Balık Çorbası

Ülkemiz üç tarafı denizlerle çevrili olmasına rağmen, ızgarası, tavası ve buğulaması herkesçe yapılan balıklar, çorba olarak sadece kıyı bölgelerinde, bu kültüre sahip yerleşimlerde ev mutfaklarına girebilmiştir. Balık çorbaları genellikle profesyonel hizmet veren işletmelerin menülerinde yer alabilmiştir.

Trakya; Karadeniz, Marmara Denizi ve Ege Denizi' nin ( Saros ) sularıyla çevrili, birbirinden farklı, zengin balık türlerine ev sahipliği yapmaktadır. Bu üç denizin yakın oluşu sebebiyle, herbirinden yakalanan balıkları tezgahlarda bulmak daha kolay olabilmektedir.

Birçok farklı tarife sahip, değişik malzemeler ve uygulamalarda balık çorbaları hazırlanabilmektedir. Burada size, zengin malzemeli bir balık çorbası tarifi vereceğiz. Yapım sırasını takip ettikten sonra aslında çok zor olmayan bir çorba. İçeriğindeki malzemeleri itibarıyla ( pırasa, sarımsak, süt, sirke ) ve limonlu terbiyesiyle Rumeli mutfağına has dokunuşları olan, oldukça besleyici bir çorbadır. Bu çorbada olduğu gibi, iskorpit veya aşağıda verilen beyaz etli balıklar tercih edilmelidir. Haşlanacak balıklar, içleri ve pulları temizlendikten sonra başı ve kemikleri ile kaynayan tencereye alınır. Haşlanan etler didiklenirken, baş ve yanak kısımlarındaki etlerin de katılması lezzet katar ve balığın o yağlı tadının çorbaya geçmesine yardım eder.

Malzemeler :

  • 4 Adet İskorpit Balığı ( Kırlangıç, levrek, mezgit, orfoz )
  • 2-3 Adet Orta Boy Patates
  • 2-3 Adet Orta Boy Havuç
  • 2 Adet Tatlı Sivri Biber
  • 1 Adet Körpe Pırasa
  • 1 Kuru Soğan
  • 1 Kahve Fincanı Pirinç
  • 1 Adet Enginar
  • 1 Adet Kereviz ( Sap kısmıyla...)
  • 5-6 Dal Maydanoz
  • 4-5 Defne Yaprağı
  • 2 Bardak Süt
  • 1 Kahve Fincanı Un
  • 1 Limonun Suyu
  • 2 Yumurta
  • Zeytinyağı
  • Sirke, birkaç diş sarımsak
  • Tuz, karabiber, kekik  

Yapılışı :

