Son Fotoğraf; Fahri YÜCEL

Edirne’nin unutamadığı yöneticilerinden Vali Fahri YÜCEL; üzerine ölü toprağı serpilmiş bu kente üflediği ruh, kentin bir hazine kabilinden sahip olduğu tarihi, kültürel ve sosyal dokuyu yeniden ayağa kaldırmak için verdiği mücadele ile Edirneliler’in derin sevgi ve saygısını kazanmış, bu sebeple bu şehre hizmetleri dokunmuş pek çok kişiden ziyade bu kentin “fahri” hemşerisidir de. Öyle ki, eşi Perihan YÜCEL kendisine sorulan bir soru üzerine; “Edirne’yi üzerime kuma getirdi.” diyerek onun her anının Edirne sevgisiyle dolu olduğunu nükteli bir dille ifade etmiştir.

Vefatının üzerinden geçen seneler Edirneliler’in Fahri YÜCEL’e vefa duygusuyla katıklanmış olan özlemlerini azaltamamıştır. Onun işaret ettiği vizyon çerçevesinde Edirne’ye pek çok alanda değer katan Enver ŞENGÜL, Vali Fahri YÜCEL’in vefatının 9. Yılında hissettikleri üzerine Edirne Vatandaş Gazetesi’nde kaleme aldığı “Son Fotoğraf” isimli yazısını Trakya Gezi Rehberi okuyucuları ile de paylaştı.

Sizi “Son Fotoğraf” isimli yazısıyla başbaşa bırakırken Trakya Gezi Rehberi’ne çeşitli vesilelerle verdiği samimi katkıları için Enver ŞENGÜL’e teşekkürlerimizi sunuyor, Sayın Fahri YÜCEL’i bir kez daha rahmet ve şükran hisleriyle anıyoruz.

SON FOTOĞRAF

Edirne’nin çok değerli valisi Fahri YÜCEL ‘in ölüm yıldönümü nedeniyle caddelerdeki bilbortlara asılan büyük anma ilanlarını görünce çok mutlu oldum. Belediyemiz ve sivil toplum kuruluşlarımız kıymetli valisini unutmamıştı.

Fahri YÜCEL’i anlamak için her 12 Ağustos’u beklemeye gerek yok aslında. Onu bu kentin sosyal ve kültürel dokusunun her an görmek ve hatırlamak mümkündür. Şu an el atmasaydı çoktan yıkılıp gitmiş olan 15 civarındaki tarihi ahşap konak onu bize hatırlatır. Başta UNESCO ofisinin olduğu Hafızağa Konağı olmak üzere, Karaağaç’taki Bahattin ÖĞÜTMEN Konağı’na, Maarif Caddesi’ndeki İkiz Evler’den tutun, Gazeteciler Cemiyeti binalarına kadar onun sayesinde onarılmış ve yıkılmaktan kurtarılmıştır.

Şu an Ekmekçizade Ahmet Paşa Kervansarayı’nda programlar düzenleyip sergiler açıyorsak onun sayesindedir. Meriç Köprüsü başındaki karakol binasında oturup çayımızı içiyorsak, yıkılmakta olan bu binaya o el attığı içindir. Edirne Sarayı’nın ilk kazıları onun sayesinde başlamıştır. Makedonya Kulesi’nin etrafı o olduğu için açılmıştır. Verdiğim örneklerin dışında onlarca eser rahmetlinin sayesinde yok olup gitmekten kurtulmuştur.

Sadece Edirne’de turizm bilincinin doğup gelişmesinde ya da kültürel mirasın korunmasında değil, bir kenti ilgilendiren eğitim, sağlık ve spor gibi alanlarda fırtına gibi esip geçmiş, her alanda akıllarda kalan izler bırakmıştı. Hala bir çok köy kahvesinde onun fotoğrafı asılı durur.

Valiliği döneminde ben Sağlık Müzesi’nin yöneticiliğini yapıyordum. Pazar günleri kot pantolonu üzerinde eşi Perihan Hanım’la müzeye kahve içmeye gelirdi. Uzun uzun sohbetler ederdik. Müzenin Avrupa Müze Ödülü alma sürecindeki yenileme çalışmalarının baş mimarı da odur. Çeşitli fonlardan yarattığı bütçe ile müzenin ödül öncesi eksikliklerinin tamamlanmasında çok büyük katkısı olmuştu.

Vefatına çok az bir zaman kala onun sayesinde müzede çok prestijli bir “Osmanlı Kıyafetleri Defilesi” düzenlemiştik.

Defile bitiminde yanıma geldi. “Çek bakalım güzel bir fotoğrafımı” dedi. Ben de onun biraz da duruşuna müdahale ederek yukarıdaki fotoğrafını çektim.

Karşılaştığımız her ortamda bir çok fotoğrafını çekmiştim ama bu fotoğrafın onu çekeceğim son fotoğrafı olduğunu nerden bilebilirdim.

Kısa bir süre sonra rahatsızlandığını duyduk. Acımasız hastalığı kısa bir süre sonra aldı aramızdan götürdü…

Edirne’nin görüp görebileceği en değerli valilerden biriydi. Edirne’nin üstünü örten külleri temizlendikçe altından çıkacak pırlantanın cazibesini o gösterdi bizlere.

İyi bir yöneticiydi ve çok iyi bir insandı. Sevenleri çok fazlaydı. Gözü kara, Edirne’nin her sorununa dalıyor ve altından başarı ile kalkıyordu.

Kendisini bir kez daha rahmet ve şükranla anıyorum. Bu kent, sevgili valisini asla unutmayacaktır.

Yazı & Fotoğraf : Enver ŞENGÜL

Facebooktwittergoogle_pluspinterestmail