Trakya’nın Kıyıları

Yazın mevsiminin gelmesiyle birlikte, henüz yerlisi olmasa da turfanda karpuz kabuğu çoktan suya düştü. Bu demektir ki mayoları, güneş kremlerini, şemsiyeleri alıp serin sularla buluşmanın vakti gelmiştir.

Trakya deniz açısından zengin bir yöre. Sanki sadece Marmaralı’ymış gibi bir algısı olsa da – ki o da nedendir bilinmez- üç tarafı denizlerle çevrili bir yarımada nihayetinde. Karadeniz’de, Marmara Denizi’nde ve Ege sularında kıyıları var. Hal böyle olunca; ister günübirlik iser tasını tarağını toplayıp yollara düşmüş tatilciler için Trakya’nın kıyılarına bir göz atalım istedik.

İşte Trakya’nın kıyıları…

TRAKYA’nın KARADENİZ’deki KIYILARI

İğneada – Beğendik

Trakya’nın Karadeniz kıyıları düşünüldüğünde ilk önereceğimiz yer kuşkusuz İğneada olur. İğneada, kesintisiz 15 km. toplamda 22 km’yi bulan kıyıları, her zevkten tatilciye hitap edebilecek önermeleriyle ideal bir yer.

Burası Kırklareli’nin Demirköy ilçesine bağlı bir belde yerleşimi. Göller, akarsular ve hemen kıyının ardından başlayan zengin ormanlarıyla mavi ve yeşilin kucaklaştığı bir yer. Beldede konaklamak için otel, motel, pansiyonlar bulabiliyorsunuz. Ev pansiyonculuğu sorunlarına rağmen gelişme gösteriyor. Bazı kamu tesislerinin sunduğu konaklama imkanları mevcut. Öte yandan beldede kamp-karavan alanları bulabiliyorsunuz.

BegendilKumsali@DincerAlabasogluBelde merkezi de dahil olmak üzere hemen her yerden denize girmeniz mümkün. Denizi çoğu yerde sığ ve güvenli. Öğleden sonraları ise genelde dalga alıyor sahiller.

Denize girebileceğiniz ilk kumsal beldenin güneydoğusu boyunca uzanır. Mert Gölü kıyısından başlayan kumsal Panayır iskelesine değin 15 km.ye varan uzunluktadır. İnce pudra gibi bir kuma sahiptir. 30- 50 mt arasında değişen kıyı bandının gerisinde Mert ve Saka gölleri gibi göller yer alır. Kumsalın başladığı noktadaki kıyı uzantıları sebebiyle akıntı azdır ve kumsalın başından itibaren bazı kesimlerde yosun birikmeleri sık görülür. Buna rağmen birkaç yüz metre sonrasından itibaren temiz, berrak ve sığ bir deniz sizi karşılar.

Denize girebileceğiniz bir diğer kumsal ise, beldenin merkezinden başlayıp bir yayın iç bükey hatları gibi liman bölgesine doğru uzayıp, İl Özel İdare Tesisleri’nde son bulan yaklaşık 2 km uzunluğundaki kumsaldır. Kumsalın merkeze yakın bölümünde deniz nisbeten daha çabuk derinleşir. 30-40 mt eninde, yer yer soyunma kabinleriyle donatılmış kumsalın bazı kesimlerinde bulunan işletmeler şemsiye ve şezlong desteği de vermektedirler.

Bu kumsalın liman tarafındaki uzantısı olan son 350-400 metrelik kısmında, İl Özel İdare Tesisleri ve Milli Eğitim Tesisleri Kampları diye bilinen bir kumsal bulunmaktadır. Halk arasında “Öğretmenler Kampı” olarak bilinen bu kumsala giriş ücretlidir.  Buna karşılık orman içindeki bu bölge denize girmek için oldukça idealdir. Temiz, berrak, genellikle dalga almayan bir denizi vardır.

