Lavanta Kokulu Kadınlar

Rüzgarda nazlı nazlı salınan mor çiçekleri ve kokusuyla kendini ele veren lavanta, kökeni Akdeniz havzası, Orta Doğu ve Hindistan coğrafyasına uzanan, çok yıllık ve yaprak dökmeyen bir bitkidir. 2500 yıl öncesine dayanan bir kullanımı olduğu tespit edilmiş lavanta geçmiş dönemlerde tıbbi amaçla, baharat olarak değerlendirilirken, günümüzde pek kıymetli olan uçucu yağları kozemetikten temizlik maddelerine kadar pek çok ürünün bileşeni olarak kullanılıyor.

Son yıllarda özellikle Isparta bölgesinde geniş alanlardaki üretim, tarım turizminin de etkisiyle bu bitki üzerine olan farkındalığı bambaşka bir noktaya taşıdı. Trakya’da bu işin öncülüğünü ise şüphesiz Edirne yaptı. Geçtiğimiz yıllarda düzenlenen Edirne Lavanta Tarla Günleri şehrin diğer turizm potansiyeli, İstanbul’a yakın olmanın avantajı ve sosyal medyanın gücüyle birleşince binlerce kişi şehre aktı. Tur şirketleri ajandalarına Edirne’yi bu yönüyle de eklediler.

Aslında eş zamanlı olarak Kırklareli’de sürdürülen ve Tarım ve Orman Bakanlığı’nın ana yürütücülüğünde kendine yön bulan tıbbi ve aromatik bitkiler yetiştiriciliği eksenli lavanta yetiştiriciliği girişimleri, ilk zamanlar Edirne’nin gölgesinde kaldı denilebilir. Kentin tarımdan gelen gücünün en iyi sergilediği ve büyük farkındalık yaratan “Kırklareli Yayla Bağ Bozumu, Bolluk, Bereket ve Hasat Şenliği” stantları arasında lavanta üreticilerini görmek, onların daha da göze gelmesini sağladı. Keza, başka başka platformalarda ürünlerini tanıttıklarını da eklemek lazım.

Bu yazıyı Kırklareli’ndeki lavanta yetiştiricileri için planlarken, bu kadar çok kadın üreticinin olması şaşırtıcı olduğu kadar sevindirici geldi. Kalem oynattıkça, araştırdıkça, bir diğer kadın üreticinin hikayesi dikildi karşımıza. Biri diğerini işaret etti. Erinmeden, yüksünmeden, hiç hasetlenmeden…

Selin Babacan DENİZ ise yazının ön tanıtımlarını sosyal medyadan görünce Edirne’den ses verdi. Ardından Nihal DAĞDEVİR….“Biz de varız !”, dediler. Çok geçmedi Tekirdağ’dan da aynı sesi işittik. Cemile TURGUT bu defa lavanta kokulu hikayesini aktardı bizlere. Kayıtsız kalamadık. Uzun bir başka yazının konusu olabilecek Edirneli ve Tekirdağlı kadın üreticilere Kırklareli’nden bir selam çakmak için onların hikayelerini de son anda yazımıza ekledik.

Onlar kendi topraklarına kök salmış, hayallerinin peşinden giden “Lavanta Kokulu Kadınlar”. Hikayeleri anlatılası, emekleri alkışlanası ve toprağa değen alın terleri karşılığı fazlasıyla bulunası..

Keyifli okumalar.

LAVANTA KOKULU KADINLAR

——————————————

AICHA LAVANTA

Aicha Lavanta markasıyla üretim yapan Ayça ÖZER Kırklareli’nin Demircihalil köyündeki arazisinde lavanta yetiştiren genç bir girişimci.

Bulgaristan ile sınır kapılarımızdan biri olan Dereköy yolu üzerinde, Istrancalar’ın eteklerinde bir köy Demircihalil. Bulgaristan ise şu an dünyadaki en büyük lavanta üreticisi ülke durumunda. Bu konu üzerine kafa yoran Ayça ÖZER, farazi bir sınırın böylesi bir üretimi sınırlandıramayacağından inançla; neredeyse aynı coğrafi, iklimsel ve toprak yapılarına sahip olan sınırın beri tarafında niçin lavanta üretilemeyeceğinin peşine düşüyor.

