Sır Fotoğrafın Hikayesi

Makbule ATADAN; Mustafa Kemal Atatürk’ün çocukluğunda Selanik’in Langaza Kasabası’nda dayısının çiftliğinde beraber karga kovaladığı küçük kız kardeşi… Hamit YEN; ailesi 1923 yılında Selanik’ten göç ile Kırklareli’ne gelen, Kaynarca’nın varlıklı ailelerinden YEN Ailesi’nin mensubu… Nazif KARAÇAM; Kırklareli tarihi araştırmacısı…

Onlar bu hikayenin baş kahramanları.

20 Aralık 1930’da Trakya’da bazı yerleri ziyarete çıkan ATATÜRK, bu ziyaretlere ilk önce Kırklareli’nden başlamıştır. Bunun nedenleri üzerinde araştırma yapan Nazif KARAÇAM, Atatürk’ün kız kardeşi Makbule ATADAN’ın zaman içerisinde Kırklareli’ne gelerek zamanın Savcısı Arif YÜKSEL’in ailesine misafir olduğunu, Kaynarca’da Hamit YEN Ailesi’ne ziyaretlerde bulunduğunu ortaya çıkarmıştır.

1969’da ‘Atatürk Kırklareli’nde ve 1955’te ‘Efsaneden Gerçeğe Kırklareli’ kitaplarını yazarken ATATÜRK Ailesi’nin Kırklareli’ne yakınlığını tespit eden Nazif KARAÇAM, bu noktadan hareketle araştırmalarını sürdürmüştür. ATATÜRK’ün sağlığında 52 ili ziyaret ettiğini, bu illere ait izlenimlerini anı defterine yazdığını, ancak bir yöre halkı için en güzel, en çarpıcı ve anlamlı ifadeleri Kırklareli halkı için kullandığını söylemiş, bunu ilgi çekici bulduğunu, bunun nedenlerini araştırmaya başladığını belirtmiştir.

“ATATÜRK kadar bir halkı isabetle değerlendiren ve ifadelerde bulunan, bu sözlerini tarihe mal eden yeryüzünde bir başka lider yoktur .Türk ulusu için olduğu gibi ziyaret ettiği yerlerin yöre halkı için de aynı dili kullanmıştır. 20 Aralık 1930 tarihinde Kırklareli’nde kaldığı iki gün zarfında ziyaret ettiği yerlerde Kırklareli halkı için en güzel sözleri söylemiş, anı defterine yazmış, zaman zaman da Kırklarelililere ‘hemşehrilerim’ demiştir. Resmi bir söylemin dışında, bir aile ve yöre yakınlığı ifade eden bu sözlerden hareketle yaptığım araştırmada Atatürk’ün Kırklareli’nde akrabası değilse bile Selanik’ten komşuları, tanıdıkları bulunduğunu düşündüm.” diyor Nazif KARAÇAM.

MakbuleAtadanYenAilesininEvinde-450x600Ortaya koyduğu tez ile ATATÜRK’ün Kırklareli’nde akrabaları değilse de komşularının bulunma olasılığının yüksek olduğunu belirten KARAÇAM, ATATÜRK’ün kız kardeşi Makbule ATADAN’ın da 1934 yılında Pınarhisar’ın Kaynarca Beldesi’ne geldiğini ve orada Kaynarca’nın varlıklı ailelerinden Hamit YEN’in evinde konakladığını belirtmiştir.

1934 yılında yapıldığı söylenen bu ziyareti eldeki bilgiler, bu ziyaret esnasında çekilen fotoğrafların şahitliğinde doğruluyor. Fakat ne amaçla geldiği konusunda tam olarak net bir bilgi bugüne kadar ne olayın canlı tanıkları ne de onların akrabaları, ne de çocukları tarafından ortaya konamıyor.

1934 yılında yaşanmış bu ziyaret ile ilgili fotoğraflara, Kırklareli Kültür Varlıkları Derneği Başkanı ve aynı zamanda kendisi de bir Kaynarca’ı olan Erdoğan KANTÜRER aracılığıyla ben de ulaştım.

Makbule ATADAN, Kaynarca kasabasında evleri hemen kaynağın başında bulunan ve Kaynarca’nın Beyleri’nden ve de varlıklı ailelerinden olan Hamit YEN ailesine niye gitmiş olabilir?

Makbule ATADAN sıradan bir insan değildir. ATATÜRK’ün kardeşidir, protokolda yeri vardır, koruma altındadır ve özel arabası, polisi vardır.

