|
Köftenin bir Rumeli mutfağı ürünü olduğunu söylemek sanırız ki yerinde bir tesbit olur. Balkan mutfağında kendine has nüanslarıyla hazırlanan köftelere sofrada baş yemekler arasında raslarsınız. Göçlerle Balkanlar’ın çeşitli kesimlerinden gelip “Küçük Rumeli” denen Trakya’ya yerleşenlerce bu lezzet yöre mutfağına kimlik katmaya başlamıştır.
Derin köklerden beslenen Tekirdağ köftesi Tekirdağ’a bilinirlik katarken, satır köfte deyince aklınıza tereddütsüz sadece Keşan gelmelidir. En lezzetli domates soslu ve kaşarlı köfteyi İpsala’da yersiniz. Uzunköprü köftesiyse ağır ağır demlene demelene pişmelidir. Ahmetbey köftesi kulağınıza çalınınca “ Ahmetbey nerede ? ” diye haritayı açıp yola düşmeyi göze almalısınız. Kırklareli köftesi denilince ise; hoş, zaten kaçarınız kalmamıştır ! |
|
Devamını oku...
|
|
Hardaliye Türkiye lezzet haritasına Kırklareli’den işaretli, olgunlaşmış üzümlerden elde edilen alkolsüz, buruk içimi ve ferahlatıcı özellikleriyle karakteristik bir içecektir. 20 Kasım 1930 yılında Kırklareli ziyareti sırasında kendisine ikram edilen hardaliye hakkında Mustafa Kemal ATATÜRK görev telakki edilesi şu cümleleri sarfeder : “Bunu milli bir içecek haline getiriniz.” Ne yazık ki onun bu isteğinin üzerinde gerekli ilgi gösterilememiştir. Senelerce birkaç kişi etrafında ev üretimi olarak varlğını sürdüren hardaliye, şu sıralar sesini yükseltmeye çalışan girişimlerle eski görkemli günlerine dönmeye çalışıyor.
|
|
Devamını oku...
|