  • Derin ve geniş bir tencereye 8-10 bardak su koyup, içine bir parça tuz ekleyerek kaynamaya bırakın.
  • İyice temizlenmiş balıkları, baş ve kemikleriyle beraber bir pişirme süzgecinin içinde tencereye oturtun.
  • İri birkaç parça halinde kesilmiş patates, soğan ve havuçları kaynayan tencere içine, fakat tel süzgecin dışınnda kalacak şekilde ilave edin.
  • İnce ince kesilmiş biber ve pınarsayı, küp küp doğranmış enginar ve kerevizleri, defne yapraklarını, kereviz saplarını, bir fiske kekiği da tencerenin kenarına yerleştirin.
  • Suda birkaç defa süzülüp, nişastasından arındırılmış pirinçleri de ilave edin.
  • Balıkları, sebzelerle dolu kaynayan tencerede 30 dk haşlayın. Ara ara üzerinde biriken köpükleri delikli kepçeyle tencereden uzaklaştırın.
  • Tel süzgeç içindeki balıkları kenara alıp, soğumaya bırakın. Soğuyan balıkların beyaz etlerini, içinde kılçık kalmayacak şekilde, ezdirmeden didikleyip parçalayın.
  • Yumuşayıncaya kadar bir süre daha kaynayan sebzelerin olduğu tencereyi kenara alın. İçerisinde bulunan defne yapraklarını ve kereviz yapraklarını çıkartıp, sebzelerin olduğu suyu ince delikli bir kevgirle bir başka kaba süzdürün.
  • Sebzeleri bir doğrayıcı yardımıyla veya pürüz kalmayacak şekilde bir boy büyük kevgirden geçirerek püre haline getirin.
  • Şimdi, bütün malzemeleri bir araya toplayacağımız derince bir tencere alın.
  • Tencereye zeytinyağını koyup, kızmaya başlayınca unu ilave edip kokusu çıkana kadar unu kavurun.
  • Kenara ayırdığınız süzülmüş sebzeli sudan 6 bardak kadarını azar azar ilave edip, un topaklanmayacak şekilde 4-5 dakika sürekli karıştırın.
  • Püre haline gelmiş sebzeleri, ardından 2 bardak sütü, en son didiklenmiş balıkları ilave edip ağır ateşe alın.
  • 8-10 dk. malzemelerin birbirine özleşmesi içi ara ara havalandırarak karıştırın.
  • Limon suyu ile yumurtaları terbiye için bir arada güzelce çırpın. Kaynamakta olan sudan, azar azar kaşıkla terbiyeyenin olduğu kaseye ekleyip, kesilmemesine dikkat ederek birbirine özleştirin.
  • Ardından bu kaptaki terbiyeyi, yine azar azar ve sürekli karıştırarak balık çorbasına ilave edin.
  • 5-6 dk daha kaynamaya bırakın. Ateşi söndürürken çorbanın üzerine çok az kıyılmış maydanoz gezdirip, kapağını kapatın.
  • Bu çorbanın tadına layıkıyla varmak için, servis tabağına aldığınız çorbayı havanda dövülmüş sarımsak, değirmende taze çekilen karabiber ve sirke ilavesi ile yemelisiniz.


Bu Yazıyı Ekle

Facebook    Deli.cio.us    Digg   
 
İğneada Gezi Rehberi

Kırklareli'nin Demirköy ilçesine bağlı İğneada beldesi; sahip olduğu doğal güzellikleri, Karadeniz'in en batı ucunda yer alan uzunluğu... Devamını oku...
Vize Gezi Rehberi

Tarih, doğa ve denizin eşsiz bütünlüğüne sahip varlıklarıyla Vize, şüphesiz Trakya'nın en özel yerleşimlerinden birisidir. Yeşilin en... Devamını oku...
Edirne Gezi Rehberi

Edirne, tarih sahnesinden devşirdiği kültür varlıklarıyla Trakya'nın olduğu kadar Türkiye'nin de en önemli kentlerindendir. Medeniyetlerin... Devamını oku...
Lüleburgaz

Lüleburgaz…Hayatı Trakya’nın kendine özgüleştirdiği derin bir hissedişle ve ritimle yaşayan, Trakya’nın ikinci, bağlı olduğu il... Devamını oku...
Lüleburgaz Gezi Rehberi

Kırklareli'nin kendisinden büyük ilçesi Lüleburgaz Trakya haritasının neredeyse tam orta yerinde bulunur. Bu haliyle Trakya'ya yolu düşen... Devamını oku...
Çamdan Sakız Akıyor; GÖKÇETEPE.

Koru dağlarının Saros’a bakan yamaçları alabildiğine çam ormanlarıyla kaplıdır. Mevsim yazsa, hele bir de orman yoluna girmişseniz,... Devamını oku...
Erguvanlar ve Şakayıklar...

Çisil bir yağmura durmuş gökyüzünde oynaşan bulutlara inat hıdrellez haftasına rasgelen bu Pazar günü yine Istrancalar’dayız. Balkan... Devamını oku...
Öteki Istranca; Stranja...Aynı aynaya bakar gibi...

Her şey fotoğraf ve doğa tutkunu arkadaşım Erhan BAYCAN'la Istrancaları gezme ve fotoğraflama sevdasıyla başladı. İki yılı aşkın bir... Devamını oku...
"Cehennem"e Kadar Yolumuz Var...