İğneada’ da denize girilebilecek bir diğer nokta ise, liman bölgesinde yer alır. Liman uzantısının hemen ardında 20 mt genişliğinde, 50-70 mt uzunluğunda bir küçük kumsal bulunur. Burası sıklıkla gözden kaçırılan bir noktadır. Berrak, genellikle sığ ve güvenli bir denizi, temiz ince kumlu bir kumsalı vardır. Buna karşılık öğleden sonraları genellikle dalga alır.

İğneada’ ya gelenlerin denize girebilecekleri bir diğer nokta ise, muhakkak uğranılması gerektiğini düşündüğümüz Beğendik Köyü kumsalıdır. Beğendik Köyü iğneada’ ya 16 km uzaklıkta ve Bulgaristan sınırında yer alan, Karadeniz kıyısındaki son yerleşim yeridir. Köyün bitişinden, sınırımızı çizen Rezve Deresine değin uzanan 400 mt uzunluğunda, 40-50 mt genişliğinde bir kumsalı bulunur. Kumsalın başında yer alan, denize doğru uzanan ilginç taş oluşumların bulunduğu tepeden bu kumsalı ve karşıdaki Bulgaristan’a ait Rezova köyünün manzarasını izlemek doyumsuzdur. Beğendik kumsalı, iri dişli fakat berrak kumu ve bir iki kat teraslı yığınlarıyla oldukça ilginçtir. Denizi ise durgun zamanlarında adeta bir akvaryum gibi temiz ve berraktır. Buna karşılık denizi çok çabuk derinleşir ve öğleden sonraları büyük dalgalar alır. Kumsaldaki teraslanmayı sağlayan da bu kuvvetli dalgalar olmuştur. Fakat, İğneada’ ya kadar gelip sınır çizgisine en yakın noktada denize girme deneyimi için dahi gelinip görülmelidir.

Kıyıköy-Panayır İskelesi

Kıyıköy, Kırklareli ilinin Karadeniz’ de kıyısı olan bir diğer beldesidir. Vize ilçesi sınırları içerisindeki bu belde, İstanbul’ a yakınlığı sebebiyle son zamanlarda göz doldurmaya başlamıştır. Kıyıköy, tarihi ve doğal güzellikleri ile size çok farklı güzellikler sunabilir. Beldede otel ve pansiyonlar bulabileceğiniz gibi kamp-karavan için de ideal bir bölgedir. Belde merkezinde konaklama merkezlerinin yanısıra, yeme içme mekanları da size kolaylıklar sunabilir. Lezzetli Karadeniz balıklarından tadabileceğiniz gibi, muhakkak balık çorbasını denemelisiniz. Beldenin giriş ve çıkışında yer alan akarsularda sandalınızla kürek çekebilir ve deniz bisikletine binebilirsiniz. Aya Nikola Manastırı, beldenin tarihi surları ve şirin tarihi evlerini görebilir; denize bir at başı gibi uzanmış falezlerin üzerinde Karadeniz’in doyumsuz manzarasına tanıklık edersiniz.

Kıyıköy’de, hemen Papuç deresinin denize döküldüğü yerde bulunan kumsalını, gerilerden yüksekçe bir noktadan öncelikle bir görmenizi tavsiye edelim. Sonra kendinizi Karadeniz’ in genellikle dalgalı ve serin sularına bırakın. Denize girebileceğiniz bu yer en çok tercih edilen yerdir. Çabuk derinleşen bir yapıdadır ve öğleden sonraları sert dalga aldığı anlar fazladır. Ayrıca Kazan deresinin döküldüğü, balıkçı barınağının karşısında da denize girilen bir kumsalı bulunmaktadır. Kıyıköy’den İğneada ve İstanbul yönüne doğru olan kıyı hattı falezlenmeler gösterdiği için, bazı patika yollarla denize girilebilecek yakın koyları kendiniz de keşfedebilirisiniz.