Çağlayan ÖZER – Çiğdem BALIM – Ayça ÖZER

İlk üretimlerini 2018 Kasım’ında 35 dönüm arazi üzerinde gerçekleştiriyor. 2019 Temmuz başında ilk ürününü hasat ediyor. Saf lavanta yağı, lavanta suyu, oda spreyi, lavanta keseleri gibi yan ürünlere dönüştürdüğü ürün gamına yakında yenilerini eklmeyi planlıyor.

Üretimin her aşamasında; topraktan ürünün yan ürüne dönüşmesine değin kimyasal olan hiçbir katkıya yer vermeden ve olabildiğince el emeği ile bu sonucu elde etmeyi düstur kabul ediyor. Hele de şu pandemi günlerinin bize öğrettiklerinden yola çıkarak, bunun bir insan hakkı olduğu kadar doğa hakkı olduğunun altını ısrarla çiziyor: “Çocuklarımızın kullanmayacağı hiçbir ürünü tüketiciye sunmayacağız.”

Turizm kökenli bir kadın girşimci olan Ayça hanım, tarım turizmi açısından da Kırklareli’nin ileriki yıllarda başka bir cazibe merkezi haline dönüşeceğini şimdiden hayal ediyor. Bunun için gerekli girişimlerde bulunacağının ipıçlarını verirken, şehrin yurt içinde ve yurt dışında tanıtımına istenen her katkıyı sunacaklarını da sözlerine ekliyor.

AICHA LAVANTA

Demircihalil köyü / KIRKLARELİ

web : http://aichalavanta.com/

İnstagram : https://www.instagram.com/aichalavanta/

BYZİA DOĞAL

Bu defa Kırklareli’nin yakın köylerinden değil, Tekirdağ sınırına yakın diğer ucundaki bir başka köyden bir lavanta hikayesini aktaracağız sizlere. Kırklareli’nin Vize ilçesine bağlı Küçükyayla köyünden… Dilek Eşiyok KARA bu hikayenin kadın kahramanı.

Onun hikayesi, diğerlerinden bir parça farklı olarak, tamamen kendi kişisel girişimleriyle, bir manada el yordamıyla ilerleyen bir süreci barındırıyor. Bu öyküde de bir arkadaş tavsiyesi işin fitilini ateşlemiş.. Araştırmaya başladıkça ilgisi artmış Dilek hanımın. Nihayetinde, “Bu işin içinde olmalıyım.” diyerek tüm masrafları kendisine ait olmak üzere yola çıkıyor. İlk iş olarak KOSGEB’in girişimcilik kurslarına katılıyor. Lavanta tarımı kurumun desteklemeleri arasında olmadığı için, çok küçük bir alanda keyfe keder bir dikim gerçekleştiriyor. Nereye evrileceğini tecrübe edebilmek içinse, ailesine ait 10 dönüm arazinin 2 dönümünde lavanta dikimi gerçekleştiriyor Arazinin 3 dönümündeyse anne ve babası hayvancılık yapıyorlar. “Destekleme alabilseydim, yahut Kırklareli’ndeki diğer girişimlerden o sıra haberdar olabilseydim, elbette geri kalan 5 dönüm alana da dikim yapardım”, diyor.

KOSGEB ve Sanayi Odası tarafından Kapaklı Belediye’nde düzenlenecek kurslar pandemi sebebiyle askıya alınmış. Lavanta tarımı kolundaki bilgisini, görgüsünü artırmak için sürekli öğrenmeye, araştırmaya çabalıyor, diğer girişimleri takip etmeye çalışıyor.

Marka isim olarak köyünün bağlı olduğu ilçe olan Vize’nin Roma ve Bizans dönemlerindeki ismini tercih etmiş; Byzia. BYZİA DOĞAL… Byzia “Su perisi” manasına geliyor. Lavanta bahçesinin bulunduğu Küçükyayla köyünde de “Peri pınarı” diye bir mesire alanı var. Ne kadar ilham verici ve köklerinden bir isim. İlçe Trakya’nın ilk sakn şehir ünvanına sahip oluşuyla da bu alanda pek çok projenin odağında bir yerleşim. Dilek hanımın girişimlerinin ilçenin bu vizyonuyla bir yerde örtüşüp, kendine yeni yollar bulacağı aşikar.