Yazının başlığı korkutucu oldu değil mi? Aynı fikirdeyim ! Ne yalan söyleyim, ben de bir parça ürktüm. Ama ne yapayım ki yazmak... Devamını oku...
Cehennem Şelaleleri...

Bir şelalenin görselimize ve ruhumuza hitap etmesi için ona hangi gözle bakmak gerekir, doğrusu bilmiyorum. Yaklaşık 10 Bin Kilometrekarelik... Devamını oku...
ANTIQUE Restaurant & Garden

Çorlu gibi emek yoğun yaşanan, gündelik koşturmacanın ritmini yakalamakta zorlandığınız ve şehrin üstünüze üstünüze geldiğini... Devamını oku...
Kaynarca Çiftlik Alabalık Restaurant

Trakya’yı üç tarafından çeviren denizlerinde sofraları bir şenliğe dönüştüren envai çeşit balığı bulabilirsiniz. Karadeniz'de... Devamını oku...
Paspala Fasulyesi ; "Bu Fasulya 7,5 Lira."

İnanın o filmin (!) ve dillere slogan gibi yerleşen o eski şarkının fırsatçılığında değilim. Yemin etsem başım ağrımaz... Devamını oku...
Keçecizade

Lezzet düşkünlerinin neyin izini süreceğini bilemezsiniz. Ama çocukluğunun izini sürenleri bekleyen lezzetler üç aşağı beş yukarı... Devamını oku...
Kırklareli BİRTAT Köftecisi

Köftenin bir Rumeli mutfağı ürünü olduğunu söylemek sanırız ki yerinde bir tesbit olur. Balkan mutfağında kendine has nüanslarıyla... Devamını oku...
Kaymakçina ( Rumeli )

Kaymakçina Rumeli mutfağının en sevilen sütlü tatlılarından birisidr. Bir başka Rumeli sütlü tatlıı olan "Tez Pişti" ile benzerlikler... Devamını oku...
Lor Peynirli Kurabiye

Lorlu kurabiye üç aşağı beş yukarı benzer tariflerle Trakya'da çok yerde rasladığımız, Batı Trakya mutfağından Selanikli muhacirlerce... Devamını oku...
Şeftali Köftesi ( Gelibolu )

Şeftali köftesi diye yaygın isimle dillendirilen köftenin ismini "Şef Ali köftesi"nden kısaltılıp dile oturtulduğu sadece bir görüştür.... Devamını oku...
Balkabağı Böreği ( Kırklareli )

Balkabağı böreği Selanik civarından gelen Batı Trakya göçmenleri ve Pomak göçmenler tarafından Trakya mutfağına taşınmış bir... Devamını oku...
Dızmana

Dızmana özellikle Selanik ve Rodop göçmenlerince Trakya mutfağına taşınmış bir çeşit göçmen pidesidir. Yumuşak pamuk gibi ve çokça... Devamını oku...
Bi' Devir Muhteşemdik !

Lüleburgaz ovasının orta yerinde kurulmuş Türkiye’nin en köklü en saygın eğitim kurumlarından biri olan Kepirtepe, 70 yılı deviren bir... Devamını oku...
Mutfakta Biri mi Var ?

Henüz beş buçuk yaşındaki kızım onu ekralarda gördüğünde onun Ratatouille ( Ratatüy ) isimli animasyon filminde başarılı bir Fransız... Devamını oku...
İğneada'yı Sevmek Demek...

Orhan UYANIK "Cennetim..."dediği İğneada'yı kendisine has derin bir hissedişle tutkuyla seven bir doğasever olduğu kadar, sadece İğneada... Devamını oku...
Hayata Tüm Sözlerini Söylemiş Bir Adam...

“Doğa her şeyin üstesinden gelebilir, birtek insanların ihtiraslarını karşılayamaz.” Hayatının yörüngesini bu sözün güçlü... Devamını oku...
...Vasiyet !

Osmanlı’ya payıtaht olmuş Edirne’nin en zor günleri yaşanıyordu kuşkusuz. 1912 yılının Ekim ayında başlayan Bulgar kuşatması... Devamını oku...