Trakya Gezi Rehberi yenilendi…

Hayatı kendilerine has bir ritimle yaşayan neşe dolu insanları, nazardan kaçırılmış doğasıyla bir başka ruh ikliminin coğrafyasıdır Trakya. Bu neşe dolu insanlar, tarif etmesi zor bir bağ ile onları birbirine kenetleyen, her birini Edirneli, Kırklarelili, Tekirdağlı olmazdan evvel TRAKYALI yapan bir maya ile şerbetlenmişlerdir.

Anadolu’dan Marmara’nın öte kıyısına bakıldığında onlar sadece “Avrupalı”dır. Trakyalılar haklarında seneler senesi anlatılanlar; eğlenceye çok düşkün oldukları, konuşurken “H” harflerini yuttukları, sayarken “Üj bej” diye saydıkları mihvalinde ön yargıların ötesine geçememiştir bir türlü.

Oysa bu durum Trakyalılar’ı böyle tanımış olanların bir kabahati değil, vazifesi Trakya’yı tanıtmak olanların kendilerini yeterince doğru anlatmamış olmalarının bir sonucudur.

Trakya Gezi Rehberi’ni hazırlamaya karar vermiş olmamın gerekçesi tam da budur !

Trakya Gezi Rehberi’nin Hazırlanış Aşaması…

2009 Yılına gelene değin Trakya ile ilgili pek çok gezi yazımı çeşitli mecralarda paylaşmıştım. Edindiğim olumlu izlenimler, yazıp çizdiklerimden kendime biriktirdiklerimi, yine kendimin belirlediği bir anlatım diliyle paylaşmanın zamanın geldiğini söylüyordu. Basılı bir kitap prestij anlamında iyi bir seçenek olabilirdi pekala. Bunu gerçekleştirmek için çeşitli yollar bulunabilirdi de. Fakat çok daha fazla kişiye ulaşabilmek istiyorsanız bunun en doğru yolu yazdıklarınızı internet ortamında paylaşmak olacaktı. Sürekli yenilenen, düzenlemeye veya düzeltmelere izin veren, yeni belge ve fotoğraflarla zenginleşmesinin önü açık bir internet sitesi, basılı kaldığı haliyle rafa kaldırılacak bir kitaptan daha etkili olabilirdi.

Yazıp çizdiklerimi bir web sitesi yoluyla yayınlamaya karar verdikten, sitenin domain ismini 2009 yılının Şubat ayında rezerve ettikten sonra Trakya Gezi Rehberi’nin yolculuğu da başlamış oldu.

Domain olarak “Trakya Gezi” ismi net, hedefe yönelik ve geniş bir yelpazede anlatım olanağı sunuyordu. Bundan sonrası adım bu web sitesinin çatısını kurmak olacaktı.

Aslında neyi nasıl yapacağım, hangi sacayakları üzerinden siteyi kurgulayacağıma çoktan karar vermiştim. Olmasını çok arzu ettiğim bir şey vardı ki, hayata geçirmek istediğim bu web sitesini anlatımı yükselten , her biri söze bile gerek bırakmayacak etkide fotoğraflarla desteklemek…

Trakya’dan çarpıcı fotoğraflar yayınlayan, çoğunun yüzünü bir defa olsun görmediğim bir çok kişiyle internet ortamından tanışıyordum. Her birinin söze gerek bile bırakmayan o çarpıcı fotoğraflarını sitede kullanmak için izin istemek gerekiyordu. 2009 Mart ayının neredeyse tamamını fotoğraf sahiplerine ulaşmaya ayırdım. Mart ayı boyunca internet üzerinden veya telefonla yaptığım görüşmelerden bir tanesi yoktur ki “Hayır” cevabını almış olsun. İzin isteyerek ve isim haklarına saygı göstererek onların o çarpıcı fotoğrafları siteye taşırken ne yapmak istediğimi doğru bir dille ifade edebilmiş olmak, onların siteye bu değerli katkılarının önünü açtı.

Şimdi dönüp baktığımda; hala pek çoğuyla yüz yüze tanışamadığım, kendi şehirlerinin ışığının peşinde koşan bu fotoğrafçılar arasından çok değerli dostlar biriktirdiğimi görmek, bu web sitesinin vücut bulmasından çok daha önemli benim için.