Fakat denize girmek için bu kıyı üzerinde size önereceğimiz Selvez Koyu, Poliçe koyu ve en fazla bilindik yerlerden olan Panayır İskelesi Koyu’dur. Koylara gitmek için bazen orman içi yolları dikkatli takip etmeniz gerekebilir. Yol tabelaları bazen orman dokusu içinde gizlenebildiği için oldukça dikkatle yola odaklanmalısınız.

Kıyıköy merkezine en yakın koy olan Selvez kumsalını Belediye plajından sadece denize bir at başı gibi uzanan bir tepecik ayırır. Papuçdere’yi karşıya geçerek çoğu yerde rastlayacağınız yol tabelaları size Selvez’e uzanan tabelaları işaret edecektir.

Poliçe Koyu oldukça şirin, falezli yapısı arasında yer alan kumsalı ile ve gerisindeki orman tarafından kuşatılmışlığıyla en çok kamp-karavan tutkunlarının ve motor gruplarının uğrak yerlerindendir.

Poliçe Koyu’ ndan sonra İğneada yönüne doğru Panayır İskelesi Koyu sizi karşılar. 200 mt uzunluğundaki kumsal, gerisindeki salaş birkaç mekan haricinde kamp-karavan tutkunları ve motor gruplarının bir diğer olmazsa olmaz uğrak yerlerindendir. Gerisinde yer alan orman burayı daha gözden sakınılmış kılıyor. Denizi berrak ve temizdir. Yer yer denize kaymış kıyı oluşumları görülen kumsalda, çoğu zaman kalkan balığı avcılarını görmeniz olasıdır.

Kastro Koyu

Burası Kıyıköy’ e 18 km mesafede yer alan, orman içinden yolu ayrılan doğanın en cömertini sunan bir koydur. Denize dökülen bir dere ağzından başlayan kumsal 500 mt uzunluğundadır. Geniş kumsal bandının ardında, alt yapısı bulunan bir kamp alanı bulunur. Bazı salaş yeme içme mekanları, çay bahçeleri, küçük işletmeler yer alır. Burası Tekirdağ ve Kırklareli’ nin de sınırını oluşturduğu için iki il tarafından da sahiplenilen bir koydur. İdari olarak ise Tekirdağ’ ın Saray ilçesi sınırlarında yer almaktadır. İnce kumlu plajın bazı kesimleri, denize doğru taşlık bölümler içerir. Buranın, cömert doğasına karşılık tek kötü ün yapmış tarafı denizidir. Davetkar denizi, her ne kadar güvenli görülse de, bazı yerlerde taban kumundaki dalgalanmalar ve dip çökmeleri sebebiyle boğulma olaylarının en çok görüldüğü yerlerdendir. Bu konuda denize gireceklerin uyarılara riayet etmesi en büyük önerimizdir.

TRAKYA’nın MARMARA’daki KIYILARI

Marmara Ereğlisi-Yeniçiftlik-Çorlu

Ne yazık ki, bu kıyı hattı neredeyse kesintisiz yazlıklar ve sitelerce kuşatılmış durumdadır. Marmara Ereğilisi otel,motel ve pansiyonları ile seçenekler sunsa da, denize gircek yerler ne yazık ki kısıtlıdır ve çoğunlukla yerleşimin kıyıları kuşatan boğucu yapısı içinde cezbedici bir tarafı kalmamıştır. Buna karşılık, yeme içme ve eğlence mekanlarıyla alternatifler sunabilmektedir. Marmara Ereğilisi askeri kampında yer alan plajıyla da, ordu mensuplarınca tercih edilmektedir. Bu seçenek azlığına rağmen, bu civarda yaşayanlar Tekirdağ’a doğru uzayan kıyı boyunca tabiri caizse denize girecek yer buldukları noktadan fırsatı değerlendirmeyi tercih etmektedirler.

Yeniçiflik, bahsettiğimiz gibi yoğun yazlık sitelerin hemen dar kıyı çizgisinin ardına konuşlandığı yapısıyla, denize girmek için kısıtlı olanaklar sunsa da, hafta sonları yoğun kalabalıklar sebebiyle boğucu bir havaya bürünmektedir. Belli zamanlarda yoğunlaşan insan baskısının yanısıra, alt yapısı oturmamıştır, bu sebeple denizi bir çok noktada istenen temiz görünümü vermemektedir.