BYZİA DOĞAL

Küçükyayla köyü / Vize / KIRKLARELİ

İnstagram : https://www.instagram.com/byziadogal/

MADAME CROCUS

Çiğdem Balım… Akranları büyük şehirlere kaçma düşünceleri içerisindeyken, o köyüne dönüp hayata kendi toprağında tutunma yolunu seçmiş, genç bir girişimci. Bir endüstri mühendisi. Üstelik İzmir’de otomotiv sektöründe üretim mühendisi olarak çalışırken, bir parça ailevi sebeplerden bir parça da toprak çektiğinden olsa gerek, 2017 yılında köyüne dönmeyi seçiyor.

İzmir’deki günlerinde de lavanta üretimi üzerine araştırıyorken, köye döndüğünde bu işe girişmesi bir parça tesadüfle gerçekleşmiş. Adını bu yazıda bir daha zikredeceğimiz, köyünde 20 yıldır geleneksel yollarla tarım yapan, “ablam” dediği Feride hanımla bir gün yolunu Kırklareli İl Tarım Müdürlüğü’ne düşürüyor. Verilen teşvikten bu yolla haberdar oluyor Çiğdem Balım. Kırklareli İl Özel İdaresi ve Tarım Bakanlığı’nın “Genç Çiftçi” projesine başvurduktan sonra arkası çorap söküğü gibi geliyor.

Çiğdem Balım ilk lavanta dikimini 2018 yılı Kasım ayında gerçekleştirmiş. İkinci sezondur hasat yapıyor. Lavanta ile başlayan üretimini tıbbi ve aromatik bitkilere olan merakı sebebiyle yeni ürünlerle de çeşitlendirmiş. Şimdilerde, 14 dönüm arazide lavanta , 3 dönüm arazide de ölmez otu yetiştiriyor. Hatta yeni çeşitleri denemek için de sabırsızlandığını ama bunu sürdürülebilir bir temele dayandırmak için bir süre daha beklemek gerektiğini söylüyor.

Çiğdem BALIM – Madame Crocus

Sürdürülebilirlik tarım için anahtar kelime. Bunun yollarından biri de işini bilerek yapmak. Lavanta tarımı ile tıbbi ve aromatik bitki yetiştiriciliği başta olmak üzere tarım ile ilgili nerede bir eğitim programı, bir proje varsa takip etmeye çalışıyor. Tıbbi ve aromatik bitki yetiştiriciliği üzerine ülkemizin en yetkin kurumlarından olan Balıkesir Çiftçi Eğitim Merkezi’nden ( BAHÇEM ) 2019 Ekim ayında aldığı eğitimi bu süreçte çok kıymetli, ufuk açıcı görüyor. Kırklareli Tarım İl Müdürlüğü öncülüğünde kendi köylerinde gerçekleştirilen eğitimlerle tarım konsundaki bilgi, görgü ve becerilerini bir adım öteye taşıyan BALIM, bu arada kendi markasını yaratmak için de ilk adımları atmış. Madame Crocus adını verdiği markası için isim hakkı başvurusunda bulunmuş. Crocus Latince’de “çiğdem” manasına geliyor. Kendi adıyla özdeş markasına yapacağı üretimler için yer hazırlıklarını sürdürüyor aynı zamanda.

Lavantanın öncelikle yağını elde ediyor. Şişeleyip satarken aynı zamanda doğal sabun üretimi için değerlendiriyor. Kuru çiçek, lavanta keseleri derken, bu yıl köydeki diğer girişimci kadınların da peşine düştükleri gibi lavanta balı üretiminin de bu yıl geleceğini sözlerine ekliyor.