Trakya Gezi Rehberi’nin en büyük gücü, anlatımı ayağa kaldıran çarpıcı fotoğraflardan geliyor zira. Sitenin değişik sayfalarında, yüzün üzerinde fotoğrafçının –ki bazıları fotoğraf alanında Türkiye’de ismini öne koyan kişilerdir- fotoğraflarını izleyebiliyorsunuz. Trakya’yı ışıltılı fotoğraflarıyla anlatan bu değerli fotoğrafların sahiplerinin her birine binlerce teşekkürlerimi, bu vesileyle bir daha iletmek istiyorum. Artık isimlerinizi tek tek sayamıyorum bile, ama bendeki değerinizi pekala da bilirsiniz. İyi ki varsınız !

Sitenin ara yüzüne karar vermek ve sitenin çatısının oluşturmak için Nisan 2009’da çalışmaya başlandı. Bunun için yaptığı işin peşinden çok iyi koşan, bir web sitesinden neler beklenebileceği konusunda parlak çözümleri olan, tanıdık bir isme güvenmek yetti de arttı bile. Beril Web İnternet Hizemetleri‘nden Ersen KOÇ’a ne yapmak istediğimi hepi topu birkaç defa anlatmışımdır. Çok değil birkaç gün sonra sitenin tüm kurulumunu yapmış, testlerini tamamlamış ve hayır diyemeyeceğim ara yüzünü bulmuştu bile.

2009 Mayıs’ının ilk günü yayına başlayacağımızı duyurmuşken, işlerin bu denli çabuk tamamlanması bu süreyi öne çekti. Kısa süreli bir test yayının ardından 26 Nisan 2009 günü Trakya Gezi Rehberi Bir Başka Trakya’dan bahsetmek üzere yayına açılmıştı bile.

Trakya Gezi Rehberi’nin Ana Hatları ve Yarattığı Farkındalık Üzerine…

Trakya Gezi Rehberi,sitenin işleyişine hizmet eden ve ana menü üzerinden ulaşılabilen çeşitli konu başlıklarına sahip.

Şehir Rehberi” bölümünde; Trakya’nın yerleşimlerine ait bilgilere ulaşabiliyorsunuz. Şehir Rehberi bölümünü hazırlarken Edirne, Kırklareli ve Tekirdağ’ı, Çanakkale’nin Trakya kesiminde kalan ilçeleri Gelibolu ile Eceabat’ı değişik yönleriyle anlatmaya önem gösterdik. Trakya’nın İstanbul kesimine ait yerleşimlerini ise bu anlatımın dışında tutmayı yeğledik.

Yol Hikayeleri” sitenin en ilgiyle okunan bölümlerini oluşturdu diyebiliriz. Özellikle kültür ve doğa yürüyüşlerine dair izlenimlerin yer aldığı bu bölümde Trakya’nın geniş bir coğrafyasını doyumsuz fotoğraflar eşliğinde okuyucularımızla adımlıyoruz. Artık yörede kendi hikayesi için doğada adım atan o kadar çok

Portreler” bölümü, Trakya’ya değer katan kişilikler üzerinden bölgeyi anlatmayı tercih ettiğimiz sayfaları içeriyor. Bu sayfalarda bazen tarihten kimlikleri bulurken, bazense aynı zamana şahitlik ettiğimiz kişilerin hayat öykülerine yer vereceğiz.

Dosya” bölümümüz, yelpazesi en geniş bölümlerden birisini oluşturuyor. Konu çeşitliliğine imkan veren bu bölümde, tarihten günümüze, insanından doğasına, Trakya’nın kültür-sanat dokusundan gelenek göreneklerine uzanan geniş bir yelpazede, Trakya’yı kimlikli kılan pek çok dosyayı okuyabiliyorsunuz.

Güncel” bölümümüz ise, Trakya’nın kültür-sanat haberlerini bulabileceğiniz güncel içeriklere ve haberlere göz atmanıza olanak veriyor.

Trakya Kadraj” bölümünde, okuyucularımız Trakya’nın değişik kesimlerinden kadraja alınmış fotoğrafları, fotoğrafçısının portfölyesinden izleyebilme olanağı buluyor. Fotoğraflarıyla siteye destek veren isimlerin -naçizane- tanınmasına biz de bir katkı sunmuş olabiliyorsak, ne ala !