Çorlu Plajı ise, Şerefli mevkiinde yer alır. 500-600 mt uzunluğundaki ince kumlu, yer yer ince taşlı kumsalına rağmen, aynı çevre sorunları bu bölgede de yaşanmaktadır. Denizi her zaman temiz yapısını koruyamamaktadır.

Ayrıca bu yıl, Tekirdağ kıyıları boyunca yoğunlukla görülen zehirli deniz anası sebebiyle, 2009 Haziran’ında tatilciler, Tekirdağ İl Sağlık Müdürlüğü yetkililerice de uyarılmıştır.

Tekirdağ-Kumbağ

Kumbağ@DinçerAlabaşoğluTekirdağ merkezde denize girilebilecek yerler kısıtlıdır. Altınova ve Barbaros beldelerinde bazı bölgelerde denize girilebilse de, Tekirdağlıların tercihi Kumbağ’ dan yanadır. Burası, konaklama yerleri konusunda da seçenekler sunar tatilcilere. Gece hayatı, alışveriş imkanları, konaklama da kamu tesislerinin olanaklarından yararlanmayı mümkün kılar. Plajlarında şemsiye, duş, şezlong, spor etkinlikleri ve yeme içme mekanları bulmak mümkündür. Öte yandan denizi diğer anlattıklarımızın yanında çok daha berrak ve temizdir. İnce kumlu kumsalı, sığ ve güvenli bir denizi vardır.

Uçmakdere-Mürefte 

Uçmakdere, ulaşımı zor ama özellikle fotoğraf düşkünlerinin çok ziyaret ettiği Tekirdağ’ın bir köyüdür. Şarapla uğraşan Rumların mübadeleden önce Avrupa pazarlarına gemilerle şaraplarını yolladıkları küçük bir koya da sahip. Köy ise denizden 1 km kadar içeride ve dağın derin bir vadisinin başında yer alıyor. İri taşlı kıyılarından denize girilebilmektedir.

Uçmakdere’ den Şarköy’ e doğru uzanan yol boyunca, Gaziköy, Hoşköy, Mürefte gibi yerleşimleri görürüz. Ne var ki, Mürefte’ ye kadar kumsalı olan bir kıyı hattı bulmak nedeyse zordur. Bunun sebebi, hemen denizin yanından yükselen Ganos Dağı fay hattının kırıklarının seneler boyunca iri taşlıklar halinde ufalanarak denize kaymış olmasıdır. Buna rağmen, denizi berrak ve akıntılar sebebiyle temizdir. Sıklıkla çabuk derinleşen yerler bulunur. Ancak yerleşimlerin olduğu kesimlerde konaklama ve alışveriş imkanı bulabilirsiniz.

Mürefteden sonra nisbeten yumuşak tepeler haline dönüşen dağlar, küçük ovalar şeklinde denize doğru uzanır. Bu ovalar genelde yapılaşmaya kapalı, bağcılık ve zeytincilik yapılan alanlardır. Bu sebeple deniz girilecek yerler azdır veya birinin bağının bahçesinin bittiği noktada yer aldığı için henüz ulaşıma açık bir kesimde bulunmazlar.

Şarköy

Şarköy, 2007 ve 2008 yıllarında mavi bayrak almış, turizmde bu alanda atılımlar gösteren Tekirdağ’ ın bir ilçesidir. Çanakkale Boğaz girişine yaklaştıkça artan akıntılar sebebiyle kendini temizleyen bir denizi vardır. İlçe merkezinde ince kumlu denize girilebilecek uzun plajları vardır. Plajları işletmelerin ve sosyal tesislerin de ilgisiyle bakımlıdır. Son yıllarda rüzgar sörfü sporu yörede yaygın halde yapılmakta, bu konuda kurslar açan klüpler artmaktadır. Şarköy konaklama ve alışveriş imkanı sunduğu gibi, gelip geçenler için bir lezzet durağıdır da. Özellikle yörenin şarapları ve zeytinyağı bu alanda meşhurdur.

