Giriş Formu



İstatistik

Üye : 334
İçerik : 398
Sayfa Gösterimi : 960024

Kimler Çevrimiçi

Şu anda 72 ziyaretçi çevrimiçi
Karanlık Köyü'nün "Son Aşıklar"ı... Yazdır E-posta

Sevdiği kişiyle ve her nerede olursa olsun beraber yaşlanabilmeyi istemek aşkın en saf hallerinden biriyse; her yeni doğan günde, hayatın seneler senesi birer çentik attığı kırış kırış yüzlerinde, o ilk aşka düştükleri günün mahçup gülüşünü yakalamaya çalışan Salih amca ve Nefise yengenin kendi toprağına kök salmış aşkları da en anlatılasıdır, ola ki.

Onlar, ıssızda unutulmuş bir köyün, ışıklarını o ikisinin yüzü suyu hürmetine söndürmediği “son aşıklar”ı. Kırk yılı çoktan geçen bir “Bi' yastıkta kocama” hikayesi onlarınki. Sonsuza dek ve her nerede olursa olsun…

Karanlık, Kırklareli’nin Demirköy ilçesinin İncesırt köyüne bağlı bir mahalle şimdilerde. Kırklareli’den Dupnisa mağrası yönüne gidenleri Armutveren köyünden sonra karşılayan, Istranca Dağları'nın en kuytusundaki bu mahalle, 3 km uzaklıkta Bulgaristan sınırına en yakın köy olan İncesırt’a bağlanmazdan evvel ilçenin köylerinden birisiydi.

Onulmaz bir hastalık gibi bu civardaki Balkan köylerinin yakasına yapışan göç, seneler içerisinde Karanlık Köyü'nün nüfusunu neredeyse tümden silmiş süpürmüş. Önce, iş umuduyla gençler gitmiş köyden. Sonra, büyük şehirlerden gelecek o gençlerin yolunu ancak bayramlarda gözetler olmuş ihtiyarlar göçmüş bir bir. İdari statüsünü böylece kaybeden köy 3 km uzağındaki İncesırt köyünün bir mahallesine dönüştürülmüş nihayetinde.

Bahtının yakasına yapışıp, ismine yakıştırılan köyün o en zifir karanılığında (!) bile ışıkları, bir tek Salih ve Nefise YİRİCİ’nin hatırına sönmemiş. Onlar Karanlık Köyü'nün (…ya da mahallesinin ) inatla yaşadıkları toprakları terketmeyen son sakinleri. Karanlık Köyü'nün, hala avuçlarında birbirinin sıcaklığını duyan son aşıkları. Çünkü, onlar için nerede olduklarının değil, birarada olduklarının önemi var.

Üstelik, 80’lerini deviren yaşlarına rağmen; ki Allah daha uzun yıllar sağlık sıhhat versin her ikisine de, kendi işlerini hala kendileri görüyorlar. Şimdilerde ıssız kalan bu köyde, kendi toprağında derine kök salmış iki çınar gibi ikisi de. Kendi toprağından besleniyor, havasından suyundan şifa buluyorlar.

Hoş; son birkaç yıldır köyün geniş arazisinde hayvancılık yapmak için bir de can yoldaşları gelmiş komşu olarak. Neredeyse çeyrek asır önce köyden göçen Mehmet ANIL, emekli olduktan sonra hayvancılıkla uğraşmak için köye dönmüş. Dönmüş ama o da kendi eşini buraya dönmeye ikna edememiş bir türlü.

Salih ve Nefise YİRİCİ çifti, üstüne üstlük, birbirlerini sever gibi seviyorlar bu köyü. Geceleri kurt inmiş, kuzu aparmış korkutmuyor onları. Gökyüzünden yaz inmiş, çöle çevirmiş köyü; kış inmiş, yolları kapatmış mühim değil. Çünkü, avuçları avuçlarında, sonsuz bir güvenle tutuyorlar birbirinin ellerini her ikisi de. Salih amcanın dediği gibi; onlar için en büyük korku, olsa olsa sabah uyandığında diğerinin nefesini duyamamak, gerisi boş.

- Ödüm kopuyor sabah kalktığımda bana ses vermeyecek diye…

El ele ve sağlıkla daha nice uzun seneler geçirmeleri dileğiyle…  

Yazan : Dinçer ALABAŞOĞLU

Fotoğraflar : Tamer ARDA, Zafer TUNÇ



Bu Yazıyı Ekle

Facebook    Deli.cio.us    Digg   
 








Bu sitenin Web Tasarımı Berilweb tarafından Trakyagezi için hazırlanmıştır © 2010-Sitede yer alan içeriklerin tüm hakları Trakyagezi, fotoğraf hakları sanatçısına aittir.

JoomlaWatch Stats 1.2.8b_09-dev by Matej Koval