Sitenin en çok aranan, en tadı damağa değen sayfaları şüphesiz “Trakya Mutfağı” ve “Lezzet Durakları” isimli iki bölüm. Trakya kimliğinden beslenen mutfak bilgilerini, yemek tariflerini fotoğraflarıyla bulabildiğiniz gibi, lezzetli bir yemek için yol tepmeye dünden hazır olanlara Trakya’dan özel adres önerileri sunan sayfalarımız en çok okunanlar arasında yer alıyor.

Trakya Gezi Rehberi sayfalarının hiç biri üyelik gerektirmeden dolaşabileceğiniz sayfalar.

Yeri gelmişken dilerseniz Trakya Gezi Rehberi’nin yörenin tanıtımına sunduğu farkındalığa istatistiki bilgiler ve referanslar ışığında bir parça değinelim.

Trakya Gezi Rehberi kurulduğu günden 2016 yılına gelene değin olan yolculuğu boyunca 4 milyonun üzerinde tekil okumaya ulaştı. Kaldı ki son 3 yılda hosting şirketlerinden sebep yaşadığımız sıkıntılar, bu sıkıntılar sebebiyle yaşadığımız durgunluk ve yayınını kaybettiğimiz sayfalara rağmen ulaştığımız bir sayı bu.

Sitenin okunma hitleri dönemsel olarak değişiklikler gösteriyor. Örneğin; Ramazan ayında “Trakya Mutfağı” sayfaları ve Edirne’nin Camileri ile ilgili sayfalar; bahar-yaz dönemlerinde kent festivallerinin programlarına dair sayfalar; Kırkpınar, Hıdırellez, Pavli Panayırı gibi özel günlere ait zamanlarda ilgili yazıları bulabileceğiniz sayfalarımız en fazla okunanlar arasında yer alıyor. Yaz döneminde tatilcilere kılavuzluk eden “Şehir Rehberi” bölümümüz ise konaklama yerleri, yeme-içe ve alışveriş mekanları ile ilgili adreslere ulaşmak, bilgi almak, fikir sahibi olmak isteyen okuyucuların ilgisiyle çok okunan bir diğer bölüm olma özelliği gösteriyor.

Okuyucuların % 80’lik kısmı Türkiye’den arama motorları üzerinden aradıkları sayfalara web sitemizde karşılık buluyorlar.. Yurtdışı aramaları göz önüne alındığında; Türk nüfusun yoğun yaşadığı Avrupa ülkeleri arasından Almanya, Fransa, İngiltere, Hollanda, Belçika, İsveç vb…ile son yıllarda Bulgaristan, Yunanistan, Bosna Hersek, Romanya gibi Balkan ülkelerinden okuyucular ağırlık gösteriyor. ABD ise Almanya ile birlikte en çok arama yapan ülkelerin ilk sırasında yer alıyor.

BasındaTrakyaGeziRehberi

Trakya Gezi Rehberi‘nde yayınlanan tanıtımlar sonucu yörenin bilinirliğine azımsanmayacak bir katkı sağladığımız kanaatindeyiz. Bu tanıtımlar sonucunda pek çok kişinin az bilinen bölgelerden haberdar olmasına ve küçük çaplı bir turizm hareketine ön ayak olduğumuz düşüncesindeyiz. Çünkü ansiklopedik bilginin ötesinde, o yerleşim yerini ziyaret etme arzusu yaratacak farklı yönlerine bakmayı tercih ediyoruz.

Trakya Gezi Rehberi‘nde yayınlanan ilgili sayfaların arama motorlarında ilk sıralara yükselmesiyle Trakya’daki pek çok yerleşime ait kent portalının, kamu kuruluşlarına vb….ait pek çok web sitesinin çok önüne geçmiştir. Trakya ile ilgili arama yapanlar en doyurucu ve çeşitlendirilmiş bilgiye sitemizden ulaşabiliyorlar. Hatta sitemizde yayınladığımız bazı yazılar bazen izin alma gereği duyulmadan, altına bilgi notu düşülmeden bu mecralarda yer bulabilmektedir.

