Pita ( Boşnak Böreği )

Boşnak Böreği. Boşnaklarca dillendirilen adıyla meşhur, Pita...

Basit gibi görünse de, el mahareti isteyen bir börektir Boşnak böreği. Kız yetiştiren annelerin miras gibi kızlarına öğrettiği  bir börektir. Kayınvalidelerin gelinleri hakkında en dikkat ettikleri beklentidir Pita. Eğer ki gelin tadına varılası bir Pita yapamıyorsa, vay haline. Aile toplantılarında ya da konuk ağırlanan kalabalık sofralarda, gelinin yaptığı Pita' yı tatmak için özellikle dikkat kesilirmiş gelenler. Güzel yaptıysa, kaynana böbürlensin dursun sofrada. Yok eğer yapamadıysa, gelin odadan çıkınca kayınvalideye hemen serzenişler başlarmış gelen konuklar. "

 Nerden buldun bu gelini, bir Pita bile yapamıyor!"

Yugoslavya' da Perşembe ve Pazar geceleri özellikle Pita yenir. Türkiye' de yaşayan Boşnaklar ise Perşembe akşamlarını bu leziz börekle tatlandırırlar. Çünkü Perşembe günü Müslümanlar'da Cuma gününün arifesidir. Pazar ise Hıristiyanlarca kutsaldır. Her iki günde de, Boşnaklarca un ve hamurda bolluk bereket olduğu anlayışından hareketle, bu kutlu günlerin hatrına, bolluk ve bereketin çoğalması dilenir, verilen nimetlere böylesi bir köklü gelenekle bir anlamda şükredilmiş olur.

Bu böreğin harcında geleneksel olarak ıspanak veya pırasa kullanılır. Hatta pırasalı olanı Arnavutlar ve Boşnaklar arasıında neredeyse milli bir mesele haline getirilmiş durumdadır. Kol böreği şeklinde sarılıp ortadan tepsinin sonuna doğru daire şeklinde sarılarak hazırlanır. Buna karşılık patatesli, lor peynirli ( ekşimik ) veya kabaklı iç harcıyla da yapılmaktadır.

Malzemeler

Hamuru İçin

- Un

- Ilık su

- Tereyağ

-1 Çay bardağı sıvı yağ

-Tuz

İç Harcı İçin

- Ispanak, pırasa, kabak, lor peyniri, patates, kabak ( Arzuya göre biri tercih edilir. )

- 2 büyükbaş soğan

- Tuz

- İsteğe göre karabiber ve kırmızıbiber

Yapılışı

İç malzemesi olarak ne kullanacağınıza öncelikle karar verin. Biz burada pırasa kullanarak tarifimizi verelim.

Ilık su, tereyağ ve tuzu, ortası havuz gibi açılmış unun ortasına yerleştirip, özlendirerek sert olmayan bir hamur elde edilir. 5-6 bezeye bölünen hamur parçaları üzeri bir bezle örtülerek bir saat kadar dinlenmeye alınır.

Tereyağ eritilir, içine biraz da sıvı yağ konularak karıştırılır.

Hamur bezelerinden bir tane alınır. Genişçe serilmiş temiz bir sofra bezi üzerinde yayma işlemine başlanır.

Not :

Geleneksel olarak hazırlanan Boşnak böreği, sofra üzerinde veya oklava kullanılarak asla açılmaz. Burada sofra bezi üzerinde açılarak yapılan usul, yaşlılarımızın bizlere öğrettiği usuldür.

Temiz sofra bezi üzerine alınan hamur bezesi, önce elle bir tabak büyüklüğünde yassılaştırılır. Sonra üzerine teryağ ve sıvı yağ karışımından sürülerek, elle kenarlarından çeke çeke sofra bezinin kenarlarınca genişletilip inceltilir. Burada marifet yırtılmayan incecik bir hamur elde edebilmektir. Hamurun içine ara ara pırasa ve soğanın hafifçe kavrulmasıyla elde edilen iç harcından koyup, hafifçe elimizle yaydıralım. Bu iç harç bazı uygulamalarda çiğden de hazırlanır.