1934 yılında yaşanan ve bugün bile gizemini koruyan ziyaret hakkında, elde bulunan sır fotoğrafların izini sürmeye devam edelim.

Makbule ATADAN Kaynarca’ya gelmiştir. Bu fotoğraflar ile de mevcuttur. Peki neden Hamit YEN ailesini ziyarette bulunmuştur? Hamit YEN ile ilgili Nazif KARAÇAM’a kulak verelim;

“Kaynarca’lı Hamit YEN’i bende tanımışımdır. Trakyada bir takım hareketlerin içinde yeri vardır. Ailesi 1923 mübadelesinde Yunanistan’ın Selanik yöresinden gelmişlerdir. Varlıklı bir ve itibarlı bir ailedir. İmal ettiği kaşar peynirleri ile İstanbul’da tanınmıştır ve İsveç’e kaşar peyniri ihraç etmiştir. Bu ziyaretin nedenlerini araştırırken Hamit YEN’in kızı Mübeccel VALANDOVA ile görüştüm. Makbule ATADAN’ın kendilerine geldiğini, misafir kaldığını, onun geldiği zamanlarda genç bir kız olduğunu, bu geliş gidişlerin nedeninin Selanikten tanıştıkları bilgisine dayandığını, fakat bu tanışıklığın ötesinde ne olduğunu bilmediğini söyledi.”

Ziyaretin canlı tanıkları bu ziyaretin Selanik’ten bir yakınlık ve komşuluk ilişkisinden öte gitmediğini söylüyor olsa da Nazif KARAÇAM bu olayın gizemini biraz daha netleştirmeye çalışarak bir akrabalık ilişkisinin olup olmadığını sorguluyor.

Bilgilerini almaya devam ettiğimiz Nazif KARAÇAM; “Makbule ATADAN, Ağabeyi ATATÜRK’ün himayesinde, devletin koruması altında bir kimse olduğunu dikkate alırsak bu ziyaret Selanik’ten tanışmanın ötesinde bir yakınlık, uzaktan bir akrabalık anlamında gelebilir diye düşünüyorum.”

ATATÜRK de, 20 Aralık 1930 yılında Kırklareli’ne gelerek Kırklareli Belediyesinde meclis üyelerine yapmış olduğu toplantıda meclis üyelerine “hemşerilerim” diye hitap etmiştir.

Ortaya konan bilgiler ışığında şu net bir şekilde ortaya çıkmaktadır ki, ATATÜRK ailesi ve Kaynarca’nın varlıklı ailelerinden Hamit YEN ailesinin akrabalık olmasa da, sıkı bir dostluk bağları vardır. Nazif KARAÇAM, bunun komşuluktan öte akrabalığa daha yakın olduğunu ileri sürmektedir.

Yalnız ne var ki İstanbul doğumlu İngiliz tarih araştırmacısı Andrev MANGO 1999 yılında yazdığı 630 sayfalık “ATATÜRK” adlı kitabında ATATÜRK’ün akrabalarının daha çok Yunanistan’ın Langaza şehrinde bulunduklarını söylemektedir.

Olay, ulaşılan bilgi  ve fotoğraflara göre bu ziyaret Kırklareli tarihi için önemlidir. Bu aile Selanik’ten göç ettiklerinde Kırklareli’ne iskan edilmeyi tercih etmiş veya onları 1923’de özellikle Kırklareli’ne iskan ettirilmiş olabilirler.

Selanik’ten iskan edilmek için YEN Ailesi’nin Kırklareli’nin tercih etmesi ile, ATATÜRK’ün Trakya gezisine önce Kırklareli’nden başlaması arasında bu bağlamda bir anlam ve bir bağlantı olması gerekir…

ATATÜRK’ün Trakya topraklarına bu kadar önem vermesi ve kendisinin de bir Batı Trakyalı oluşu; Çanakkale Savaşı sonrasında düşmanları büyük bir bozguna uğrattığında “Hektor’un öcünü aldım.” ( Troya’lılar Türk Müydü? , Haluk ŞAHİN, Milliyet Gazetesi , 31 Mayıs 2004) demesi ve Trakya ziyaretlerine Kırklareli’nden başlaması; Makbule ATADAN’ın Kırklareli’ne olan ziyaretleri…

Tüm bunlar tarihin ve toplumun imbiğinden öyle süzülüp geçirilmelidir ki, ancak o zaman bu ziyaret ve fotoğrafın sırrı ve hikayesi çözülebilir…

——————————————

Yazı : İsmail METİN

Fotoğraflar : YEN Ailesi arşivinden, Erdoğan KANTÜRER aracılığıyla…

Facebookpinterestmail