TRAKYA’nın EGE’deki KIYILARI       

( SAROZ KIYILARI ) 

Keşan-Enez Sahilleri

Edirne’ nin Saroz’ a kıyısı bulunan bu sahil bandı boyunca bir çok noktadan denize girmek mümkündür. Saroz Körfezi, dünyada kendi kendini temizleme yeteneğine sahip birkaç körfezden biridir. Denizi oldukça berrak ve temizdir. Su altı yaşamı bakımından da çok zengin olan Saroz kıyıları, bir çok su altı dalış klübüne de ev sahipliği yapmaktadır. Edirne’ nin Keşan ilçesine bağlı Mecidiye ve Erikli kumsalları en gözde olan kumsallardır.

Mecidiye kesiminde konaklama salaş işletmeler eliyle fazla konfor aramadan temin edilebilir. Kamp karavancılar için de bu bölge daha bakirdir. 2 km’ ye yaklaşan kumsalı ince kumludur. Denizi berrak, temiz ve çabuk derinleşmez. Bu sebeple güvenlidir.

İbrice limanı bölgesinde ise, maden ocakları sebebiyle bir parça tahrip olmuş doğanın yanısıra çok gözde dalış noktaları yer alır.

Gökçetepe Köyü kıyılarında Orman İşletmeye ait bir kamp karavan alanı bulunur. Ayrıca köyde ev pansiyonlar bulmak mümkündür.

Sazlıdere köyünün denizle buluştuğu nokta her ne kadar taşlık ise de denizi ve Koru Dağları’ nın kıyısından Saroz Körfezi’ nin eşsiz gün batımıyla büyüleyicidir.

GökçetepeMecidiye kumsalının hemen bitişiğinden başlayan Erikli kumsalı ise, yoğun pansyion ve diğer konaklama imkanlarıyla kendini diğerlerinden ayrılır. Erilki girişinde tahsis edilmiş alanda kamp yapma imkanı olduğu gibi, otel, motel ve pansiyonlar çoktur. Buna karşılık pansiyonlar için, fiyat konusunda tartışmanızı öneririz. Bu konuda ne yazık ki bir bencil tutum iç turizme de zarar vermektedir.

Erikli kumsallarında bulunan bir çok tesis, bu bölgeyi bir plaj mantığıyla işletmektedir. Bu konuda haklı bir isim yapmıştır Erikli plajları. İnce dişli kumuyla, berrak ve tertemiz deniziyle 2 km’yi bulan kumsalıyla tatilcilerin denize girmek için en çok tercih ettiği yerlerdendir.

Bu bölgeden Enez kıyılarına doğru gidildikçe, yine Keşan’ a ait Danişment ve Yayla Köyleri kıyıları yer alır. Danişment orman içi kamp alanları ve Erikli’ ye yakınlığı ile göz doldururken, Yayla sahilleri ise kumsalı ve temiz deniziyle tercih edilir. Yayla Köyü’ nde pansiyonlar ve sezonluk kiralanan yazlıklar bulmak mümkündür.

Enez’ e doğru yaklaştıkça bu ilçeye bağlı, Vakıf, Sultaniçe, Gülçavuş ve Büyükevren sahillerinde uzun ve temiz kumsallar bulmak mümkündür. Konaklama için pansiyonlar ve bazı kamu tesisleri bulmak mümkündür. Denizi güvenli, temiz ve berraktır. Kumsalları ince kumludur.