Şimdi işin bir başka geleneksel uygulamasına geldi. Yuvarlakça ve sofra bezinin büyüklüğünde açılmış hamurun bir tarafından içeriye rulo gibi katlayalım. Sonra katladığımız taraftan, sofra bezinin kenarlarından tutup hafifçe yukarı kaldırarak, açılmış iç harçlı hamurumuzun sonuna kadar rula gibi sarılmasını sağlayalım.

Elde edilen rulo hamur, elle yırtılmayacak şekilde üzeri hafif yağlanarak, uzayabildiği kadar çeşitirilerek uzatıllır. Orta yerinden itibaren, yuvarlak kol böreği şeklinde sarılır. Yağlanmış fırın tepsisine alınır. Bu işlem diğer hamur bezelerine de yapılıp, bir önceki hamurun tepsiye yerleştirildiği yerden itibaren, sarma işlemi tepsi doluncaya kadar yapılır.

Eğer ki hamuru uzatırken üzerine yağ az gelmişse, bir parça daha hamurun dış yüzeyine yağ sürdürülüp, önceden ısıtılmış 180-200 C gibi yüksek bir ısıda üzeri nar gibi kızarana kadar pişirilir.

Burada değinmemiz gereken bir başka püf noktası, hamurun üzerine kızarması için yumurta sarısı asla sürülmediğidir. Bu sonradan eklemelerle bu tarife sokulmaya çalışılan, geleneksel tarifte yer almayan bir uygulamadır.

Şimdilerde fırın kullanılsa da, eskiden Boşnak evlerinin avlularında bulunan( Hatta birçok Balkan evlerinde görülebilir...) sarı balçık topraktan yapılan odun fırınlarında pişirilirdi. Kokusu etrafa yayılan börekten, çocuklar da özenmiştir diye, etrafta toplanan çocuklara ayrı bir tepsi yapılıp, birbiriyle kaynaşarak yesinler diye ikram edilirdi.



Bu Yazıyı Ekle

Facebook    Deli.cio.us    Digg   
 
İğneada Gezi Rehberi

Kırklareli'nin Demirköy ilçesine bağlı İğneada beldesi; sahip olduğu doğal güzellikleri, Karadeniz'in en batı ucunda yer alan uzunluğu... Devamını oku...
Vize Gezi Rehberi

Tarih, doğa ve denizin eşsiz bütünlüğüne sahip varlıklarıyla Vize, şüphesiz Trakya'nın en özel yerleşimlerinden birisidir. Yeşilin en... Devamını oku...
Edirne Gezi Rehberi

Edirne, tarih sahnesinden devşirdiği kültür varlıklarıyla Trakya'nın olduğu kadar Türkiye'nin de en önemli kentlerindendir. Medeniyetlerin... Devamını oku...
Lüleburgaz

Lüleburgaz…Hayatı Trakya’nın kendine özgüleştirdiği derin bir hissedişle ve ritimle yaşayan, Trakya’nın ikinci, bağlı olduğu il... Devamını oku...
Lüleburgaz Gezi Rehberi

Kırklareli'nin kendisinden büyük ilçesi Lüleburgaz Trakya haritasının neredeyse tam orta yerinde bulunur. Bu haliyle Trakya'ya yolu düşen... Devamını oku...
Çamdan Sakız Akıyor; GÖKÇETEPE.

Koru dağlarının Saros’a bakan yamaçları alabildiğine çam ormanlarıyla kaplıdır. Mevsim yazsa, hele bir de orman yoluna girmişseniz,... Devamını oku...
Erguvanlar ve Şakayıklar...

Çisil bir yağmura durmuş gökyüzünde oynaşan bulutlara inat hıdrellez haftasına rasgelen bu Pazar günü yine Istrancalar’dayız. Balkan... Devamını oku...
Öteki Istranca; Stranja...Aynı aynaya bakar gibi...

Her şey fotoğraf ve doğa tutkunu arkadaşım Erhan BAYCAN'la Istrancaları gezme ve fotoğraflama sevdasıyla başladı. İki yılı aşkın bir... Devamını oku...
"Cehennem"e Kadar Yolumuz Var...