Çiğdem BALIM, bir diğer taraftan tarım turizminin peşine de düşmüş, bu yönde projeler geliştiren bir girişimci. Bu yıl için planladığı lavanta tarla günleri etkinliğini ülkemizi de derinden etkileyen pandemi sebebiyle şimdilik askıya almış. Tarım turizmi üzerine üzerine eğildiği bir diğer projesi ise dikkat çekici. Lavanta turiminin Trakya’nın en prestijli kültür rotalarından olan Trakya Bağ Rotası’na eklemlenmesi. Köylerine yakın bir mesafedeki Arcadia Bağları’nda yürütülen çalışmaları yakından takip eden BALIM, bağlara giden ve artık kullanılmayan köy yolunun bir bisiklet yolu olarak düzenlenmesi için projesini temellendirmeye çalışıyor.

Neresinden bakarsanız bakın bir küçücük fikirle başlıyor herşey. Arkası o fikrin peşine düşmekle geliyor ve bir bakıyorsunuz ki, o fikir yol adıkça büyüyen bir kartopuna dönüşüyor. Çiğdem hanımın hikayesinin özeti de bu aslında.

MADAME CROCUS

Deveçatağı köyü / KIRKLARELİ

İnstagram : https://www.instagram.com/madamecrocus_natural/

FERİDE SOYDAN

Feride SOYDAN… Köydeki genç çiftçi hanımların ilham perisi, Kırklareli semt pazarının Feride Abla’sı o. 20 yılı aşkın bir süredir kendi köklerinden beslenerek, en bildiği yoldan hayatı omuzladığı tarım yolculuğunda; bazen zorunluluklar, bazense bilgi, görgü ve sarsılmaz bir azimle yol bulan bir başarı öyküsünün kahramanı o.

Lavanta üretimine 2020 Mart ayında başlasa da öncesinde yirmi yılı aşan bir tarım geçmişi var. Okuyamamış, eğitimini ilerletememiş olmasının onda iz bırakan açığını, araştırarak, öğrenerek, azmederek kapatan, kendini sürekli geliştirip bir başka noktaya taşıyarak hafifleten özel bir isim Feride SOYDAN.

Deveçatağı köyünde, şimdilerin moda sözcüğü organik yöntemlerle tarım yapıyor. İl Özel İdaresi’nin desteklediği proje ile vakti zamanında kurduğu seralarında sebze yetiştirip, Kırklareli semt pazarında çıkartıyor. Mottosu “Toprağa asla kimyasal değmeyecek.” Öte yandan ata tohumlarını toprakla buluşturmayı tercih ediyor.

Feride SOYDAN

Onun hikyesinin kırılma noktası, eşinin geçtiğimiz senelerde kaza geçirmesiyle oluveriyor. Hayat bu, başımıza herşey gelebiliyor. Evin, bağın bahçenin; ahırdaki, ağıldaki, kümesteki hayvanların; dahası eşinin bakımının yanında üniversitede okuyan çocuklarının yükü omuzlarına biniyor bir anda. Bu durumdan zerre yüksünmeyen Feride SOYDAN, daha önce eşinin tecrübe sahibi olduğu işlere de el atmak durumunda kalıyor. Örneğin, traktör kullanmayı öğreniyor, ilerletiyor. Bağda bahçede kullandığı makineleri, alet edevatı kullanmayı, onların bakımını, hatta tamirini tecrübe ediyor. Öğrendikçe daha bir iştahla ve onun deyimiyle “bilinçle” sarılıyor işlere. Feride Abla Doğal Ürünler adıyla semt pazarlarına çıkarttığı tarım ürünlerini, sonbaharla birlikte kışlık olarak ürettiği yan ürünlerle destekliyor. Salçalar, tarhanalar, erişteler, kuskuslar, turşular, kahvaltılıklar…Motto değişmiyor; “Kendimin yemiyeceği hiçbir şeyi başkasına yedirmem.”

Köydeki diğer çiftçi hanımların ve gençlerin de Feride Ablası o. Nerere, yeni ne var araştırıyor, peşine düşüyor. Onlarla birlikte açılan kursları takip ediyor, destekleme projelerinin peşinde koşuyor. Lavanta üretiminin kapısını da böylelikle aralıyor.