Enez ilçesi ise, yakın zamana kadar sınıra yakın oluşu sebebiyle turizmde yaşadığı kısıtlamalardan kurtularak son yıllarda kendine deniz turizminde bir yer edinme çabasındadır. İlçede konaklama yerleri bulmak mümkündür. Buna karşılık ilçenin kumalları, ilçeye yaklaşık 2 km uzaklıkta, liman bölgesinden başlayarak az evvel saydığımız köylerin kumsallarına değin uzanır. Gerisinde ara ara orman kuşağının yer aldığı kumsallarında, kamu kurumlarına ait sosyal tesisler bulunmaktadır. Yunanistan kıyılarının ve Samathoki adasının manzarası eşliğinde, ince kumlu kumsallarından berrak akvaryum gibi denizine girmek mümkündür.

Enez tarihi varlıklarıyla da tatilcileri çeken bir ilçedir. Ayrıca Keşan-Enez kumsallarının gerisinde birkaç adet sığ gölcük bulunmaktdır. Bu gölcüklerde çok önemli kuş varlığı bulunmaktadır. Kuş gözlemciliği ve fotoğrafçılığı için de bölgeye gelenler, aynı zamanda Saroz’ un serin ve temiz denizinden de faydalanmaktadır.

Gelibolu-Eceabat Sahilleri 

Gelibolu ve Eceabat’ ın Marmara Denizi’ne bakan kısmında denize girilecek kumsalı olan yer sayısı azdır. Özellikle boğazda akıntılar çok güçlü olduğu için de risklidir. Buna karşılık, Bolayır taraflarında küçük kumsallar yer almaktadır. Gelibolu merkezde bulunan Hamzakoy ise ilçedekilerin denizle buluşma özlemlerini giderdikleri bir koydur.

Kömür Limani@Ulaş OYALGelibolu’ nun Saroz Körfezi’ ne bakan tarafında ise Güneyli Köyü koyu en çok tercih edilen yerdir. Koyun nefis bir manzarası vardır ve küçük otel ve motellerin yanında, pansiyon bulmak mümkündür. Akasya ağaçları arasında bulunan ince kumlu plajında duş, şezlong, şemsiye bulabilir, hemen kumsalın gerisindeki yeme içme mekanlarında zamanınızı geçirebilirsiniz. Denizi sığ ve güvenlidir.

Bu koya kısa patikalarla ulaşılan komşu küçük koylar bulmak mümkündür. Örneğin; Emel Sayın Koyu, Fatma Kadın Koyu, Koyun İskelesi Koyu gibi Gelibolu’ nun görülmesi gereken bir diğer koyu ise Kömür Koyu’ dur. Fındıklı beldesine varmazdan evvel takip etmeniz gereken yol tabelaları sizi gözlerden sakınılmış, Saroz’un en güzel koylarından birine götürecektir. Bir saklı güzellik olan koy son yıllarda dalış tutkunlarının da katılımıyla daha fazla dikkat çeken bir yer haline gelmiştir.

Gelibolu’ nun bir diğer köyü olan, Karainbeyli’ den ulaşabildiğiniz köyün koyu ise size bir başka güzellik sunar. Buraya kadar gelmişken es geçilmemesi gereken yerlerden bir diğeridir.

Eceabat kıyısında ise, Şehitlik Milli Parkı’nın önemli bir kısmı bulunduğu için denize girilebilecek yerler ancak köylerinin daha çok Saroz’ a bakan taraflarında yer alır. Biz size Eceabat’ ın Beşyol köyünden ulaşabileceğiniz, ilçeye adını da veren Ece Bey’e ithaf edilmiş Ece Koyu’ nu tavsiye edelim. Mutlaka görün.

Güneyli’ den tekne turlarıyla Saroz kıyıları boyunca bu koyları gezmeniz mümkündür. Kendine has falezli, girintili çıkıntılı kıyı hattı boyunca yapacağınız bu tekne gezintisinde bu koylara ulaşabileceğiniz gibi, daha derin ve akvaryum gibi sularda dalış için birçok noktayı da görebilirsiniz. Bu kıyı boyunca küçük deniz mağralarını da görmeniz mümkün.

Facebooktwittergoogle_pluspinterestmail