Yazının başlığı korkutucu oldu değil mi? Aynı fikirdeyim ! Ne yalan söyleyim, ben de bir parça ürktüm. Ama ne yapayım ki yazmak... Devamını oku...
Cehennem Şelaleleri...

Bir şelalenin görselimize ve ruhumuza hitap etmesi için ona hangi gözle bakmak gerekir, doğrusu bilmiyorum. Yaklaşık 10 Bin Kilometrekarelik... Devamını oku...
ANTIQUE Restaurant & Garden

Çorlu gibi emek yoğun yaşanan, gündelik koşturmacanın ritmini yakalamakta zorlandığınız ve şehrin üstünüze üstünüze geldiğini... Devamını oku...
Kaynarca Çiftlik Alabalık Restaurant

Trakya’yı üç tarafından çeviren denizlerinde sofraları bir şenliğe dönüştüren envai çeşit balığı bulabilirsiniz. Karadeniz'de... Devamını oku...
Paspala Fasulyesi ; "Bu Fasulya 7,5 Lira."

İnanın o filmin (!) ve dillere slogan gibi yerleşen o eski şarkının fırsatçılığında değilim. Yemin etsem başım ağrımaz... Devamını oku...
Keçecizade

Lezzet düşkünlerinin neyin izini süreceğini bilemezsiniz. Ama çocukluğunun izini sürenleri bekleyen lezzetler üç aşağı beş yukarı... Devamını oku...
Kırklareli BİRTAT Köftecisi

Köftenin bir Rumeli mutfağı ürünü olduğunu söylemek sanırız ki yerinde bir tesbit olur. Balkan mutfağında kendine has nüanslarıyla... Devamını oku...
Kaymakçina ( Rumeli )

Kaymakçina Rumeli mutfağının en sevilen sütlü tatlılarından birisidr. Bir başka Rumeli sütlü tatlıı olan "Tez Pişti" ile benzerlikler... Devamını oku...
Lor Peynirli Kurabiye

Lorlu kurabiye üç aşağı beş yukarı benzer tariflerle Trakya'da çok yerde rasladığımız, Batı Trakya mutfağından Selanikli muhacirlerce... Devamını oku...
Şeftali Köftesi ( Gelibolu )

Şeftali köftesi diye yaygın isimle dillendirilen köftenin ismini "Şef Ali köftesi"nden kısaltılıp dile oturtulduğu sadece bir görüştür.... Devamını oku...
Balkabağı Böreği ( Kırklareli )

Balkabağı böreği Selanik civarından gelen Batı Trakya göçmenleri ve Pomak göçmenler tarafından Trakya mutfağına taşınmış bir... Devamını oku...
Dızmana

Dızmana özellikle Selanik ve Rodop göçmenlerince Trakya mutfağına taşınmış bir çeşit göçmen pidesidir. Yumuşak pamuk gibi ve çokça... Devamını oku...
Bi' Devir Muhteşemdik !

Lüleburgaz ovasının orta yerinde kurulmuş Türkiye’nin en köklü en saygın eğitim kurumlarından biri olan Kepirtepe, 70 yılı deviren bir... Devamını oku...
Mutfakta Biri mi Var ?

Henüz beş buçuk yaşındaki kızım onu ekralarda gördüğünde onun Ratatouille ( Ratatüy ) isimli animasyon filminde başarılı bir Fransız... Devamını oku...
İğneada'yı Sevmek Demek...

Orhan UYANIK "Cennetim..."dediği İğneada'yı kendisine has derin bir hissedişle tutkuyla seven bir doğasever olduğu kadar, sadece İğneada... Devamını oku...
Hayata Tüm Sözlerini Söylemiş Bir Adam...

“Doğa her şeyin üstesinden gelebilir, birtek insanların ihtiraslarını karşılayamaz.” Hayatının yörüngesini bu sözün güçlü... Devamını oku...
...Vasiyet !

Osmanlı’ya payıtaht olmuş Edirne’nin en zor günleri yaşanıyordu kuşkusuz. 1912 yılının Ekim ayında başlayan Bulgar kuşatması... Devamını oku...