İsimlerini yine bu yazıda bulacağınız üretici kardeşleri gibi o da lavanta üretimine el atıyor. Şimdilik 5 dönüm arazide başlattığı girişimini kızı için planlamış Feride SOYDAN. Alın terini toprağa düşüreceği her güne daha bir hevesle uyanıyor. Hayatın önümüze sunduğu her sürprize, “Bırak gelsin hayat, bildiği gibi !” diye kucak açarak…

Yolunuzu Kırklareli’nin bu şirin köyüne yahut to bahar bahçe tezgahını açtığı Kırklareli semt pazarına düşürürseniz, hayatın her bir mihnetini tebessümle ve daima üreterek karşılayan Feride ablayla muhakkak tanışın.

FERİDE ABLA DOĞAL ÜRÜNLER

Deveçatağı Köyü / KIRKLARELİ

İnstagram : https://www.instagram.com/ferideninbahcesi/

FİLİZ’DEN

Kırklareli’nin Deveçatağı köyünden bir diğer girişimci kadın öyküsünün kahramanı Filiz Düzgün TUNA. Köydeki diğer girişimci kadınlarla kesişen benzer bir öyküsü olsa da, bir şeyleri başarmanın verdiği o derin hazla birlikte kendi yolunu arayıp bulmanın detaylarını da barındırıyor onun tarım serüveni.

Bir tavsiye üzerine yola çıkıyor. Bir arkadaşı Tarım ve Orman Bakanlığı’nın “Genç Çiftçi” projesinden bahsediyor. Kırklareli İl Tarım ve Orman Müdürlüğü’nün kapısını çaldığında, evrakları bile onlarla birlikte hazırlarken buluyor kendisini. Dedesi de bir arıcı olduğu için ilk girişimi arıcılık üzerine olmuş. Bu ilk başvurduğu proje ile 40 kovan arı sahibi oluyor. Bu gel git sürecinde diğer tarımsal desteklemelerden de haberdar oluyor Filiz hanım. Lavanta üretimi böylelikle başlıyor. İlk lavanta dikimini 2018 yılında 5 dönüm arazide gerçekleştiriyor.

Daha ilk yılında işlerin çok iyi gittiğinden bahsediyor Fiziz hanım. Lavantaları neredeyse iki yıllık popülasyon vermiş. Lavanta tarlasının yakınına yerleştirdiği kovanlarında da verim yüksek gelmiş. Lavanta ağırlıklı, nefasetli bir bal üretmiş olması dolaylı bir başarı eklemiş bu hikayeye.

FİLİZ’den

“Bu benim peşine düştüğüm bir hayaldi. O yüzden markalaşırken, adımı ona vermek hakkımdı.” diyor. FİLİZ’den adını vermiş ürünlerine. Lavsanta yağı, lavanta suyu, lavanta toniği, lavanta çayı, lavanta balı, lavanta sabunu, hediyelik buketler, lavanta keseleri üretim gamındaki yerini almış bile.

Dünya Çiftçiler Günü’nde örnek çiftçi seçilerek bir konuşma yapmış.Gurur verici ve daha fazla çalışmaya teşvik eden bir hatıra olarak değerlendirdiği o anı unutamıyor. Diğer hanım çiftçiler gibi, lavanta gibi tarımsal üretimin diğer alanlarında da bilgi ve görgüsünü artıracak kursları, projeleri, desteklemeleri takip etmekten geri durmuyor. Arıcılık kurslarına ilave olarak, kendi köylerinde düzenlenen tıbbi ve aromatik bitkiler kursuna katılmış.

İlk ürünlerini Kırklareli semt pazarına, Trakya’nın turizme açılmış tek mağarası, Türkiye’nin de sayılı mağaraları arasında olan Dupnisa Mağarası’ndaki stanta çıkarak farkındalığı artırmanın yolunu seçmiş. Özellikle Dupnisa Mağarası’ndaki stant, farklı şehirlerden gelen ziyaretçilerle birlikte, yöre turizmini tanıtmak için ulusal ve uluslararası turizm ajansları için gerçekleştirilen etkinliklere olanak verdiği için dikkatleri çekmiş. Kent festivallerinde açtığı stantlarla bu farkındalığı sürekli diri tutmayı bilmiş Filiz Düzgün TUNA.