Fotoğraflarını zevkle izlediğim Erhan BAYCAN ve Nedret BENZET’in bir kış günü fotoğrafladıkları“Cehennem Şelaleleri” ile ilgili olarak, bu bölgeyi kendi kaleminden yazması konusunda Erhan BAYCAN’ı iyi ki ikna etmişim diye düşünüyorum çok zaman. Yoksa, şimdilerde doğa yürüyüşçülerin en çok dolaştıkları bu coğrafya sadece definecilerin talan ettikleri ve civardaki köylülerden başkasının bilemeyeceği bir yer olarak kalabilirdi. Hoş, bir yerin çok tanınması o kadar da iyi midir diye düşünmüyor değilim zaman zaman !

Erhan BAYCAN 2010 yılı başlarında Cehennem Şelaleleri yazısını hazırlayıp verdikten çok değil birkaç hafta sonra ilk önemli geri dönüşü aldık. CNN Türk’te bir doğa ve gezi programı hazırlayan Güven İSLAMOĞLU, sitede gördüğü yazı ve fotoğraflar üzerine Erhan BAYCAN’a ulaşarak yöreyi çekmek istediğini söylüyordu. Birkaç hafta sonra gerçekleşecek çekimlerde ona Kırklarelili rehber arkadaşımız Selçuk ASLAN eşlik edecekti. Programın yayınlanması ile Trakya’dan ve İstanbul civarından pek çok gezi-etkinlik ve fotoğraf kulübü yöreye onlarca gezi düzenlemeye başladı. Hala da Trakya’da doğa yürüyüşçülerinin listesinde baş sıralarda yer alıyor. Bölgeyi gelip gezenler sosyal medyada paylaştıkları fotoğraflar ile yörenin tanıtılmasına ayrı bir katkı sunmaya devam ediyor.

Bugün, hafta sonu gezileri düzenleyen pek çok kulüp ve acentanın sayfalarında Cehennem Şelalaleri Erhan BAYCAN’ın ilk olarak Trakya Gezi Rehberi’nde yayınladığımız yazısı ile anlatılıyor. Hoş, hala arama motorlarında birinci sırada okunuyor olmasına rağmen, yazılyı aynı haliyle kendi sitelerine koyanlar bir izin alma nezaketi gösterseler çok daha iyi olabilirdi ya. En azından yazının ve fotoğrafçılarının adlarını zikretselerdi…O zaman telif hakları, yayın ilkeleri vb…konularda büyük büyük laflr ettiklerinde kendilerine daha inanabilirdik !

Güven İSLAMOĞLUnun yöreyi konu alan, Istranca ormanları ve Kırklareli’nin Pınarhisar ilçesine bağlı en karakteristik, en geleneklerine bağlı köylerinden biri olan Poyralı köyüne ait çekimler öncesinde görüşlerimize değer vermesi, karşılıklı bilgi alışverişinde bulunmamız, yaptığımız işin ne kadar hedefinde ilerlediğinin bir başka göstergesiydi.

“Monopetra’nın Eşkiyaları” isimli gezi yazısı da  yörenin tanıtımında benzer etki yaratan yazılardan. Demirköy yakınlarındaki bu yürüyüş parkuru, Istranca ormanlarının en güzel parkurlarından biri. Erkan YAVAŞ’ın davetkar fotoğrafları ışığında yayımladığımız Monopetra’nın Eşkiyaları yazısından sonra doğa yürüyüşleri yapan kulüpler etkinlik takvimlerine, daha önce adını duymadıkları “Monopetra Kayalıkları” ismini not düşmeye başladılar.

Pavli Panayırı; Bir  Asırlık Gelenek” isimli yazımızı fotoğraflarıyla ışıldatan isim ise senelerdir panayırı fotoğraflayan Özcan ÇELTİKLİ oldu. Trakya’nın yaşayan son ve en eski panayırı olan “Pavli günleri” yaklaşırken, internetteki arama motorlarının sonuçları arasında ilk sırada Trakya Gezi Rehberi’nin referans yazısı yer alıyor. Panayır ile ilgili etkinlikler düzenleyen gezi-etkinlik kulüpleri, dernekler ve tur acentaları kendi sosyal ağlarında Trakya Gezi Rehberi’nde yer alan yazıyı referans gösteriyorlar.

