku...
Papaz Yahnisi ( Kırklareli )

Papaz yahnisi Kırklareli mutfağının en karakteristik yemeklerinden birisidir. Halk arasında "soğan yahnisi" denilse de, yöre mutfağında... Devamını oku...
Yalancı Kapama - Patates Kapaması ( Kırklareli )

Trakya mutfağında etli kapamalara Kırklareli mutfağında raslıyoruz. Burada ise et yerine patates kullanılması ve hazırlanışındaki... Devamını oku...
Ciğer Çorbası ( Kırklareli )

Ciğer çorbası Rumeli mutfağından yöreye taşınmış sakatatlarla hazırlanan çorbalardan biridir. Özellikle Bulgaristan'dan gelen eski... Devamını oku...
İğneada'yı Sevmek Demek...

Orhan UYANIK "Cennetim..."dediği İğneada'yı kendisine has derin bir hissedişle tutkuyla seven bir doğasever olduğu kadar, sadece İğneada... Devamını oku...
Hayata Tüm Sözlerini Söylemiş Bir Adam...

“Doğa her şeyin üstesinden gelebilir, birtek insanların ihtiraslarını karşılayamaz.” Hayatının yörüngesini bu sözün güçlü... Devamını oku...
...Vasiyet !

Osmanlı’ya payıtaht olmuş Edirne’nin en zor günleri yaşanıyordu kuşkusuz. 1912 yılının Ekim ayında başlayan Bulgar kuşatması... Devamını oku...
Selamın geçiyor besbelli / Yeşerdi telgraf direkleri...

Sesini Trakya’nın semalarında dolaştıran bir şair Muharrem Niyazi AKINCIOĞLU. Kırklareli’ den yetişen AKINCIOĞLU’ nu ne yazık ki çok... Devamını oku...
İlkeli Bir Asker, Vefalı Bir Dost ve "Ayrancı Paşa"...

Karanlığın en zifiri güneşin doğuşundan öncedir... İki Rumelili 16 Mayıs 1919 gecesi zifir bir karanlıkta, 41 yaşındaki yorgun... Devamını oku...