Tüm bunların yanında, yıllardır alışılagelen geleneksel tarla ve bahçe üretimine de ara vermemiş. Buğday, ayçiçeği, kabak, lahana, acı biber ve mevsim sebzeleri üretimine de devam ediyor.

FİLİZ’den

Deveçatağı Köyü / KIRKLARELİ

İnstagram : https://www.instagram.com/filizden_39/

GÖZDE LAVANTA

Gözde Lavanta Kırklareli’nin Babaeski ilçesine bağlı Müsellim köyünden bir aile işletmesi. Adını ailenin kızlarından biri olan Gözde OKUMUŞ’tan alsa da, baba Arif OKUMUŞ’un deneyimlerinin ışığında anne Hatice OKUMUŞ ve abla Özge OKUMUŞ’un işerin bir ucundan tuttuğu, örnek bir girişimcilik hikayesi onlarınki.

Geleneksel tarım yapan baba Arif OKUMUŞ’un alternatif tarım araştırmaları sonucu lavanta tarımında devlet desteğinden haberdar oluyor aile. İlk fideleri 2018 yılı Kasım ayında, 13 dönüm arazi üzerinde gerçekleştiriyorlar.

Bu hikayede ve Kırklareli’ndeki diğer kadın girişimcilik hikayelerinde olduğu gibi, doğru bilgilendirme doğru girişimcilerle örtüşünce işler yolunda gidiyor belli ki. Babaeski İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü bu aşamada yol gösterici oluyor. “Onların hakkını her şekilde teslim etmeliyiz” diyorlar.

Önemli gördükleri ikinci girişimleri; abla Özge OKUMUŞ’un yola çıkışıyla, “Genç Çiftçi” projesi kapsamında ürünü işleyip lavanta yağını elde edecekleri distilasyon cihazını almak ve ilgili tesisi kurmak olmuş. “Bu çok gerekli bir adımdı”, diyorlar. Bu tesisle birlikte çevredeki diğer üreticilerin ürünlerini de işleyebilir hale geldiklerini sözlerine ekliyorlar.

Abla Özge OKUMUŞ profesyonel turist rehberi. İstanbul’a yakın oluşuyla, bu yörenin büyük potansiyel taşıdığından hareketle, mesleki deneyimlerini tarım turizmi alanında şekillendirebilmek için şimdiden kolları sıvamış durumda.

Tanıtım faaliyetlerine hız veren aile, ilk ürünlerini ilçenin yarım asırlık tarım festivalinde stant açarak sunma imkanı bulmuş. Üretimin her geçen yıl artması ile daha fazla lavanta yağı elde edip doğal ürünlere dönüştürmeyi, sosyal ağlar, e-ticaret kanalları ve festivaller yoluyla tanıtıp tüketiciye ulaştırmayı planlıyorlar.

Gözde LAVANTA

Müsellim Köyü / Babaeski

Tel : 0 532 6624502

İnstagram : https://www.instagram.com/lavanta.gozde/

Gözde Lavanta / Babaeski Tarım Festivali

NİHAL DAĞDEVİR

Nihal DAĞDEVİR, Edirneli bir kadın girişimci. Edirne’nin Büyükdöllük köyünden. Hikayesi, tam bir her şeyi bırakıp “hadi gel köyümüze geri dönelim” hikayesi.

Ortaokul ve lise yılları Edirne’de geçmiş. Üniversiteyi Tekirdağ’da bitirmiş. O zamanlar Trakya Üniversitesi bünyesinde olan ( şimdi Namık Kemal Üniversitesi ) Ziraat Fakültesi’nde Gıda Mühendisliği okuyan Nihal hanım, okul sonrası İstanbul ve Çorlu’da uzun yıllar iyi pozisyonlarda çalışmış. Aralık 2018’de istifa edip köyüne dönmüş.

Ailesi zaten çiftçilik yapan Nihal hanımın lavanta tarımına ilgisi aynı zamanlara rastlıyor. 2018 yazında misafirlerini kendi şehrinde, Edirne’de düzenlenen Lavanta Tarla Günleri için Karaağaç’taki lavanta bahçelerine götürmüş. Misafirleri kadar kendisi de lavanta bahçelerinin büyüsüne kapılmış. O zamandan itibaren, hele de istifası sonrası artar şekilde lavanta tarımını araştırmaya başlamış. Köyüne döndükten sonra ise ailesine ait arazinin bir kısmında olsun öncü bir üretimle başlayıp daha sonra büyütme fikrinin peşine düşmüş.