Her panayır zamanı on binlerce Trakyalı’nın akın ettiği, kendi otantik dokusundan beslenen bir asırlık Pavli Panayırı, geçtiğimiz senelerden itibaren çoğu İstanbul’dan önemli fotoğraf sanatı derneklerinin fotoğraf ustalarını yöreye çekmeye başladı. En azından bu sayının geçmiş senelere göre kat be kat arttığını açıkça dile getirebiliriz. 2012 yılında panayır zamanı hizmet veren basın bürosunun verilerine göre 500 civarı fotoğrafçının yöreyi kadrajına aldığını biliyoruz. Çektikleri fotoğraflar yörenin tanıtılması için açılan yarışmalara katılır, sergiler düzenlerken, sosyal medyada ve fotoğraf sitelerinde en çok yayımlanan kareler arasına girdi.

Gelgelelim panayırın tanıtımı için kaleme aldığımız ve sitemizde yayınladığımız “Pavli Panayırı; Bir Asırlık Gelenek” isimli yazımız 2010 yılı Ağustos ayında Milliyet Gazetesi Trakya Eki‘ni, sitemizi referans gösterip süslerken, panayırın kurulduğu ilçe olan Pehlivanköy’ün belediyesine ait web sitesinde -kaldı ki onların tanıtımı için uğraşıyorken- hala referans gösterilmeden yayımlanıyor olması bir o kadar ironiktir !

Milliyet Gazetesi Trakya Eki’ nden bahsetmişken, basında Trakya Gezi Rehberi’nden de biraz bahsetmemiz gerekiyor. Keşan’da kurulu olan Keşan Doğa Çevre ve Kültür Derneği ( DOÇEK ) Başkanı olan, kendi yöresini senelerdir bıkmadan usanmadan tanıtmaya gayretli Hakan EŞME’nin önermesi ile Milliyet Gazetesi Trakya Eki’ne 2010 yazında İğneada, Kıyıköy ve Pavli Panayırı‘nı tanıtan üç yazı hazırladık. Gazetenin aylık yayımlanan Trakya Eki’nin ömrü ne yazık ki gazetenin ekonomik politikaları gereği o yaz ile sınırlı kaldı. Yine de gazetenin ekinin orta sayfalarını kaplayan üç değerli yazı hatıra olarak sandıktaki yerini almış oldu.

Takip eden aylardan itibaren Trakya Gezi Rehberi’ndeki yazıları yayımlamak konusunda yeni gelişmeler yaşandı. Bunlardan en enteresanı, Trakya’dan çok uzak bir bölge olan Batı Akdeniz’in şirin ilçesi Demre’den gelen bir teklifti. Toroslar’ın bu bölgesine yayım yapan Toros Gazetesi ‘nden bir yetkili, Trakya Gezi Rehberi’nde yer alan yol hikayeleri ve Trakya yerleşimlerine ait tanıtımları kaynak göstererek kullanıp kullanamayacaklarının iznini istiyordu. Trakya’nın çok uzağındaki bir bölgeden gelen bu ilgiye “Hayır !” demek olamazdı elbette.

İzin alanlar bir yana, Trakya Gezi Rehberi’ndeki yazıların bazılarının Trakya’da bölgesel yayın yapan bazı gazetelerde izinsiz yayımlandığından ancak eşin-dostun haber vermeleriyle bilgi sahibi olduğumuz zamanlar söz konusudur.

Örneğin; Lüleburgaz’dan arayan telefondaki ses Monopetra’nın Eşkiyaları isimli yazıyı bölgesel bir gazetede okuduğu için tebriklerini iletiyordu. Bölgenin fotoğraflarını ilk yayınlayan Erkan YAVAŞ ve yazısını yazan kişi ben olmama rağmen, gazetede yayımlandığından ancak böyle bir telefon uyarısı ile haberdar oluyordum. Ben her yazı öncesi fotoğraf sahiplerinden tek tek izin almak için didinir, onların isim haklarına saygı duyulması için çabalarken, kıymeti kendinden menkul bu gazete haber vermediği gibi bir yıl önce sitemizde yayımlanmış yazının altına ne fotoğrafçısının ne yazanının adını düşme nezaketi göstermiyordu. İşin kolaycılığına kaçarak “Editör” demekle yetiniyordu.