Tarım Araştırma’dan bilgi almış. Tesadüfen haberdar olduğu eğitimin bir bölümüne böylelikle katılma olanağı bulmuş. Bu eğitimler sırasında lavanta çelikleri elde etmiş ve kendi tarlasına deneme amacıyla ektiği lavantaları çelikten elde etmiş. Kasım ayına yetiştiremediği dikimi ancak 2020’nin Mart ayında gerçekleştirebilmiş. Henüz çiçeği burnunda bir girişimci Nihal hanım. Köyünün Edirne’ye olan yakınlığı, doğası ve manzarasının verdiği avantajları da göz önüne aldığında, tarım turizmi için büyük hayalleri var. Öncelikle üretmini büyütüp, kendi markasını ortaya koyabileceği butik bir işletmeye dönüştürmeyi planlıyor. Bunun için Pazar araştırması, marka ve sosyal medyada tanıtım yönetimi konusuna kafa patlatıyor şu günlerde. Bir yandan da çiçeğe duran lavantalarının heyecanını yaşıyor.

Nihal DAĞDEVİR

Büyükdöllük Köyü / Edirne

İnstagram : https://www.instagram.com/ndagdevir/

MİRAY LAVANTA

Miray Lavanta, Tekirdağ’dan bir girişim. Tekirdağ’da kamuda çalışan Hakan Turgut, Ferhadanlı’da geleneksel tarımla uğraşan ailesini bu yola teşviki ile başlamış hikaye. İşinden arta kalan zamanlarda ailesine tarım işlerinde yardım eden Hakan bey, annesi Cemile TURGUT’u ve dahi babasını alternatif tarıma ikna etmeyi başarmış. Eskiden olsa aile büyükleri geleneksel tarım harici üretimlere mesafeli olabilecekken, benzer girişimleri de görerek Tekirdağ Malkara yolunun 10. Kilometresindeki 6 dönüm arazide lavanta tarımına yakın durmuşlar.

Anne Cemile TURGUT’un geleneksel tarımdan edindiği tecrübeleri harmanlayarak lavanta tarımına başlaması uzak bir tarih değil. Şubat 2019’da başladıkları üretimlerinde bu yıl tecrübelerini pekiştirerek devam ediyorlar. Herhangi tarımsal bir destekleme almadan, tamamen kendi öz sermayeleri ile işe girişmişler.

Miray Lavanta adını verdikleri girişimleri için şimdilik yağını aldıkları ürünlerini küçük şişeler halinde yahut toptan kozmetik firmalarına ulaştırıyorlar. Girişimleri henüz yeni olduğu için Pazar araştırması yapıyorlar ve sosyal medya ayağı ile tanıtımlarına ağırlık vermiş durumdalar.

Miray Lavanta’nın tarım turizmi yönünden oldukça ümitli. Üretim yaptıkları tarlaları özellikle yaz aylarında ve dahi İpsaala sınır kapısına uzanan Tekirdağ Malkara yolu üzerinde yer alıyor. Tarlanın Marmara Denizi boyunca uzanan Ganos Dağları’na ve aşağılardaki göl manzarasına sahip oluşu burayı bir çekim merkezi haline getirmiş. Çiçeklenme döneminde ziyaretçi kabul ediyorlar. Hatta fotoğraf ve klip çekimleri için şimdiden kapılarını çalan çok kişi olmuş bile. Birkaç yıl içinde tarlanın çok daha görkemli hale gelmesi ile tarım turizmi için girişimlerini çeşitlendireceklerini dile getiriyorlar.

MİRAY LAVANTA

İnstagram : https://www.instagram.com/mor.ruya.lavanta59/

LOVENDER GARDEN

Lavanta Kokulu Kadınlar içeriğimizi Kırklarelili üreticiler üzerine kurgularken, Selin Babacan DENİZ sosyal medya üzerinde yaptığımız ön tanıtım üzerine bize ulaştı ve Edirne’deki girişiminden haberdar etti. Hoş, Edirne lavanta üretimi ve bunun turizm açısından Trakya’daki aynası olması hasabiyle başlıbaşına bir yazının konusu olabilecekken, Selin hanımın hikayesi üzerinden tüm Edirneli lavanta üreticilerine selam duralım istedik.

İstanbul’da yaşayan Selin hanımın Edirne’yle tek ilgisi, eşi Yasin beyin üniversite için bu şehirde bir dönem yaşamış olmasından öteye gitmiyor aslında. Çift uzun seneler kurumsal hayatta çalıştıktan sonra, kızları ve tabi kendileri için şehrin tüm keşmekeşinden, boğuculuğundan uzak bir hayat düşlemeye başlamışlar.

Bu arayışlar sırasında komşularının tavsiyeleri, bilgilendirmesiyle lavanta tarımı üzerine düşünmeye başlamışlar. Fransa’dan sonra Bulgaristan’ın en büyük lavanta üreticisi olması, iklim, toprak ve coğrafi denge açısından benzer olan Edirne’de bu işin neden yapılamayacağı üzerine kafa yormalarına sebep olmuş. Bu süreç boyunca konu üzerine bilgi ve görgülerini artırmak için sürekli araştırmışlar.

Edirne’nin Orhaniye köyündeki 14 dönüm araziyi 2 yıl önce almış çift. Herhangi bir devlet desteği olmaksızın, tamamen kendi girişimleri ve öz sermayeleri ile yola koyulup, Bulgaristan’dan aldıkları Lavandula Angustifolia cinsi lavantaları ilk etapta 4 dönüm araziye ekmişler.

İlk lavanta hasatlarını ertesi yıl, 2019’da gerçekleştirdiklerinde çok kıymetli bir yağ elde ettiklerini görmüşler. Bu süreçte, organik tarımın üretimi çok daha kıymetli kılan yolları deneyimleyen çift, tarlasında sadece solucan gübresi kullanarak üretimlerini gerçekleştirdiklerini söylüyor. Kızları için hayatlarını başka bir yöne çevirip bu hayalin peşine düşen, bu uğurda da herşeyin en doğalını önceleyen Selin hanım ve eşi Yasin bey, dolayısıyla bu bakış açılarını üretimlerine de yansıtmış oluyorlar.

Henüz bir ayakları İstanbul’da olmasına rağmen, geleceklerini Edirne’de ve bu doğallıkta sürdürmek için çabalıyorlar. Edirne’nin şehir merkeziyle kızının eğitim hayatı için seçenekler sunduğunu, kırsal yaşamı ile onun için düşledikleri doğallığı birarada sunması onları adım adım bu yola yaklaştırıyor. Yasin bey, lavanta üretimi başta olmak üzere tarım üzerine deneyimlerini artırmak için ikinci üniversitesini tarım üzerine seçmiş bile.

Bahçelerine ve lavanta üzerine günden güne geliştirmeyi planladıkları ürün gamına marka olarak LOVENDER GARDEN ismini seçmişler. Ne hoş bir kelime oyunu değil mi ? Lavander-Lavandula isimlerine küçük bir harf oyunlarıyla sevgilerini nakşetmişler. Sosyal medya mecralarında tanıtım ve pazarlama yolunu tercih eden çift, gelecekte bu girişimlerini e-ticaret kanallarıyla bir tık öteye taşımayı hedefliyor. Şimdilik lavanta yağı, bu yağdan elde edilen sabun, mum, sirke gibi yan ürünler üretiyorlar.

Öte yandan, tarım turizminin olanaklarını işletmeleri açısından önemli bulan Selin hanım ve eşi, pandemi sonrası insanlara doğal bir terapi gibi geleceğini düşledikleri bir buluşmaya hazırlanıyor. Bunun, kontrollü olmamızın önemli olduğu şu günlerde bir lavanta tarla günleri etkinliğinden ziyade, bir misafir ağırlama şeklinde gerçekleşmesini önceliyorlar.

LOVENDER GARDEN

Orhaniye Köyü / EDİRNE

İnstagram : https://www.instagram.com/lovender_garden/

Facebookmail