Bilgi sahibi olmamızın ardından mail yolu ile yaptığımız uyarıyı ya görmeyen ya görmezden gelen bu yerel gazete, en azından Monopetra’nın Eşkiyaları isimli yazımızın Trakya ve Balkanlar coğrafyasında (!) okunmasına bir şekilde önayak oluyordu.

Trakya’nın bilindik seyahat firmalarından Nişikli Seyahat‘in tanıtım yüzü olan Nişikli Travel Dergisi, Kırklareli Fotoğraf Ve Sinema Sanatı Derneği ( KIFSAD ) tarafından yayımlanan dergi, 1 yıldan uzun bir süredir Trakya Gezi Rehberi‘ndeki içerikleri konsepti dahilinde sayfalarına taşıyan Lüleburgaz’ın aktüel yaşam dergisi LifeBurgaz Dergisi, yazılarımızın evladiyelik bir anıya dönüşmesinin de önünü açtılar.

Yine Lüleburgaz’da yayın yapan bir diğer aktüel-yaşam dergisi Arkadia; Balkanlar’ın kendine kimlikli bahar kutlaması ritüeli olan Kukerlandia & Marteniçka yazımıza kıymet verip Erkan YAVAŞ ve Arif TEKİN’in fotoğrafları eşliğinde sayfalarında yer verdi. Sonsuz teşekkürlerimizi sunuyoruz…

İsmail METİN, yaşadğı çevreye duyduğu derin hassasiyetle ileriki senelerde adını çok daha fazla duyacağımız, genç bir isim. Trakya’da düzenlenen çevre etkinliklerinde onu ve arkadaşlarını her dai görürsünüz. Yaşadığı çevreye duyduğu hassasiyetleri kalem oynatarak da basın yoluyla paylaşan METİN’in katkılarıyla Trakya Gezi Rehberi‘nde yer alan içeriklerimizden bazıları “Günyüzü” isimli yerel gazetede yer aldı. “Kazım DİRİK; Ayrancı Paşa” yazımız bu yayınlardan en anlamlısıydı…

Sitemizden alıntılar çeşitli sunumlar, akademik çalışmalarda da kaynak olarak gösterildi. Bu çok sevindirici bir durumdu. Trakya Mutfağı üzerine çalışmaları ile tanıdığımız akademisyen Ali ÇAKIR, her tökezlediğimizde yüreklendirici sözleri, katkıları ile yaptığımız işin anlamını bize hatırlattı. Edirne Tanıtma ve Turizm Derneği‘nden Bülent BACIĞLU, keza aynı yüreklendirici tutumuyla daima varlığını hissetiren bir başka isimdir.

Her birine kıymet verip yazıların daha da çok kişiye ulaşması, değer bulmasına sağladıkları katkıdan dolayı teşekkür ediyorum.

Kırklareli Üniversitesi Pınarhisar Meslek Yüksekokulu’nca Nisan ayının son haftası içerisinde düzenlenen, ünlü Türk gezgini Evliya ÇELEBİ’nin “Unesco 2011 Evliya Çelebi Kutlama Etkinlikleri” kapsamında davet edildiğimiz sunumun yeri ise benim için bambaşkadır. Kendi doğup büyüdüğüm ilçede, yapmaya gayret gösterdiğim bir iş ile davet bulmak, genç arkadaşlarımızla bir araya gelmek oldukça anlamlıydı.

Benzer bir buluşma 2015 yılı Aralık ayında Kırklareli Üniversitesi Turizm Fakültesi’nin davetiyle gerçekleşti. Panelist olarak hazır bulunduğumuz salonda internet sitemizin çıkış noktasından bugüne değin geldiği noktayı, internet-sosyal medya penceresinden ele alarak konuklara aktarmaya çalıştık.

Trakya Gezi Rehberi bu yolculuğu boyunca samimi çevre ve sorumluluk projeleri ile farkındalık etkinliklerini bazen kalem oynatarak, bazen de bizatihi katılım göstererek desteklemeye özen gösterdi.

Yayına başladığımız ilk günlerde, Edirne’den Artvin’e değin bisikletleriyle dolaşarak kansere dair farkındalık yaratmayı amaçlayan Doğa ve Macera ekibinin, projenin Trakya etabına konaklama, yeme-içme ve yerel yöneticilerle buluşma konusunda katkı verdik, aracılık yaptık. Erhan BAYCAN‘ın konaklama konusunda ekibe verdiği desteği bir daha minnetle hatırlıyorum.

Erhan BAYCAN‘ı Dupnisa Doğa Şenliği düzenlenirken gösterdiği üstün gayreti yine aynı duygularla hatırlatmak istiyorum. Şenliğin en önemli etkinliklerinden biri olan “Yıldızlar Altında Sinema” fikrimizin peşinden koşarak hayat bulmasını o sağladı. Kırklareli’nin Karadere köyünde çekilen ve müziklerini Kırklarelili sanatçı Candan ERÇETİN‘in yaptığı “Gölgesizler” isimli filmin, Istranca Ormanları’nın orta yerinde gösterilmesini sağladı. Trakya Gezi Rehberi olarak sadece fikri vermiş ve katkı sunabilecek birkaç kişiyi tanıştırmışken, Erhan BAYCAN filmin yönetmeni ve yapımcısını dahi “Yıldızlar Altında Sinema” izlemek üzere Kırklareli’nin 50 km uzağındaki bu orman içine getirmeyi başarıyordu.

Zirve Dağcılık ve Doğa Sporları Kulübü Tekirdağ Şubesi‘nin, Şarköy’ün Eriklice Köyü Okulu’nun onarımı, boya-badana ve yüzünün yenilenmesini üslendiği sosyal sorumluluk projesinin Milliyet Gazetesi Trakya Eki‘nde yer bulmasında Trakya Gezi Rehberi olarak aracılık ettik. Birsen Altınkaya KUNTER imzalı yazı, bu anlamlı etkinliği taçlandırdı.

Tüm bu sosyal sorumluluk ve farkındalık projeleri içerisinde, Ergene Platformu’nun organize ettiği “Ergene Hayata Dönsün” etkinliklerinin yeri apayrıdır. Trakya’nın kanayan yarası Ergene Nehri kirliliğine dikkat çekmek üzere yola çıkan Ergene Platformu’nun etkinliklerine katılarak ve duyurulmasında kalem oynatıp, basından dostlarımız aracılığıyla daha geniş kitlelere ulaşmasında katkı sunduk.

Ergene Platformu’nun ilk etkinliği 2010 yılı Ekim ayında Edirne’nin Uzunköprü ilçesinde düzenlenen “Ergene Hayata Dösün” isimli etkinlikti. Geniş bir katılım bulan bu etkinliğin ardından, Nisan 2011’de Lüleburgaz’ın Karamusul Köyü’nde düzenlenen “10 Nisan’da 10 Bin İnsan” etkinliği geldi. Bu etkinliğin ana sloganını üretmiş olmak, geriye dönüp hatırlayacağımız en güzel anılardan biri olarak hafızamızda yer edecek. Ergene Platformu’nun diğer etkiniklerini ve farkındalık çalışmalarını yeri geldikçe sitemiz vasıtasıyla okuyucularımıza ilettik.

Çevre sorunlarından bahsetmişken, bu sitenin kuruluşundaki ilham kaynağım olan Orhan UYANIK‘ı saygı ve rahmetle anmak istiyorum. İğneada ve Trakya üzerine yaratttığı çevre bilinci ile, doğa ve insan ilişkileri arasındaki ilişkilerin pamuk ipliğinden bağlarla dengede durduğu çevremi algılayışımdaki en büyük ilhamımdır Orhan UYANIK. O İğneada’nın deniz feneriydi ve ışığıyla bugün bile bizi bir şekilde aydınlatmaya devam ediyor. Onu romantik sözlerle yad etmenin yanında, aktivist kişiliğiyle anlamak gerektiğine inanıyorum.

Orhan UYANIK gibi Trakya’nın çevre ve doğa sorunlarına karşı dingin durmamızı sağlayan Hakan DEDEOĞLU, Göksal ÇİDEM, Aydın KARAKOÇ ve Gürcan KIRIM‘ı Trakya Gezi Rehberi vesilesiyle tanımış olmaktan dolayı duyduğum mutluluğumu da iletmek istiyorum.

Trakya Gezi Rehberi olarak Trakya’ya öz değerleri üzerinden bilinirlik katan kültür-sanat, gezi-etkinlik ve fotoğraf gruplarıyla her zaman etkileşim içinde olduk. Onların sitemizin gelişmesine katkısına karşılık, biz de onların çalışmalarını sitemizde duyurarak bir nebze katkı sunabildiysek ne ala !

Bu konuda farkındalık yarattığımıza dair en büyük geri dönüşlerden biri Trakya Kalkınma Ajansı ‘ndan geldi. Öncelikle web sitesinin Trakya’nın farklı yönleriyle tanıtımına sunduğu katkıdan dolayı bir tanışma toplantısında karşılıklı görüş alışverişinde bulunduk. Ajans tarafından Trakya Turizm Çalıştayları ( Edirne, Tekirdağ, Kırklareli )’na davet edilmek oldukça anlamlıydı.

Zamanlama yüzünden Kırklareli ayağı hariç diğer çalıştaylara katılamasak da katkı verebilecek kişi, kurum veya kuruluşlar hakkında fikirlerimizin değerli görülmesi, üstüne üstlük bu kişilerin çalıştaylara davet edilmeleri bir o kadar anlamlıydı.

Ve yenilendik…

Trakya Gezi Rehberi olarak son üç yılımız malesef ki pek tatlı geçmedi. Servis sağlayıcımız olan hosting şirketlerinden ikisi web sitemizin son üç yılında büyük durgunluk yaşamasına sebep oldu. Yeni sayfalar giremez olduk, eski sayfalarımızdan bazılarını malesef ki kaybettik. Yedeklemelerinin düzgün gerçekleşmediğini gördük. Okuyucularımıza yeni sayfalar, yeni bir arayüz sunamadıkça eski okunma hitlerimizde geriye düştüğümüzü gördük.

Hosting şirketlerimizle olan sorunları halletmek malesef ki uzun zaman aldı. Nihayetinde 2016 yılı başlarında sitemize ait yedeklerden elimizde olanlarla sitemizi yeniden kurgulamaya karar verdik. Bunu yaparken de 6 yıllık geçmişimizdeki 4 milyonu aşan tekil okunma hitlerini, arama motorlarındaki tüm indexlemeleri feda etmemiz gibi acı bir reçeteye razı olmamız gerekti malesef.

Önce hosting şirketimizi değiştirdik, ardından 6 yıl boyunca kullandığımız joomla alt yapıyı worldpress.in daha esnek yapısına taşıdık. Tazelenerek yeniden yola çıkışımızı yeni logo ve banner.larımızla taçlandırdık. Sosyal ağlardaki sayfalarımızı siteye omuz vermesi için yeniledik. Bu süreçte yine sitemizin ilk kurulumunu yapan Ersen KOÇ ve Beril Web rol aldı. Sonsuz teşekkürlerimizle…

Trakya Gezi Rehberi 2009 Nisan ayında başlayan yolculuğumuz 2016 Nisan ayı itibariyle 6. yaşını doldurdu. Şimdi bu geçirdiğimiz zamanı emekleme dönemi olarak addedip 1 Mayıs 2016 tarihi itibariyle yeni arayüzümüz, sıfırlanmış sayacımızla;  Trakya’yı Trakya yapan değerler bütününe kaldığımız yerden bakmak üzere yeniden yola çıkıyoruz.

Trakya Gezi Rehberi’ni okumaya değer bulup, günden güne büyümesine katkı sunan siz değerli okuyucularımıza, sitenin değerlik kazanması için katkı sunan tüm dostlarıma teşekkürü bu anlamda üzerime büyük bir borç biliyorum. “İyi ki varsınız.” sözü böylesi bir an için söylenesi bir lafmış demek ki…

Siz okumaya devam ettikçe biz size “Başka bir Trakya dan bahsetmeye devam edeceğiz.

Keyifli okumalar !

Trakya-Gezi-Rehberi-Logo.jpg

Dinçer ALABAŞOĞLU

Facebooktwittergoogle_pluspinterestmail